Loading Content...

Allaha_ulasmayi_dilemek Instagram Photos and Videos

allaha_ulasmayi_dilemek Mutlu Et Mutlu Ol ❤🌹️😉👉Nur Tv @allaha_ulasmayi_dilemek mentions
Followers: 13,132
Following: 15
Total Comments: 0
Total Likes: 0

وَإِذْ أَخَذَ اللّهُ مِيثَاقَ النَّبِيِّيْنَ لَمَا آتَيْتُكُم مِّن كِتَابٍ وَحِكْمَةٍ ثُمَّ ...
Media Removed
وَإِذْ أَخَذَ اللّهُ مِيثَاقَ النَّبِيِّيْنَ لَمَا آتَيْتُكُم مِّن كِتَابٍ وَحِكْمَةٍ ثُمَّ جَاءكُمْ رَسُولٌ مُّصَدِّقٌ لِّمَا مَعَكُمْ لَتُؤْمِنُنَّ بِهِ وَلَتَنصُرُنَّهُ قَالَ أَأَقْرَرْتُمْ وَأَخَذْتُمْ عَلَى ذَلِكُمْ إِصْرِي قَالُواْ أَقْرَرْنَا قَالَ فَاشْهَدُواْ ... وَإِذْ أَخَذَ اللّهُ مِيثَاقَ النَّبِيِّيْنَ لَمَا آتَيْتُكُم مِّن كِتَابٍ وَحِكْمَةٍ ثُمَّ جَاءكُمْ رَسُولٌ مُّصَدِّقٌ لِّمَا مَعَكُمْ لَتُؤْمِنُنَّ بِهِ وَلَتَنصُرُنَّهُ قَالَ أَأَقْرَرْتُمْ وَأَخَذْتُمْ عَلَى ذَلِكُمْ إِصْرِي قَالُواْ أَقْرَرْنَا قَالَ فَاشْهَدُواْ وَأَنَاْ مَعَكُم مِّنَ الشَّاهِدِينَ

3 - ÂLİ İMRÂN / 81 : Ve iz ehazallâhu mîsâkan nebiyyîne lemâ âteytukum min kitâbin ve hikmetin summe câekum resûlun musaddikun limâ meakum le tu’minunne bihî ve le tensurunneh(tensurunnehu), kâle e akrartum ve ehaztum alâ zâlikum ısrî, kâlû akrarnâ, kâle feşhedû ve ene meakum mineş şâhidîn(şâhidîne). Ve Allah, nebilerden, "Size kitap ve hikmet verdim. Sonra size, beraberinizde olanı (Allah'ın size verdiği kitapları) tasdik eden bir Resûl geldiği zaman, ona mutlaka îmân edeceksiniz ve ona mutlaka yardım edeceksiniz" diye misak aldığı zaman, "İkrar ettiniz mi (kabul ettiniz mi?) ve bu ağır (ahdimi) üzerinize aldınız mı?" diye buyurdu. (Onlar da): "İkrar ettik (kabul ettik)" dediler. (Allahû Teâlâ): "Öyleyse şahit olun ve Ben sizinle beraber şahitlerdenim." buyurdu.
Read more
https://youtu.be/oQUqElOj9Y0 ✍BOZUKLUHAN, EVRENOSOĞLU,SEYİT, ŞERİF. BİZ BİR BEYİZ.700 SENEDEN DAHA UZUN BİR MAZİNİN SAHİBİYİZ. ✍BİR ŞEYİN BİZİ AĞLATTIĞINI SİZLERE AÇIKLAMALIYIM.OSMANLI'DAN KALAN BU MOLOZLAR GÖZLERİMİZ YAŞARTTI. ✍Biz bir beyiz. Yani 700 seneden daha uzun ... https://youtu.be/oQUqElOj9Y0 ✍BOZUKLUHAN, EVRENOSOĞLU,SEYİT, ŞERİF. BİZ BİR BEYİZ.700 SENEDEN DAHA UZUN BİR MAZİNİN SAHİBİYİZ. ✍BİR ŞEYİN BİZİ AĞLATTIĞINI SİZLERE AÇIKLAMALIYIM.OSMANLI'DAN KALAN BU MOLOZLAR GÖZLERİMİZ YAŞARTTI. ✍Biz bir beyiz. Yani 700 seneden daha uzun bir mazinin sahibiyiz. Bilinen bir mazi. Bozoklu Han’dan bu tarafa onun 3. nesli olan Evrenos Bey’in ismini almışız. Evrenosoğulları’nın soy kütüğüne sahibiz.Kaldı ki Allahû Tealâ, bize yazdırdığı Risalet Nurları’nda Evrenos Beyden bahsetmiyor ama Bozoklu Han'ın seyit olduğunu söylüyor. Öyleyse onun üçüncü batını olan, torununun oğlu olan Evrenos Bey, o da seyittir. ❤17 - VAZİFE SURESİ

Bismillahirrahmanirrahim "SENİN GÖZYAŞLARIN HABİBİM KATIMIZDA EN KIYMETLİ HAZİNEDİR. ONLARI SİLME VE YÜZÜNÜ ABDEST ALANA KADAR YIKAMA." https://www.mihr.com/kitaplar/21/risalet_nurlari ❤23 - KAADİRİ MUTLAK SURESİ

Bismillahirrahmanirrahim "SENİN GÖZYAŞLARIN HABİBİM KATIMIZDA EN KIYMETLİ HAZİNEDİR. ONLARI SİLME." https://www.mihr.com/kitaplar/21/risalet_nurlari ❤15 - TAYYI MEKAN SURESİ

Bismillahirrahmanirrahim

EY İSKENDER EL EKBER HAZRETLERİ KULUMUZ EVET SEN HAKİKİ BİR HAZRETSİN. BOZOKLU HAN BİR VELİ İDİ VE SENİN CEDDİNDİR, SEYYİDDİR. SENDE SEYYİDSİN 12İNCİ İMAMSIN, SON İMAMSIN, O DA İMAMDI.

https://www.mihr.com/kitaplar/21/risalet_nurlari

Biz bir beyiz. Yani 700 seneden daha uzun bir mazinin sahibiyiz. Bilinen bir mazi. Bozoklu Han’dan bu tarafa onun 3. nesli olan Evrenos Bey’in ismini almışız. Evrenosoğulları’nın soy kütüğüne sahibiz. Öyleyse bir defa asaletin insanlar arasında bir değerinin olmaması, zamanımızda tabii bir şey. Ama biz bununla iftihar ederiz. Bunu da kibir hanesine hiçbir zaman kaydetmeyiz. Sevgili kardeşlerim, katıksız bir Osmanlı ailesinden geliyoruz. Soy kütüğümüz herkeste, Evrenosoğulları’nın hepsinde var. Hiç kimse 700 senelik bir Osmanlı olduğumuzun aksini iddia edemez. Hiç kimse şerif olduğumuzun aksini iddia edemez. Kaldı ki Allahû Tealâ, bize yazdırdığı Risalet Nurları’nda Evrenos Beyden bahsetmiyor ama Bozoklu Han'ın seyit olduğunu söylüyor. Öyleyse onun üçüncü batını olan, torununun oğlu olan Evrenos Bey, o da seyittir.
https://www.mihr.com/dokumanli-sohbet/108371

B
Read more
BİZ BEKANIN SAHİBİYİZ. TEVAZU, VAKAR, KİBİR... Sevgili kardeşlerim, biz Allah ne söyletirse onu söyleyebiliriz. Övünmek demek, bir insanın sahip olmadığı bir şeylerle böbürlenmesi halidir. Övünmek demek, bir insanın nefsine tâbî olması demektir. Nefsin afetlerinden birisi kibirdir, ... BİZ BEKANIN SAHİBİYİZ. TEVAZU, VAKAR, KİBİR... Sevgili kardeşlerim, biz Allah ne söyletirse onu söyleyebiliriz. Övünmek demek, bir insanın sahip olmadığı bir şeylerle böbürlenmesi halidir. Övünmek demek, bir insanın nefsine tâbî olması demektir. Nefsin afetlerinden birisi kibirdir, bir diğeri gururdur. Hamdolsun ki daimî zikre ulaştığımız zaman Allahû Tealâ, nefsimizdeki bütün bu afetleri yok etti. Bize tevazuu öğretti. Ama sevgili kardeşlerim, sakın tevazuu vakarla karıştırmayın. Tevazu, sahip olunan şeylerin altında olmaktır. Vakar, sahip olduklarının muhtevasını tatbik eden kişinin bulunduğu durumdur. Kibirse, bir kişinin sahip olmadığı değerleri kendisinde var sayması halidir. Allah'a göre değerlerden bahsediyoruz. Öyleyse biz vakarın sahibiyiz. Allahû Tealâ bize ne emrederse, biz ne pahasına olursa olsun; onu mutlaka yerine getiririz. Ne pahasına olursa olsun demekten muradımızı herhalde anlamışsınızdır.
https://youtu.be/dIO9RH7lxDE

https://www.mihr.com/dokumanli-sohbet/108371

Bursa Konferansı 29.08.2004
Read more
“600’le 2000’li yıllar arasında İslâm dîni anlayışındaki farklılaşmanın nedeni nedir? Asıl sebep sevgili kardeşim, Kur’ân’ın unutulması. 14 asır evvel İslâm, Kur’ân’la yaşandı. Bugün Kur’ân, sadece rafa asılı bulunan bir kitaptır. Birisi öldüğü zaman arkasından Yâsîn okumak ... “600’le 2000’li yıllar arasında İslâm dîni anlayışındaki farklılaşmanın nedeni nedir?
Asıl sebep sevgili kardeşim, Kur’ân’ın unutulması. 14 asır evvel İslâm, Kur’ân’la yaşandı. Bugün Kur’ân, sadece rafa asılı bulunan bir kitaptır. Birisi öldüğü zaman arkasından Yâsîn okumak için kullanılır. Oysaki Kur’ân-ı Kerim, bir hayat kitabıdır.
https://youtu.be/aX7xHxuAMiQ

https://www.mihr.com/dokumanli-sohbet/108372/bursa_konferans_sorularina_cevaplar

Bursa Konferans Sorularına Cevaplar 29.08.2004
Read more
Kütüb-i Sitte mi üstün senin için, Kur’ân-ı Kerim mi üstün? İşte sen ve senin gibi düşünenlerin hepsi burada kaybediyorlar. Ne o Kütüb-i Sitte’ler, ne Buharî, ne Tirmizî, ne Beyzâvî, onlar değil sizi kurtaracak olan, sizleri kurtaracak olan Kur’ân-ı Kerim. Ve bugün biziz SORU: Geçen ... Kütüb-i Sitte mi üstün senin için, Kur’ân-ı Kerim mi üstün? İşte sen ve senin gibi düşünenlerin hepsi burada kaybediyorlar. Ne o Kütüb-i Sitte’ler, ne Buharî, ne Tirmizî, ne Beyzâvî, onlar değil sizi kurtaracak olan, sizleri kurtaracak olan Kur’ân-ı Kerim. Ve bugün biziz

SORU: Geçen sizin bir derginizde bir hadîs okudum. (Aa, bizim dergiyi okuyor. Harika. Hay Allah razı olsun.) Peygamber (S.A.V) Efendimiz buyurmuş ki: “Benim sahâbem gökteki yıldızlar gibidir.” Bu hadîsi Kütüb-i Sitte’den araştırdım. Zayıf hadîs. Ama derginizde sahih hadîs olarak geçiyor.

CEVAP: Hadîs değil. Peygamber Efendimiz (S.A.V), “Gökteki yıldızlar gibidir.” diye bu sözü söylemiş. Kur’ân-ı Kerim’de de Allahû Tealâ sahâbenin gökteki yıldızlar gibi olduğunu söylüyor. “Ve kim onlara tâbî olursa onlar mutlaka hidayete erer.” diyor Allahû Tealâ Kur’ân-ı Kerim’inde:
Peygamber Efendimiz (S.A.V) de evet, bu âyete dayalı olarak; “Karanın ve denizin karanlıklarında yolunuzu bulasınız ve hidayete eresiniz diye yıldızlar oluşturdu.” diyor Allahû Tealâ.
6/EN'ÂM 97: Ve huvellezî ceale lekumun nucûme li tehtedû bihâ fî zulumâtil berri vel bahr(bahri), kad fassalnâl âyâti li kavmin ya’lemûn(ya’lemûne). Ve kara ve denizin karanlıklarında (nefsin afetlerinin karanlığında) onunla yolunuzu bulmanız (hidayete ermeniz) için yıldızları (nebîler, resûller, mürşidler) kılan O’dur. Bilen bir kavim için, âyetleri detayları ile açıkladık.

Bütün sahâbe de zaten irşad makamının sahibi olmuşlar. Tevbe Suresinin 100. âyet-i kerimesinde tâbiînin sahâbeye tâbî olduğu kesinlik kazanıyor.

9/TEVBE 100: Ves sâbikûnel evvelûne minel muhâcirîne vel ensâri vellezînettebeûhum bi ihsânin radıyallâhu anhum ve radû anhu ve eadde lehum cennâtin tecrî tahtehâl enhâru hâlidîne fîhâ ebedâ(ebeden), zâlikel fevzul azîm(azîmu). O sabikûn-el evvelîn (evvelki hayırlarda yarışanlardan salâh makamında iradesini Allah'a teslim ederek irşada memur ve mezun kılınanlar): Onların bir kısmı muhacirînden (Mekke'den Medine'ye göç edenlerden) bir kısmı ensardan (Medine'deki yardımcılardan) ve bir kısmı da onlara (ensar ve muhacirîne) ihsanla tâbî olanlardandı. (Sahâbe irşad makamına sahip oldukları için onlara tâbî olundu). Allah, onlardan ra
Read more
NUR RADYO. ALLAH'IN SESİNİ KAPATAMAZSINIZ. BİRLİK VE BERABERLİK. UYARI, İKAZ, NEZR EDİYORUZ. ÖYLE İSE DİKKAT EDİN BERABER OLAMAZSANIZ MAHFA DOGRU GİDERSİNİZ BU BİZİM SİZE İKAZIMIZ BİZİM RADYOMUZ BU GECE KAPANIYOR BU GECE SAAT 24:00'TE. BİZ O KAPANANA KADAR VAZİMİZİ EN GÜZEL ... NUR RADYO. ALLAH'IN SESİNİ KAPATAMAZSINIZ. BİRLİK VE BERABERLİK. UYARI, İKAZ, NEZR EDİYORUZ.

