Dedi deäÿil olay dediğin

Unique profiles
60
Most used tags
Total likes
0
Top locations
Psikolog 0544 7243650, Dolmabahçe, Istanbul, Turkey, Bursa
Average media age
584.3 days
to ratio
5.6
@ucankustv #GeceKusu @sibelmiralogluu Tesekkurler #Kadınlar Şiddet Gördükleri Erkekleri Neden #Terk Etmiyor? Kadınların #şiddet gördükleri erkekleri neden terk etmediği hep sorulur. Aslinda Kadınlar ilişkilerinin değil,şiddetin bitmesini istiyorlar.Son günlerde #magazin ... @ucankustv #GeceKusu @sibelmiralogluu Tesekkurler #Kadınlar Şiddet Gördükleri Erkekleri Neden #Terk Etmiyor? Kadınların #şiddet gördükleri erkekleri neden terk etmediği hep sorulur. Aslinda Kadınlar ilişkilerinin değil,şiddetin bitmesini istiyorlar.Son günlerde #magazin sayfalarında sık sık şiddet #haberler i okuyoruz.Kamuoyunda tanınan bu kadınların nasıl şiddet gördüklerini,şiddet gördükleri kişilerden ayrıldıklarını, #dava açtıklarını, ardından da “şiddet yüzünden terk ettiği ve 'Bir daha asla bir araya gelmemiz mümkün değil' dediği kişiyle (bilmem kaçıncı kez) barıştıklarını” izliyoruz.“ #Ünlü” olsun olmasın, kadınların şiddet gördükleri erkekleri neden #terk etmediği hep sorgulanan bir konudur. Bu #sorgulama çoğu zaman, şiddet gören kadının yargılanması ve "o da haketmiş" sözleriyle sonlanır. Bunun böyle olmaması gerektiğini bilsek de, kadınların neden terk etmediğini de bilmiyoruz. Kadınlar ilişkilerinin değil, şiddetin bitmesini istiyorlar. Ve #önemli bir mesaj:“Şiddet sizden kaynaklanmadığı için siz durduramazsınız. Durdurmaya çalışarak #vakit harcamayın. #Şiddet bir ilişkinin başında varsa, katlanarak devam eder.Ne kadar erken o ilişkiden çıkarsanız, o kadar kolay olur.”
#Çulfa, şiddet uygulayan kişilerin manipülatif karakterlerine dikkat çekti ve meseleyi daha iyi kavramam için bana kişisel bir örnek sundu:
"Şiddet uygulayan kişiler ne kadar iyi eğitimliyse, o kadar #manipülatif olur. Örneğin sizin sevgiliniz size şiddet uygularsa, sizin onunla kalmanızı sağlamak için bu yaşadığınız olayın her gün yazdığınız, benimle #röportaj yaptığınız olaylardan farklı olduğuna, #gazeteler deki gibi 'basit şiddet olayı' olmadığına, sizin #özel ilişkinize dair bir şey olduğuna sizi inandırması lazım. 'Sen kadınsın, ben erkeğim, döverim' diyen birini birinci dakikada şutlarsınız ama 'Biz o kadar aşığız ki, bu farklı' ya da 'Bu kadar #tutkulu bir #aşkta şiddeti niye sınırlayalım' gibi söylemlerle sizin gitmenizi geciktirebilir, bunun karşısında entelektüel bir argüman geliştirmeniz gerekir. Şiddet uygulayan kişi, karşısındaki alıcıya göre senaryo üretiyor."İLİŞKİNİZDEKİ ŞİDDET POTANSİYELİNİN FARKINDA MISINIZ? #Aile #Evlilik #Çift #Danismani #Dr #Ekrem #Çulfa 05057675885
Read more
Sizler de hoşgeldiniz.. 🤗 Kutlu’da hikaye kahramanları hemen her zaman konuşurlar. Soyut anlatım, ...
Media Removed
Sizler de hoşgeldiniz.. 🤗 Kutlu’da hikaye kahramanları hemen her zaman konuşurlar. Soyut anlatım, yani hikayecinin üçüncü şahıs anlatımı hem az yer kaplar hem de simgeselliğin büyülü atmosferine yaslanır. Bu ise olay ya da durumu büyülü göstermek için değil, hikayeye dışarıdan ... Sizler de hoşgeldiniz.. 🤗

Kutlu’da hikaye kahramanları hemen her zaman konuşurlar. Soyut anlatım, yani hikayecinin üçüncü şahıs anlatımı hem az yer kaplar hem de simgeselliğin büyülü atmosferine yaslanır. Bu ise olay ya da durumu büyülü göstermek için değil, hikayeye dışarıdan bir şey katılmasını önlemek ve hikayecinin mesajını inandırıcı ve minimal kalıplarla okuyucuya sunmak içindir. Diyaloglar, yani kahramanların birbirleriyle konuşmaları da fazla bir yer kaplamaz. Konuşmalar genellikle karakterin kendi kendisiyle, gönlündeki veya kafasındaki bir büyük kişi ya da Allah’la yaptığımız konuşmalarıdır. Fakat en önemli konuşma tarzı dramatik monolog dediğimiz, karakterin hikayeci veya okuyucuyu muhatap alarak yaptığı parçalı konuşmalardır.. #HakanArslanbenzer #MustafaKutluOkumaKılavuzu #14022015
Read more
 #Repost @fazilsay with @get_repost ・・・ Biraz eğlenirsiniz Güvenç hikayeleri bitmez. Bizim ...
Media Removed
#Repost @fazilsay with @get_repost ・・・ Biraz eğlenirsiniz Güvenç hikayeleri bitmez. Bizim Güvenç’in bu yaz işleri bir açıldı; sürekli konserler veriyor. @guvencdagustun Sadece konserler projeler de değil; ilginçtir; hangi restorana gitsek İstanbul’da, Bodrum’da Güvenç ... #Repost @fazilsay with @get_repost
・・・
Biraz eğlenirsiniz Güvenç hikayeleri bitmez. Bizim Güvenç’in bu yaz işleri bir açıldı; sürekli konserler veriyor. @guvencdagustun
Sadece konserler projeler de değil; ilginçtir;
hangi restorana gitsek İstanbul’da, Bodrum’da Güvenç oranın “ SANAT DANIŞMANI”... Bir de bu sanat danışmanlığı olayı çıktı.
İstanbul’daki ünlü ADANA İL SINIRI restoranının da mesela; Güvenç sanat danışmanı...”Adana kebap ve sanat ne iştir” diye sorucak olursanız;
ADANA İL SINIRI bu yıl Nişantaşındaki eski Park Şamdan’ın yerini aldı, renove etti, şu an sanırım şehirde 1 numara oldu, yer yok, yemeklerin ve servisin, ortamın muhteşem olduğunu anlatmamıza gerek de yok; 1 numara,
sahibi Adnan bey, kadim dostumuz,
Güvenç’i oraya sanat danışmanı yapmış, Güvenç oraya bar yapmış, piyano getirmiş, Maria Callas ve Pavarotti’nin fotoğraflarını asmış.. Pavarotti’nin resmini gösterip “Ee?” Diye sordum Adnan’a.. “valla Fazılcım” dedi, “millet bu kim? Diye soruyor” dedi.. “Ee?” Dedim.. “Valla ben de bizim Adana’dan şarkıcı arkadaş” diyorum dedi..
...
)))
Daha anlatırım Güvenç hikayeleri, bitmez çünkü...
#fazılsay
Read more
Ulan Esra! Ben seninle başladığımız yerden değil, koparttığımız ipe bir düğüm atıp, artık orayı en güçlü kıldığımız yerden giriş yapmak isterim. Tam da bu sahilden. Aynı duşta yıkanmak, kapı açıkken işemek, en çok hangi peyniri sevdiğini bilmek, depresyonunu saniyesinde gözlerinin ... Ulan Esra!

Ben seninle başladığımız yerden değil, koparttığımız ipe bir düğüm atıp, artık orayı en güçlü kıldığımız yerden giriş yapmak isterim. Tam da bu sahilden.

Aynı duşta yıkanmak, kapı açıkken işemek, en çok hangi peyniri sevdiğini bilmek, depresyonunu saniyesinde gözlerinin içinde görmek, bilendiği anları hop diye anlayabilmek bir kenara, bana kalırsa Cebimizde on kuruşlardan oluşan 24 TL ile taksiye binip 23,70 yazdıgı an 'inecek var' diyerek, götümüz dona dona 2 km yol yürümemizdi değerli olan. Buna rağmen deli gibi gülüp 'valla değişecek bi gün her şey' diye birbirimizi teselli edişimizdi.
Son paramız 9,85 olduğunda sigara almak için 15 kuruş bulamayıp 'yarın öbür gün lüks bi tatilde içeriz' diye sakladığımız ve iki nefes için piç ettiğimiz bin liralık puroları içerken attığımız kahkahalardı.
Kapıda kalıp, son paramızı çilingire vermektense sütaş peynir kabıyla üç saat kapı açma çabamızdı. Bütün her yerimiz leş gibi peynir suyu kokarken 'bi gün her şey çok güzel olmazsa sikcem bak' diye öfkelenip, bütün uğraşlardan sonra açtığımız kapıyı aynı hırsla kapattıktan sonra birbirimize şok ifadeyle baktığımız 'naptık lan biz' deyip merdivene çöküp gülmemizdi.
Kıçımızı kaldırıp alışverişe gidemezken, binlerce km yol yapıp şehir şehir gezmelerimizdi. Her yola çıkışımızda insanlar aşırı eğlendiğimizi düşünürken, sadece ikimizin bir şeylerden kaçtığını biliyor oluşumuzdu. Ve o yollara hep umutla çıkıp, sonunda götümüze baka baka döndüğümüzü birbirimize çaktırmayışımızdı. '' iyi oldu ama iyi. Cidden.''
'' hakketen iyi oldu. İyi ki gittik'' Baktığın zaman senin de dediğin gibi, biz beraberken cok eglensek de aslında hep kötü gün dostu olduk. Hep zor günlerde en cok ikimiz olduk ama her krizi fırsata çevirmeyi başardık galiba.
Şimdi de durduğumuz noktada ben aklından geçenleri, kalbinin içinde mantığınla örttüğünü sandığın duygularını görebilmenin gururuyla oturuyorum. Fakat nasıl desem Esra, seni iyi tanımak da biraz şey... Hayalimde pırıl pırıl bir kafayla dönmen, cildinin 3 sene önceki gibi parlıyor oluşu var. 'Kafan doluyken o maskeler bir işe yaramaz' dediğimde inanmamıştın. Sırf ben haklı olayım diye istiyorum bunu :)
Read more
Biten mükemmel bir kitabın yorumu ile burdayım. Biliyorum sadece yorumları paylaşabiliyor, ...
Media Removed
Biten mükemmel bir kitabın yorumu ile burdayım. Biliyorum sadece yorumları paylaşabiliyor, doğru düzgün paylaşım yapamıyorum. Ama yakında bir video planı ile burdayım gibi. Bakalım bakalım... Şimdi kitabın yorumuna geçersek en başında da söylediğim gibi çok beğendiğim bir kitap ... Biten mükemmel bir kitabın yorumu ile burdayım. Biliyorum sadece yorumları paylaşabiliyor, doğru düzgün paylaşım yapamıyorum. Ama yakında bir video planı ile burdayım gibi. Bakalım bakalım...
Şimdi kitabın yorumuna geçersek en başında da söylediğim gibi çok beğendiğim bir kitap oldu Alice Hakkında Gerçek. İnanın bana okurken duygudan duyguya girdim kitapta ve o kadar akıcı, güzel bir kitaptı ki... İlk olarak eleştiri yönünden ilk söyleyeceğim şey yazarın mükemmel olduğu. Bir yazar tek bir kişinin bakış açısından yazabilir. Ki iki kişi olarak bunu başaramayan bir çok yazar olduğunu biliyoruz. Genelde iki karakter olur ve bakışları, cümleleri, yorumları hep aynı olur. Kim kim kitapta doğru düzgün ayırt edilemez. Ama bu kitapta öyle mi? Bu kitapta tam tamına 5 kişinin hiçbir yönden düşüncelerinin, yorumlarının, cümlelerinin karıştırmadan anlanması o kadar kolay ki. Tam tamına 5! O yüzden yazarın yeteneği beni benden aldı ki yazarlıkta en zor şeylerden birinin bu olduğunu düşünüyorum..
Diğer bir güzel taraf ise; tam olarak insanlık özellikleriyle yansıtılmıştı karakterler. Herbir karakter ya iyi ya kötü değil. Elbette iyi kötü karakterlerimiz vardı ama bunların içindeki düşünceleri okuyunca aslında hepsinin bir iyi tarafı olduğunu, yaptıkları kötülükler ya da iyilikleri görmezden gelerek değil aksine insan gibi onları göz ardı etmeden yaşadıklarını görüyorsunuz. Bu nedenle kitapta tüm karakterlere bakarsanız bir olay değil bir çok olayda masum olmadıklarını, bazılarında ise masum olduklarını görebilirsiniz.
Daha yazarı övmeyi bitirmedim. Sanırım bir kitapta ilk kez böyle sonunda "ne oldu ? Devamı Nasıl olur?" bunların demeden kendim hayal edebildiğim için o bırakılan açıklık çok iyiydi. Kitap çok nadir bulunan bir kitaptı benim için.
Aslında bakarsanız kitabın havası, birbirinden apayrı kitaplar olsa da, ölmek için 13 sebep'e çok benziyordu. İkisinin de havası çok ayrıydı ve ben benzettim. (Tabiki dediğim gibi ikisi birbirinden Bambaşkalar kesinlikle ikisini de okuyun 😻)
@yabanciyayinlari ne denilebilir bilmiyorum. Bu mükemmel basım, defter, iç tasarım, dış tasarım... Alice Hakkında Gerçek kesinlikle okumanız gereken bir kitap.
Puanım:🌪🌪🌪🌪🌪/5 kesinlikle 🌞🌞🌞
Read more
"Aslında hiçbir şey farketmezdi," dedi. "Öyleyse neden pişmansın itmediğine?" "Sırf,bir ...
Media Removed
"Aslında hiçbir şey farketmezdi," dedi. "Öyleyse neden pişmansın itmediğine?" "Sırf,bir şey yapmayı hiçbir şey yapmamaya yeğlediğim için.Şu oynadığımız oyundan kazançlı çıkmamız olanaksız.Kimi yenilgiler kimilerinden daha iyi olabilir,o kadar." “ “ “ Kurulan Ütopyalar, ... "Aslında hiçbir şey farketmezdi," dedi.
"Öyleyse neden pişmansın itmediğine?"
"Sırf,bir şey yapmayı hiçbir şey yapmamaya yeğlediğim için.Şu oynadığımız oyundan kazançlı çıkmamız olanaksız.Kimi yenilgiler kimilerinden daha iyi olabilir,o kadar." “


Kurulan Ütopyalar, yıkılan Ütopyalar. Peki insanoğlu nereden geldi,nereye gidiyor. Acaba olmak istediğimiz kişi miyiz yoksa ensesine bir takip cihazı takılmış 10 yıl sonrasında bile nerede ne yapacağı bilinen canlı robotlar mıyız?
Okuduğum en iyi romanlardan diyebiliriz. Hatta ve hatta kesinlikle başucu kitabı olması gereken bir kitap. Olayların sıralanışı ve kurgusu çok güzeldi. Kesinlikle güncelliğini kaybetmeyecek bir kitap. Kitabı okurken bile günümüzle bağlantılar kurdum. Ve hemen hemen her sayfasından güzel notlar,içerikler çıkardım. Hayata farklı bir bakış açısıyla bakmanızı sağlayan ancak bunu yaparken olay örgüsünün içinde kaybolmanıza izin veren bir kitap. Zaman zaman yazara şaşırmamak elde değil.
Demek ki neymiş bulunduğumuz zamana takılı kalmamak gerekiyormuş. On yıl hatta yirmi yıl sonrası için bir öngörü sahibi olmamız gerekiyor. Ancak ne gelecekte ne de geçmişte takılıp kalmamak gerekiyor. Anı yaşamak o anı hissetmek gerek. Eğer bir gün gerçektende 1984 de olduğu gibi duygusuz içi sadece nefret dolu insandan çok yaratıklara dönüşürsek hissettiğimiz o güzel anlar içimizde yeniden sevginin yeşermesine yardımcı olabilir.
Müslüm Gürses’in de dediği gibi “Dünyayı yakarsa garipler yakar.” Şimdi bu ne alaka diyebilirsiniz ancak kitabı okuduktan sonra her şeyi daha iyi anlayacaksınız. “Mevcut düzeni ancak Proleterler bozabilir. “ “

Bu kitaba puanım: 5/5 “

#georgeorwell #1984 #photooftheday #bookstagram #books #bottleofwater #coffee #photographyeveryday #firstpic #soso #fallinwinter #fallinlove #rainyday #rainbow #iphone #apple #ipad #macbookpro #macbook #ozpack #november #nofilter #hello #happy #freedom #freestyle
Read more
 #çoküzgünüm <span class="emoji emoji1f614"></span> #Repost @uykusuzanneler (@get_repost) ・・・ Bu acı hepimizin.. #birsesdesenver ...
Media Removed
#çoküzgünüm #Repost @uykusuzanneler (@get_repost) ・・・ Bu acı hepimizin.. #birsesdesenver #409kadin #Repost @__adoptme__ ・・・ YETER️ SUSMA️ "Maltepe Fındıklı Mahallesi'nde bulunan 5 katlı bir binanın bodrum katında cinnet geçiren bir baba, iki küçük kızını pompalı ... #çoküzgünüm 😔 #Repost @uykusuzanneler (@get_repost)
・・・
Bu acı hepimizin..
#birsesdesenver #409kadin
#Repost @__adoptme__
・・・
YETER‼️
SUSMA‼️ "Maltepe Fındıklı Mahallesi'nde bulunan 5 katlı bir binanın bodrum katında cinnet geçiren bir baba, iki küçük kızını pompalı tüfekle vurarak öldürdü. İddiaya göre, anne Dilek Y., gün boyu babalarında kalan iki kızını almak için boşanma davaları süren eşinin evine geldi. Eve girdiğinde de Ali Y., kızları 4 yaşındaki Elif Mina ile 2 yaşındaki Miray Hira'nın cesetleriyle karşılaştı. Annenin olayı görerek sinir krizleri geçirmesi üzerine mahalle sakinleri toplandı. Ardından mahalle sakinlerinin haber vermesi üzerine olay yerine çok sayıda polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Yapılan ilk incelemede, baba Ali Y.'nin iki kızını pompalı tüfek ile öldürdükten sonra aynı tüfekle kendine ateş ederek intihar ettiği belirlendi."Şimdi bu fotoğraflara iyi bakın. 2 yaşındaki Miray Hira ile 4 yaşındaki Elif Mina. Onları koruyamadık çünkü anneleri 'polise söyledim, savcıya söyledim kimse sahip çıkmadı' diyor. Çok özür diliyorum ama bu artık kabul edilebilir bir şey değil. 'İnsanı yaşat devlet yaşasın' diye söylüyoruz ama biz yavrularımızı, geleceğimizi yaşatamıyoruz. O iki minik kalp bugün atmıyor. Bağırıyor kadın 'polise söyledim, savcıya söyledim, defalarca söyledim" diyor. Dün daha biz soğukkanlı bir şekilde araştırmaları verdik. 2017 yılında 20 çocuk öldürülmüş, onların 10'u öz babası tarafından öldürülmüş. Rahat rahat çıkıp söylüyoruz ama hiçbir şey yapamıyoruz." dedi. Kızlarının tabutuna sarilarak "Hepinize yalvardım, yaklaşmayın" sözleri bir kez daha düşünülmesi gereken sözdü. #yeterartik #susma #birsesdesenver #insan #yasamahakki #feminstyasam @kadininyazisiztarihi İki küçük çocuğunu öldürmüş kocası. Ağlamaktan, bağırmaktan sesi kısılmış, artık çıkmıyor sesi. Yürek yakan bir sessiz çığlık. Perişan oldum.Boşanma aşamasında, 2 çocuğu babaları tarafından öldürülen anne "herkes duysun, sığınma evlerinde kaldım, bu adamdan kurtarın diye yalvardım" diyor. Sessiz kalan tüm sorumlulara söylüyoruz: Artık adım atmak zorundasınız. "Süre doldu" 1 yılda #409Kadın öldürüldü.😓😢😢"
Read more
 #tbt #1961 #adana #davetiye ZERAFET Asalet ve zerafet parayla satın alınamıyor,sonradan ...
Media Removed
#tbt #1961 #adana #davetiye ZERAFET Asalet ve zerafet parayla satın alınamıyor,sonradan da öğrenilmiyor.Doğuştan varsa var,yoksa geçmiş olsun.Mayıs ayında(Adana’ya son gidişimde) küçük ablam(Zuhal),sen eski şeyleri seviyorsun bak sana Ne göstereceğim,dedi.Annemin davetiyesini ... #tbt #1961 #adana #davetiye
ZERAFET

Asalet ve zerafet parayla satın alınamıyor,sonradan da öğrenilmiyor.Doğuştan varsa var,yoksa geçmiş olsun.Mayıs ayında(Adana’ya son gidişimde) küçük ablam(Zuhal),sen eski şeyleri seviyorsun bak sana Ne göstereceğim,dedi.Annemin davetiyesini çıkardı.Nasıl zarif,nasıl asil? Annemin soyadını hemen babamınkiyle aynı olarak yazmışlar,çünkü nikah düğünden 3 ay önce yapılmış,babamın baba ismi yok,çünkü babam babasını 7 yaşındayken kaybetmiş o nedenle en büyük abisinin ismi var.Kısa ve net bir Türkçe ile yazılmış,gereksiz süslü cümleler,etrafı tüllü çıkıntılar yok.(Dava aşkımız, davacı kalbimiz. Yargıç sözlerimiz, şahit gözlerimiz. Yuva kurmak dileğimiz, mesut olmak emelimiz. Sizleri de aramızda görmek en büyük isteğimiz,gibi saçmalamalar mesela).Diğer fotoğrafta ise benim davetiyem var,sade ve ekonomik😄😄😄😄 vallahi benim için önemli kısım ekonomik olmasıydı.(Hatta o kadar ki bununla ilgili çokkkkk trajikomik bir anım var haftaya da onu yazacağım bana hatırlatın.)Barış’ın kliniğinden 3 kişi aynı ay evlendik biz,ve iki asistan doktor daha,hazırlıklardan bahsediyoruz; -ayyyyy gelinlik çok tuttu davetiyeye çok az para kaldı
-yahu davetiye dediğin nedir ki altı üstü kağıt ne kadar tutabilir?
-olur mu öyle deme,bir sedefli Amerikan Bristol beğendim adeti 40₺!
-şşşttt sessiz olayım da anlamadığım belli olmasın(iç sesim.) Ay yok ben sade seviyorum,Barış da benim gibi sadelikten yana.
Akşam
-Barışşşş sizin klinikteki kızlarla konuştum davetiyeler 40₺ miş.
-olsun alırız.
-aşkımmm adeti adeti
-biz printerden baskıyla çıkarsak olmuyor mu?
-bence olur ama elalem ne derciler izin vermez!
Nöbetsiz bi cumartesi( zaten düğün hazırlıklarını hep nöbetsiz Cumartesi’lere getirdik o nedenle 1 yılda anca hazırlandık Ve nöbetsiz bi cumartesi de düğün yaptık)atladık gittik Eminönü’ne davetiyecilerin olduğu bir cadde var oraya.En ekonomik ama çaktırmayanı seçtik,zarfı da lacivert yaptık ki zengin göstersin. Bu arada anneme de çok bozuldum davetiyesini neden ablama vermiş de bana değil? Bak şimdi #hikaye yi yazarken gaza geldim,haftaya #adana ya gideyim de hesap sorayım.
Read more
Bu ne biçim bir his acaba ? Aklıma bişey geliyor durduk yerde. Dur kendi kendime düşünceğime kardeşlerime ...
Media Removed
Bu ne biçim bir his acaba ? Aklıma bişey geliyor durduk yerde. Dur kendi kendime düşünceğime kardeşlerime de anlatayım diyorum. Başlıyorum yazmaya. Geliyoo.. “Bu benim öyküm”, yok yok, inanın bıktırdılar, nereye gitsek, her yerde bu sözlü bişey çalıyor, konumuzun bununla hiç alakası ... Bu ne biçim bir his acaba ? Aklıma bişey geliyor durduk yerde. Dur kendi kendime düşünceğime kardeşlerime de anlatayım diyorum. Başlıyorum yazmaya. Geliyoo..😂
“Bu benim öyküm🎼”, yok yok, inanın bıktırdılar, nereye gitsek, her yerde bu sözlü bişey çalıyor, konumuzun bununla hiç alakası yok. 😊
Aklıma gelen şey şu oldu. Ya düşünsene şu dünyada kimler kimler yaşamış. Ne hayatlar başlamış, ne hayatlar son bulmuş. Olayın dini kısmı ap ayrı, bir de dünyevi ne olaylar olmuş. Leylası, newtonu, mecnunu, edisonu, aşkları, kavgaları, mutlulukları, hüzünleri...
Senin bile hayatına baksana “şurda şunu yapmıştık”, “şurda küçükken taso oynamıştık arkadaşlarla”, “o aterideki kuş vurma oynundaki silahın, hâlâ o kuşu nasıl vurduğunu hiç bilmiyorum mesela. Hatırladın mı onu, vuramayınca bi köpek çıkıyodu, sanki o silah yanlış zamanda gelmiş gibi değil mi ya? Yani sadece teknoloji, o silah da mı gelişmiş o zaman acaba? Nerden aklıma geldiyse. Saf kuş.
Bunları düşünürken öleceğim aklıma geldi. Sonra beyin biraz daha olayı ayrı boyuta taşıdı, dedi ki “kıyamet kopacak, taş taş üstünde kalmayacak” 😳O çimento kuramadan adını yazdığın yerler bile paramparça olacak. 🙄Abooow düşününce bildiğin nasıl üzüldüm. Düşünsene kız kulesinin karşısındaki banklarda yıkılacak, kız kulesi de , Diyarbakır’daki koca surlarda. Ya Urfa’daki ciğerciler? Onlar da mı diye düşünürken, Antalya falezlerine bile üzüldüm. Hiç bişey kalmayacak yani.
Ama sonra bir an şu geldi aklıma “Eğer Cennet’e gidersek, Cennetin bir nimeti de ne biliyo musunuz? Zamanında Dünya’da yaşanan olayları istediğimiz gibi izleyebilcez, hatta o anlarda konuk oyuncu bile olabiliriz. Düşün Peygamber Efendimiz(sav) ebu cehile tebliğe gidiyor tak ordasın. Yada Fatih Sultan Mehmedin “Şu gemileri karadan götürsek nasıl olur” teklifini o an canlı izliyorsun. Mesela annenle babanın düğününe katılıyorsun, çeyrek takıyon😂😂ve daha bir sürü şey♥️
Sırf bu yüzden bile Allah’ın rızasını kazanıp, Ben Cennet’e gitmek istiyorum.😍😍😍
Gece gece ne konuşasım varmış be. Sen hâlâ okuyomusun gerçekten. Bence yatsıyı kılmadıysan Hadi git kıl da, belki Allah razı olur bizden Cennet’te beraber izleriz Hz Yusuf’a bakarken, ellerini kesen tipleri😂 Huzur olsun geceniz.
Read more
Kalp dediğin et parçası aslında. Bir et parçası parçalanması lazım ki oradaki acı bir karşılık ...
Media Removed
Kalp dediğin et parçası aslında. Bir et parçası parçalanması lazım ki oradaki acı bir karşılık bulsun. E baktığında sapasağlam duruyor yerinde. Acıyan kalp değil de, ruhun orayı sıkması diye düşünüyorum. İnsan ruhuyla sever, insan ruhuyla üzülür, insan ruhuyla öfkelenir. Bu durumda ... Kalp dediğin et parçası aslında. Bir et parçası parçalanması lazım ki oradaki acı bir karşılık bulsun. E baktığında sapasağlam duruyor yerinde. Acıyan kalp değil de, ruhun orayı sıkması diye düşünüyorum. İnsan ruhuyla sever, insan ruhuyla üzülür, insan ruhuyla öfkelenir. Bu durumda öyle bişey.
Dünden beri izlediğim haberler, videolar ruhumu daraltıyor. Diyosun ki bu dünya gerçekten artık berbat bir yer. Artık kopsun da kıyamet, bitsin şu zülum. Bitsin de, başta nerde hain, terörist, zalim varsa kahrolsunlar.
Diyorlar ki İTrailin başkenti Kudüs olsun. Diyolar ki şerefsiz amerikan köpekleri bizim istediğimiz olsun. Kimse bunlara köpeklerin duası kabul olsa gökten kemik yağması gerektiğini öğretmemişse demek ki.
Bu yazıyı hâlâ okuyan kardeşim sana bişey söyleyim mi? İtrailin başkenti CEHENNEM’in dibi olacak hiiiiç merak etmeyin !
Bize düşen, ruhumuzu acıtan bu durum için dualarımızla ve fiili dualarımızla mücadele etmek. Ama ne yazık ki dünya bizi öyle boğmuş ki, kardeşimizin acısını yaşamaz, yaşayamaz olmuşuz. Bir dua etmekten bile aciz olmuşuz. Görmüşsündür ayakları olmayan adamın taşı atarkenki samimiyetini ve sonrasında şehit olşunu.
DÜŞÜNSENE;
Onunla aynı Cennet’i istiyoruz, ama oturduğumuz yerden😔
En azından dua et be gülüm, en azından Allah’ın dinini dert edin de, Allah da senin dertlerini satın alsın. Emin ol olay toprak parçası değil sadece. Kafir ile Müslümanın savaşı bu.
SEN HANGİ TARAFTASIN?👊🏻
🇵🇸 🇵🇸 🇵🇸 🇵🇸 🇹🇷
Read more
Teşekkürler "Posta Gazetesi" “Millet 1600 lira asgari ücret alırken, milletvekili 5 milyonluk ...
Media Removed
Teşekkürler "Posta Gazetesi" “Millet 1600 lira asgari ücret alırken, milletvekili 5 milyonluk araçla meclise geliyor” dediler... Gelebilen gelsin. Milyonlarca euroyu, her şeyi bir kenara bırakıp, millete karşılıksız hizmet etmeye çalışan biri var, onu düşünsünler. Onlar yapabilirler ... Teşekkürler "Posta Gazetesi"
“Millet 1600 lira asgari ücret alırken, milletvekili 5 milyonluk araçla meclise geliyor” dediler...
Gelebilen gelsin. Milyonlarca euroyu, her şeyi bir kenara bırakıp, millete karşılıksız hizmet etmeye çalışan biri var, onu düşünsünler. Onlar yapabilirler miydi acaba? Bu da benim sorum.
Meclis’e Lamborghini aracınızla gelmeniz olay oldu...“Maaşıma dokunmayacağım” demişsiniz, kutlarım.
Milletvekili maaşımı almayacağım, ihtiyaç duyulan yerlerde kullanacağım. Milletvekilliği listesine girdiğimde bu kararı almıştım. “Nereden geldiğimi iyi bilen biriyim. Böyle bir araçla buraya gelebiliyorsanız, milletvekili maaşına ihtiyacınız yoktur” dedim. Spor otomobilimle mesaj verdim. Milletvekilliğini mevki ve makam için değil, liderimizin nazik davranışı üzerine kabul ettim.
“Vergi vermemek için arabasını eşinin üzerine yaptı” yorumlarına ne diyorsunuz?
Art niyetli konuşanlar eğer Kanuna aykırı davranışım varsa karşıma çıksınlar. Değeri 2.5 milyon lira. Vergiler de üzerinde olsaydı 5 milyon liraydı.Eşim yabancı Devletimizin yabancı vatandaşlara tanıdığını hakkı kullandık, araç için develetimize 700 BİN DOLAR teminat verdim.Hakkı ve imkânı olan gidip alsın.
Nasıl gündeme geldi vekillik?
Aday listelerinin açıklanacağı gün Cumhurbaşkanımızdan telefon geldi, “Razılığın varsa seni listelerimize koymak istiyoruz” dedi. “Efendim nasıl isterseniz, sizin için kabul ederim bu teklifi” dedim. Ona olan sevgim, saygım çok büyük. O kadar kibar bir lider ki, “Kenan seni koyuyorum” demedi. “Razılığın var mı?” diye sordu. Birkaç saat içinde resmi başvurum yapıldı ve 3. sıradan aday oldum. Hamdolsun milletvekili seçildik. 
Cumhurbaşkanı neden sizin milletvekili olmanızı istedi?
Kendi takdiridir. Yıllar boyu her zaman yanında olduk. Ama karşılığında beklentimiz yoktu. Bu görevi sırf Cumhurbaşkanıma destek olmak için yapıyorum.
Kenan Sofuoğlu: Sporcuların vekil abisiyim
‘Asfaltları ağlatan adam’ artık çiçeği burnunda milletvekili. Takım elbiseye alışmaya çalışıyor. Kendisine slogan bulmuş: ‘Gençlerin, sporcuların vekil abisi.’ Ve ekliyor: “Eşim milletvekilliği kararımdan memnun değil. Ama Cumhurbaşkanımıza olan aşkımı o da biliyor ve beni anlıyor.”
Read more
Geçen gün oguzumla konuşuyoruz o da yakın tarihte babasını İsmail amcamızı kaybettik. Dertlesiyoruz ...
Media Removed
Geçen gün oguzumla konuşuyoruz o da yakın tarihte babasını İsmail amcamızı kaybettik. Dertlesiyoruz konusurken ölümün bize verdiği kocaman bir pişmanlık olduğunu anladık. Ben öyle yaptıklarından pişmanlık duyan biri değilimdir ne yaptıysam yine olsa yine yaparım istisnasız ama. ... Geçen gün oguzumla konuşuyoruz o da yakın tarihte babasını İsmail amcamızı kaybettik. Dertlesiyoruz konusurken ölümün bize verdiği kocaman bir pişmanlık olduğunu anladık. Ben öyle yaptıklarından pişmanlık duyan biri değilimdir ne yaptıysam yine olsa yine yaparım istisnasız ama. Ahlanip vahlanmam hata olsa da. Meğer bu duymadığım bütün pişmanlıkları annemle olan diyalogumda biriktirmisim. İçimde bir yığın keşke ve pişmanlık var. Uzun uzun yazmiyim. Buradan yazıyorum böyle vefasız arkadaşlarım dostlar var anneye babaya karşı yapmasinlar diye içim yanıyor lannn bunu söndürecek tekbirsey dahi yok zaman anca zaman..hayatimda ilk defa çaresizliği yaşıyorum ve ne yapacağımı bilmiyorum. Bu yara kabuk tutmaz. Kanar durur.
Derdim acitasyon yapmak değil yanlış anlamayın öyle olsa hergun birinizi arar anlatır dururdum. 1 aydır kimseyle görüştüğüm yok. Üzgün gözlerin bana bakmasına dayanamıyorum. Veya hergun anlatarak karşımdakileri uzmek. Bana göre şeyler değil. Olayın özü şu
#deger #bilin #arkadaslar değer bilin hala hayattayken değer bilin. Giden gittikten sonra anca ahlanir vahlanirsin benim gibi dışa yansıtmiyorsan da için çürür gider. Şebnem ferah in dediği gibi "senin gördüğün yanaklarımdan süzülen, asıl içimde içinde yuzdugum bir deniz var"
#bugün melek Sultan'ın doğum günü. Elini öpmek varken gittik mezarlıkta #dua ettik.
#ne diyim ki nurlar içinde yatsın #canım #annem
Read more
Her çocuk özeldir ve sevgi her çocuğa gereklidir. Sadece kendi çocuklarını seven, onları diğer ...
Media Removed
Her çocuk özeldir ve sevgi her çocuğa gereklidir. Sadece kendi çocuklarını seven, onları diğer çocuklardan üstün gören ebeveynleri anlamıyorum. Bu dünyayı hırs, hedef, birincilikler alınan notlar değil sevgi kurtaracak ben anne değilim evet çocuğum yok zaten çocuk sevmek ve büyütmek ... Her çocuk özeldir ve sevgi her çocuğa gereklidir. Sadece kendi çocuklarını seven, onları diğer çocuklardan üstün gören ebeveynleri anlamıyorum. Bu dünyayı hırs, hedef, birincilikler alınan notlar değil sevgi kurtaracak💜 ben anne değilim evet çocuğum yok zaten çocuk sevmek ve büyütmek için illa anne baba olmaya gerek yok. Ama her anne babanın sevgiye ihtiyacı var. Bugün mina tanımadığı birinin masasına gidip, o masadaki çocuğun oyuncaklarına bakmak istedi ve çocuğun annesi minayı iterek annenin yanına git dedi. 🙈 (ortaya bir ejderha çıktı orda 🤣)bu olay bizim masada yaşansaydı biz şimdi o çocukla arkadaş olmuştuk. Yani aile önemli, sevgi önemli, paylaşmak önemli. Biz her halimizle çocuklara örneğiz💜 biz dedecimin bize verdiği sevgiyle büyüdük, şimdi sıra minada💜 ve benim sevgim sadece sana da değil minam , tüm çocuklara💜💜💜💜 ama sen bi başka😍😜
Not: seni harcadığım için özür minnoşum da teyzen diğer fotolarda daha beterböcek çıkmıştı🤣
#mina #teyzeolmak #anneolmak #anneruhu #minaligünler #sevmekgüzelşey #sevelimarkadaş #enbüyükşükür #sevgidoluaile #çocukbüyütmek #anneolmadandaolur #herşeyçocuklariçin #sizgülündiye #anıyakala #mutluolmakiçinküçükşeyler #herfotoğrafınbiröyküsüvardır #budabenimhikayem #yazankızlarkardeştir #aslıyazıyor #aslıkafası #yazmasamolmazdı #ig #igers #photo #photography #photooftheday #photographer #instaphoto #instaphotographer
Read more
DEMET AKALIN ÇILDIRACAK! . DEMET ŞENER, AÇTI AĞZINI YUMDU GÖZÜNÜ! “ALDATILDIM İDDİALARI GERÇEK DEĞİL” . Demet Şener ve Demet Akalın kavgası yıllar geçmesine rağmen aynı şiddetiyle devam ediyor. Bu defa Demet Şener, Demet Akalın için açtı ağzını yumdu gözünü! Ortalık fena halde ... DEMET AKALIN ÇILDIRACAK!
.
DEMET ŞENER, AÇTI AĞZINI YUMDU GÖZÜNÜ! “ALDATILDIM İDDİALARI GERÇEK DEĞİL”
.
Demet Şener ve Demet Akalın kavgası yıllar geçmesine rağmen aynı şiddetiyle devam ediyor. Bu defa Demet Şener, Demet Akalın için açtı ağzını yumdu gözünü! Ortalık fena halde karışacak. Şener, Söylemezsem Olmaz programında Akalın’a: “Demet Akalın’ın ‘aldatıldım’ iddiaları gerçek değil” dedi.
.
İşte Demet Şener’in olay yaratacak açıklamaları: “Ben bu mağdur edebiyatından ve yalanlardan çok sıkıldım. Benim bir ailem ve çocuklarım var. Benim için yıllarca konuştu bu kadın. Ben kimsenin sevgilisini almadım. Bir ilişki biter bir ilişki başlar. Biten bir ilişkiden sonra öncesinde ne olduğu beni ilgilendirmez. Demet Akalın, verdiği röportajlarda üçüncü şahıslar yok deyip durdu ama bu damga üzerime yapıştı. Ben Demet Akalın’a bir kere merhaba demedim… Onların ilişkisi bizim ilişkimiz başlamadan 4 ay önce bitmiş! Ama Demet Akalın, baktı ki benim adım iyi oradan yürüdü… Demet Akalın’ın aldatıldım iddiaları gerçek değil. İbrahim Kutluay'la ilişkileri benim yüzümden bitmedi.”
.