ÖYLE İSE DİKKAT EDİN
BERABER OLAMAZSANIZ MAHFA DOGRU GİDERSİNİZ
BU BİZİM SİZE İKAZIMIZ
BİZİM RADYOMUZ BU GECE KAPANIYOR
BU GECE SAAT 24:00'TE.

BİZ O KAPANANA KADAR VAZİMİZİ EN GÜZEL STANDARTLARDA YERİNE GETİRDİĞİMİZİN KANISINDAYIZ.

SİZ NE YAPTINIZ
BİRLİK İÇİN BERABERLİK İÇİN
SAĞ TARAFTAKİLERİN HEPSİNE SESLENİYORUM
O KADAR GRUP ,
O KADAR İNSAN, MİLYONLARCA İNSAN ,

NE YAPTINIZ ?

HEPİNİZ SİZ SUS PUS İŞİNİZDESİNİZ
BİR KELİMENİN AĞZINIZDAN DUYULDUĞUNU GÖRMEDİK BU GÜNE KADAR.

YOKSA BU VATAN İÇİN YOKMUSUNUZ ?

BU NASIL BERABERLİKTİR Kİ

BU NASIL İSLAM OLMAKTIR Kİ

BU NASIL İNANÇ SAHİPLİĞİDİR Kİ
BİRLIKTEN BU KADAR UZAK BİR DURUMDA HEPİNİZ ;
SUS PUSSUNUZ

ALLAH'IN DOĞRULARINI SÖYLEYEN BİR RADYO KAPANIYOR GÖZÜNÜZÜN ÖNÜNDE BİRİNİZDEN BİR SES ÇIKMIYOR.

BU MU ALLAH KARŞISINDA, ALLAH'IN DOSTLARI OLARAK BERABER OLMAK.

NEYE İSTİNADEN BİZE DOST DEĞİLDE DÜŞMANSINIZ SÖYLER MİSİNİZ?

SEVGİLİ İZLEYENLER VE DİNLEYENLER
BU SÖZLER SİZLERİ AYRI AYRI KESİMLERDE TUTAN BAŞKANLARADIR.

İNANLARIN EN ÇOK BERABERLİĞE MUHTAÇ OLDUĞU DEVREDE ONLARI AYRI AYRI TUTAN ZİHNİYETE KARŞIYIZ

BUNU AÇIK VE KESİN OLARAK İFADE EDİYORUZ
SÖZLERİMİZİN NE MANAYA GELDİĞİNİ YAKIN GEKECEKTE ANLAYACAKSINIZ
ÇOĞUNUZ NELER OLDUĞUNU BİLMİYOR SUNUZ ?

ÖĞRENDİĞİNİZ ZAMANDA GEÇ KALMIŞ OLACAĞINIZDAN KORKUYORUM
KENDİ ADIMA DEĞİL
BİZ BU HAYATI ALLAH İÇİN KOYMUŞUZ ORTAYA

AMA TOPLUM ADINA KORKUYORUM
SEVGİLİ İZLEYENLER VE DİNLEYENLER
İNANLAR BU ÜLKEDE KENDİLERİNE DÜŞEN GÖREVİ YAPMAMAKTADIRLAR.

BİRLİK VE BERABERLIKTE OLMAYI SAĞLAYAMAMAKTADIRLAR.

VE BUNUNDA SORUMLUSU BÜTÜN BU GRUPLARI İDARE EDENLERDEDİR.

ÖYLE İSE ONLARI
ALLAH'IN HUZURUNDA GÖREVLERİNİ YAPMAYA
DAVET EDİYORUM.

BİRLİK OLMAK BERABER OLMAK SÖZ KONUSUDUR
HİÇ BİR ZAMAN SİZE MEŞRU ZEMİNLERİN DIŞINA ÇIKIN DEMEDİK
BÖYLE BİR ŞEYİ HİÇ BİR ZAMAN SÖYLEMEK GEREĞİNİ DUYMAYACAĞIMIZIN KANAATİNDEYİZ.

AMA BU ÜLKEDE YAŞAYAN HERKESİN
HAKLARIN ÇİGNENMESİ KARŞISIN DA TESİRİNİ BİLDİRME HAKKI VARDIR.

BU HAKKIDA KULLANMIYURSUNUZ

ALLAH'A İNANLAR BİR ARAYA GELMEDİKÇE ZULUM DEVAM EDECEKTİR.

TOPLUMU İDARE EDENLER ;
TOPLUMUN ÇOĞUNLUĞUNUN OY
Read more
Sabahı şerifleriniz hayrolsun can kardeşlerim sizleri çok seviyoruz hemde kalbimizden EFENDİMİZİN ...
Media Removed
Sabahı şerifleriniz hayrolsun can kardeşlerim sizleri çok seviyoruz hemde kalbimizden EFENDİMİZİN Himmetiyle ️🤲‍♂️ Sabahı şerifleriniz hayrolsun can kardeşlerim sizleri çok seviyoruz hemde kalbimizden EFENDİMİZİN Himmetiyle ❤️🌹❤️🤲🙋‍♂️👍
Hakikat Kur’ân’ın içindedir birimiz hepimiz hepimiz birimiz olsak ah ne olur böyle olsak bizimde istediğimiz tek şey bu Allah’ın doğrularını şöyle karşılıklı oturup bi tezekkür etmek Hakikat Kur’ân’ın içindedir birimiz hepimiz hepimiz birimiz olsak ah ne olur böyle olsak bizimde istediğimiz tek şey bu Allah’ın doğrularını şöyle karşılıklı oturup bi tezekkür etmek
Dünya üzerinde İlluminatiye savaş veren tek Tv DABBETÜL-ARZ-NUR TV yılarca Hukuksuz olarak Kapatıldı. Ve Efendim şunu düşünüyorum ki ; Ancak bu Allah'u Teala'nın Kur'anı Keriminde EMRETTİĞİ DABBETÜL-ARZ'ın çıkarak bütün insanlara Allah'ın Sözlerini haykırması ile ancak insanların ... Dünya üzerinde İlluminatiye savaş veren tek Tv DABBETÜL-ARZ-NUR TV yılarca Hukuksuz olarak Kapatıldı.

Ve Efendim şunu düşünüyorum ki ; Ancak bu Allah'u Teala'nın Kur'anı Keriminde EMRETTİĞİ DABBETÜL-ARZ'ın çıkarak bütün insanlara Allah'ın Sözlerini haykırması ile ancak insanların yola girebileceğini düşünüyorum inşaAllah.

İyi buraya kadar iyi.. Nasıl çıkartacağız bu DABBETÜL-ARZ'ı.

Herkes Karşımızda.

Ama Efendim Türk Kanunlarına göre Televizyon Kapatma Artık Yok biliyoruz. Yeni yasalara göre.

27 / NEML - 82 Ve izâ vakaal kavlu aleyhim ahracnâ lehum dâbbeten minel ardı tukellimuhum ennen nâse kânû bi âyâtinâ lâ yûkınûn(yûkınûne).
Ve onların üzerine (Allah'ın Kitap'ta söylediği) söz vuku bulunca, onlara arzdan dabbe çıkardık (çıkarırız). İnsanların (Kitap'taki) âyetlerimize yakîn hasıl etmediklerini söyleyecek.

https://youtu.be/IizY4zuxg9s
Read more
Biz dağlarda açan ahlât ağacıyız.meyve veren ağaç taşlanır. Sevgili kardeşlerim, can dostlarım, gönül dostlarım. Biz dağlarda açan ahlât ağacıyız. Onlar, ahlât ağacının meyvelerinden yemek isteseler de istemeseler de ahlât ağacı meyvelerini verir. Bir şeyi daha unutmayın sakın; ... Biz dağlarda açan ahlât ağacıyız.meyve veren ağaç taşlanır.
Sevgili kardeşlerim, can dostlarım, gönül dostlarım. Biz dağlarda açan ahlât ağacıyız. Onlar, ahlât ağacının meyvelerinden yemek isteseler de istemeseler de ahlât ağacı meyvelerini verir.
Bir şeyi daha unutmayın sakın; meyve veren ağaç taşlanır.
https://youtu.be/H2p-eah6Dno

https://www.mihr.com/dokumanli-sohbet/108372/bursa_konferans_sorularina_cevaplar

Bursa Konferans Sorularına Cevaplar29.08.2004
Read more
Biz dağlarda açan ahlât ağacıyız.meyve veren ağaç taşlanır. Sevgili kardeşlerim, can dostlarım, gönül dostlarım. Biz dağlarda açan ahlât ağacıyız. Onlar, ahlât ağacının meyvelerinden yemek isteseler de istemeseler de ahlât ağacı meyvelerini verir. Bir şeyi daha unutmayın sakın; ... Biz dağlarda açan ahlât ağacıyız.meyve veren ağaç taşlanır.
Sevgili kardeşlerim, can dostlarım, gönül dostlarım. Biz dağlarda açan ahlât ağacıyız. Onlar, ahlât ağacının meyvelerinden yemek isteseler de istemeseler de ahlât ağacı meyvelerini verir.
Bir şeyi daha unutmayın sakın; meyve veren ağaç taşlanır.
https://youtu.be/H2p-eah6Dno

https://www.mihr.com/dokumanli-sohbet/108372/bursa_konferans_sorularina_cevaplar

Bursa Konferans Sorularına Cevaplar29.08.2004
Read more
SORU: Efendimiz, “Allah’a ulaşmayı dilemedikçe, İslâm’ın şartlarını yerine getirseniz de mü’min ...
Media Removed
SORU: Efendimiz, “Allah’a ulaşmayı dilemedikçe, İslâm’ın şartlarını yerine getirseniz de mü’min olamazsınız.” dediniz. Ama İslâm’ın şartlarından olan namazın her rekâtının Fâtiha Suresinde, “ihdinas sırâtel mustakîm.” diyerek Allah’ın bizi Kendisine, Kendi yoluna ulaştırmasını ... SORU: Efendimiz, “Allah’a ulaşmayı dilemedikçe, İslâm’ın şartlarını yerine getirseniz de mü’min olamazsınız.” dediniz. Ama İslâm’ın şartlarından olan namazın her rekâtının Fâtiha Suresinde, “ihdinas sırâtel mustakîm.” diyerek Allah’ın bizi Kendisine, Kendi yoluna ulaştırmasını dilemiyor muyuz?

CEVAP: Çok güzel söylemiş bu kardeşimiz. Gerçekten Fâtiha Suresini her okuyuşunuzda “Bizi Sıratı Mustakîme yani Sana ulaştıran yola yani Sıratı Mustakîm üzerinde de Sana ulaştır.” diyoruz da bunun mânâsının farkında bile değiliz. Üstelik kalbimizde gerçekten Allah’a ulaşma talebi oluşmadıkça, Fâtiha Suresini bin defa okusak, bizim Allah’a ulaşma talebimizi oluşturmaz bu. Allah’a ulaşmayı dilemek kalbin bir dileğidir ki; kalpte oluşur ve mutlaka bu talep oluştuğu zaman o kişi, Allah’a ulaşmayı dileyen birisidir. Fâtiha Suresini bu talebi kalbinde oluşturmadan okuyan kişi, yüz defa da okusa bin defa da okusa bu, onun Allah’a ulaşma talebini ifade etmez.

Allah razı olsun.
Read more
SOHBETİN ADI: Ekonomi Konulu Sualler TARİHİ: 29.08.2004 SORU: Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ...
Media Removed
SOHBETİN ADI: Ekonomi Konulu Sualler TARİHİ: 29.08.2004 SORU: Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 2005 yılında ve izleyen yıllarda borçların sürdürülebilirliğini sağlayacak faiz dışı fazla verilmesine devam edileceğini söyledi. Hükümetin 2005 yılı bütçe çağrısı, Resmi Gazete’de ... SOHBETİN ADI: Ekonomi Konulu Sualler
TARİHİ: 29.08.2004

SORU: Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 2005 yılında ve izleyen yıllarda borçların sürdürülebilirliğini sağlayacak faiz dışı fazla verilmesine devam edileceğini söyledi. Hükümetin 2005 yılı bütçe çağrısı, Resmi Gazete’de yayımlandı. Başbakan Erdoğan, bütçe çağrısında, hükümetin vatandaşların uygarca bir yaşam standardına ulaşması yolunda en önemli engellerden birini oluşturan yapısal ve ekonomik sorunların ortadan kaldırılması amacıyla son derece kararlı, disiplinli ve rasyonel politikalar izlediğini kaydetti. Uygulanan politikalar sonucunda başta enflasyonun tek haneli rakamlara düşürülmesi, ekonomik canlanmanın sağlanması ve bütçe açığının azaltılması olmak üzere çok sayıda başarılı sonuca ulaşıldığını ifade eden Erdoğan, "Halkımızın güvenine layık olma yolunda hükümetimizin daha birçok başarılı sonuca ulaşacağından hiç kimsenin kuşkusu olmamalıdır" dedi. Erdoğan, başlıca hedeflerinin ekonomik istikrarı sağlamış, rekabetçi bir piyasa yapısı oluşturmuş, sürdürülebilir bir kalkınma ortamını yakalamış, yoksulluğun ve yolsuzluğun giderildiği, özgür ve mutlu insanların barış içinde yaşadığı, çağdaş dünya ile entegre olmuş demokratik bir Türkiye misyonunu gerçekleştirmek olduğunu bildirdi. 2003 ve 2004 yılı bütçeleriyle hedeflerin gerçekleştirilmesi yönünde önemli bir aşama kaydedildiğini ifade eden Erdoğan, bu hedeflerin istikrarlı bir makro ekonomik ortam sağlanması, mali disiplinin oluşturulması, borç stokunun azaltılması, yapısal reformların gerçekleştirilmesi ve Türkiye’nin kalkınma potansiyelinin harekete geçirilmesi olduğunu söyledi. Efendimiz inşallah sorularımı sormak istiyorum.

1-) Borçların sürdürülebilirliği ve faiz dışı fazla konusunda ne buyurursunuz?
2-) Ülkemizdeki bütçe açığı nasıl kapatılabilir? Bütçemiz hangi kalemlerden dolayı açık vermektedir?
3-) Ekonomik istikrar, rekabetçi bir piyasa, sürdürülebilir bir kalkınma, yoksulluğun ve yolsuzluğun giderilmesi ile altın karşılıklı para, likid mekanizma ve üretken yatırımlar arasındaki ilişkileri açıklar mısınız?