#demetakalın #demetakalin #demetşener #demetsener #ibrahimkutluay #eceerken #beyaztv #televizyon #magazin #ünlü #ünlüler #sporcu #basketbolcu #manken #model #şarkıcı #sarkici #sunucu #haber #sondakika #kavga #tartışma #polemik #tartisma #ilişki #aşk #iliski #aldatma #evlilik
Read more
Mem nelere gark olmadı Zin’in ateşi için Ferhat dağlar delmedi mi Şirin'in düşü için Kusur ise ...
Media Removed
Mem nelere gark olmadı Zin’in ateşi için Ferhat dağlar delmedi mi Şirin'in düşü için Kusur ise her saniye her yerde seni anmak Mecnun az mı yemin etti Leyla’nın başı için Sesi yorgun gözlerinden uykusuzluk seçilir Görkeminin zerresinden Ağrı Dağı küçülür Gecelerin kollarında ... Mem nelere gark olmadı Zin’in ateşi için
Ferhat dağlar delmedi mi Şirin'in düşü için
Kusur ise her saniye her yerde seni anmak
Mecnun az mı yemin etti Leyla’nın başı için

Sesi yorgun gözlerinden uykusuzluk seçilir
Görkeminin zerresinden Ağrı Dağı küçülür
Gecelerin kollarında leblerinin bal suyu
Aydan dökülürcesine kana kana içilir

Uykularından kopardım hoş geldin mihmanımsın
Artık geri dönüşü yok ahımsın eyvahımsın
Elâlem ne derse desin hiç umurumda değil
Akıbetine razıyım sevabım günahımsın

Sana yine sana yandım Nesimî'de dün gece
Gözlerinle yüzüleyim bend olayım Hallac'a
Öyle hüküm buyurmuşlar tanrılar divanında
Ha ben sana yollanmışım ha Muhammed mi'raca

Cümle cihan güzelleri yüzlerine ben örsün
Gözlerin balyozu oldu içerimdeki örsün
Ruhumdaki fırtınalar Merih'i usandırdı
Nuh'a haber eyleyin de gelsin de tufan görsün

Yokluğuna dayanamam ahım arşı boyladı
Gölgeni Nil'de görmüşler piramitler söyledi
Hele bir bak şu sevdaya kimler yanmış ben gibi
Dediği üzre Yunus'un "gör beni aşk neyledi"

Son duraklarda beklerdim sonun olsaydı senin
Neler verilmez ki yerim yanın olsaydı senin
Çıkar kınından ne olur kirpiklerinle bile
Çal sineme gözlerini aşkına Şah Hüseyn'in

Harikalardan biriymiş diyorlar Çin seddine
Seni görmeden hükmetmek kimin düşmüş haddine
Ulu divana baş vurdum dönsün diye Bağdat’tan
Ol sebepten ahvalimi arz ettim Bedreddin'e

Gamzelerini görseler bülbüller de lâl olur
Aşklar ülkesi sarsılır korkunç ihtilâl olur
Beklenmedik bir zamanda ölür isem sebebi
Beni eritip bitiren sevda-i iclâl olur

Kahreden ateş bilinem yananı sen olsaydın
Nal olurdum aşk atına bineni sen olsaydın
Deseler ki şu kadehte ağu var içen ölür
Bir solukta bitirirdim sunanı sen olsaydın

Belki de hatırlanırım ararsın şimdi nerde
İzim deryada damladır köyüm Hatçepınar'da
Bizim köyün kıyısında Dilav suyuna uğra
Hangi çobanın kavalı ağlıyorsa ben orda

Tanrılar yaratan Zerdüşt serdarıdır aslımın
Mazdek Hürrem nişanıdır inancımın neslimin
Dersimli Seyyid Rıza’ya ağır selamları var
Himmeti var gayreti var Horasanlı Müslim'in

Seni tanrılara sunam kerametin görünsün
Nazar eden köryılandan beter olsun sürünsün
Dağlar naz yapmaya aday insafını bağışla
Bağışla gözlerinde eşkıyalar barınsın
Read more
Bu kitapla ilgili o kadar çok şey söyledim ki, söyleyecek başka şeyim kaldı mı bilmiyorum. Barış ...
Media Removed
Bu kitapla ilgili o kadar çok şey söyledim ki, söyleyecek başka şeyim kaldı mı bilmiyorum. Barış Bıçakçı’nın bir sözü vardır: “Aşk, eşitler arasında yaşanır.” der. Eşit değillerse ne olacağının en güzel örneği Kitty. Sosyal ve ekonomik bir anlamda eşitlikten bahsetmiyorum; duyguları ... Bu kitapla ilgili o kadar çok şey söyledim ki, söyleyecek başka şeyim kaldı mı bilmiyorum. Barış Bıçakçı’nın bir sözü vardır: “Aşk, eşitler arasında yaşanır.” der. Eşit değillerse ne olacağının en güzel örneği Kitty. Sosyal ve ekonomik bir anlamda eşitlikten bahsetmiyorum; duyguları eşit hissetmeli. Bir tarafın sorunları yüklendiği, diğer tarafın “E yapacak tabii” dediği şey ilişkiden çıkıyor çünkü. Sevgililikten de çıkıyor ve bir taraf diğerinin mahkumu oluyor. Özel hayatımda birinin gıyabında “sevdiğimden katlanıyorum” dersem, bunu kendi sesimden duyarsam, o ilişkiyi bitiririm. İnsan, katlandığı şeyi sevemez çünkü. Katlanmak mecburiyettendir ve kimsenin kimseyi sevme mecburiyeti yok bu hayatta. Sevilmemeyi de kabullenmek gerekir. Ki bu kabulleniş, -böyle bir arzunuz varsa şayet- bazı zamanlar en büyük yükü bırakır karşı tarafın omuzlarına. Çünkü katlanmak ne kadar mecburiyetse, kabulleniş de bir o kadar çaresizlik barındırır içinde. Birine o çaresizliğin sebebi olduğunu hissettirmekten daha büyük bir ceza bilmiyorum şahsen.
Kitty, iki aşk arasında yaptığı seçimden pişmanlık duyan, ona bu hayal kırıklığını yaşatan adamdan da onu özgür bırakarak intikam alan bir kadın. Tabii adamı mı cezalandırıyor kendini mi, orası meçhul. Okuyunca anlarsınız. Okuyunca anlayacağınız başka şeyler de var. Mesela; sevdiğiniz insana bağlı olun, bağımlı değil. Sizin sevdiğiniz biçimde sevilmeyi beklemeyin. Biri kelimeleri kullanır “Seni seviyorum” demek için, diğeri banyodan sonra saçlarına dokunur kuruttun mu diye. Ne bileyim; meyve tıkıştırır ağzına hiçbir şey yemiyorsun, hasta olacaksın diye. Vesaire... Parmak izi gibi, herkesin sevgisini gösterme biçimi kendine has. Birininkini diğeriyle kıyaslarsanız, hata yaparsınız. Her zaman sevdiğiniz kadar sevilmeyi beklerseniz de hata yaparsınız. Öyle bir hata yaptıysanız, Boyalı Peçe’yi okuyup Kitty’le dertleşin. Ama bence olayı bir de aldattığı eşi Walter’ın gözüyle değerlendirin. Belki o zaman öfkenizi de sempatinizi de eşit bölersiniz ikiye... Velhasılı; kitap sonuna kadar #aylaktanseyirçe
Read more
Herkese merhaba! Bugün kalemiyle tanıştığım için çook mutlu olduğum bir yazarın kitabıyla karşınızdayım. ...
Media Removed
Herkese merhaba! Bugün kalemiyle tanıştığım için çook mutlu olduğum bir yazarın kitabıyla karşınızdayım. 🏻 Merhametli Ölüm, Mercy Kilpatrick serisinin ilk kitabı. Kitabımız FBI ajanı Mercy Kilpatrick’in yıllar önce terk etmek zorunda kaldığı kasabasına geri dönmesiyle başlıyor. ... Herkese merhaba! Bugün kalemiyle tanıştığım için çook mutlu olduğum bir yazarın kitabıyla karşınızdayım. 💃🏻
Merhametli Ölüm, Mercy Kilpatrick serisinin ilk kitabı. 🔪
Kitabımız FBI ajanı Mercy Kilpatrick’in yıllar önce terk etmek zorunda kaldığı kasabasına geri dönmesiyle başlıyor. Kasaba olayına bir parantez açmak istiyorum. Çünkü Mercy’nin büyüdüğü kasaba bildiğimiz kasabalardan değil. Oregon’un kırsal bir bölgesinde yer alan Eagle’s Nest kıyamet hazırlıkçısı insanlarla dolu. Mercy ve ailesi de bu gruba dahil.
Tamam iyi hoş kendi gıdalarını yetiştiriyorlar, olası bir kıyamet senaryosu gerçekleşirse ellerinin altında ihtiyaç duyabilecekleri her şey hazır. Fakat ortada büyük bir sorun var. Eagle’s Nest’te mağara adamı olarak adlandırılan bir cani, kasabada yaşayan kıyamet hazırlıkçılarını öldürüyor ve öldürdüğü yetmiyormuş gibi bu insanların yıllar içerisinde depoladıkları silahlarını çalıyor.
FBI tarafından olayı incelemek üzere kasabaya gönderilen Mercy, cinayetleri incelerken detayların, kendi geçmişinde yer alan hatırlamak istemediği çözülememiş gizemle tüyler ürpertici bir şekilde benzediğini farkediyor.
Ah unutmadan, konuyla ilgili değinmek istediğim son bir şey var. O da Truman Daly. 😍
Yani Eagle’s Nest’in polis şefi. 😏
Kitabın mükemmel olması yetmiyormuş gibi bir de işin içerisine polis şefi ekliyorsunuz. Sonra havada aşk kokusu falan oluyor. Ben kitaba daha bir bayılıyorum! 💃🏻
Bu tür polisiye kitapların içerisinde biraz da aşk olunca gerçekten tadından yenmiyor. 👌🏻 Yalnız aşk diyorum ama vıcık vıcık bir şeyler beklemeyin. Tam dozunda ayarlanmış bir aşktan bahsediyorum.
Ben Truman ve Mercy ikilisini çok sevdim!
Hatta o kadar sevdim ki, kitabı okurken “Allahım yiyeceğim bunları! 🤣” diye dolaşıp durdum. Dediğim gibi vıcık vıcık bir aşk olmayınca okuması daha keyifli oluyor. 😍
Bana böyle kitaplarla gelin. 😂
Kitaptaki karakterlerle uyuyup uyanmaya o kadar alışmışım ki bitince boşluğa düştüm. ☹️
Sevgili @salonyayinlari lütfen serinin devam kitabı bir an önce bizlerle buluşsun. 🙏🏻
Ben Merhametli Ölüm’ü çok çok çok sevdim. Umarım sizler de benim gibi ayılıp bayılırsınız! 🤩
#merhametliölüm #salonyayınları #mercykilpatrick #book #bookstagram #kitap
Read more
Gabriel Garcia Marquez: Kırmızı Pazartesi Cronica de Una Muerte Anunciada “Santioga, yavrum!” ...
Media Removed
Gabriel Garcia Marquez: Kırmızı Pazartesi Cronica de Una Muerte Anunciada “Santioga, yavrum!” diye bağırmıştı. “Neyin var?” Santiago Nasar, onu tanımıştı. “Beni öldürdüler, Wene Hala,” demişti. Son basamakta tökezlemiş ama kendini hemen toparlamıştı." Hatta bağırsaklarına ... Gabriel Garcia Marquez: Kırmızı Pazartesi
Cronica de Una Muerte Anunciada
“Santioga, yavrum!” diye bağırmıştı. “Neyin var?”
Santiago Nasar, onu tanımıştı.
“Beni öldürdüler, Wene Hala,” demişti.
Son basamakta tökezlemiş ama kendini hemen toparlamıştı." Hatta bağırsaklarına bulaşan toprağı eliyle silkelemek titizliğini bile gösterdi,” dedi bana Wene Halam. Sonra saat altıdan beri açık olan arka kapıdan evine girmiş; mutfağın içine yüzükoyun yığılıp kalmıştı. (s. 107)
#GarciaMarquez #GabrielGarciaMarquez #KırmızıPazartesi #SantiagoNasar #AngelaVicario #BayardoSanRoman #CronicaDeUnaMuerteAnunciada #Colombia
#novel #fiction #literature #kitapaşkı #edebiyat #kitapdelisi #kitapklubü #kitapseverler #sahaf #hayatinritmi #kitapaşkı #kitap #kitapkolik #kitapkurdu #kitapsevdası #kitaptavsiye #kitapkardeşliği #okumazamanı #okunulası #okumasevdası #bookstagram #instabook
Kolombiyalı büyük yazar Gabriel García Márquez'in 1981'de yayımlanan yedinci romanı Kırmızı Pazartesi, işleneceğini herkesin bildiği, engel olmak için kimsenin bir şey yapmadığı bir namus cinayetinin öyküsü. Hem Kolombiya'da, hem de yayımlandığı dünyanın dört bir yanındaki pek çok ülkede sarsıcı etkileri olmuş bir roman. Usta yazar, çocukluğunu geçirdiği kasabada yıllar önce yaşanmış bir cinayet olayını aktarıyor. Romanın kahramanı Santiago Nasar'ın öldürüleceği daha ilk satırlardan belli.
Kırmızı Pazartesi, yalnızca bir cinayetin arka planını değil, bir halkın ortak davranış biçimlerinin potresini de çiziyor. Böylece, sonuna dek ilgiyle okuyacağınız bu kısa ve ölümsüz roman, bir toplumsal ruhçözümü niteliği de kazanmış oluyor.
Gabriel Garcia Marquez, Kırmızı Pazartesi (İşleneceğini Herkesin Bildiği Bir Cinayetin Öyküsü), Can Yayınları, 46. Basım, İstanbul, Şubat 2015
İspanyolca aslından çeviren: İnci Kut
Orjinal isim: Cronica de Una Muerte Anunciada
107 sayfa/ ISBN : 9789750721571
Read more
 #İstanbul'da bu aralar o kadar çok kimlik kontrolü yapılıyor ki akıllara zarar, sanırım benden ...
Media Removed
#İstanbul'da bu aralar o kadar çok kimlik kontrolü yapılıyor ki akıllara zarar, sanırım benden başka da kimse rahatsız değil bu durumdan. Çünkü benim gibi siyahi bir futbolcu iseniz bu kontrollerden kurtulmanız imkansız. Esmer yağız deliganlu olunca otomatikmen "Kürt ve potansiyel ... #İstanbul'da bu aralar o kadar çok kimlik kontrolü yapılıyor ki akıllara zarar, sanırım benden başka da kimse rahatsız değil bu durumdan. Çünkü benim gibi siyahi bir futbolcu iseniz bu kontrollerden kurtulmanız imkansız. Esmer yağız deliganlu olunca otomatikmen "Kürt ve potansiyel suçlu muamelesi" görmemeniz imkansız hale geliyor. Veya bilemiyorum İstanbul emniyet müdürlüğü her sabah benim robot resmimi polislere dağıtıyor ve bu kürdü nerede görürseniz kimlik sorun falan diyor galiba😁 işin kötüsü Kürt değilim diye biliyorum ama bu saçmalıklardan dolayı 'keşke olsam' diyorum, hatta şu sıralar polisler tarafından"Kürt" damgası yiyip sürekli kontrole tabi olmaktan gurur duyar hale geldim. Bazen sivil görünce, 'nasılsa çevirecek kıllandırayım bari' diyip suçlu gibi davranmaya çalışıyorum, kaçmak istermiş gibi imaj yaratmaya çalışıyorum. Yani Kürt olsam bu kadar gurur duymazdım Kürt gibi görünmekten 😁 Işin iyi bir tarafı varsa o da artık sivil polisleri 100 metreden tanıyabiliyor olmam sanırım. İstiklal de geçenlerde bir arkadaşımla yürüyorken yaklaşık 100 metre ilerideki 2 sakallı genci arkadaşa gösterip "bak o gelenler sivil" dedim, o da "ha s.ktir la amma salladın" dedi. Neyse yürüdük biz onlara onlar bize ve yaklaşınca o ikili "arkadaşlar kimlikleri görebilir miyiz" dediler. Sonrasını anlatmaya gerek yok konuşmuyorum zaten anlıyorsunuz 😁 Bu olayın birde kötü tarafı varsa o da otomatiğe ve paranoyağa bağlamak. Bugün Galata köprüsünde yürüyorken karşıdan gelen yine 2 sakallı genç "pardon bakar mısınız" diyince direk kimliğimi çıkarıp uzattım, gençler şaşırdı "abi biz buradan havalimanına en kolay nasıl gideriz, birde buralarda AVM varmı diye soracaktık" dediler. (Bende s.ktirin gidin de nasıl giderseniz gidin, adamların derdine bak ya, AVM imiş ebenin nikahında AVM heryer AVM olmuş g.t nefes alacak yer yok) demek istedim ama diyemeyip tramvay, Aksaray, aktarma falan filan dedim. Rutinimi bozdu eşşolu eşşekler... İstanbul da en rahat gezenler Araplar ama, kimse karışmıyor isterse IŞİDli olsun. Çocukken lakaplarımdan biriside "Arap" dı her siyahi türk gibi 😁 utandırdım, şimdi de Arap olmadığım için utanır oldum, tarihin bir oyunu sanırım bu da bana...
Read more
Uyarı: Eğer senin de böyle soruların varsa hemen bu gönderiyi okumalısın dostum . Çok fazla aynı ...
Media Removed
Uyarı: Eğer senin de böyle soruların varsa hemen bu gönderiyi okumalısın dostum . Çok fazla aynı sorudan geldiğini görünce toplu cevap olsun istedim . Sen de hâlâ risale-i nur denince aklına fetö geliyorsa, risaleye ne gerek var Kuran okuyun KUR 'AN! diyorsan , risale-i nur da ne ? veya ... Uyarı: Eğer senin de böyle soruların varsa hemen bu gönderiyi okumalısın dostum . Çok fazla aynı sorudan geldiğini görünce toplu cevap olsun istedim . 🌿
Sen de hâlâ risale-i nur denince aklına fetö geliyorsa, risaleye ne gerek var Kuran okuyun KUR 'AN! diyorsan , risale-i nur da ne ? veya ben de risale okumak istiyorum ama nereden başlamam gerektiğini bilmiyorum, okuyorum ama anlamıyorum diyorsan Sonuna kadar oku , Anlaştık? ☠
Öncelikle fetö vakti zamanında risaleyi kullanarak pirim yapmış bir örgüt. Müellifi Said Nursi, o kendini hoca olarak atfeden adamla hiçbir uzaktan yakından bağı yok. Bu aynı şöyle: IŞID örgütü Allah Allah nidalarıyla katliâm yapıp  islamı kötü göstermeye çalışıyor. Peki bu islamiyetin kötü olduğu manasına mı gelir? Aslında olay tam olarak bu ve yüzyıllık bir plan. Gelelim ikinci sorumuza.. Kur 'an bize Rabbimiz tarafından yollanan hak kitap . Her müslümanın okuması ve anlaması gereken Allah Kelamı. Kuranı anlamadan da olsa okumak sevap. Fakat müslüman dediğin Kur'anı hem okumalı hem anlamalı. Meal ile bu imkansız.  Çünkü meal yalnızca çeviri.  Translate'den farkı yok. Bir yabancı ile translateden ne kadar sağlıklı konuşabilirsiniz? Kuran derinlemesine bir okyanus. Onu anlamak için ancak tefsir kitaplarına başvurmalıyız. Ateistler de meal okuyor fakat içinde hikmet veya derinlik olmadığı için kendilerince paradoks sorular üretiyorlar. Halbuki Tefsir bir dürbün gibi ayrıntısıyla net bir şekilde, Kuranda göremediğimiz hikmet ve hakikatleri göstermeye yardımcı oluyor. Bu nedenle önce Kuran okumalı beraberinde tefsir kitabı da okumalı .. Ben bu konuda tefsir olarak Risaleleri öneriyorum çünkü zamanımız bilim çağı.  Risalelerde Fen, Felsefe, Uzay bilimi, Fıkıh,hadis, psikoloji gibi daha pekçok ilim dalının harmanlanmış hali. İmani tüm sorulara iki kere iki dört eder nitelikte cevap veriyor. Bu yüzden seçimim bu yönde.. Gelelim okumaya başlamak isteyenlere : genel olarak İman ve küfür muvazeneleri veya Asa-yı Musa kitabını başlangıçta tavsiye ediyoruz. Dili daha akıcı.. günlük belli bir sayı hedefi ile okunmalı. Aynı şekilde Kuranı da. Bir gün 1 sayfa bir gün 30 değil de, her gün az da olsa devamlı.. (DEVAMI YORUMDA)
Read more
Aylar önce bir uçuşumda arka çarprazımda bir amca oturuyordu. İstemeden yanındakine söylediklerine ...
Media Removed
Aylar önce bir uçuşumda arka çarprazımda bir amca oturuyordu. İstemeden yanındakine söylediklerine kulak misafiri oldum. Önündeki tepsisini indirmiş iştahla ‘şimdi makarnamı söylerim, açarım şarabımı, bir de güzel film seçerim değme keyfime’ diye anlatıyordu yanındakine. Ay ... Aylar önce bir uçuşumda arka çarprazımda bir amca oturuyordu. İstemeden yanındakine söylediklerine kulak misafiri oldum. Önündeki tepsisini indirmiş iştahla ‘şimdi makarnamı söylerim, açarım şarabımı, bir de güzel film seçerim değme keyfime’ diye anlatıyordu yanındakine. Ay bi koltuk önde beni bile iştahlandırdı hani bu sözler. Hostese onun filmi neyse bana da açın, onun yediği markarnadan istiyorum, onun içtiği şarap bu mu ‘naaayıır diil’ diyip şişeyi yere atmak, onun o naif huzurunu cebren ve hile ile alıp kendi küçük tepsime yerleştirmek istedim. Adam iki üç cümleyi o kadar iştahla kurdu ki yaptığı şey bir anda dünyanın en keyifli en sihirli şeyiymiş gibi geldi. Totosu kadar yere dünyanın hazzını sığdırdı adam bildiğin.
Velhasıl, konu nasıl buraya geldi bilmiyorum ama dün akşam arkadaşımla bu olayı konuştuk, üzerine başka konular da açıldı tabi. İnsanların kendi hayatları yokmuşcasına sürekli başkalarının hayatlarından ilham almalarından, o ne yapıyorsa aynısından yapmalarından şikayetleniyordum. Bir şeyde iki şeyde ilham alınmasını belki anlarım ama her şeyin birebir aynı kişiden kopyalanması bana biraz tehlikeli gibi geliyor dedim. Hani senin hayata karşı hiçbir fikrin yok mu, belki detaylı baksan çevrene sen başka bir şeyi daha çok beğenip seveceksin, öz benliğine, asıl olman gereken kişiye, yaratılış amacına ihanet etmek demek değil mi kopyalamak? İlhama saygım sonsuz ama diğerini anlamakta güçlük çekiyorum falan diye anlattım durdum. Ben böyle söyleyince, arkadaşım da bana ‘belki senin hayatın da ona, o amca gibi iştahla yaşanıyormuş gibi geliyordur, o da her gün instasını açıp acaba onun tepsisinde bugün ne var diye bakıyor, haliyle de aynısından istiyordur’ dedi. Çok da mantıksız gelmedi düşününce bu çıkarım bana. Belki de öyledir, benim tepsimdekiler hep daha güzel görünüyordur başkasına. Sonra da neyse gaza gelip tepsiyi söküp götürmesin de istediği kadar ilhamlansın diyip gülüştük. Özetle beybilerim, tepsinizde olanı güzelleştirecek olan sizlersiniz. Sırf ben iştahla seçtim diye makarna yiyip, şarap içmeyin. Menüde hoşunuza gidecek eminim bir dolu şey vardır, menüye dikkatli bakın. Ve kendi seçimlerinize ve içgüdülerinize daima güvenin. Günaydın 💫
Read more
 #Repost @sadekitaplik (@get_repost) ・・・ #kitapyorumu Uzun zamandır fantastik okumamıştım; ...
Media Removed
#Repost @sadekitaplik (@get_repost) ・・・ #kitapyorumu Uzun zamandır fantastik okumamıştım; kitaba bayıldım Ailesinin ve nişanlısının kurtlar tarafından katledilip sadece kendisinin hayatta kaldığı ve hatırlayamadığı anıları ile baş başa kalan Ada, kurtların gerçek olduğunu ... #Repost @sadekitaplik (@get_repost)
・・・
#kitapyorumu Uzun zamandır fantastik okumamıştım; kitaba bayıldım👌

Ailesinin ve nişanlısının kurtlar tarafından katledilip sadece kendisinin hayatta kaldığı ve hatırlayamadığı anıları ile baş başa kalan Ada, kurtların gerçek olduğunu öğrendiği zaman onlardan intikam almak için aralarına giriyor.