CEVAP: “Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 2005 yılında ve izleyen yıllarda borçların sürdürülebilirliğini sağlayacak faiz dışı fazla verilm
Read more
SOHBETİN ADI: Ekonomi Konulu Sualler TARİHİ: 29.08.2004 SORU: Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ...
Media Removed
SOHBETİN ADI: Ekonomi Konulu Sualler TARİHİ: 29.08.2004 SORU: Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 2005 yılında ve izleyen yıllarda borçların sürdürülebilirliğini sağlayacak faiz dışı fazla verilmesine devam edileceğini söyledi. Hükümetin 2005 yılı bütçe çağrısı, Resmi Gazete’de ... SOHBETİN ADI: Ekonomi Konulu Sualler
TARİHİ: 29.08.2004

SORU: Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 2005 yılında ve izleyen yıllarda borçların sürdürülebilirliğini sağlayacak faiz dışı fazla verilmesine devam edileceğini söyledi. Hükümetin 2005 yılı bütçe çağrısı, Resmi Gazete’de yayımlandı. Başbakan Erdoğan, bütçe çağrısında, hükümetin vatandaşların uygarca bir yaşam standardına ulaşması yolunda en önemli engellerden birini oluşturan yapısal ve ekonomik sorunların ortadan kaldırılması amacıyla son derece kararlı, disiplinli ve rasyonel politikalar izlediğini kaydetti. Uygulanan politikalar sonucunda başta enflasyonun tek haneli rakamlara düşürülmesi, ekonomik canlanmanın sağlanması ve bütçe açığının azaltılması olmak üzere çok sayıda başarılı sonuca ulaşıldığını ifade eden Erdoğan, "Halkımızın güvenine layık olma yolunda hükümetimizin daha birçok başarılı sonuca ulaşacağından hiç kimsenin kuşkusu olmamalıdır" dedi. Erdoğan, başlıca hedeflerinin ekonomik istikrarı sağlamış, rekabetçi bir piyasa yapısı oluşturmuş, sürdürülebilir bir kalkınma ortamını yakalamış, yoksulluğun ve yolsuzluğun giderildiği, özgür ve mutlu insanların barış içinde yaşadığı, çağdaş dünya ile entegre olmuş demokratik bir Türkiye misyonunu gerçekleştirmek olduğunu bildirdi. 2003 ve 2004 yılı bütçeleriyle hedeflerin gerçekleştirilmesi yönünde önemli bir aşama kaydedildiğini ifade eden Erdoğan, bu hedeflerin istikrarlı bir makro ekonomik ortam sağlanması, mali disiplinin oluşturulması, borç stokunun azaltılması, yapısal reformların gerçekleştirilmesi ve Türkiye’nin kalkınma potansiyelinin harekete geçirilmesi olduğunu söyledi. Efendimiz inşallah sorularımı sormak istiyorum.

1-) Borçların sürdürülebilirliği ve faiz dışı fazla konusunda ne buyurursunuz?
2-) Ülkemizdeki bütçe açığı nasıl kapatılabilir? Bütçemiz hangi kalemlerden dolayı açık vermektedir?
3-) Ekonomik istikrar, rekabetçi bir piyasa, sürdürülebilir bir kalkınma, yoksulluğun ve yolsuzluğun giderilmesi ile altın karşılıklı para, likid mekanizma ve üretken yatırımlar arasındaki ilişkileri açıklar mısınız?

CEVAP: “Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 2005 yılında ve izleyen yıllarda borçların sürdürülebilirliğini sağlayacak faiz dışı fazla verilm
Read more
SOHBETİN ADI: Ekonomi Konulu Sualler TARİHİ: 29.08.2004 SORU: Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ...
Media Removed
SOHBETİN ADI: Ekonomi Konulu Sualler TARİHİ: 29.08.2004 SORU: Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 2005 yılında ve izleyen yıllarda borçların sürdürülebilirliğini sağlayacak faiz dışı fazla verilmesine devam edileceğini söyledi. Hükümetin 2005 yılı bütçe çağrısı, Resmi Gazete’de ... SOHBETİN ADI: Ekonomi Konulu Sualler
TARİHİ: 29.08.2004

SORU: Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 2005 yılında ve izleyen yıllarda borçların sürdürülebilirliğini sağlayacak faiz dışı fazla verilmesine devam edileceğini söyledi. Hükümetin 2005 yılı bütçe çağrısı, Resmi Gazete’de yayımlandı. Başbakan Erdoğan, bütçe çağrısında, hükümetin vatandaşların uygarca bir yaşam standardına ulaşması yolunda en önemli engellerden birini oluşturan yapısal ve ekonomik sorunların ortadan kaldırılması amacıyla son derece kararlı, disiplinli ve rasyonel politikalar izlediğini kaydetti. Uygulanan politikalar sonucunda başta enflasyonun tek haneli rakamlara düşürülmesi, ekonomik canlanmanın sağlanması ve bütçe açığının azaltılması olmak üzere çok sayıda başarılı sonuca ulaşıldığını ifade eden Erdoğan, "Halkımızın güvenine layık olma yolunda hükümetimizin daha birçok başarılı sonuca ulaşacağından hiç kimsenin kuşkusu olmamalıdır" dedi. Erdoğan, başlıca hedeflerinin ekonomik istikrarı sağlamış, rekabetçi bir piyasa yapısı oluşturmuş, sürdürülebilir bir kalkınma ortamını yakalamış, yoksulluğun ve yolsuzluğun giderildiği, özgür ve mutlu insanların barış içinde yaşadığı, çağdaş dünya ile entegre olmuş demokratik bir Türkiye misyonunu gerçekleştirmek olduğunu bildirdi. 2003 ve 2004 yılı bütçeleriyle hedeflerin gerçekleştirilmesi yönünde önemli bir aşama kaydedildiğini ifade eden Erdoğan, bu hedeflerin istikrarlı bir makro ekonomik ortam sağlanması, mali disiplinin oluşturulması, borç stokunun azaltılması, yapısal reformların gerçekleştirilmesi ve Türkiye’nin kalkınma potansiyelinin harekete geçirilmesi olduğunu söyledi. Efendimiz inşallah sorularımı sormak istiyorum.

1-) Borçların sürdürülebilirliği ve faiz dışı fazla konusunda ne buyurursunuz?
2-) Ülkemizdeki bütçe açığı nasıl kapatılabilir? Bütçemiz hangi kalemlerden dolayı açık vermektedir?
3-) Ekonomik istikrar, rekabetçi bir piyasa, sürdürülebilir bir kalkınma, yoksulluğun ve yolsuzluğun giderilmesi ile altın karşılıklı para, likid mekanizma ve üretken yatırımlar arasındaki ilişkileri açıklar mısınız?

CEVAP: “Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 2005 yılında ve izleyen yıllarda borçların sürdürülebilirliğini sağlayacak faiz dışı fazla verilm
Read more
48 - FETİH / 29 : Muhammedun resûlullâh(resûlullâhi), vellezîne meahû eşiddâu alel kuffâri ruhamâu beynehum terâhum rukkean succeden yebtegûne fadlen minallâhi ve rıdvânen sîmâhum fî vucûhihim min eseris sucûd(sucûdi), zâlike meseluhum fît tevrât(tevrâti), ve meseluhum fîl incîl(incîli), ... 48 - FETİH / 29 : Muhammedun resûlullâh(resûlullâhi), vellezîne meahû eşiddâu alel kuffâri ruhamâu beynehum terâhum rukkean succeden yebtegûne fadlen minallâhi ve rıdvânen sîmâhum fî vucûhihim min eseris sucûd(sucûdi), zâlike meseluhum fît tevrât(tevrâti), ve meseluhum fîl incîl(incîli), ke zer’in ahrece şat’ehu fe âzerehu festagleza festevâ alâ sûkıhî yu’cibuz zurrâa, li yagîza bihimul kuffâr(kuffâra), vaadallâhullezîne âmenû ve amilûs sâlihâti minhum magfireten ve ecren azîmâ(azîmen).
Allah'ın Resûl'ü Hz. Muhammed (S.A.V) ve O'nunla beraber olanlar, kâfirlere karşı çok şiddetli; kendi aralarında çok merhametlidirler. Onları rükû ederken, secde ederken ve Allah'dan fazl ve rıza isterken görürsün. Onların alâmetleri yüzlerindeki secde izleridir. İşte bunlar, onların Tevrat'taki ve İncil'deki vasıflarıdır. Filizini çıkaran sonra onu kuvvetlendiren, böylece kalınlaşan, sonunda gövdesi üzerinde yükselen, çiftçilerin hoşuna giden ekin gibidir. Onlarla kâfirleri öfkelendirmek içindir. Ve Allah, onlardan âmenû olanlara (Allah'a ulaşmayı dileyenlere) ve salih amel (nefs tezkiyesi) yapanlara mağfiret ve büyük ecir vaadetti.
Read more
Daha Allah’a ulaşmayı dilediğiniz anda elde ettiğiniz ama kıyâmetten sonra yaşayabileceğiniz ...
Media Removed
Daha Allah’a ulaşmayı dilediğiniz anda elde ettiğiniz ama kıyâmetten sonra yaşayabileceğiniz cennet mutluluğunun en üst seviyesine salâh makamında ulaşırsınız; Allah’a köle olduğunuz zaman. O zaman ne hayatınızın ne sahip olduğunuz şeylerin hiçbirinin gözünüzde bir değeri kalmaz. ... Daha Allah’a ulaşmayı dilediğiniz anda elde ettiğiniz ama kıyâmetten sonra yaşayabileceğiniz cennet mutluluğunun en üst seviyesine salâh makamında ulaşırsınız; Allah’a köle olduğunuz zaman. O zaman ne hayatınızın ne sahip olduğunuz şeylerin hiçbirinin gözünüzde bir değeri kalmaz. Bir tek değerli şey vardır sizin için; Rabbiniz.
Biliyorum ki insanların çoğunluğu şu anda bizim ne söylediğimizi anlayamazlar

Bir Olmak, Beraber Olmak (20.07.2000) 20.07.2000
Read more
Şırnak'ta üs bölgesinde tekmil veren Mehmetçik arkasını dönünce hayatının sürprizini yaşadı! Düne kadar yemin merasimlerine dahi alınmayan kapalı Asker anası şimdi evladına görev saati görev yerinde süpriz yapıyor. Elhamdulillah.. Şırnak'ta üs bölgesinde tekmil veren Mehmetçik arkasını dönünce hayatının sürprizini yaşadı!
Düne kadar yemin merasimlerine dahi alınmayan kapalı Asker anası şimdi evladına görev saati görev yerinde süpriz yapıyor. Elhamdulillah..
https://youtu.be/fDYNiamJM4g ✍KIBRISTA İNGİLİZLERE YENİLECEĞİZ...DÜNDEN BUGÜNE 1974 KIBRIS ...
Media Removed
https://youtu.be/fDYNiamJM4g ✍KIBRISTA İNGİLİZLERE YENİLECEĞİZ...DÜNDEN BUGÜNE 1974 KIBRIS HAREKATI...DAHA SONRA İLK ONA GİRDİĞİMİZDE KIBRISI HARİTADAN SİLECEĞİZ. ✍Eğer Mehdi as'am İmam İskender Ali Mihr'e tabi olan ERBAKAN ve Başbuğ Tuğrul TÜRKEŞ'a kalsa idi Kıbrısın tamamını ... https://youtu.be/fDYNiamJM4g ✍KIBRISTA İNGİLİZLERE YENİLECEĞİZ...DÜNDEN BUGÜNE 1974 KIBRIS HAREKATI...DAHA SONRA İLK ONA GİRDİĞİMİZDE KIBRISI HARİTADAN SİLECEĞİZ. ✍Eğer Mehdi as'am İmam İskender Ali Mihr'e tabi olan ERBAKAN ve Başbuğ Tuğrul TÜRKEŞ'a kalsa idi Kıbrısın tamamını alacaktık. Ama Bülent ECEVİT İstemedi. ✍Kıbrıs Harekatı
https://youtu.be/ISQ5tG9BboM ✍Kıbrıs Harekatı
https://youtu.be/YVHFKDkUxLU ✍Kıbrıs Harekatı
https://youtu.be/fDYNiamJM4g ✍Kıbrıs Harekatı
https://youtu.be/5BRZTBE0PRI

2-ANLAŞMAZLIK SURESİ

Bismillahirrahmanirrahim

ONLARA BİRLİĞİ VE BERABERLİĞİ MÜJDELE.

1 SAFER 1396
2 ŞUBAT 1976

ONLARA ARALARINDAKİ ANLAŞMAZLIKLARI HALLETMELERİNİ SÖYLE. AYRI AYRI TOPLANTI TERTİP ET. SONRA DEMİREL, ERBAKAN, TÜRKEŞ VE FEYZİOĞLU KULLARIMIZLA TOPLAN. ÖNCE EVVELDEN İTTİBA ETMİŞ OLAN ZEKİ KULUMUZU AL. SONRA TAHSİN VE SONER KULLARIMIZ İTTİBA EDECEKLER. ERBAKAN DA İTTİBA EDECEK.

BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM. RAHİM VE RAHMAN OLAN ALLAH'IN HUZURUNDA KENDİSİNE KİTAP, TAHT, SANCAK, NUR VE KILIÇ İHSAN EDİLMİŞ OLAN MEHDİ HAZRETLERİNE İTTİBA EDİYORUM. BU İTTİBA CÜMLESİDİR. BU RABBİNİZİN HUZURUNDA BİR AHİDDİR.

ARTIK RABBİNİZİN KATINDAN ALDIĞINIZ EMİRLERİ İFAYA BAŞLAYINIZ.