Remus’lar ve Aleut’lar olarak ikiye bölünen kurt halkından ilk olarak Aleutların ona ulaşması üzerine bir anlaşmaya varıyorlar. Ada, onlara hafızasında ki bilgileri vererek onlardan kurtlarla savaşmak için teknikler ve neden sadece kendisinin sağ olarak bıraktıklarını öğrenmek istiyor.
Eğiticisi olan Cellat lakaplı Dawson ile tanıştıktan sonra kurtları tanımaya çalışan Ada, Azü'lerin Ak kurtlar olup en üst seviyesinde olduğunu, Buky'lerin orta seviyede ki Kızıl kurt ve Vede’lerin en alt seviyede ki Siyah kurtlar olduğunu öğreniyor. Büyücülerin ve kahenetin ortaya çıkması ile kitap bambaşka bir hale bürünüyor.

Yazar sadece kurt adam yaratıp, hadi dövüşün biraz kan gövdeyi götürsün dememiş. Bu topluluğun tarihine, ortaya çıkışlarına, aldıkları eğitime, kurallarına, ödül ve cezalarına da değinmiş. Sanırım benim ilgimi çeken kısımları da buraları oldu.

#alıntı
---“İki evin birbirini öldürmesini önlemek amacıyla liderler tarafından bazı tedbirler alındı. Bunlardan bir tanesi Av Dönencesi. Yılın belli zamanında ormanda Remus ve Aleut evleri avlanmaya çıkar. Sadece birkaç gün süren, oldukça zorlu geçen bir dönemdir.”
“Av Dönencesi’nde her şey serbest öyle mi?” dedi Ada bunun olasılığına şaşırarak.
“Her şey değil. O dönemin bile belli kuralları var ve ihlal edersen Cellat’ın merhametine bırakılırsın ki kendisinde merhamet denilen şeyden pek bulunmaz.”---
.
Kurgu, olay örgüsü, karakter tahlili, betimlemeler çok güzel bir düzen içine oturtulmuştu.
Genç bir Türk yazardan bekleyemeyeceğim kadar güzel bir eser ortaya çıkmış.
Yorumlar da kitabın çok güzel olduğunu hep okumuştum ama beni bu kadar içine çekeceğini tahmin etmemiştim.
Kitap benim için harikaydı👌

Keyifli günler dilerim,
Sevgiler🙋🏻

#avdönencesi #büşratoraman #ephesusyayınları #sadekitaplık #kitap #kitaplar #okumakosem #kitapönerim #bookstagram #instabook #kitaplaryolda
Read more
GELDİKLERİ GİBİ GİDERLER. -Mustafa Kemal Atatürk 🇹🇷🇹🇷🇹🇷🇹🇷🇹🇷🇹🇷🇹🇷🇹🇷🇹🇳 DUR YOLCU ! Bilmeden ...
Media Removed
GELDİKLERİ GİBİ GİDERLER. -Mustafa Kemal Atatürk 🇹🇷🇹🇷🇹🇷🇹🇷🇹🇷🇹🇷🇹🇷🇹🇷🇹🇳 DUR YOLCU ! Bilmeden gelip bastığın, Bu toprak, bir devrin battığı yerdir. Eğil de kulak ver, bu sessiz yığın, Bir vatan kalbinin attığı yerdir. #kilitbahir #canakkale #18Mart 🇹🇷🇹🇷🇹🇷🇹🇷🇹🇷🇹🇷🇹🇷🇹🇷🇹🇷🇹🇷🇹🇷🇹🇷🇹🇷🇹🇷 ... GELDİKLERİ GİBİ GİDERLER. -Mustafa Kemal Atatürk
🇹🇷🇹🇷🇹🇷🇹🇷🇹🇷🇹🇷🇹🇷🇹🇷🇹🇳
DUR YOLCU !
Bilmeden gelip bastığın,
Bu toprak, bir devrin battığı yerdir.
Eğil de kulak ver, bu sessiz yığın,
Bir vatan kalbinin attığı yerdir.
#kilitbahir #canakkale #18Mart 🇹🇷🇹🇷🇹🇷🇹🇷🇹🇷🇹🇷🇹🇷🇹🇷🇹🇷🇹🇷🇹🇷🇹🇷🇹🇷🇹🇷 Korkma! Sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak,
Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak.
O benim milletimin yıldızıdır, parlayacak;
O benimdir, o benim milletimindir ancak.

Çatma, kurban olayım, çehreni ey nazlı hilal!
Kahraman ırkıma bir gül; ne bu şiddet, bu celal?
Sana olmaz dökülen kanlarımız sonra helal...
Hakkıdır, Hakk’a tapan milletimin istiklal.

Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım,
Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım.
Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner, aşarım,
Yırtarım dağları, enginlere sığmam, taşarım.

Garbın afakını sarmışsa çelik zırhlı duvar,
Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var.
Ulusun, korkma! Nasıl böyle bir imanı boğar, “Medeniyet” dediğin tek dişi kalmış canavar?

Arkadaş! Yurduma alçakları uğratma sakın,
Siper et gövdeni, dursun bu hayâsızca akın.
Doğacaktır sana vadettiği günler Hakk’ın,
Kim bilir, belki yarın belki yarından da yakın. 🇹🇷 Bastığın yerleri “toprak” diyerek geçme, tanı,
Düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı.🇹🇷
Sen şehit oğlusun, incitme, yazıktır atanı, 🇹🇷
Verme, dünyaları alsan da bu cennet vatanı.

Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda?
Şüheda fışkıracak, toprağı sıksan şüheda.
Canı, cananı, bütün varımı alsın da Hüda,
Etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüda.

Ruhumun senden İlahî, şudur ancak emeli:
Değmesin mabedimin göğsüne namahrem eli.
Bu ezanlar, ki şehadetleri dinin temeli,
Ebedî, yurdumun üstünde benim inlemeli.

O zaman vecdile bin secde eder, varsa taşım,
Her cerihamdan, İlahî, boşanıp kanlı yaşım,
Fışkırır ruhumücerret gibi yerden naaşım,
O zaman yükselerek arşa değer belki başım.

Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilal!
Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helal.
Ebediyen sana yok, ırkıma yok izmihlal.
Hakkıdır, hür yaşamış bayrağımın hürriyet;
Hakkıdır, Hakk’a tapan milletimin istiklal.
Read more
Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak; Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak. O benim milletimin yıldızıdır, parlayacak; O benimdir, o benim milletimindir ancak. Çatma, kurban olayım, çehreni ey nazlı hilâl! Kahraman ırkıma bir gül! Ne bu şiddet, bu celâl? Sana ... Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak;
Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak.
O benim milletimin yıldızıdır, parlayacak;
O benimdir, o benim milletimindir ancak.

Çatma, kurban olayım, çehreni ey nazlı hilâl!
Kahraman ırkıma bir gül! Ne bu şiddet, bu celâl?
Sana olmaz dökülen kanlarımız sonra helâl…
Hakkıdır, Hakk’a tapan, milletimin istiklâl!
Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım.
Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım!
Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner, aşarım.
Yırtarım dağları, enginlere sığmam, taşarım.
Garbın afakını sarmışsa çelik zırhlı duvar,
Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddım var.
Ulusun, korkma! Nasıl böyle bir imanı boğar,
“Medeniyet!” dediğin tek dişi kalmış canavar?
Arkadaş! Yurduma alçakları uğratma, sakın.
Siper et gövdeni, dursun bu hayâsızca akın.
Doğacaktır sana va’dettiği günler Hakk’ın…
Kim bilir, belki yarın, belki yarından da yakın.
Bastığın yerleri “toprak!” diyerek geçme, tanı:
Düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı.
Sen şehit oğlusun, incitme, yazıktır, atanı:
Verme, dünyaları alsan da, bu cennet vatanı.
Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda?
Şüheda fışkıracak toprağı sıksan, şüheda!
Canı, cananı, bütün varımı alsın da Huda,
Etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüda.
Ruhumun senden, İlâhî, şudur ancak emeli:
Değmesin mabedimin göğsüne namahrem eli.
Bu ezanlar ki şahadetleri dinin temeli-
Ebedî yurdumun üstünde benim inlemeli.
O zaman vecd ile bin secde eder-varsa-taşım,
Her cerihamdan, ilâhî, boşanıp kanlı yaşım,
Fışkırır ruh-ı mücerret gibi yerden naşım;
O zaman yükselerek arşa değer belki başım.
Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilâl!
Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helâl.
Ebediyen sana yok, ırkıma yok izmihlâl:
Hakkıdır, hür yaşamış, bayrağımın hürriyet;
Hakkıdır, Hakk’a tapan, milletimin istiklâl.
Read more
Hikayeyi ilk okuduğumda tüylerim diken diken olmuştu. Instagram’dan @68canylmz ‘a @kafadergisi ...
Media Removed
Hikayeyi ilk okuduğumda tüylerim diken diken olmuştu. Instagram’dan @68canylmz ‘a @kafadergisi ‘ndeki o aya ait yazısı olan BABAYADİGARI hikayesini izin vermesi halinde çekmek istediğimi yazmıştım ve tek temennim hikayeden “olabildiğince” kopmadan bi film çıkarmaktı. Elimizdeki ... Hikayeyi ilk okuduğumda tüylerim diken diken olmuştu. Instagram’dan @68canylmz ‘a @kafadergisi ‘ndeki o aya ait yazısı olan BABAYADİGARI hikayesini izin vermesi halinde çekmek istediğimi yazmıştım ve tek temennim hikayeden “olabildiğince” kopmadan bi film çıkarmaktı.
Elimizdeki olanaklara baktığımızda uzaklara gitmeye çok gerek kalmıyor kimi zaman. Hikayede bir erkek çocuğunun anısı anlatırken ben yeğenim olan piremsesim @beren4735 ile anlatmak ve birlikte yeni bir anımız olsun istedim. Ailem, arkadaşlarım filme destek olmak adına ellerinden geleni yaparlarken, o zamanlar sekizinci yaşını doldurmak üzere olan bu ufaklık, “hadi kuzum şimdi filmdeki beren ol” dediğimde ne kadar ciddiye aldığını, istekli olduğunu anlatamam.

Bir çocukla çalışmak, özellikle de hayatınızda çok çok değer verdiğiniz biriyle çalışmak inanın çok zor ve riskli bir seçim. Bugün festivallerden güzel haberler geldiğinde beni tebrik eden herkese tüm kalbimle şunu hatırlatmak isterim, yaşı ergin birinden oyun istemek , isteme kısmında çok kolay almak konusunda ise tartışmalı. Fakat bir çocuktan oyun istemek çok zor, ancak iletişim kurabilmişseniz o oyun çocuk için çok kolaylaşabiliyor.

Beren’den dialoğuna başladığı andaki mimiklerini isterken bana bir şeyi sordu, peki amca neden böyle bakmamı istiyorsun :) O an anladım ezber bir tavırla değil, yaşanan olayın empatilemesine imkan tanırsan senin daha fazla şey istemene gerek kalmıyor.

Bu yüzden bu yaşta yükü sırtlayan Beren’e , ardından sınıf arkadaşlarına, Duru Yavuz’a ve abileri olan Derin Yolci’ya büyük alkışlar 👏👏👏👏 Bu festival Eylül ayında gösterimleri ve yarışmaları başlıyor, çocukların ve jurinin karşısına çıkacak olan filmlerin anısı bence çok büyük olacak. Festival tarihlerinde çekimlerim olacağından katılamasam da aklım orada olacak 🤗🤗 #festival #shortfilm #childrentv #babayadigari
Read more
Bugün Denizikoma küçük bir iyi ki doğdun partisi yaptık. Klişe gibi görünsede Aslında değil. Deniz ...
Media Removed
Bugün Denizikoma küçük bir iyi ki doğdun partisi yaptık. Klişe gibi görünsede Aslında değil. Deniz Çakıl’a çok benziyor. Yalnız biz Fred ve Wilma’dan ziyade, Barney ve Betty e benzememizden mütevellit öyle köklü bir organizasyon istemedik. Zaten beni bilen bilir, kendi düğünüme zorunda ... Bugün Denizikoma küçük bir iyi ki doğdun partisi yaptık. Klişe gibi görünsede Aslında değil. Deniz Çakıl’a çok benziyor. Yalnız biz Fred ve Wilma’dan ziyade, Barney ve Betty e benzememizden mütevellit öyle köklü bir organizasyon istemedik. Zaten beni bilen bilir, kendi düğünüme zorunda olmasam gitmezdim ama malum, medeni kanun sevenleri aynı eve koyarken aile arasında 500 kişi bir toplaşında halaya durun dediğinden, mecbur gittik. Sevdik sonuçta. İşte bu ilk doğum günü olayıda çocuk için eziyet oldu ama kızı Çakıl yaptık mı yaptık ama ben yapmadım elbet. Bu bebinin bir abla-yengesi var, amca-dayısının hanımı; allah buna yetenek vermiş vesselam, kostüm @dilagezersu ya ait. Bebilerinize sipariş verin alasını biçer, diker. Birde doğum gününün olmazsa olmazı pasta; kiminin dışını birşeye benzetemezsin içi idare eder der avunursun. Kiminin dışı güzel olur, içine “e olsun yani, dışına uğraşmış” der avunursun. Fakat bu pastanın hem dışı tam istediğimiz gibi, hem içi feci lezzetliydi. @kelebek_pasta_ve_organizasyon pasta konusunu çözmüş fezaya taşımış. Tadı hala damağımızda. İşte bugünüde böyle tatlı tatlı atlattık. Allah önce yavrularımıza sonra onlara kol kanat gerebilelim diye biz anne babalara sağlık, sıhhat, akıl sağlığı versin ve yavrularımız hep ama hep gülerek yaş alsınlar. 🙏❤️ Bu arada mekan @odin_cafe çıkın çıkın gelin. 😘😘😘
Read more
Olmak istediğin yer ile ölmek istediğin yer aynı mı olur? “Tamam işte şimdi cenneti buldum Gönül rahatlığı ile ölebilirim” dediğiniz yerler var mı mesela? Ya da dur şöyle soralım “ evet işte yaşıyorum yaşamak bu olsa gerek Allahım bendeki yaşama Sevinç’ini hiç alma” diye dua ettiniz mi? ... Olmak istediğin yer ile ölmek istediğin yer aynı mı olur? “Tamam işte şimdi cenneti buldum Gönül rahatlığı ile ölebilirim” dediğiniz yerler var mı mesela? Ya da dur şöyle soralım “ evet işte yaşıyorum yaşamak bu olsa gerek Allahım bendeki yaşama Sevinç’ini hiç alma” diye dua ettiniz mi? Yaşamak ve ölüm üzerine en son ne zaman düşündünüz mesela? Ölümü hatırlamak ve yaşamın kıymetini bilmek, dünyada cennette var cehennemde bunu anladım artık, ömrümüz cenneti aramakla geçiyor, her bulduğumuzda numunesi(demosu) buysa “asıl cennet” nasıldır acaba diye sormadan edemiyor insan.
Ya da neyse boşverin Rüzgar estiğinde ne hissediyorsunuz? Hani size dokunduğunda saçlarınızı savurduğunda içinizden geçip gittiğinde rüzgar mistik bir şey değil mi? Öyle sıradan bir doğa olayı gibi gelmiyor bana, rüzgarı okumak istiyorum, ne sırlar gizli acaba?
Neyse sizi 30 Saniye cennete götürsem gelir misiniz?
Read more
Bu Pazar gerilere gidelim mi? Hangisi ilk cep telefonundu? Bak benimki yok aralarında, öyle bi ...
Media Removed
Bu Pazar gerilere gidelim mi? Hangisi ilk cep telefonundu? Bak benimki yok aralarında, öyle bi ara modeldi Alcatel’den, anteni uzayan felan, takoz bişi:)) Ama mesela 8 numara sanki üniversite son sınıfta bi arkadaşta vardı. Arkadaşların, ailemin hatta müdürlerimin filan kullandığı ... Bu Pazar gerilere gidelim mi? Hangisi ilk cep telefonundu? Bak benimki yok aralarında, öyle bi ara modeldi Alcatel’den, anteni uzayan felan, takoz bişi:)) Ama mesela 8 numara sanki üniversite son sınıfta bi arkadaşta vardı. Arkadaşların, ailemin hatta müdürlerimin filan kullandığı telefonlar var arasında. Dün kızıma “Senin yaşındayken bizim evde bilgisayarım ve internetim yoktu.” diye bi cümle kurdum. “Ha tabi tabi” dedi bana. Hayır dalga mı geçiyor, inanamıyor mu anlamadım:))) Bu sabah size kahvaltı için tarif değil geyik malzemesi vermiş olayım hehehehe:)) Herkeslere iyi pazarlarrrr:)) #gülaydın🦋 #nostalji
Read more
BAŞARILI SANATÇI SİNAN AKÇIL’DAN OLAY SÖZLER! . "HAK ETTİĞİ MUTLULUĞU..." . Karaköy’de Çilek isimli mekanda sahne alan başarılı sanatçı Sinan Akçıl, sahne öncesi gazetecilerin sorularını cevapladı. Akçıl şu sıralar ilişkisi olmadığını itiraf etti. . Konser trafiğinden bahseden ... BAŞARILI SANATÇI SİNAN AKÇIL’DAN OLAY SÖZLER!
.
"HAK ETTİĞİ MUTLULUĞU..."
.
Karaköy’de Çilek isimli mekanda sahne alan başarılı sanatçı Sinan Akçıl, sahne öncesi gazetecilerin sorularını cevapladı. Akçıl şu sıralar ilişkisi olmadığını itiraf etti.
.
Konser trafiğinden bahseden Sinan Akçıl, özel hayatıyla ilgili sorulara “Şuan itibariyle artık sevgilim yok.” diyerek sevgilisi Otilia ile ayrıldığını söyledi.

MESAFELER AŞKA ENGEL "İlişkiniz neden bitti?" sorusuna “Sende bu kadar mesafelere boğsan, iş, güç arasında istediğin vakti ayıramazsın” dedi. “Çok özeldi. İnşallah hakettiği mutluluğu bulur ama bu mesafeler biraz sıkıntı oldu” dedi.

Evlilik ve çocuk sahibi olmak ile ilgili sorulara ise “İnşallah bir gün olacak, ama şu anda benim tek aşkım beni sevenler. Allah’ın kaderimde yazdığı bir gün çocuk sahibi olacağım” dedi.

Hande Yener ile ilgili sorular karşısında ise “Kimseye bir kırgınlığım yok, tekrar proje için bir araya gelebilirim” dedi.
.
#sinanakçıl #sinanakcil #handeyener #karaköy #ilişki #karakoy #iliski #sanatçı #şarkıcı #müzisyen #uçankuştv #ucankustv
Read more
bu zamana kadar yediğim en iyi; kıyma kebabı! adres; Şanlıurfa’nın Birecik ilçesindeki Kebapçı Cevdet. Olay şöyle gelişti; Gülbaba’da patlıcan kebabı hazırlanırken canlı yayın yapmıştım. O canlı yayında ismini hatırlayamadım bir takipçim (özür diliyorum unuttuğum için) Kebapçı ... bu zamana kadar yediğim en iyi; kıyma kebabı! adres; Şanlıurfa’nın Birecik ilçesindeki Kebapçı Cevdet. Olay şöyle gelişti; Gülbaba’da patlıcan kebabı hazırlanırken canlı yayın yapmıştım. O canlı yayında ismini hatırlayamadım bir takipçim (özür diliyorum unuttuğum için) Kebapçı Cevdet’te haşhaş kebabı tavsiye etti. Israrla da mutlaka deneyin dedi. @omurakkor ile Halfeti’ye devam edecektik ama “Halfeti bekler, kebap beklemez” diyerek Kebapçı Cevdet’e yol aldık. Zaten yürüme mesafesi, çok yakın. 1975’ten beri hizmet veren kebapçıda haşhaş kebabını ustasını (Müslüm usta) sorarken “Size bi’ de kıyma çekiyim mi?” dedi. “Abi yok şimdi patlıcandan geliyoruz, yemeyelim” derken, usta kıymayı ocağa atmıştı bile. Masaya servis edildi, önce kıymanın tadına baktık ve o an dünya birkaç saniyeliğine durdu. Ömür’le beraber ikimiz de gerçekten şaşkındık, yediğimiz kebap karşısında. Henüz haşhaşa geçmeden bir tane daha isteyelim dedik. Arka masadan 50 yaşlarında bi’ abi muhabbete atladı; “Antep’ten 30 senedir buraya kebaba geliyorum. Dönerken de bizimkilere paket yaptıracağım” diye. Ve o adam; elinde paketlerle Birecik’ten Gaziantep’e kebap taşıdı biz yemek yerken.
...
Videoda yöreye ait haşhaş kebabının yapılışı ve anlatımı ver. haşhaşın yanındaki kıyma kebabı. bu arada; kebapçının kullandığı tüm sebzeler (limon hariç) yöreye ait. dükkan zaten inanılmaz güzellikte taze nane kokuyordu.
...
bu kebabı yıllar geçse de unutamam! Ellerine sağlık @kebapcicevdetusta
...
#sanliurfa #birecik #kebap #kiymakebabi #hashaskebabi #tgkurfa #kebapcicevdet #cevdet #kebapci #halfeti
Read more
@duyguuysal paylaşmış. Ben de paylaşayım da şu hayvan evladı şurada dursun. regram @duyguuysal (Kopegin ...
Media Removed
@duyguuysal paylaşmış. Ben de paylaşayım da şu hayvan evladı şurada dursun. regram @duyguuysal (Kopegin sagligi iyi) Bugün yıllardır lokal kaldığı için sürekli gittiğimiz Çeşme- Ilıca Kumrucu Hüseyin'de korkunç bir olay yaşadık. Yanımıza gelen sokak köpeğini beslerken, Kumrucu ... @duyguuysal paylaşmış. Ben de paylaşayım da şu hayvan evladı şurada dursun.
regram @duyguuysal
(Kopegin sagligi iyi) Bugün yıllardır lokal kaldığı için sürekli gittiğimiz Çeşme- Ilıca Kumrucu Hüseyin'de korkunç bir olay yaşadık. Yanımıza gelen sokak köpeğini beslerken, Kumrucu Hüsseyin bizzat kendi arabasıyla gözlerimizin önünde köpeğe çarptı! Hiçbir ihtimal vermememize rağmen kendi garsonları ve yan esnaflar daha önce de bilerek kedileri ve köpekleri ezdiğini söyleyince kendisine sormak istedik. Ne yazık ki son derece yüzsüz bir şekilde bilerek çarptığını söyleyip, " ben köpeklerle insanların aynı yerde yemek yediğini görmedim." dedi. Biz artık canlılara bilerek zarar veren bir adamın elinden yemek yemeyeceğiz, umarız siz de bu caniliği unutmaz ve bunu paylaşma hassasiyetini gösterirsiniz.
Read more
Biraz eğlenirsiniz Güvenç hikayeleri bitmez. Bizim Güvenç’in bu yaz işleri bir açıldı; sürekli ...
Media Removed
Biraz eğlenirsiniz Güvenç hikayeleri bitmez. Bizim Güvenç’in bu yaz işleri bir açıldı; sürekli konserler veriyor. @guvencdagustun Sadece konserler projeler de değil; ilginçtir; hangi restorana gitsek İstanbul’da, Bodrum’da Güvenç oranın “ SANAT DANIŞMANI”... Bir de bu sanat ... Biraz eğlenirsiniz Güvenç hikayeleri bitmez. Bizim Güvenç’in bu yaz işleri bir açıldı; sürekli konserler veriyor. @guvencdagustun
Sadece konserler projeler de değil; ilginçtir;
hangi restorana gitsek İstanbul’da, Bodrum’da Güvenç oranın “ SANAT DANIŞMANI”... Bir de bu sanat danışmanlığı olayı çıktı.
İstanbul’daki ünlü ADANA İL SINIRI restoranının da mesela; Güvenç sanat danışmanı...”Adana kebap ve sanat ne iştir” diye sorucak olursanız;
ADANA İL SINIRI bu yıl Nişantaşındaki eski Park Şamdan’ın yerini aldı, renove etti, şu an sanırım şehirde 1 numara oldu, yer yok, yemeklerin ve servisin, ortamın muhteşem olduğunu anlatmamıza gerek de yok; 1 numara,
sahibi Adnan bey, kadim dostumuz,
Güvenç’i oraya sanat danışmanı yapmış, Güvenç oraya bar yapmış, piyano getirmiş, Maria Callas ve Pavarotti’nin fotoğraflarını asmış.. Pavarotti’nin resmini gösterip “Ee?” Diye sordum Adnan’a.. “valla Fazılcım” dedi, “millet bu kim? Diye soruyor” dedi.. “Ee?” Dedim.. “Valla ben de bizim Adana’dan şarkıcı arkadaş” diyorum dedi..
...
)))
Daha anlatırım Güvenç hikayeleri, bitmez çünkü...
#fazılsay #adanailsiniri #adanademirspor @adanailsiniri
Read more
“Ben Özgürüm” Mü Demiştiniz? Düşünün ki biri sere serpe uzanarak karşınıza oturuyor. Üstelik ...
Media Removed
“Ben Özgürüm” Mü Demiştiniz? Düşünün ki biri sere serpe uzanarak karşınıza oturuyor. Üstelik öfkeli. Öylesine öfke yüklenmiş ki söylediği her söz, yaptığı her davranış etrafa şiddetli kıvılcımlar saçıyor. Her yan tutuşabilir. Olur olmaz her söze alınıp saldırganlaşıyor. Etrafa, ... “Ben Özgürüm” Mü Demiştiniz?
Düşünün ki biri sere serpe uzanarak karşınıza oturuyor. Üstelik öfkeli. Öylesine öfke yüklenmiş ki söylediği her söz, yaptığı her davranış etrafa şiddetli kıvılcımlar saçıyor. Her yan tutuşabilir. Olur olmaz her söze alınıp saldırganlaşıyor. Etrafa, ben bilirim, diyerek baktığını görebiliyorsunuz. “Ben” diyerek cümledeki her boşluğu dolduruyor ya da uygun bulduğu her yere sokuşturuyor “ben”ini. Ben bunu yapmak istiyorum, ben başardım, ben söylemiştim, ben yaptım, benim başarım… Sevmediği her insanı, suçlusun, diye parmaklarıyla gösteriyor. Komşusuna yüz çeviriyor ve her eleştiri ona saldırı gibi geliyor. Dediğim dedik çaldığım düdük, diyen halleri var. Tüm dünyanın ona hizmet etmesi gerekiyor. Uçlarda yaşanan negatif enerjiler… Çok itici bir kişilik değil mi? Peki kim bu çizgiyle az ya da çok örtüşmediğimizi söyleyebilir?
Artık netleştirelim, egomuzdan bahsediyorum. Özür dilemeyi acizlik, “Seni seviyorum.” demeyi ise zayıflık kabilinden sayan egomuzdan… Her baktığı yerde bir kusuru görmekten yorulmayan içimizdeki o ukala canavardan bahsediyorum.
Nasıl mı yaratıyoruz onu içimizde? Ya da bizimle beraber mi doğuyor? Özgürlüğümüzü ele geçiren ama nedense bizim tam bir özgürlük olarak algıladığımız bu ateşi, psikolojinin emin ellerine bırakalım ve şu kesin tespitle yola devam edelim: Küçükken yaşadığımız bir olay ve bu olay karşısında hissettiklerimizden sonuçlar çıkarıyoruz ya, işte bu kararlarımız egomuz için referans teşkil ediyor. Çıkışı ne kadar masumca. Ama o andan itibaren hayatımızı biz değil egolarımız yaşamaya başlıyor. Bu referans hayat boyu özgeçmişimizin doğal bir parçası oluyor. Kendinden bahseder misin, dendiğinde akla ilk gelen sözler oluyor. Pek çoğunun doğuşunu ise hatırlamıyoruz bile. Ne yaşamıştık, ne hissetmiştik? Ama bu bilinçaltına ittiğimiz yer yer bilinç düzeyinde olan gerçekliklerimiz, aldığımız kararları kanunlaştırıyor. Çoğu zamansa değişmez kanunlara dönüşüyor. Ta ki biri ya da bir şey çıkıp da kendimizi dev boyutlarda izlediğimiz o aynanın önünden bizi çekene kadar. Gizemli bir şekilde bu görüntümüz hoşumuza gidiyor ve o anılardan ve anıyla gelen kararlarımızdan vazgeçemiyoruz.
Ego, kapalı kutular yaratır
Read more
@ucankustv #GeceKusu @sibelmiralogluu Tesekkurler #Kadınlar Şiddet Gördükleri Erkekleri Neden #Terk Etmiyor? Kadınların #şiddet gördükleri erkekleri neden terk etmediği hep sorulur. Aslinda Kadınlar ilişkilerinin değil,şiddetin bitmesini istiyorlar.Son günlerde #magazin ... @ucankustv #GeceKusu @sibelmiralogluu Tesekkurler #Kadınlar Şiddet Gördükleri Erkekleri Neden #Terk Etmiyor? Kadınların #şiddet gördükleri erkekleri neden terk etmediği hep sorulur. Aslinda Kadınlar ilişkilerinin değil,şiddetin bitmesini istiyorlar.Son günlerde #magazin sayfalarında sık sık şiddet #haberler i okuyoruz.Kamuoyunda tanınan bu kadınların nasıl şiddet gördüklerini,şiddet gördükleri kişilerden ayrıldıklarını, #dava açtıklarını, ardından da “şiddet yüzünden terk ettiği ve 'Bir daha asla bir araya gelmemiz mümkün değil' dediği kişiyle (bilmem kaçıncı kez) barıştıklarını” izliyoruz.“ #Ünlü” olsun olmasın, kadınların şiddet gördükleri erkekleri neden #terk etmediği hep sorgulanan bir konudur. Bu #sorgulama çoğu zaman, şiddet gören kadının yargılanması ve "o da haketmiş" sözleriyle sonlanır. Bunun böyle olmaması gerektiğini bilsek de, kadınların neden terk etmediğini de bilmiyoruz. Kadınlar ilişkilerinin değil, şiddetin bitmesini istiyorlar. Ve #önemli bir mesaj:“Şiddet sizden kaynaklanmadığı için siz durduramazsınız. Durdurmaya çalışarak #vakit harcamayın. #Şiddet bir ilişkinin başında varsa, katlanarak devam eder.Ne kadar erken o ilişkiden çıkarsanız, o kadar kolay olur.”
#Çulfa, şiddet uygulayan kişilerin manipülatif karakterlerine dikkat çekti ve meseleyi daha iyi kavramam için bana kişisel bir örnek sundu:
"Şiddet uygulayan kişiler ne kadar iyi eğitimliyse, o kadar #manipülatif olur. Örneğin sizin sevgiliniz size şiddet uygularsa, sizin onunla kalmanızı sağlamak için bu yaşadığınız olayın her gün yazdığınız, benimle #röportaj yaptığınız olaylardan farklı olduğuna, #gazeteler deki gibi 'basit şiddet olayı' olmadığına, sizin #özel ilişkinize dair bir şey olduğuna sizi inandırması lazım. 'Sen kadınsın, ben erkeğim, döverim' diyen birini birinci dakikada şutlarsınız ama 'Biz o kadar aşığız ki, bu farklı' ya da 'Bu kadar #tutkulu bir #aşkta şiddeti niye sınırlayalım' gibi söylemlerle sizin gitmenizi geciktirebilir, bunun karşısında entelektüel bir argüman geliştirmeniz gerekir. Şiddet uygulayan kişi, karşısındaki alıcıya göre senaryo üretiyor."İLİŞKİNİZDEKİ ŞİDDET POTANSİYELİNİN FARKINDA MISINIZ? #Aile #Evlilik #Çift #Danismani #Dr #Ekrem #Çulfa 05057675885
Read more
Merhabaa<span class="emoji emoji1f60d"></span> Karşılaşmaktan en hoşlanmadığım durum ne biliyor musunuz? Çocukların ebeveynlerinden ...
Media Removed
Merhabaa Karşılaşmaktan en hoşlanmadığım durum ne biliyor musunuz? Çocukların ebeveynlerinden sır saklamaya yönlendirilmesi. Nasıl mı? Şöyle açıklayayım. Şimdi bir çocuk düşünün. O gün yanlışlıkla evde bir vazoyu kırdı teyzesi de onun yanına gelip tamam bunu yapıştırırız. Annen ... Merhabaa😍
Karşılaşmaktan en hoşlanmadığım durum ne biliyor musunuz? Çocukların ebeveynlerinden sır saklamaya yönlendirilmesi. Nasıl mı? Şöyle açıklayayım. Şimdi bir çocuk düşünün. O gün yanlışlıkla evde bir vazoyu kırdı teyzesi de onun yanına gelip tamam bunu yapıştırırız. Annen fark etmez. “Şiiişt bu aramızda sır olarak kalsın!” dedi. Ya da “al bu çikolatayı hemen ye, annen görmesin, aramızda kalsın” dedi.
Çocuklara hoş görünmek için “aramızda sır kalsın”, “sakın annene/babana” söyleme gibi cümleler havada uçuşuyor.
Genelde masum durumlar bunlar. “Bak bu ikinci dondurmayı yediğini sakın annene söyleme”, “ayyy burası kırıldı, dur yapıştırırız şimdi, sakın annene söyleme” gibi.
Hep açık iletişimi savunuyoruz değil mi?  Çocuğumuz büyüdüğünde de kırgınlıklarını, kızgınlıklarını, mutluluklarını bizimle paylaşabilsin istiyoruz. Ama yine ebeveyni korkutucu, ondan sır saklanılması gereken bir figür gibi gösteriyoruz. Yani biz göstermiyoruz da gösterenler var diyelim😉  Bugün ikinci dondurmayı yediğini saklıyor, yarın belki okulda, parkta ya da herhangi bir yerde başına gelen kötü bir olayı ona “sakın söyleme” dedikleri için saklayacak. Yaşanabilecek durumları buraya yazmak bile istemiyorum!
Buradan tüm anneanne, babaanne, dede, teyze, amca, hala, dayı, elti, görümce, komşu, arkadaş hepsine sesleniyorum. Çocuğa hoş görünmek, aranızdaki ilişkiyi özel kılmaya çalışmak için “piişşştt aramızda sır kalsın bu” demeyin olur mu?
Bu arada yazıyı gerçekten size sır vereceğim diye okumaya başlayan var mı?😀😅 Varsa kaaan-dııır-dım🎶🤫😀 Bu yazdıklarım mümkünse sır kalmasın yayılsın😉😘
Read more
İsim vermediğim, bildiğim şeyleri anlatıp prim kasmadığım bir videonun bu denli rağbet görmesine ...
Media Removed
İsim vermediğim, bildiğim şeyleri anlatıp prim kasmadığım bir videonun bu denli rağbet görmesine en az sizin kadar ben de şaşırdım. Bununla gurur falan da duymuyorum. Ha bilmek istiyorsanız o videodan para da kazanmadım. Bilmem farkında mısınız? Hedefim o videodan para kazanmak olsa ... İsim vermediğim, bildiğim şeyleri anlatıp prim kasmadığım bir videonun bu denli rağbet görmesine en az sizin kadar ben de şaşırdım. Bununla gurur falan da duymuyorum. Ha bilmek istiyorsanız o videodan para da kazanmadım. Bilmem farkında mısınız? Hedefim o videodan para kazanmak olsa çok daha farklı konuşurdum.
Ben zaten videoda bir miktar ödeme aldım diyorum ve asla o videoda bahsettiği miktar değil. Şimdi size çıkıp 100.000 verdim dese, ona da mı inanacaksınız? Bir aklıselim de demiyor mu abi bu insanın sigortası nerede, ödediğin para nerede? İSPAT? İki kiramı ödedi evet doğru. O da “ben artık geçinemiyorum, ev sahibimle her gün tartışıyorum, buradan ayrılmam gerek” dediğim için sinirlenip ödedi.