30 MUHARREM 1396
1 ŞUBAT 1976
Read more
✍Öyle bir ülkeyiz ki bu ülke, yeni bir Birleşmiş Milletler kurabilir. Bir, İslâm Ülkeleri Birleşmiş Milletleri ✍“Siz, bizim abimizsiniz. Ait olduğunuz bayrağı alın. Onu devam ettirin.” diyorlar. Ve biz, o bayrağa sahip çıkamamanın huzursuzluğunu yaşayan bir ülkeyiz. ✍Öyle bir ülkeyiz ... ✍Öyle bir ülkeyiz ki bu ülke, yeni bir Birleşmiş Milletler kurabilir. Bir, İslâm Ülkeleri Birleşmiş Milletleri ✍“Siz, bizim abimizsiniz. Ait olduğunuz bayrağı alın. Onu devam ettirin.” diyorlar. Ve biz, o bayrağa sahip çıkamamanın huzursuzluğunu yaşayan bir ülkeyiz. ✍Öyle bir ülkeyiz ki bu ülke, yeni bir Birleşmiş Milletler kurabilir. Bir, İslâm Ülkeleri Birleşmiş Milletleri. İslâm’ın bir hedefi mutlaka olmalıdır. Ve bir bayraktara daima İslâm, ihtiyaç duymuştur. ✍Ve bir bayraktara daima İslâm, ihtiyaç duymuştur. Ve bizi hâlâ Osmanlı’nın torunları olarak o şerefe lâyık bir ülke olarak tanımaktadırlar ✍rahmetli olmadan evvel Ziya Ül Hak, Sayın Ziya Ül Hak’ın sözlerini size nakletmek istiyorum: “Türkiye’nin 68. vilâyeti, Pakistan’ın Eyalet Valisi Ziya Ül Hak hürmetlerini sunar, emrinizdedir.” Bu büyük insanı saygıyla; Allah’ın bir sevgilisi olan bu büyük insanı saygıyla huzurlarınızda selâmlıyorum. Allah, ondan ve onun gibilerden razı olsun. ✍Bugün Türkiye; Pakistan’la, Bangladeş’le, Afganistan’la ve diğer Türk ülkeleriyle bir beraberliğe girmenin hiçbir gayretine girmemiştir. ✍Eğer Türkiye, güçlü bir ülke olmak istiyorsa mutlaka beraberliklere gitmek mecburiyetindedir. Bu beraberlikler, bizi başka ülkelerin karşısında güçlü kılacaktır. Ve bizden korkuyorlar. Bu ülke, bir süper ülke olmak yolunda önemli adımlar atmıştır. ✍Söylediğim gibi, gayri safi millî hasılada 47. sıradan 17. sıraya yükselebilmek bir büyük olaydır. Rahmetli Özal yaşasaydı, bir süre sonra bu söylediklerimin aynını söyleyeceğinden ismim gibi eminim. O ki -Allahû Tealâ, O’na rahmet eylesin gani gani- bu ülke için büyük şeyler yaptı. Yarım kaldı; ama bayrağı ellerde mutlaka dolaştırılacaktır. ✍Türkiye, kendisine hedefler tayin etmelidir. Ve Kıbrıs’a baktığımız zaman orada da bir hatanın varlığını ben görüyorum. Neden Kıbrıs’ın yarısı? Biz, o günlerde Kıbrıs’ın bütününü işgal edecek durumdaydık; ama etmedik. Batı ne der diye, dışarıdaki ülkeler ne der diye hukuk kaidelerini çiğnemek istemedik.Onlar, hukuk kaidelerini çiğnemiyorlar mı? Her fırsatta bizi yok etmek için, İslâm’ı yok etmek için onlar hukuk kaidelerini çiğnemiyorlar mı? Öyleyse hukuk kaideleri masa başında geri alınacaksa yapac
Read more
ŞEYH AHMED KUDDUSİ, MEHDİ AS'MIN OĞUZ TÜRK'LERİNDEN OLDUĞUNU SÖYLEMİŞTİR. TÜRK IRKI OĞUZ BOYUDUR. TÜRK DEVLETLERİN ESASINI TEŞKİL EDEN OĞUZLARDIR. TÜRK IRKI OĞUZ BOYUDUR. TOKUZ, OĞUZLARA DENİR. Nakşibendi Piri Bor'lu Hak Aşığı Şeyh Ahmed Kuddusi Hazretleri Divanın da beklenen ... ŞEYH AHMED KUDDUSİ, MEHDİ AS'MIN OĞUZ TÜRK'LERİNDEN OLDUĞUNU SÖYLEMİŞTİR. TÜRK IRKI OĞUZ BOYUDUR.

TÜRK DEVLETLERİN ESASINI TEŞKİL EDEN OĞUZLARDIR.

TÜRK IRKI OĞUZ BOYUDUR.

TOKUZ, OĞUZLARA DENİR.

Nakşibendi Piri Bor'lu Hak Aşığı Şeyh Ahmed Kuddusi Hazretleri Divanın da beklenen
Mehdi-i Reul,
Mehdi-i Muntazar,
12 inci İmam olan
Mehdi İmam Halife Resul
İmam İskender Ali Mih’in

Bediuzzaman Saidi Nursi Hazretlerinden hemen sonra geleceğini ve Mehdi as’mın OĞUZ Türklerinden olduğunu ve Allah’ın Kendisine 140 Yıldan Fazla bir Ömür verdiğini belirtmiştir.

Bugün bin iki yüz elli tokuz
Bugün bin iki yüz elli TOKUZ târîh-i hicret
Muhakkak bil birader kim karîb rûz-ı kıyamet
Zuhur ider imiş yüz yıl başında çiinki Mehdî
Eğer üç yüzde iderse zuhur yaklaşdı müddet
O vakte varmağa kalur hemân kırk dahi bir yıl
Yaraşmaz ehl-i îmâna bu ezmân içre gaflet
Eğer dört yüzde teşrîf ider ise ol cihanı
Kalur yüz kırk ve bir yıl bulmağa ümmet refâhet
Hurûc ider imiş sonra dahi Deccâl ü fiten
Cihanda yok imiş andan eşed hergiz musibet
İnüb' Isâ nebî gökden anı kati eyler imiş
Ahadîs ile müsbetdir ki hîç yok şekk ü reybet
Kıyamet dört yüz ile biş arasında koparmış
Bize lâyık olan şimdi bükâ-yı havf u haşyet 'Alâmetler te'âkub ider imiş ol zemânda
Dime yokdur kıyamet iktirâbına 'alâmet
Zuhur ider imiş tîz tîz melâhim az vakitde
Çeker imiş o günlerde cihanın halkı zahmet
İdelim rûz u şeb Kuddûsiyâ mü'minler ile
Du'â vü zikr ü istiğfar ü Mevlâya inâbet

MEHD-İ AS'AMIN BAŞINDAKİ SALAH NURU VE SOY KÜTÜĞÜ ✍12'İNCİ İMAM
✍DEVRİN İMAMI
✍HUZUR NAMAZININ İMAMI
✍MEHDİ ALEYHİSSELAM ✍MEHDİ-İ RESUL ✍MEHD-İ MUNTAZAR ✍BOZUKLU HAN
✍OĞUZLAR
✍EVRENOSOĞLU ✍OSMANLI KURUCU AİLESİNDEN GELME ✍EN AZ 1400 YILLIK SECEREYE SAHİP
BİR BEY EFENDİ
✍PEYGAMBER EFENDİMİZ SAV'İN TORUNU HAZRETİ HASAN SOYUNDAN BİR ŞERİF ✍ITLA İT TÜRK İSKENDER-EL-EKBER ✍MEHDİ İMAM HALİFE RESUL ✍İMAM İSKENDER ALİ MİHR ❤BAŞININ ÜZERİNDE Kİ SALAH NURU❤ HALEP ORDA İSE ARŞIN BURADA.

Sevgili Kardeşlerin bu suallerin cevaplarını onlar veremezler.

Bizim Kardeşlerimiz bu zavallı insanlara bunları öğretmekle vazifelidir.

SOY KÜTÜĞÜMÜZ:

Hamd olsun Yüce Rabbimize ki ;

Osmanlı İmparatorluğunun başlangıc
Read more
Sabahı şerifleriniz hayrolsun can kardeşlerim sizleri çok seviyoruz hemde kalbimizden Efendimizin ...
Media Removed
Sabahı şerifleriniz hayrolsun can kardeşlerim sizleri çok seviyoruz hemde kalbimizden Efendimizin Himmetiyle Sabahı şerifleriniz hayrolsun can kardeşlerim sizleri çok seviyoruz hemde kalbimizden Efendimizin Himmetiyle ❤️🌹❤️
AHMET KAYHAN HAZRETLERİ BİZE TÂBÎ OLDULAR VE 1 BUÇUK MİLYON İNSANIZ ARTIK. EVVELCE 500.000 KİŞİYDİK. Öyleyse yüreklerinize su serpilsin diye söylüyorum; hepiniz için kurtuluş son derece basit bir sebebe dayandırılmış Kur’ân-ı Kerim’de; Allah’a ulaşmayı dilemek. Dilediniz mi, ... AHMET KAYHAN HAZRETLERİ BİZE TÂBÎ OLDULAR VE 1 BUÇUK MİLYON İNSANIZ ARTIK. EVVELCE 500.000 KİŞİYDİK.

Öyleyse yüreklerinize su serpilsin diye söylüyorum; hepiniz için kurtuluş son derece basit bir sebebe dayandırılmış Kur’ân-ı Kerim’de; Allah’a ulaşmayı dilemek. Dilediniz mi, geri kalanını yaşayın da görün. Eğer Allah’a ulaşmayı dilerseniz ki biz, bugün 1 buçuk milyon insanız; hep Allah’a ulaşmayı dileyenlerden oluşmuşuz. Evvelce 500.000 kişiydik. Sonra Ahmet Kayhan Hazretleri, bize tâbî oldular ve 1 buçuk milyon insanız artık. Bu 1 buçuk milyon insanın hepsi, Allah’a ulaşmayı dileyenler. Öyleyse sadece bu kadar.

https://youtu.be/qM2PQEXry6M

https://www.mihr.com/dokumanli-sohbet/113575

Kur'ân'daki İslâm Tasavvuftur Ankara Konferansı Bölüm 127.01.1996
Read more
https://youtu.be/2EpEYHqsjGY ✍ALLAH ’IN Nİ ’METİ ARAMIZDADIR. O MEHDİ (A.S)’DIR. O Nİ ’MET, ONLAR TARAFINDAN DEĞERLİ BULUNMADI. ✍BU ÜLKE GİDEREK DAHA BATAKLIĞA BATACAK.BİZİ GÖREVE DAVET EDECEKLER, BU ÜLKENİN İNSANLARI. ✍Bu ülke giderek daha bataklığa batacak. Ve bu bataklığın ... https://youtu.be/2EpEYHqsjGY ✍ALLAH ’IN Nİ ’METİ ARAMIZDADIR. O MEHDİ (A.S)’DIR. O Nİ ’MET, ONLAR TARAFINDAN DEĞERLİ BULUNMADI. ✍BU ÜLKE GİDEREK DAHA BATAKLIĞA BATACAK.BİZİ GÖREVE DAVET EDECEKLER, BU ÜLKENİN İNSANLARI. ✍Bu ülke giderek daha bataklığa batacak. Ve bu bataklığın çözülemez hale gediği noktada onlar, bizi göreve davet edecekler, bu ülkenin insanları. Ve o zaman biz bu ülkede her şeyi düzeltmekle vazifeliyiz. Sözlerime dikkat edin ve yerli yerine oturtmaya çalışın. Biz siyasete karışmıyoruz. Ama biz mutlaka bu vazifeye davet edileceğiz. Öyleyse yaşayalım ve görelim. Bakalım Mevlâ neyler, neylerse güzel eyler.

https://youtu.be/kJeOsnrD2kc ✍HÂCET NAMAZI, KÜTÜBÜ SİTTE ’'NİN 6’SINDA DA GEÇİYOR.
ŞEYTANDAN SORMAYACAKSINIZ, DİYOR ALLAH'U TEALA BU AYETTE.

https://youtu.be/huYwympHSS8 ✍Mürşid olarak Peygamberimiz yetseydi eğer sahâbe, Hz. Ebûbekir’e,...tâbî olmazdı.

https://youtu.be/XzDQ4zP0ZBE ✍kim derse ki: Peygamber Efendimiz (S.A.V) ile beraber vahiy bitmiştir.” O yanlıştır, daha açık konuşayım; yalandır.

https://youtu.be/1cXh0ceMQx8 ✍Kütübü Sitte bu 6 kitap, Allah’ın hakikatlerinin büyük ölçüde değiştirildiği bir ortamı veriyor bize

https://youtu.be/xhS7noIRXDQ ✍Resûl nedir? Nebî nedir? İlahiyat Fakültesi’nde öğretilen nedir?
Tam 76 tane kasetimizden 19 tanesi, şeytanın hilelerine hasredilmiştir. O şeytanın hilelerine ait olan kasetleri birer birer alıp dinleyin de şeytanın biz zavallı insanları, 14 asır sonra özellikle İslâm âlemini nasıl bir tuzağa düşürdüğünü enine boyuna öğrenin. Hangi kavramlar değiştirilmiş?
https://youtu.be/sZPZOjJ8QYA ✍bir kısım mürşidler Mehdi (A.S)’a bağlanmışlardır, bir kısım mürşidler hâlâ bağlanmamışlardır.Bırakınız da onlar düşünsünler hatalarını.

https://youtu.be/gyvBc9td0BI ✍Sayın Başbuğ’la çok iyi ilişkilerimizin var olduğunu her zaman söylemişizdir. Necmettin Hoca’yla da
https://youtu.be/c3acAH-PoIk

https://mihr.com/dokumanli-sohbet/90097

Aydın Tasavvuf Konferansı Bölüm 3 19.01.1996
Read more
İnsanlar, cehaletleri sebebiyle çok şeyler söylerler. Ama sevgili kardeşlerim sizler, hakikati ...
Media Removed
İnsanlar, cehaletleri sebebiyle çok şeyler söylerler. Ama sevgili kardeşlerim sizler, hakikati bilenlersiniz. Açık ve kesin bir şekilde Tevrat da Allahû Tealâ tarafından indirilmiştir, İncil de Allahû Tealâ tarafından indirilmiştir, Kur’ân-ı Kerim de Allahû Tealâ tarafından ... İnsanlar, cehaletleri sebebiyle çok şeyler söylerler. Ama sevgili kardeşlerim sizler, hakikati bilenlersiniz. Açık ve kesin bir şekilde Tevrat da Allahû Tealâ tarafından indirilmiştir, İncil de Allahû Tealâ tarafından indirilmiştir, Kur’ân-ı Kerim de Allahû Tealâ tarafından indirilmiştir.