Bu arkadaşın düşüşünün sebebi ben değilim. Alınan reklamlar, eski tadı vermemeler, söylediklerine ters hareketler… Açıp bakın benden önce bu yorumlar geliyordu zaten. Şimdi neden bütün olay benim üstüme kalıyor? Ben onunla yarışacak kadar kitle sahibi miyim? Yooo? E demek ki görünen köy vardı. İnsanları salak yerine koyamazsın. Buna istinaden tek bir kişiyi suçlayıp hedef gösteremezsin.

Zeki bir adam olduğunu söyledim. Atatürk, yaptığımız yardımlar, dış mihraklar, aldatılmanın mağduriyeti, askerlik… İnsana dokunan tüm başlıklarla videoyu tamamlayıp kalbinize dokunmayı başardı :) Böylece objektif bakabilme dürtünüzü kaybettiniz çünkü benim anlattıklarım magazin gibi kaldı. Oysa olanı biteni anlatmıştım. Şov yapmamıştım.
Güçlü olabilirsin ama haklı değilsin paşam. Gel vazgeç bu sevdadan.
Son olarak, “neden kamera önünde olmayı istemiyordum da şu an kamera önündeyim?” konusuna açıklık getireyim. Ben başkasının buyruğu, kuralları, istekleri ve kısıtlaması ile bunu istemedim. Yoksa zaten yıllardır TV programları, internet röportajlarına konuk oluyorum. Ben “KENDİM” olarak var olmaya varım. Kitap da yazıyorum. Kitaptan geçim sağlanacak para kazanılmadığını yazarlar bilir. Eğer bir magazin figürü vs. değilseniz. Neden yazıyorum çünkü anlatmak istediklerim var. Bunu şimdi de kamera önünde yapıyorum. İkisi de aynı şey nazarımda.
Hepsi bu.

Selametle.
Read more
Bugün 8 mart dünya kadınlar günü. Ve bana kadın olmayı öğreten Babam iyi ki varsın. 10 tane oğlun ...
Media Removed
Bugün 8 mart dünya kadınlar günü. Ve bana kadın olmayı öğreten Babam iyi ki varsın. 10 tane oğlun olacağına 1 tane Cansun olsun dediğin için. Gitme, kalma , o kim, bu kim demediğin için. 18 yaşıma basmadan beni ehliyet kursuna yazdırdığın için. Her türlü sporu yapmama izin verdiğin için. ... Bugün 8 mart dünya kadınlar günü. Ve bana kadın olmayı öğreten Babam iyi ki varsın. 10 tane oğlun olacağına 1 tane Cansun olsun dediğin için. Gitme, kalma , o kim, bu kim demediğin için. 18 yaşıma basmadan beni ehliyet kursuna yazdırdığın için. Her türlü sporu yapmama izin verdiğin için. Şehir şehir gezerken bana orada ne işin var demek yerine şu yemeği meşhur, yemeden gelme sakın dediğin için. Tüm çatışmalarımıza rağmen aldığım kararların üzülmeyeyim diye olsa dahi arkasında durduğun için. Tüm kadın sanatçılara, müzisyenlere saygı duyduğun icin. Değil kadının sadece okuması, aynı zamanda kendini geliştirmesi hobi edinmesi gerektiğini savunduğun için. Bana dağda kullanırım diye çakı hediye ettiğin için. Çivi çakmasından tutup kaynak makinası kullanmaya kadar her bir şeyi öğretip asla beni sen kızsın diye yanından kovmadığın ve daha niceleri için. Kimsenin bunların aksi davranışlarına boyun eğmemeyi senden öğrendim. Ben bir kadınım ve tek başıma da güçlüyüm. Çiçek falan değilim ben incinmem, narin de değilim. Kedi gibi de değilim sevginize muhtaç olayım.. İltifat edeyim derken küçültmeyin o kelime oyunlu cümlelerinizle. Nice kaya gibi kadınlar var 100 erkeği cebinden çıkaracak...
#8thmarch #internationalwomansday
Read more
Hellooo🤗 Alkali diyeti duymuşsunuzdur, hatta belki denemişsinizdir. İnternette bununla ilgili ...
Media Removed
Hellooo🤗 Alkali diyeti duymuşsunuzdur, hatta belki denemişsinizdir. İnternette bununla ilgili tonla yazı var ama bilimselliği tartışılır. Ben de biraz araştırma yaptım tabii ki gelin bakalım uğruna kitaplar yazılan, deli gibi kilolar verdiren, çoğu hastalığı iyileştiren alkali ... Hellooo🤗
Alkali diyeti duymuşsunuzdur, hatta belki denemişsinizdir. İnternette bununla ilgili tonla yazı var ama bilimselliği tartışılır. Ben de biraz araştırma yaptım tabii ki gelin bakalım uğruna kitaplar yazılan, deli gibi kilolar verdiren, çoğu hastalığı iyileştiren alkali diyet neymiş?🤓
Alkali diyet der ki; "Sen vücuduna alacağın besinlerin ortalama %80'ini alkali besinlerden, %20'sini asidik besinlerden al. Böylece aldığın besinleri vücudun metabolize ettiğinde vücudunda alkali bir ortam oluşsun. Alkali olan vücudunda hastalıklar barınamasın."
Vücudumuzdaki sistemler bu kadar düz mantık ilerlemiyor ne yazık ki🙄 Bizim beslenmeyle kanımızın pH'ını değiştirmemiz pek olanaklı değil. Zaten kanın pH'ının küçücük oynaması bile ölüme yol açabilir. Vücudumuzun asit-baz dengesi dediğimiz kavram bu kadar basite indirgenebilecek bir kavram değil.
Peki bu insanlar nasıl oluyor da alkali diyetle daha sağlıklı oluyorlar? Olay basit. Alkali diyet aynı zamanda diyor ki:
🍍İşlenmiş besin tüketme
🍍Rafine şeker kullanma
🍍Sebze, meyve ve kurubaklagil tüketimini arttır.
Yani bizim genel sağlıklı beslenme kurallarında anlattığımız şeyleri söylüyor, insanlar da yaşam tarzlarını bu şekilde değiştiriyorlar sonra sanıyorlar ki alkali su içtim ve zayıfladım/kendimi daha iyi hissediyorum.
Hayır sen sağlıklı yaşama adım attığın için vücudunda değişimler oluyor mucize alkali suda ya da alkali besinde değil maalesef🤓
Mucize sağlıklı beslenmede🌸
#bakmaoku #healthy #alkali #alkalidiyet #saglikliyasam #food #vegetarian #veganfood #diet #dietfood #alkalibeslenme #alkalisu #healthyfood #healthylifestyle
Read more
Nil Karaibrahimgil’in o harika şarkısını yazdığı yaşta olduğuma göre artık gönül rahatlığıyla ...
Media Removed
Nil Karaibrahimgil’in o harika şarkısını yazdığı yaşta olduğuma göre artık gönül rahatlığıyla karşılaştırmamı yapabilirim. Nil şarkısında bu yaşlarda ayaklanıp kanatlandığından bahsediyor ama benim oturmaktan oturma organım dümdüz oldu. Ayrıca halk arasında can simidi olarak ... Nil Karaibrahimgil’in o harika şarkısını yazdığı yaşta olduğuma göre artık gönül rahatlığıyla karşılaştırmamı yapabilirim. Nil şarkısında bu yaşlarda ayaklanıp kanatlandığından bahsediyor ama benim oturmaktan oturma organım dümdüz oldu. Ayrıca halk arasında can simidi olarak bilinen bel yağlarım büyürken Nil’in koşup ilerlemekten bahsetmesi de “böyle can olmaz olsun” dedirtmekle kalmıyor, insanı simitten bile soğutuyor. “Zaten simit de neymiş, gevrektir onun  adı” diye çıkışasım var ama benimki bıngıl bıngıl kocaman bir sütlü nuriye kıvamında oluduğundan mütevellit o sıfatın hakkını verebilir mi emin değilim.
Şarkının analizine devam etmek istemiyorum. Zira Nil’in şarkının devamında dediği gibi güzel bir kadın olsaydım şu an bu durumda olmazdım. Peşimdeki erkeklerden kaçmak için topuklarken bel bölgemdeki can simitlerimden kurtulur, sıkı ve düz bir karınla Ebru Şallı’ya selam çakardım. Ya da erkek peşinde koşmaktan üç buçuk numara şiş kadar inceldiğim yetmiyormuş gibi bir de onları ikna etmek için bin dereden su getirirken çok pis kas yaparmışım gibime geliyor ama bunlar hep kader, kısmet ve libido. O kadar kas yaptıktan sonra zaten önüme bariyer koysalar kaç yazar zaten. Yırtarım dağları enginlere sığmam taşarım bacım afedersin.
Nil’in şarkısına dalıp doğum günümü unutacağımı sanıyorsanız yanılıyorsunuz. Doğum günüm olması vesilesiyle bugün öylesine festival ve karnavallarla kutlanıyor ki sanırsın olay Brezilya’da geçiyor. Keşke kutlamalar sırasında bir dans figürü olarak attığım teorik göbekler pratik anlamda da atılabilse fakat nafile. Şimdi bu konuyla ilgilenmeleri için İsviçreli bilim adamlarını göreve çağırsam kesin yaptıkları gereksiz bir araştırmayı bahane edip gelmezler. Norveçli bilim adamları desen, zaten ellerine krem sürmekten başka bir şeye vakitleri olmuyor. Gerçi onlar Norveçli balıkçı abilerdi sanırım ama konumuz o değil.
Demem o ki, umarım benim doğum günüm vesilesiyle attığınız göbekler gerçek anlamda vücutlarınızdan ayrılıp bir bilinmeze doğru yol alırlar. Fırsat bu fırsatken attırıverin üç beş göbecik. Ayrıca doğum günü hediyesi alamayanlar için IBAN numaramı büyük bir keyifle paylaşabilirim. Israrla isteyiniz.