Öyleyse, bizlere düşen görev; “Onlar gâvurdur, onlar kâfirdir.” deyip, onları devre dışı bırakmak olmamalı. Tam aksine dostluklar kurmaya çalışmalıyız onlarla. Dostluklar kurmaya çalışmalıyız ki; onların arasında da kim bilir ne kadar çok insan, İslâm’ın bir hurafe olduğunu “İslâm’ı boş verin.” tarzındaki ifadelerle onlara anlatmaya çalışır.
İşte bunlar Allah’ın değil, şeytanın iteklediği insanlardır. Eğer kitapların iç dünyasına insanlar ulaşabilseydi, neyle karşı karşıya olacaklardı? Tevrat’ın da İncil’in de Kur’ân-ı Kerim’in de 7 safha ve 4 tane teslimi ihtiva ettiğini göreceklerdi. Gördükleri zaman ne olacaktı? “Haa, demek ki bizden önce de bu güzellikler yaşanmış başka insanlar tarafından. Onlardan önce de, daha evvel de yaşanmış. Evvelâ Tevrat ile yaşanmış, sonra İncil’le yaşanmış, en sonra da Kur’ân-ı Kerim’le yaşanmış.” Öyleyse, hepimize düşen bir görev var sevgili kardeşlerim. İnsanları, “Ben üstünüm.” tarzında bir ifadeyle devre dışı bırakmak yanlış bir olay. Bunu asla gerçekleştirmemeliyiz. Görevimiz ne? Görevimiz; onlara da hakikatleri anlatmak.
Sevgili kardeşlerim! 7 safha ve 4 teslimi; eğer Allahû Tealâ bize göstermeseydi, biz de size öğretmeseydik nereden bilecektiniz? Ben nereden bilecektim? Böyle bir şey mümkün değil. O kadar bilmem kaç yüz sayfanın arasından bu 7 tane safhayı 4 tane teslimi çıkarmak, hiç kimse tarafından gerçekleştirilemez. Eğer Allah devreye girmemişse. Ama Allahû Tealâ devreye girmişse, Allah onların işaretlerini birer birer verir ve incelediğimiz zaman yerli yerine tam olarak oturan bir dizaynla karşı karşıya oluruz. Allahû Tealâ diyor ki:
1- Allah’a ulaşmayı dileyeceksiniz.
2- Mürşidinize tâbî olacaksınız.
3- Ruhunuzu Allah’a teslim edeceksiniz.
4- Fizik bedeninizi teslim edeceksiniz.
5- Nefsinizi teslim edeceksiniz.
6- Muhlis olacaksınız.
7- İradenizi teslim edeceksiniz; 7 tane safha.

1- Ruhunuzu,
2- Vechinizi,
3- Nefsinizi,
Read more
Biz size düşman olamayız. Biz size kızamayız. Biz size sadece acırız. Anlamıyor musunuz, biz sizi ...
Media Removed
Biz size düşman olamayız. Biz size kızamayız. Biz size sadece acırız. Anlamıyor musunuz, biz sizi de kurtarmak için varız. Ah sevgili kardeşlerim, anlatamıyorum. Anlamıyorsunuz. Birazcık inceleseniz, biz bu adama düşmanız ama şunun yazdıklarına bir göz atalım deseniz, zaten bizden ... Biz size düşman olamayız. Biz size kızamayız. Biz size sadece acırız. Anlamıyor musunuz, biz sizi de kurtarmak için varız. Ah sevgili kardeşlerim, anlatamıyorum. Anlamıyorsunuz. Birazcık inceleseniz, biz bu adama düşmanız ama şunun yazdıklarına bir göz atalım deseniz, zaten bizden yana olacaksınız. Allah’tan yana olacaksınız. Siz, şu anda şeytandan yanasınız, hâlâ anlamıyorsunuz. Biz insanları ve sizi hidayete erdirmeye çalışıyoruz. Siz, hidayetin ne olduğundan haberdar değilsiniz. Bize karşı çıkıyorsunuz. Peki, bir şey sormak istiyorum sizlere; bundan utanç duymuyor musunuz? Hiç utanmıyor musunuz? Allah’ın tarafı varken şeytanın tarafında olmak size utanç vermiyor mu?

Bakınız, size bu kadar ihtar yazdık. 60-70 tane tavzih oldu bu ihtarlar. O, 60-70 tane tavzihten hiç birisine bugüne kadar hiçbiriniz “Hayır, öyle değildir.” diyemediniz. Demeniz mümkün mü? Onları biz yazmıyoruz ki yazdırılıyoruz, anlamıyor musunuz? Siz Allah’la yarış edebilir misiniz a benim zavallı kardeşlerim? İçinizden bir tanesi ilaç için o 70 tane, 80 tane tavzihin bir tanesine “Hayır, bu yanlış.” diyebildi mi? Hepiniz yalnız kaldığınız zaman veya size özel olarak sual sorulduğu zaman, “Bütün söyledikleri doğru.” diyorsunuz. Ama ondan sonra söz size düştüğünde itiraz ediyorsunuz ve elinizde itiraz edebilecek olan hiçbir nokta yok. Hiçbir dayanağınız yok. Boşluktasınız. Bu boşlukta oluş, bizim karşımızda olmanız çok önemli bir şey değil. Ama biz sizi de kurtarmak istiyoruz. Yazık etmiyor musunuz Kendinize? Siz cehenneme yol alırken o yanlış yönlendirdiğiniz insanları da cehenneme sürüklediğinizin farkında mısınız?
Read more
mihr.com/sohbet/108422
Media Removed
mihr.com/sohbet/108422 mihr.com/sohbet/108422
Şimdi elinizi şöyle kalbinize koyun ve sorun bakalım kendi kendinize; bundan evvel hidayetin ...
Media Removed
Şimdi elinizi şöyle kalbinize koyun ve sorun bakalım kendi kendinize; bundan evvel hidayetin böyle anlatıldığını hiç gördünüz mü? Hidayet böyle anlatılır Kur'ân-ı Kerim’de, bizim anlattığımız gibi. Hani hatırlayacaksınız o kıssayı; Masal bu ya; padişahın oğlu bir kıza âşık olmuş. ... Şimdi elinizi şöyle kalbinize koyun ve sorun bakalım kendi kendinize; bundan evvel hidayetin böyle anlatıldığını hiç gördünüz mü? Hidayet böyle anlatılır Kur'ân-ı Kerim’de, bizim anlattığımız gibi.
Hani hatırlayacaksınız o kıssayı;
Masal bu ya; padişahın oğlu bir kıza âşık olmuş. Padişah da vezirini göndermiş, kızı istemek üzere. Kızın babası demiş ki: “Vermem.” Padişah, baş veziri göndermiş (sadrazamı), adam gene aynı şeyi söylemiş: “Vermem ben kızımı padişahın oğluna.” Padişahı bir derin düşünce almış. Oğlan zayıflamış (şehzade), iğne ipliğe dönmüş. Padişah çare arıyor. En sonunda birisi gelmiş; “Padişahım!” demiş, “Biz bu işi yanlış yaptık. Oraya bostancı başını gönderecektik.” Padişah: “Ne demek istediğini anlamadım ama gönder bostancı başını.” demiş. Bostancı başı yanına birkaç tane bostancı almış (biliyorsunuz, o zamanki polis teşkilâtı bostancılık) ve de bostancı başı bir tekmede adamın evinin kapısını yerle bir ettikten sonra içeri girmiş. İki tane iri yarı bostancı, biri bir koltuğundan, öteki, öteki koltuğundan adamı havaya kaldırmışlar. İçeri giren bostancı başı demiş ki: “Ver kızı.” Kızın babası demiş ki: “Verdim.” O zaman bostancı başı demiş ki: “Yahu sana vezir geldi, baş vezir geldi, hiç utanmadın, onlara kızını vermedin de benim gibi bir bostancı başı parçasına mı veriyorsun kızı?” O da demiş ki: “İyi söylüyorsun da onlar böyle istemediler benden kızı.” Sevgili kardeşlerim, öyleyse farklılık var. O farklılığı anlamaya çalışın. Mutlaka bizim Kur’ân tefsirlerimizi başka Kur’ân’larla karşılaştırın. Ne demek istediğimizi o zaman anlarsınız. Zaten 1. ciltte size verilen ilim, ondan sonrasının hangi sahalarda ne kadar açık ve kesin olduğunu size kesin olarak ispat edecektir. Unutmayın, o Kur'ân-ı Kerim’ler, Mihr Vakfı’nın Kur'ân-ı Kerim’leridir. Allah’ın bize öğrettiği Kur’ân’ın ruhuyla dizayn edilmiştir. Dikkat edin; lâfız insanlara aittir. Ama Kur’ân’ın ruhu, insanlara ait değildir. Eğer Allahû Tealâ bize o ruhu öğretmeseydi, biz de size öğretemezdik. Biz öyle bir ilmin sahibi değiliz. Sadece Allah’ın bize öğrettiklerini sizlere söylemekle, emrettiklerini de yapmakla vazifeliyiz. Bu kadar. Öyleyse orada gördüğünmüz ilmi, diğer 23 Kur'ân-ı
Read more
Allah'a ulaşmayı dilemek, Kur'ân’ın elifbasıdır. O kapıdan geçmedikçe hiçbir teslimi gerçekleştiremezsiniz. ...
Media Removed
Allah'a ulaşmayı dilemek, Kur'ân’ın elifbasıdır. O kapıdan geçmedikçe hiçbir teslimi gerçekleştiremezsiniz. Teslimi gerçekleştiremezseniz, İslâm olamazsınız. İslâm olmak: Ruhu, vechi, nefsi ve iradeyi Allah’a teslim etmek. Allah'a ulaşmayı dilemek, Kur'ân’ın elifbasıdır. O kapıdan geçmedikçe hiçbir teslimi gerçekleştiremezsiniz. Teslimi gerçekleştiremezseniz, İslâm olamazsınız.
İslâm olmak: Ruhu, vechi, nefsi ve iradeyi Allah’a teslim etmek.
Allah'a ulaşmayı dilemek, Kur'ân’ın elifbasıdır. O kapıdan geçmedikçe hiçbir teslimi gerçekleştiremezsiniz. ...
Media Removed
Allah'a ulaşmayı dilemek, Kur'ân’ın elifbasıdır. O kapıdan geçmedikçe hiçbir teslimi gerçekleştiremezsiniz. Teslimi gerçekleştiremezseniz, İslâm olamazsınız. İslâm olmak: Ruhu, vechi, nefsi ve iradeyi Allah’a teslim etmek. Allah'a ulaşmayı dilemek, Kur'ân’ın elifbasıdır. O kapıdan geçmedikçe hiçbir teslimi gerçekleştiremezsiniz. Teslimi gerçekleştiremezseniz, İslâm olamazsınız.
İslâm olmak: Ruhu, vechi, nefsi ve iradeyi Allah’a teslim etmek.
✍AKL edebilmenin ÖLÇÜSÜ İşitmek tir ✍İşitebilmemiz için Kalbimizde HAYR olması lazım. ✍Kalbimizde ...
Media Removed
✍AKL edebilmenin ÖLÇÜSÜ İşitmek tir ✍İşitebilmemiz için Kalbimizde HAYR olması lazım. ✍Kalbimizde HAYR Olabilmesi için Allah'a Meyil Olması Lazım ✍Meylin olabilmesi için Allah'a Ulaşma Dilemeyi İşitip, Allah'a Ulaşmayı Dilemeyi Lazım. 67/MULK-8: Tekâdu temeyyezu minel gayz(gayzi), ... ✍AKL edebilmenin ÖLÇÜSÜ İşitmek tir ✍İşitebilmemiz için Kalbimizde HAYR olması lazım. ✍Kalbimizde HAYR Olabilmesi için Allah'a Meyil Olması Lazım ✍Meylin olabilmesi için Allah'a Ulaşma Dilemeyi İşitip, Allah'a Ulaşmayı Dilemeyi Lazım.

67/MULK-8: Tekâdu temeyyezu minel gayz(gayzi), kullemâ ulkıye fîhâ fevcun seelehum hazenetuhâ e lem ye’tikum nezîr(nezîrun).
(Cehennem) nerede ise öfkesinden çatlayacak gibi olur. Oraya herbir grup atılışında onun (cehennemin) bekçileri onlara: “Size nezir (uyarıcı) gelmedi mi?” diye sordu.

67/MULK-9: Kâlû belâ kad câenâ nezîrun fe kezzebnâ ve kulnâ mâ nezzelallâhu min şey'in entum illâ fî dalâlin kebîr(kebîrin).
Onlar (cehenneme atılanlar) dediler ki: “Evet, bize nezir gelmişti. Fakat biz onu yalanladık ve Allah hiçbir şey indirmemiştir, siz ancak büyük bir dalâlet içindesiniz, dedik.” 67/MULK-10: Ve kâlû lev kunnâ nesmeu ev na'kılu mâ kunnâ fî ashâbis saîr(saîri).
Ve: “Eğer biz işitmiş veya akıl etmiş olsaydık, alevli ateş halkı arasında olmazdık.” dediler.

6 / EN'ÂM - 36 İnnemâ yestecîbullezîne yesmeûn(yesmeûne), vel mevtâ yeb’asuhumullâhu summe ileyhi yurceûn(yurceûne). (Davete) ancak işitenler icabet eder. Ve Allah, ölüleri (ölü olan sem'î isimli işitme hassasını, ölü olan fuad isimli idrak hassasını, ölü olan basar isimli görme hassasını) diriltir. Sonra ona döndürülürler. (Hayatta iken ruhu mürşid eliyle Allah'a döndürülür.) 7 / A'RÂF - 198 Ve in ted’ûhum ilel hudâ lâ yesme’û, ve terâhum yenzurûne ileyke ve hum lâ yubsırûn(yubsırûne). Ve onları eğer hidayete (Allah'a ulaşmaya) çağırırsanız işitmezler. Ve onları sana bakar görürsün ve onlar görmezler.

8 / ENFÂL - 23 Ve lev alimallâhu fî him hayren le esmeahum, ve lev esmeahum le tevellev ve hum mu'ridûne(mu'ridûn). Ve Allah, onların (akıl etmeyen sağır ve dilsizlerin) içinde hayır olduğunu bilse (görse) elbette onlara işittirirdi. Ve onlara işittirse bile (onlar), mutlaka dönerlerdi ve onlar yüz çevirenlerdir.
Read more
Sultan Mahmut iç geçirmiş: “Daha ne yapayım, Tükendi Baba?” demiş. “Vermeyince Mabut, neylesin ...
Media Removed
Sultan Mahmut iç geçirmiş: “Daha ne yapayım, Tükendi Baba?” demiş. “Vermeyince Mabut, neylesin Sultan Mahmut?” demiş. İşte böyle, her kulun nasibi Allah tarafından takdir edilmiştir. İnsan nasip olmayacak bir şey için ne kadar çalışırsa çalışsın boşunadır. Nasipten öte yol gitmez. ... Sultan Mahmut iç geçirmiş: “Daha ne yapayım, Tükendi Baba?” demiş. “Vermeyince Mabut, neylesin Sultan Mahmut?” demiş.

İşte böyle, her kulun nasibi Allah tarafından takdir edilmiştir. İnsan nasip olmayacak bir şey için ne kadar çalışırsa çalışsın boşunadır. Nasipten öte yol gitmez. Yardımı yapan sul­tan da olsa bir şey değişmez.
Read more
Rivayete göre, vaktiyle “Tükendi Baba” ola­rak tanınan bir adamcağız varmış. Bu adam o kadar şanssız, ...
Media Removed
Rivayete göre, vaktiyle “Tükendi Baba” ola­rak tanınan bir adamcağız varmış. Bu adam o kadar şanssız, o kadar şanssız bir adammış ki altın tutsa toprak olurmuş. Talihsizliği daha çocukluğundan belliymiş. Su almak için çeşme başına gönderseler, ya çeşmenin ağzını bir kurbağa tıkar ... Rivayete göre, vaktiyle “Tükendi Baba” ola­rak tanınan bir adamcağız varmış. Bu adam o kadar şanssız, o kadar şanssız bir adammış ki altın tutsa toprak olurmuş. Talihsizliği daha çocukluğundan belliymiş. Su almak için çeşme başına gönderseler, ya çeşmenin ağzını bir kurbağa tıkar ya da su dol­durduğu çömlek çat diye çatlarmış. Bir şey almak için sıraya girse, tam ona gel­diğinde mal tükenirmiş. Tükendi Baha’nın bahtsızlığını memlekette bilmeyen yokmuş. Ünü taa Sultan Mahmut’un kulağına kadar ulaşmış. Sultan Mahmut bu talihsiz adamı merak etmiş. Bir gün kıyafet değiştirip adamın çalış­tığı yere gitmiş. Adamla uzun uzun muhabbet etmiş. Ona kalbi çok ısınmış.

Adamcağız ne kadar talihsiz olduğunu anlattıkça sultan üzülmüş. Saraya dönünce “Bu adamcağızın talihsizliğine bir son vermek lazım” diye düşünmüş. Kocaman bir baklava tepsisi hazırlatmış. Her bir dilimin altına bir altın koydurtmuş. Talihsiz adamın dükkânına göndertmiş baklavayı. Adamcağız baklavayı görünce çok sevinmiş. “Ama” demiş, “bir başıma nasıl yiyeyim ben bu kadar baklavayı?” Tepsiyi hiç bozmadan satmış, eline geçen üç beş kuruşla da dükkândaki eksiklerini almış. Sultan Mahmut bunu duyunca çok bozul­muş. Bu sefer de nar gibi bir tavuk kızarttırıp içini altın doldurtmuş. Yine Tükendi Baba’nın dükkânına gönder­miş. Tükendi Baba tam yiyecekken kapıdan geçen dilenci bir kadıncağız görmüş. “Evde yedi çocuğum aç, hacı baba, gözünü seveyim, bir hayır yapıver” demiş kadın.

Tükendi Baba dayanamamış daha bir lokma almadığı tavuğu kadına verivermiş. Sultan Mahmut altınların yine Tükendi Baba’nın eline geçmediğini duyunca içten içe sinirlenmiş. Ama adamcağızın hayır sahibi olduğunu düşününce siniri yatışmış. Bu sefer işi garantiye almak için altını Tükendi Baha’ya götürmektense, Tükendi Baha’yı altına getirmeye karar vermiş. Dükkânından alınıp getirtilmesi için iki asker göndermiş.Tükendi Baba dükkânının kapısındaki asker­leri görünce çok korkmuş. Hele “Sultanımızın emridir, saraya geleceksiniz” kısmını duyunca neredeyse düşüp bayılacakmış.

Hiç istemese de askerlerle birlikte saraya gitmiş. Yol boyunca da “Acaba ne kabahat işledim?” diye düşünmüş durmuş. Padişah kendisini güler yüzle karşılayıp baş­tan beri
Read more
https://youtu.be/VpxX69f642I https://youtu.be/VpxX69f642I
https://youtu.be/VpxX69f642I https://youtu.be/VpxX69f642I
ALLAH'U TEALA'NIN MEHDİ AS'AM İÇİN KURDUĞU CÜMLE ŞUDUR : SENİ EN ÇOK SEVENİZ, EN ÇOK SENİ SEVENİZ. 6 ...
Media Removed
ALLAH'U TEALA'NIN MEHDİ AS'AM İÇİN KURDUĞU CÜMLE ŞUDUR : SENİ EN ÇOK SEVENİZ, EN ÇOK SENİ SEVENİZ. 6 HAZİRAN 1982. 23 - KAADİRİ MUTLAK SURESİ Bismillahirrahmanirrahim EY İSKENDER EL AZAM KULUMUZ. EY İSKENDER EL EKBER KULUMUZ. İLK İSMİN OSMANLICA, İKİNCİ İSMİN İSE ARAPÇADIR VE ... ALLAH'U TEALA'NIN MEHDİ AS'AM İÇİN KURDUĞU CÜMLE ŞUDUR :

SENİ EN ÇOK SEVENİZ, EN ÇOK SENİ SEVENİZ.

6 HAZİRAN 1982. 23 - KAADİRİ MUTLAK SURESİ

Bismillahirrahmanirrahim

EY İSKENDER EL AZAM KULUMUZ. EY İSKENDER EL EKBER KULUMUZ. İLK İSMİN OSMANLICA, İKİNCİ İSMİN İSE ARAPÇADIR VE AYNI MANAYA GELİRLER. İKİSİDE EN BÜYÜK DEMEKTİR.

DİKKAT ET Kİ BİZ KUR'AN-I KERİM'İMİZDE KENDİMİZDEN BAŞKA KİMSEYE BU EKBER SIFATINI KULLANMADIK.

SENİ EN ÇOK SEVENİZ, EN ÇOK SENİ SEVENİZ.

SEN İRADE BAĞLANMASININ ÜÇÜNCÜ KADEMESİNİ AŞABİLEN VE İRADE KALDIRILMASI İLE ŞEREFLENEN İLK KULUMUZSUN. ÜÇÜNCÜ İRADE BAĞLANMASI BİLDİRDİĞİMİZ GİBİ UBUDİYYET KADEMESİNE TEKABÜL ETMEKTEDİR. SEN UBUDİYYETİ AŞABİLEN İLK KULUMUZSUN.

SEN NE HAYIRLI KULSUNKİ HER İÇRE SENDE BİZ VARIZ. ARTIK SENİN HER ZERRENE İRADE-İ KÜLLİYEMİZLE KUMANDA EDEN BİZİZ. HER OLAYDA FAİL SEN GÖRÜNÜRSÜN OYSA BİZ YAPARIZ. HERKES SENİN YAPTIĞINI SANIR. İLHAM VERDİKLERİMİZ İSE GERÇEĞİN HAYBER KALESİNDEKİ GİBİ OLDUĞUNU BİLİRLER. SANA HER ZERRENDE BİZ TASARRUF EDERİZ.

ARTIK SENİN İRADE-İ CÜZİYEN YOK. O İRADE-İ CÜZİYEYİ REFETTİK VE YERİNE İRADE-İ KÜLLİYE VAZETTİK. ARTIK SEN NE CESEDİNE NE DE NEFSİNE KUMANDA EDEMEZSİN. KUMANDA HER ZERREN İÇİN BİZDEDİR. BİLDİĞİN GİBİ ZATEN
BÜTÜN RUHU SULTANİLERİNE BİZ KUMANDA ETMEKTEYİZ. BİZ YANİ RABBİNİZ ALLAHÛ TEALÂ VE TAKADDES HAZRETLERİ.

SEN MEHDİ KULUMUZSUN. SENİ KÂİNATA BİZİM VEKİLİMİZ VE HALİFEMİZ OLARAK HÜKMEDESİN DİYE GÖNDERDİK.
HÜKMEDEN SEN GÖRÜNECEKSİN. HÜKMÜN HİKMETİN VE KUDRETİN TEK SAHİBİ İSE BİZİZ VE ASLINDA SENİN CESEDİNE VE NEFSİNE TASARRUF EDEREK BİZ HÜKMETMEKTEYİZ.

EVET O DECCALDİR. KÜFRÜN KÂİNAT ÜZERİNDEKİ SON TEMSİLCİSİDİR. O İBLİS TARAFINDAN FİTNE ÇIKARMAKLA VAZİFELENDİRİLDİ. BU ALEMDEN DEĞİLDİR. BİRÇOK ZÜLMANİ İSTİDRACIN SAHİBİ KILINDI.

SENSE MEHDİ KULUMUZSUN. RABBANİYETİN KÂİNATTAKİ SON TEMSİLCİSİSİN. HAZRETİ İSA KULUMUZLA BİRLİKTE DECCALI YENMEKLE VAZİFELİ KILINDIN. SANA BÜTÜN ZERRELERİNDE BİZ TASARRUF ETMEKTE İSEK SEBEBİ İSLAM ADINA KAZANACAĞIN BU SON SAVAŞTIR.

SEN SENİ KAADİRİ MAHLUKTAN KAADİRİ MUTLAKA ÇIKARAN BU TASARRUFUMUZU BÜTÜNÜYLE YAŞAMAKTA OLDUĞUN HALDE KİBİRLENMEDİN. ENELHAK DEMEDİN. ÇÜNKÜ FİZİK OLARAK SADECE RABBİNİN BİR MAHLUKU OLDUĞUNUN İDRAKİ İÇİNDESİN. BU TEC
Read more
110/NASR-1: İzâ câe nasrullâhi vel feth(fethu). Allah’ın yardımı ve fetih geldiği zaman. 110/NASR-2: ...
Media Removed
110/NASR-1: İzâ câe nasrullâhi vel feth(fethu). Allah’ın yardımı ve fetih geldiği zaman. 110/NASR-2: Ve reeyten nâse yedhulûne fî dînillâhi efvâcâ(efvâcen). Ve insanların grup grup Allah’ın dînine girdiğini gördüğün (zaman). "Allah'ın yardımı ve fetih günü geldiği zaman, ... 110/NASR-1: İzâ câe nasrullâhi vel feth(fethu).
Allah’ın yardımı ve fetih geldiği zaman.

110/NASR-2: Ve reeyten nâse yedhulûne fî dînillâhi efvâcâ(efvâcen).
Ve insanların grup grup Allah’ın dînine girdiğini gördüğün (zaman). "Allah'ın yardımı ve fetih günü geldiği zaman, insanların dalga dalga Allah'ın Dîni’ne girdiğini göreceksin"
Fetih günü, Allah'ın nurunun hayatta olan hemen herkesin kalbine ulaşacağı, yani nurun tamamlanacağı gündür. Ve o günler artık, hamdolsun Yüce Rabbimize ki çok uzaklarda değildir, sonuna ulaşılmaktadır. Çünkü "Livay-ı Hamd" açık bir işarettir.

Allahû Zülcelâl Hz.lerinin önümüzdeki günlerde daha açıklık kazanacak olan nurunu tamamlaması artık şekillenmiştir.

Önce şunu kesin çizgilerle aydınlatmıştır ki, ahlaksızlar bu devrede hayatta kalamazlar. Onlar için ölüm muhakkaktır, kaçınılmazdır. Öyle ise Allah'a inanmayarak ve Allah'ın emrine itaat etmeyerek, nefsinin dediklerine boyun eğen ve yanlış yollara sapan herkes bu âlemden ayrılacaktır. Üstelik çevrelerindekileri de ölüme sürükleyerek öleceklerdir. Görülüyor ki yakın tehlike insanlığı apaçık bir şekilde İslâm'a davet etmektedir.
Read more
110/NASR-1: İzâ câe nasrullâhi vel feth(fethu). Allah’ın yardımı ve fetih geldiği zaman. 110/NASR-2: ...
Media Removed
110/NASR-1: İzâ câe nasrullâhi vel feth(fethu). Allah’ın yardımı ve fetih geldiği zaman. 110/NASR-2: Ve reeyten nâse yedhulûne fî dînillâhi efvâcâ(efvâcen). Ve insanların grup grup Allah’ın dînine girdiğini gördüğün (zaman). "Allah'ın yardımı ve fetih günü geldiği zaman, ... 110/NASR-1: İzâ câe nasrullâhi vel feth(fethu).
Allah’ın yardımı ve fetih geldiği zaman.

110/NASR-2: Ve reeyten nâse yedhulûne fî dînillâhi efvâcâ(efvâcen).
Ve insanların grup grup Allah’ın dînine girdiğini gördüğün (zaman). "Allah'ın yardımı ve fetih günü geldiği zaman, insanların dalga dalga Allah'ın Dîni’ne girdiğini göreceksin"
Fetih günü, Allah'ın nurunun hayatta olan hemen herkesin kalbine ulaşacağı, yani nurun tamamlanacağı gündür. Ve o günler artık, hamdolsun Yüce Rabbimize ki çok uzaklarda değildir, sonuna ulaşılmaktadır. Çünkü "Livay-ı Hamd" açık bir işarettir.

Allahû Zülcelâl Hz.lerinin önümüzdeki günlerde daha açıklık kazanacak olan nurunu tamamlaması artık şekillenmiştir.

Önce şunu kesin çizgilerle aydınlatmıştır ki, ahlaksızlar bu devrede hayatta kalamazlar. Onlar için ölüm muhakkaktır, kaçınılmazdır. Öyle ise Allah'a inanmayarak ve Allah'ın emrine itaat etmeyerek, nefsinin dediklerine boyun eğen ve yanlış yollara sapan herkes bu âlemden ayrılacaktır. Üstelik çevrelerindekileri de ölüme sürükleyerek öleceklerdir. Görülüyor ki yakın tehlike insanlığı apaçık bir şekilde İslâm'a davet etmektedir.
Read more
110/NASR-1: İzâ câe nasrullâhi vel feth(fethu). Allah’ın yardımı ve fetih geldiği zaman. 110/NASR-2: ...
Media Removed
110/NASR-1: İzâ câe nasrullâhi vel feth(fethu). Allah’ın yardımı ve fetih geldiği zaman. 110/NASR-2: Ve reeyten nâse yedhulûne fî dînillâhi efvâcâ(efvâcen). Ve insanların grup grup Allah’ın dînine girdiğini gördüğün (zaman). "Allah'ın yardımı ve fetih günü geldiği zaman, ... 110/NASR-1: İzâ câe nasrullâhi vel feth(fethu).
Allah’ın yardımı ve fetih geldiği zaman.

110/NASR-2: Ve reeyten nâse yedhulûne fî dînillâhi efvâcâ(efvâcen).
Ve insanların grup grup Allah’ın dînine girdiğini gördüğün (zaman). "Allah'ın yardımı ve fetih günü geldiği zaman, insanların dalga dalga Allah'ın Dîni’ne girdiğini göreceksin"
Fetih günü, Allah'ın nurunun hayatta olan hemen herkesin kalbine ulaşacağı, yani nurun tamamlanacağı gündür. Ve o günler artık, hamdolsun Yüce Rabbimize ki çok uzaklarda değildir, sonuna ulaşılmaktadır. Çünkü "Livay-ı Hamd" açık bir işarettir.

Allahû Zülcelâl Hz.lerinin önümüzdeki günlerde daha açıklık kazanacak olan nurunu tamamlaması artık şekillenmiştir.

Önce şunu kesin çizgilerle aydınlatmıştır ki, ahlaksızlar bu devrede hayatta kalamazlar. Onlar için ölüm muhakkaktır, kaçınılmazdır. Öyle ise Allah'a inanmayarak ve Allah'ın emrine itaat etmeyerek, nefsinin dediklerine boyun eğen ve yanlış yollara sapan herkes bu âlemden ayrılacaktır. Üstelik çevrelerindekileri de ölüme sürükleyerek öleceklerdir. Görülüyor ki yakın tehlike insanlığı apaçık bir şekilde İslâm'a davet etmektedir.
Read more
110/NASR-1: İzâ câe nasrullâhi vel feth(fethu). Allah’ın yardımı ve fetih geldiği zaman. 110/NASR-2: ...
Media Removed
110/NASR-1: İzâ câe nasrullâhi vel feth(fethu). Allah’ın yardımı ve fetih geldiği zaman. 110/NASR-2: Ve reeyten nâse yedhulûne fî dînillâhi efvâcâ(efvâcen). Ve insanların grup grup Allah’ın dînine girdiğini gördüğün (zaman). "Allah'ın yardımı ve fetih günü geldiği zaman, ... 110/NASR-1: İzâ câe nasrullâhi vel feth(fethu).
Allah’ın yardımı ve fetih geldiği zaman.

110/NASR-2: Ve reeyten nâse yedhulûne fî dînillâhi efvâcâ(efvâcen).
Ve insanların grup grup Allah’ın dînine girdiğini gördüğün (zaman). "Allah'ın yardımı ve fetih günü geldiği zaman, insanların dalga dalga Allah'ın Dîni’ne girdiğini göreceksin"
Fetih günü, Allah'ın nurunun hayatta olan hemen herkesin kalbine ulaşacağı, yani nurun tamamlanacağı gündür. Ve o günler artık, hamdolsun Yüce Rabbimize ki çok uzaklarda değildir, sonuna ulaşılmaktadır. Çünkü "Livay-ı Hamd" açık bir işarettir.

Allahû Zülcelâl Hz.lerinin önümüzdeki günlerde daha açıklık kazanacak olan nurunu tamamlaması artık şekillenmiştir.

Önce şunu kesin çizgilerle aydınlatmıştır ki, ahlaksızlar bu devrede hayatta kalamazlar. Onlar için ölüm muhakkaktır, kaçınılmazdır. Öyle ise Allah'a inanmayarak ve Allah'ın emrine itaat etmeyerek, nefsinin dediklerine boyun eğen ve yanlış yollara sapan herkes bu âlemden ayrılacaktır. Üstelik çevrelerindekileri de ölüme sürükleyerek öleceklerdir. Görülüyor ki yakın tehlike insanlığı apaçık bir şekilde İslâm'a davet etmektedir.
Read more
110/NASR-1: İzâ câe nasrullâhi vel feth(fethu). Allah’ın yardımı ve fetih geldiği zaman. 110/NASR-2: ...
Media Removed
110/NASR-1: İzâ câe nasrullâhi vel feth(fethu). Allah’ın yardımı ve fetih geldiği zaman. 110/NASR-2: Ve reeyten nâse yedhulûne fî dînillâhi efvâcâ(efvâcen). Ve insanların grup grup Allah’ın dînine girdiğini gördüğün (zaman). "Allah'ın yardımı ve fetih günü geldiği zaman, ... 110/NASR-1: İzâ câe nasrullâhi vel feth(fethu).
Allah’ın yardımı ve fetih geldiği zaman.

110/NASR-2: Ve reeyten nâse yedhulûne fî dînillâhi efvâcâ(efvâcen).
Ve insanların grup grup Allah’ın dînine girdiğini gördüğün (zaman). "Allah'ın yardımı ve fetih günü geldiği zaman, insanların dalga dalga Allah'ın Dîni’ne girdiğini göreceksin"
Fetih günü, Allah'ın nurunun hayatta olan hemen herkesin kalbine ulaşacağı, yani nurun tamamlanacağı gündür. Ve o günler artık, hamdolsun Yüce Rabbimize ki çok uzaklarda değildir, sonuna ulaşılmaktadır. Çünkü "Livay-ı Hamd" açık bir işarettir.

Allahû Zülcelâl Hz.lerinin önümüzdeki günlerde daha açıklık kazanacak olan nurunu tamamlaması artık şekillenmiştir.

Önce şunu kesin çizgilerle aydınlatmıştır ki, ahlaksızlar bu devrede hayatta kalamazlar. Onlar için ölüm muhakkaktır, kaçınılmazdır. Öyle ise Allah'a inanmayarak ve Allah'ın emrine itaat etmeyerek, nefsinin dediklerine boyun eğen ve yanlış yollara sapan herkes bu âlemden ayrılacaktır. Üstelik çevrelerindekileri de ölüme sürükleyerek öleceklerdir. Görülüyor ki yakın tehlike insanlığı apaçık bir şekilde İslâm'a davet etmektedir.
Read more
110/NASR-1: İzâ câe nasrullâhi vel feth(fethu). Allah’ın yardımı ve fetih geldiği zaman. 110/NASR-2: ...
Media Removed
110/NASR-1: İzâ câe nasrullâhi vel feth(fethu). Allah’ın yardımı ve fetih geldiği zaman. 110/NASR-2: Ve reeyten nâse yedhulûne fî dînillâhi efvâcâ(efvâcen). Ve insanların grup grup Allah’ın dînine girdiğini gördüğün (zaman). "Allah'ın yardımı ve fetih günü geldiği zaman, ... 110/NASR-1: İzâ câe nasrullâhi vel feth(fethu).
Allah’ın yardımı ve fetih geldiği zaman.

110/NASR-2: Ve reeyten nâse yedhulûne fî dînillâhi efvâcâ(efvâcen).
Ve insanların grup grup Allah’ın dînine girdiğini gördüğün (zaman). "Allah'ın yardımı ve fetih günü geldiği zaman, insanların dalga dalga Allah'ın Dîni’ne girdiğini göreceksin"
Fetih günü, Allah'ın nurunun hayatta olan hemen herkesin kalbine ulaşacağı, yani nurun tamamlanacağı gündür. Ve o günler artık, hamdolsun Yüce Rabbimize ki çok uzaklarda değildir, sonuna ulaşılmaktadır. Çünkü "Livay-ı Hamd" açık bir işarettir.

Allahû Zülcelâl Hz.lerinin önümüzdeki günlerde daha açıklık kazanacak olan nurunu tamamlaması artık şekillenmiştir.

Önce şunu kesin çizgilerle aydınlatmıştır ki, ahlaksızlar bu devrede hayatta kalamazlar. Onlar için ölüm muhakkaktır, kaçınılmazdır. Öyle ise Allah'a inanmayarak ve Allah'ın emrine itaat etmeyerek, nefsinin dediklerine boyun eğen ve yanlış yollara sapan herkes bu âlemden ayrılacaktır. Üstelik çevrelerindekileri de ölüme sürükleyerek öleceklerdir. Görülüyor ki yakın tehlike insanlığı apaçık bir şekilde İslâm'a davet etmektedir.
Read more
110/NASR-1: İzâ câe nasrullâhi vel feth(fethu). Allah’ın yardımı ve fetih geldiği zaman. 110/NASR-2: ...
Media Removed
110/NASR-1: İzâ câe nasrullâhi vel feth(fethu). Allah’ın yardımı ve fetih geldiği zaman. 110/NASR-2: Ve reeyten nâse yedhulûne fî dînillâhi efvâcâ(efvâcen). Ve insanların grup grup Allah’ın dînine girdiğini gördüğün (zaman). "Allah'ın yardımı ve fetih günü geldiği zaman, ... 110/NASR-1: İzâ câe nasrullâhi vel feth(fethu).
Allah’ın yardımı ve fetih geldiği zaman.

110/NASR-2: Ve reeyten nâse yedhulûne fî dînillâhi efvâcâ(efvâcen).
Ve insanların grup grup Allah’ın dînine girdiğini gördüğün (zaman). "Allah'ın yardımı ve fetih günü geldiği zaman, insanların dalga dalga Allah'ın Dîni’ne girdiğini göreceksin"
Fetih günü, Allah'ın nurunun hayatta olan hemen herkesin kalbine ulaşacağı, yani nurun tamamlanacağı gündür. Ve o günler artık, hamdolsun Yüce Rabbimize ki çok uzaklarda değildir, sonuna ulaşılmaktadır. Çünkü "Livay-ı Hamd" açık bir işarettir.

Allahû Zülcelâl Hz.lerinin önümüzdeki günlerde daha açıklık kazanacak olan nurunu tamamlaması artık şekillenmiştir.

Önce şunu kesin çizgilerle aydınlatmıştır ki, ahlaksızlar bu devrede hayatta kalamazlar. Onlar için ölüm muhakkaktır, kaçınılmazdır. Öyle ise Allah'a inanmayarak ve Allah'ın emrine itaat etmeyerek, nefsinin dediklerine boyun eğen ve yanlış yollara sapan herkes bu âlemden ayrılacaktır. Üstelik çevrelerindekileri de ölüme sürükleyerek öleceklerdir. Görülüyor ki yakın tehlike insanlığı apaçık bir şekilde İslâm'a davet etmektedir.
Read more
Yarabbim sana 4 teslim (ruh,fizik vücut,nefs,ve irade teslimi) ile sana ulaşmayı sana teslim ...
Media Removed
Yarabbim sana 4 teslim (ruh,fizik vücut,nefs,ve irade teslimi) ile sana ulaşmayı sana teslim olmayı senin vechini zatını Nur Cemal'ini kalp gözüyle görerek Efendimiz Mehdi as' ile hizmet eden sana köle olan sabikunel ahirin kullarından olmayı canı gönülden diliyorum Ne olur bana yardım ... Yarabbim sana 4 teslim (ruh,fizik vücut,nefs,ve irade teslimi) ile sana ulaşmayı sana teslim olmayı senin vechini zatını Nur Cemal'ini kalp gözüyle görerek Efendimiz Mehdi as' ile hizmet eden sana köle olan sabikunel ahirin kullarından olmayı canı gönülden diliyorum Ne olur bana yardım et isteğimi gerçekleştir
MÜRŞİDİNİ GÖRMEYİ DİLEYENLERİN HACET NAMAZINI KILMASI ☼ Gusûl abdesti almak. ☼ Namaz abdesti almak. ☼ Hacet namazı kılmak.

Allah’tan herhangibir haceti olan veya mürşidine ulaşmak isteyen kimse hacet namazı kılar. Bu namaz, perşembeyi cumaya bağlayan gece ya da kandil gecelerinde kılınır. Bu mümkün olmazsa herhangibir gecede de kılınabilir. Öncelikle boy abdesti alınır. Hacet namazına niyet edildikten sonra aşağıdaki âyetler okunur:

1. Rekât: Subhaneke + Fatiha + 3 Âyetel Kursî

2. Rekât: Fatiha + İhlas + Felâk + Nâs

Oturuş: Ettehiyyatu

3. Rekât: Fatiha + İhlas + Felâk + Nâs

4. Rekât: Fatiha + İhlas + Felâk + Nâs

Oturuş: Ettehiyyatu + Allahumme Salli + Allahumme Barik + Rabbena

Namaz bittikten sonra kişi, Allah’tan haceti neyse onu veya mürşidini diler. Konuşulmaz. Kıble, yatağın sağ tarafında kalmalı ve kişi vücudunun ön cephesi kıbleye doğru olarak, yanüstü dönüp yatmalıdır. Yattıktan sonra üç kere Âyetel Kursi okunur. Allah’tan, zahirî veya batınî hacet ya da mürşid dilenir. Ardından sessiz zikir (zikr-i hafi) yapılır.Yanüstü yatıldığından sağ kulak yastığa gelecektir. Baş, hafifçe sağa sola oynatılarak kalp atışlarının (kulaktaki basınç sebebiyle) rahatça duyulacağı pozisyona gelinir. Kalbin her çift atışında “Allah, Allah” diyerek, sessiz şekilde içinden Allah zikredilir.

Hacet namazının ilk kılındığı gece, hacete dair bir rüya görülmezse, hedefe ulaşana kadar perşembeyi cumaya bağlayan geceler, devam edilmelidir. Her gece de kılınabilir. @Allaha_ulasmayi_dilemek ❤🌹❤
Read more
SİZ, BİZİM ÜLKEMİZDEKİLER! SİZE SESLENİYORUM. YENİLGİYE UĞRADIĞINIZ ZAMAN.. SİZ,BİZİ DAVET EDECEKSİNİZ BİZE VE KARDEŞLERİMİZE DİKKATLE BAKIN. VE GELECEKTE NELER OLACAĞINI ADIM ADIM SEYREDİN. Kur’ân-ı Kerim’deki bütün kavramları değiştiren bu dîn adamlarına dikkatle bakın ... SİZ, BİZİM ÜLKEMİZDEKİLER! SİZE SESLENİYORUM. YENİLGİYE UĞRADIĞINIZ ZAMAN.. SİZ,BİZİ DAVET EDECEKSİNİZ

BİZE VE KARDEŞLERİMİZE DİKKATLE BAKIN. VE GELECEKTE NELER OLACAĞINI ADIM ADIM SEYREDİN.
Kur’ân-ı Kerim’deki bütün kavramları değiştiren bu dîn adamlarına dikkatle bakın ki; bütün yanlışlıkları zaman içerisinde bizim mutlaka düzelttiğimizi göreceksiniz. Başka birisi değil, o yanlışlıkları düzeltecek olan biziz. Bu görev bize verildi. Aranızda hiç kimse bunları incelemeyecek mi zannediyorsunuz? Aramıza katılan 500 bin kişi; onlar sizin yanlış fikirlerinize iştirak etmiyorlar. Allah’ın güzellikleriyle meşguller. Hiçbir zaman size düşman olmayacaklar. Onlar, Allah’ın düşmanları bizim ülkemize saldırdığı takdirde ne olduklarını gösterirler. Ama onlara dikkatle bakın, biz bir kuvvetiz. Ve henüz hiçbir olaya karışmadık. Sözümüze dikkat edin, henüz dedik.

Öyleyse Allahû Tealâ’nın İndi’nde bir şeyi dikkatle yerli yerine oturtun. Biz bir kuvvetiz. İkinci defadır bunu söylüyorum ve Allah’ın düşmanları için varız. Allahû Tealâ, bu düşmanlıkları hep bizim vatan sevgimizin ötesinde gösteriyor. Bizim ülkemizin düşmanlarına karşı düşmanız.

Öyleyse sakın ola ki bize olan düşmanlığınızı, ülkemize karşı düşmanlık haline çevirmeyin. Belki bir gün ne demek istediğimi anlayacaksınız. Her zaman böyle kalmayacağız. Allah’ın emirleri bizim için mukaddestir. O emirlere canımız pahasına, kanımız pahasına mutlaka itaat ederiz. Osmanlı, bu yüzden dünyanın hâkimi oldu. Ve bir gün bu yüzden İslâm ve özellikle bizler dünyaya hâkim olacağız. Dikkat edin, dünyaya hâkim olmak derken asla onlara hükmetmek, onları nefsimizle idare etmek; böyle bir şey aklımızın köşesinden bile geçmez. Olaylar bizi oraya götürecek.
Siz, bizim ülkemizdekiler! Size sesleniyorum. Bir gün yenilgiye uğradığınız zaman sizi kurtaracak olanın, Allahû Tealâ’nın yardımıyla biz olduğumuzu o zaman hatırlayacaksınız. Hayır, biz oraya gelmeyeceğiz. Siz, bizi davet edeceksiniz. Siz, bizi davet edeceksiniz. Siz, bizi davet edeceksiniz. Bu olaylar birer birer yaşanacak dünya üzerinde. Kimliğimizi anladığınız gün Allahû Tealâ’nın ne kadar büyük bir ni’metini seçtiğinizi göreceksiniz. Kendinize ne kadar yazık ettiğinizi ve bi
Read more
@gazi.otat @CeddimizEvrenosbey #BozokluHan
Media Removed
@gazi.otat @CeddimizEvrenosbey #BozokluHan @gazi.otat @CeddimizEvrenosbey #BozokluHan
Yıllar önceydi, sene 1972. O zamanlar genç bir gazeteciydim. Türkiye’den bazı siyasiler ve iş ...
Media Removed
Yıllar önceydi, sene 1972. O zamanlar genç bir gazeteciydim. Türkiye’den bazı siyasiler ve iş adamları İsrail’e resmi ziyarette bulunuyorlardı. Biz de gelişmeleri izlemek için oradaydık. Bir sıcak mayıs akşamıydı. Her ziyarette olduğu gibi sıradan bir işti anlayacağınız. Ziyaretin ... Yıllar önceydi, sene 1972. O zamanlar genç bir gazeteciydim. Türkiye’den bazı siyasiler ve iş adamları İsrail’e resmi ziyarette bulunuyorlardı. Biz de gelişmeleri izlemek için oradaydık. Bir sıcak mayıs akşamıydı. Her ziyarette olduğu gibi sıradan bir işti anlayacağınız. Ziyaretin dördüncü günü bize tarihi ve turistik yerleri gezdirmeye başladılar, kafile olarak Mescid-i Aksa’ya vardık. Heyecanlanmıştım asırlık merdivenlerden yukarı çıkarken. Üstteki avluya ‘on iki bin şamdanlı avlu’ diyorlar. Yavuz Sultan Selim Han, Kudüs’e gelince bu avluda on iki bin şamdan mum yaktırmış. Koca Osmanlı ordusu yatsı namazını o mumların ışığında kılmış, adı oradan geliyor.
Avlunun kenarında biri dikkatimi çekti. Doksan yaşlarında bir adam… Üzerinde kendinden daha yaşlı bir asker üniforması; her yanı yama içinde, hatta bazı yamaların bile tekrar yamanmış olduğu bir elbise... Asırlık ağaçların gövdesindeki halkalar misali yamaları yaşını göstermeye çalışıyordu sanki.
Orada ayakta bekliyordu, sırtına zorla yapıştırılmış gibi duran hafif kamburu da olmasa dimdik duracaktı. İki metreye yakın boyu ile yaşlıydı ama bir o kadar da vakur. Şaşırmıştım. ‘Acaba bu adam bu sıcakta güneş altında neden dikilip duruyor’ dedim içimden. Bizi gezdiren rehbere sordum; ‘Ben kendimi bildim bileli her gün buraya gelir. Akşama kadar bekler. Ne kimseyi dinler, ne de kimseyle konuşur. Sadece bekler, delinin teki herhalde.’ dedi. Bu yaşta bu sıcakta sebepsiz beklemeyeceğini biliyordum. Bembeyaz sakalının hafif titremesi rüzgardan mıydı, senelerin bedene yüklediği ağır yükten mi bilemedim. Kafasında eski bir kalpak, sanki kanatlanıp gidecek bir kumru misali bekliyordu.
Konuşmakla konuşmamak arasında kararsız kaldım. Yanına yaklaştığımı fark etti, ama kımıldamadı. ‘Selamün aleyküm baba.’ dedim. Başını biraz bana doğru çevirdi, durakladı ve çatallanmış titrek bir sesle “Aleyküm selam oğul.” dedi. ‘Hayırdır baba sen kimsin, burada ne yapıyorsun?’ dedim. “Ben...” dedi titreyen bir sesle. “Ben, Osmanlı Ordusu, Yirminci Kolordu, Otuz Altıncı Tabur, Sekizinci Bölük, On Birinci Ağır Makineli Tüfek Takımı Komutanı Onbaşı Hasan’ım.” Sesinde titreme kalmamıştı. Genç bir askerin tekmil vermesi gibi tekrarladı
Read more
AK PARTİ MECLİS KONUŞMASINDAN... Konu: Ekonomik Adalet 06.07.2003 ✍Akp demiyoruz Sevgili Kardeşlerimiz AK Parti diyoruz Gerçketen bir AK Parti ile karşı karşıyayız ✍Adalet Dağıtması gereken Kurumların Adaletsizlik dağıttığını yaşadık beraberce. Özelikle inananlara karşı ... AK PARTİ MECLİS KONUŞMASINDAN... Konu: Ekonomik Adalet 06.07.2003 ✍Akp demiyoruz Sevgili Kardeşlerimiz AK Parti diyoruz
Gerçketen bir AK Parti ile karşı karşıyayız ✍Adalet Dağıtması gereken Kurumların Adaletsizlik dağıttığını yaşadık beraberce.

Özelikle inananlara karşı Allah'ın Dostlarına Karşı Adalet Mekanizması Adaleti değil Adaletsizliği yerine getirdi. ✍Radyo Televizyon Üst Kurulu sadece ALLAH'IN SESİNİ duyurmak isteyen RADYOLARI TELEVİZYONLARI en Adaletsiz bir biçimde birer birer kapatmayı başardılar.

Aslında Hakim Savcı hepsi bir arada olan Televizyon üst kurulunda Davalıya En Ufak bir müdafaa hakkı verilmemekteydi. Hala da öyledir.

Öyle ise ADALET VE KALKINMA PARTİSİ bu konuda kendisine düşeni yapabilecek mi bunu gelecek günlerde göreceğiz. Her ne kadar görevi çok zorsada. ✍Gelin görün ki bunlardan İcra ile Adalet müessesi Adaleti temsil eden müesseseler biraz daha ileri gidelim Tesriî müesseside Kanun Koyma müesseside çoğunluk bu Ülkeye İhanet edenlerin elinde olduğu için bir çok yolsuzlukların perde arkasında oynanan oyunların ihtirasların rüşvetlerin hepsi yakın gelecekte hepsi açıklanacak tahakkuk etmesine yol açtı. ✍Öyle ise bir Özgür Cumhuriyet Hükümetinin nerelerden nerelere geldiğine dikkatle bakalım... Hortumcular açıklandığı zaman herkesin ağzı bir karış açık kalacak bu kadarıda olurmuş mu diye ama olduğunu göreceksiniz. ✍Osmanlı Adaleti Ahlakına Dayalıdır.

Bütün kararlar Yargı Olanlarında ki bütün Kararlar bir gün de verilirdi Sevgili Kardeşlerim. Sadede bir Tek Gün.

Neden acaba böyle yapabiliyorlardı Hakimler o zamanki adı ile Kadılar. Çünkü Kadıların hepsi Allah'tan emir alıyorlardı.

Mutlaka o seviyede olan insanlar getirilir di Kadılık Mevkiine yani Allah'a sorma yetkisinde olanlar.

Hiç bir karar Adaletsiz olamazdı. Ve kararın savsaklanmasına gerek yoktu.

Bir tek gün Davalıda orda Davacıda orda Kadıda orda
Dinleme, Soruş ve Karar bu kadar.

Sonuc; DÜNYA ADALETİ.

Neden öyle çünkü Allah ile çok yakın bir ilişki içerisinde Osmanlı Yükleme Devresinde. ✍Esnafın yüzde yüzü Tasavvuf Erbabı. ✍Asker sınıfının bütünü Allah'ın Askeri. ✍Kösler vurulduğu zaman onlar Primiz Hacı Bektaşi Veli diye... Haykırdıkları... zamam dağl
Read more
1 - 2-BAKARA / 128 : Rabbenâ vec’alnâ muslimeyni leke ve min zurriyyetinâ ummeten muslimeten leke ...
Media Removed
1 - 2-BAKARA / 128 : Rabbenâ vec’alnâ muslimeyni leke ve min zurriyyetinâ ummeten muslimeten leke ve erinâ menâsikenâ ve tub aleynâ, inneke entet tevvâbur rahîm(rahîmu). Rabbimiz, bizim ikimizi sana teslim olanlardan kıl, zürriyetimizden de sana teslim olan bir ümmet (kıl) ve bize ... 1 - 2-BAKARA / 128 : Rabbenâ vec’alnâ muslimeyni leke ve min zurriyyetinâ ummeten muslimeten leke ve erinâ menâsikenâ ve tub aleynâ, inneke entet tevvâbur rahîm(rahîmu).
Rabbimiz, bizim ikimizi sana teslim olanlardan kıl, zürriyetimizden de sana teslim olan bir ümmet (kıl) ve bize (hac) ibadetinin yerlerini (ve kurallarını) göster ve tövbemizi kabul et. Muhakkak ki Sen, Sen, tövbeleri kabul edensin, rahmet edensin (rahmet nuru gönderensin).
Read more
Aşağıdaki yazı uzun gibi görünüyorsa da birkaç kitap okumaya bedel bir yazıdır. Bu muazzam yazıyı ...
Media Removed
Aşağıdaki yazı uzun gibi görünüyorsa da birkaç kitap okumaya bedel bir yazıdır. Bu muazzam yazıyı bana ITÜ'den arkadaşım AHMET ERDEMLI yolladı. Beş yaşında idim. Rahmetli babaannem pirinç ayıklıyordu. Bir tane yere düştü.. Babaannem eğildi, aramaya başladı. Sağa bakıyor, sola ... Aşağıdaki yazı uzun gibi görünüyorsa da birkaç kitap okumaya bedel bir yazıdır. Bu muazzam yazıyı bana ITÜ'den arkadaşım AHMET ERDEMLI yolladı.

Beş yaşında idim. Rahmetli babaannem pirinç ayıklıyordu. Bir tane yere düştü.. Babaannem eğildi, aramaya başladı. Sağa bakıyor, sola bakıyor, bulmaya çalışıyordu . Çocukluk iste, -Aman babaanne dedim. - Bir pirinç tanesi için bu kadar caba harcamaya, yorulmaya değer mi? Rahmetli ilk defa sertleşti bana karşı, öfkeyle doğruldu. -Sen oturduğun yerden ahkâm kesiyorsun, ' dedi. - Hiç pirinç üretilirken gördün mü? İnsanlar ne kadar zorluk çekiyorlar. Bir pirinç tanesinde kaç insanin göz nuru, alın teri, emeği, çilesi var biliyor musun?' Utancımdan kıpkırmızı olmuştum. Aradan yıllar geçti. Hukuk Fakültesinde öğrenciyim. Alain'in proposlarini okuyorum.. Birden irkildim. Babaannemi hatırladım. Alain, bir insan yerde bir iğne görüp de eğilip almazsa, bütün uygarlığa karşı ihanet etmiş olur diyordu. İlave ediyordu. Bir iğnenin üretiminde binlerce insanin alın teri, göz nuru, el emeği vardır diyordu.. On dokuz yıl evveldi. Stockholm'e gitmiştim. Bir otele indim. Geceydi. Sabahleyin, traş olmak i çin lavaboya gittiğimde, aynanın yanında ilginç bir not gördüm. 'Lütfen traştan sonra jiletinizi çöpe atmayın, yanda bir kutu var oraya bırakın, bir tek jiletle dahi olsa, İsveç çelik sanayisine yardımcı olun' diyordu. Doğrusu hayretler içinde kaldım. Çocukluğumdan beri çelik eşya denince akla İsveç çeliği gelir. Birçok eşya üzerinde' İsveç çeliğinden yapılmıştır' diye yazardı. İste o ülke, kullanılmış bir tek ufacık jiletin bile çöpe gitmesini istemiyor, ona sahip çıkıyor, gelen turistlere rica yollu uyarıda bulunuyordu. İsviçre'de zaman zaman, belli periyotlarda radyolar, televizyonlar bir haberi duyurur. 'Şu tarihte, su saatte, adamlarımız gelecek. Siz lütfen hazırlığınızı yapın. Okumadığınız, ilgilenmediğiniz, kullanmadığınız ne kadar kitap, dergi, gazete varsa, kâğıt, ambalaj, kutu varsa, velev ki, bir ilaç prospektüsü dahi olsa, kapının önüne koyun. İsviçre'nin kalkınmasına yardımcı olun. Fazla ağaç ziyanına engel olun.' Japonlar son
Read more