Teşekkürler!
Read more
BU SÖZLER ÇOK TARTIŞILACAK! "TEK EŞLİ OLMAK DOĞAYA AYKIRI!" . “İNANDIRICI GELMİYOR” . Şu sıralar başrolünde olduğu ‘Öğrenci Kafası: Soygun’ filmi ile gündemde olan oyuncu Beril Kayar, "İki insanın uzun yıllar boyu beraber yaşayıp anlaşabilmesi hayal bile değil, ütopik" dedi. . Beril ... BU SÖZLER ÇOK TARTIŞILACAK! "TEK EŞLİ OLMAK DOĞAYA AYKIRI!"
.
“İNANDIRICI GELMİYOR”
.
Şu sıralar başrolünde olduğu ‘Öğrenci Kafası: Soygun’ filmi ile gündemde olan oyuncu Beril Kayar, "İki insanın uzun yıllar boyu beraber yaşayıp anlaşabilmesi hayal bile değil, ütopik" dedi.
.
Beril Kayar, Posta Gazetesi'nden Oya Çınar'a verdiği röportajda çarpıcı ifadeler kullandı.

Güzel oyuncu, "Aşk tanımınız ne?" sorusuna, "Sonsuz aşka ve tek eşliliğe inanmıyorum. İnsan, hayvan içgüdülerine sahip bir varlık. Tek eşli olmak insan doğasına aykırı. Hepimiz bunu biliyoruz. Ama bazen kendimizi baskılıyoruz ya da kulağa romantik gelen 'sonsuz aşk' gibi kavramlara inanmak istiyoruz. Fakat şu açık: İki insanın uzun yıllar boyu beraber yaşayabilmesi ve anlaşabilmesi hayal bile değil. Ütopik, inandırıcı gelmiyor" cevabını verdi.

Güzel oyuncu, oyunculuğa başlama hikayesini de şöyle anlattı: "Ben modellik yapmak istemiyordum, pilates eğitimi alıyordum. Bir arkadaşım kendi projesi için fotoğrafımı çekerken gelişti modellik.
.
Önceleri 20'li yaşlarındaki bir genç kadın olarak o parıltı hoşuma gitti. Sonra oyunculuk teklifleri gelmeye başladı. Öyle, 6 yaşından beri oyunculuk yapmak istiyorum gibi bir durumum yoktu yani."
.
#haber #olay #aşk #ilişki #eş #doğa #insan #ünlü #oyuncu #berilkayar #röportaj #magazin #ünlüler #model #manken
Read more
Önce insan kendini tanımalı. Mesela ben demiştim ki ; “ Ben normal biriyle evlensem kafaları yerim, ...
Media Removed
Önce insan kendini tanımalı. Mesela ben demiştim ki ; “ Ben normal biriyle evlensem kafaları yerim, hatun benim gibi kırık olmalı. Yani ben bütün gün iş stresi, dava koşuşturması derken yorulup bitkinleştiğimde eve girerken bir anda kolbastı oynasam(bilmiyorum oynamayı ama saçmalayarak ... Önce insan kendini tanımalı. Mesela ben demiştim ki ; “ Ben normal biriyle evlensem kafaları yerim, hatun benim gibi kırık olmalı. Yani ben bütün gün iş stresi, dava koşuşturması derken yorulup bitkinleştiğimde eve girerken bir anda kolbastı oynasam(bilmiyorum oynamayı ama saçmalayarak oynayabilirim) hatun bana “napıyo la bu” değil de o da hemen oyna dahil olmalı.” Valla bunu düşünmüştüm mesela ve öyle de oldu. Hatta olayı gam gam style dansına bile çevirebiliyor bazen. Ama Hz. Ömer’in de dediği gibi çocuk gibi şımarabiliyoken, oturup eşime vakit, vakti bölme, çocuğuna vakit ayırma, maddi geliri sağlama, elektriği, suyu, doğalgazı vs işlerinde de Allah utandırmasın elimden geleni yapmaya çalışıyorum. Tabi bunda eşimin de )Allah ondan razı olsun) çok ciddi payı var. Mesela evliliğimizin ilk yılında maddi olarak ortadan biraz daha zor durumdayken( mesela doğalgaz yoktu o evde bir ay elektrik faturası 450 mi ne gelmişti çok zorlanmıştık) ben eşimin gidip de benden bir ayakkabı elbise vs istediğini hiç duymadım. Vallahi ilk yıl evlenmeden önceki ayakkabıları vardı birkaç tane onları giydi hep kış geldi de babamlar bot almıştı yine o istememişti. Yani demem o ki erkek erkekliğini, kadın kadınlığını düzgün yapınca huzurlu yuvalar oluyor Allah nazar değdirmesin. @esrayilmazc ♥️
Deseniz ki şimdi bunları neden anlattın emicemun evladı? Bilmem, öyle içimden geldi. Paylaşayım dedim😇
Haydi biz Bursa’ya Seminere geliyoruz. Akşama görüşürüz.🤚🏻
Read more
... Mutluyu geç o standın önünden geçer miydim? Tövbeler olsun. Evet, bir ömür düşünsem mana veremeyeceğim ...
Media Removed
... Mutluyu geç o standın önünden geçer miydim? Tövbeler olsun. Evet, bir ömür düşünsem mana veremeyeceğim bir şekilde sayın okuyucular –yeminle bu nasıl bir basiretsizliktir havsalam almayacak- Taksinin 97TL olmasından aldığımız gazla olacak ki, turumuzu seçip 1 günlüğüne 2 kişi ... ... Mutluyu geç o standın önünden geçer miydim? Tövbeler olsun. Evet, bir ömür düşünsem mana veremeyeceğim bir şekilde sayın okuyucular –yeminle bu nasıl bir basiretsizliktir havsalam almayacak- Taksinin 97TL olmasından aldığımız gazla olacak ki, turumuzu seçip 1 günlüğüne 2 kişi 500TL (BEŞ YÜZ) veriyoruz. Ulan -çok affedersiniz- sen Paris’te bununla çok iyi vakit geçirdiğini hatırlıyorsun da alt tarafı 30 euro vermiş olduğunu niye unutuyorsun embesil? Fakat durun olay bitmedi, eğer gerçekten güzel bir şekilde gezmemize olanak tanısaydı varsın 500 TL olsun önemli değil. Fakat öyle olmuş olabilir mi bizim şansımızla? Cevap belli. Neyse devam ediyorum; turist acentesindeki Dubai’den nefret etmemde çok büyük etkisi olan abla, turist otobüsünün en yakın durağına nasıl gideceğimizi göster(emi)yor. Normal otobüs+metro yapmamız gerektiğini söylüyor. Eyv, otobüse biniyoruz dediği yerde iniyoruz da ne metro var, ne Big Bus durağı. Otobüs şoförüne durağı bilip bilmediğini soruyoruz, ve ilk sürprizimiz; şoför gayet iyi bir İngilizce ile bize cevap veriyor. Tabi ki bilmediğini söyleyip başka şoförlere soruyor ve onlar da çok iyi İngilizceyle bilmediklerini söylüyorlar. Bu muhabbetler 44 derece güneşin altında geçtiği için bizim güzide çılgın otobüs şoförlerimizi İngilizce konuşurken zihnimde oluşan hayal uzun sürmüyor.
  #travelblogger #thailand #travel #tbt #2017
Read more
Beyler bayanlar.. Şu kilo alıp verme olayıyla ilgili özelden çok soru geliyor. Sağlık ile ilgili ...
Media Removed
Beyler bayanlar.. Şu kilo alıp verme olayıyla ilgili özelden çok soru geliyor. Sağlık ile ilgili bir konu olduğu için ve yanlış örnek olmamak için açıklama yapmak ve toplu bir cevap vermiş olmak isterim :) Biliyorsunuz ki Deliha'nın ilk filminde epey kilo almıştım. Ardından Görümce filmimde ... Beyler bayanlar.. Şu kilo alıp verme olayıyla ilgili özelden çok soru geliyor. Sağlık ile ilgili bir konu olduğu için ve yanlış örnek olmamak için açıklama yapmak ve toplu bir cevap vermiş olmak isterim :) Biliyorsunuz ki Deliha'nın ilk filminde epey kilo almıştım. Ardından Görümce filmimde epey verdim. Sonra Deliha 2'de tekrar aldım. Her seferinde alıp verdiğim kilolar da 20 küsürler... Az değil yani.
Şimdi başta baktım motivasyonla ve gazla acayip hızlı veriyorum- alıyorum. Oh ne güzel. Etraftan gelen uyarılara da 'yek yeaaaa bişi olmaz karaktere girmem lazım' falan diyorum. Taaa ki sağlığım bana tokat atana kadar.. Deliha'nın çekimlerinden sonra aldığım 20 küsür kiloyu vermek için her zamanki gibi yemeği azaltıp harekete ağırlık verdim. Lakin bu sefer bi sorun var. Hep gittiğim detox merkezinin Antalya şubesine falan gittim ama hayret yav ne yapsam veremiyorum. Aksine kilo almaya devam ediyorum. Üstelik bütün gün uyuyorum. Çok uyuduğum için ağlıyorum. Sonra tekrar uyuyorum.
Sonra dedim ki herhalde yoruldum ben. Dedim yurtdışına gideyim orda vereyim. Tropik iklim, meyve sebze deniz... İyi fikir. Gittim. Tayland'a. Detox merkezine. (Bknz fotodaki halim Tayland uçağında..) Oradaki Tayland'lı doktor ikinci gün dedi ki test yapalım sana. Dedi senin tipin iyi değil şişsin. (Tipin kaymış da diyemiyor) Günde 16 saat uyuyorsun. Normal değil bu dedi. Peki abim dedim test yapalım.
Aha! Test sonucu geldi. TSH oranım 185.. (Tiroidi olanlar bilir) Adamcağız yanlışlık var deyip yeniden yaptı. Yok sonuç doğru.
Neyse, ben stresten ve hızlı kilo alıp vermekten dolayı, hipotiroid, haşimato (ki bunun filmlerimde şakasını dahi yapmıştım) karaciğer yağlanması ve hipoglisemi teşhisiyle Türkiye'ye geri gönderildim. Ve Mart ayından beri tedavi oluyorum. Suçluyum; bunu hak ettim. Şimdi 17 kilo verdim. 5 kilo daha vericem ve bir daha asla kısa sürede kilo alıp vermeyecem. Çünkü gerizekalılık bu. :) Özet; aman diyim doktor kontrolü olmadan asla kilo alıp verme olayını abartmayın. Dengeli olmak önemli. Bide şekeri ekmeği falan net kesin. Yemeyin valla... Öperim sizi çok.
Read more
Colay! Colay! Colay🌲<span class="emoji emoji2714"></span> Görselden tahmin ettiniz siz olayı. Benim en sevdiğim sonbaharla heryerde ...
Media Removed
Colay! Colay! Colay🌲 Görselden tahmin ettiniz siz olayı. Benim en sevdiğim sonbaharla heryerde karşımıza çıkan tarçın kokusu..desem de siz inanmayın. Kendi halinde tek bir koku değil tabii…tarçın baskın hem yaprak hem kabuğu var içinde ama daha neler neler var. Portakalı zaten var, ... Colay! Colay! Colay🌲✔ Görselden tahmin ettiniz siz olayı. Benim en sevdiğim sonbaharla heryerde karşımıza çıkan tarçın kokusu..desem de siz inanmayın. Kendi halinde tek bir koku değil tabii…tarçın baskın hem yaprak hem kabuğu var içinde ama daha neler neler var. Portakalı zaten var, mandalinası zaten yine var evet. Karanfili illa ki var, vanilyasız oda kokusu mu olur o da var. Servi var sonra, Juniper berry var, Çam var tabii geriden geliyor hassas burunlara çalışıyor. Çam ağaçlarına mandalina portakal astığımız bir tarif vardı hani geçen senelerde. Hani mandalinayı veya minnak portakalı alıyoruz, üstüne gelişi güzel karanfil tohumu ve tarçın kabuğu kıymıkları saplıyoruz. Yaldızlı şık bir file beze sarıp hop güzel bir fiyonk ve asıyoruz sağa sola…işte o koku benim en sevdiğim koku. Sıcacık insanin içini kalbini ısıtan, çocukluk anıları ve kış geceleri portakal mandalina kokusu tadında umutlu, mutlu, uğurlu bir koku.❤ İngilizcesi Jolly bu harmanın ama size gelirken neden adı Colay oldu? Colay da ne yaa, bütün abuk isimler senden çıkıyor dedi biri duydum😇
Bilen bilir ben Kazakistan’da yaşadım azımsanmayacak kadar bir zaman, 2000 yeni yılını da çalışarak karşılamak zorunda kalan mutlu azınlıklardanım evet 🤷‍♀️ Biliyor musunuz ki Colay Kazakca “ayağı uğurlu kişi” demek.
Yeni yıl kokusunu bundan daha iyi ifade edecek bir başka isim olur mu şimdi siz söyleyin bana. Yani Jolly görüp Colay der onlar” veya “Jolly de ne yaa yaz oraya COLAY kolay akılda kalsın” diye de değil. Formüllerime verdiğim isimler benim için kıymetli, anladınız artık, her biri bana bir şey ifade ediyor 🌱🎯
Buyrun bu da COLAY, çam ormanı içinde tarçın karanfilli sarkan portakal toplar hayal edin ve o ormanda huzur bulduğunuzu. Ben inanılmaz neşeleniyorum bu koku ile, umut doluyorum, ışık taşıyor sanki içimden yeni bir yıl geliyor çünkü, siz ne isterseniz o olmaya hazır, hayalleri gerçekleştirmek için sağlıkla karşılanan bir yeni yıl daha ekleniyor ömrümüze. İşte o heyecanlı umutlu ve uğurlu kokunun adı COLAY❤🌲yeni yıl kokusu, yeni umut kokusu…Colay gibi adıyla müsemma ayağı uğurlu gelsin bu yeni yil hepimize. Hakkınızda hayırlı ne varsa dilekleriniz içinde tamamı gerçekleşsin dilerim.
Read more
Hüzün en çok Eylül'e mi yakışıyordu? Bence Ekim'e daha çok yakışıyor. Bu ayda yapraklar giderken ...
Media Removed
Hüzün en çok Eylül'e mi yakışıyordu? Bence Ekim'e daha çok yakışıyor. Bu ayda yapraklar giderken yanıp kavruluyor. Önce kızarıyor, sonra sararıyor. Her ağaçtaki yaprağın ömrü aynı olmuyor. Kimi daha uzun günlü oluyor, kimi kısa. İşte bu gidişler ağaçları acıtıp, yüzünü soldururken ... Hüzün en çok Eylül'e mi yakışıyordu? Bence Ekim'e daha çok yakışıyor. Bu ayda yapraklar giderken yanıp kavruluyor. Önce kızarıyor, sonra sararıyor. Her ağaçtaki yaprağın ömrü aynı olmuyor. Kimi daha uzun günlü oluyor, kimi kısa. İşte bu gidişler ağaçları acıtıp, yüzünü soldururken bizi görselliğiyle mest ediyor.
Ne tuhaf değil mi, bir takım canlılar ölürken içimiz hüzünle keyf arası duygularla doluyor.
Geçen gün yol üstünde dağ gibi duran kayalara baktım. Bunlardan bile nice dersler çıkaracağımızı düşündüm. @serminyasarofficial nin dediği gibi doğa bize iyi geliyor. Her şeyin çözümü de onda, gösterisi de.
Doğa böyleyken insanların üst üste yığdıkları taşlar ise; estetikten uzak, kasvetimizi arttırmaktan, ruhumuzu bunaltmaktan başka bir işe yaramıyor.
Bu fotoğrafı kampüste çektim. Kampüsteki ağaçlar bu günlerde öyle harika ki, bakanın gözünde güller açtırıyor. Yapraklar vedalarını muhteşem bir şekilde yapıyor. Durup gidişlerini bir bir izleyesiniz geliyor. Sırf bu ihtişamlı vedaya bu yıl da şahit olayım, kaçırmayayım diye erkenden yürüyerek okula gittim. İyi ki de öyle etmişim. Çünkü işim bittiğinde yatsı olmuştu ve eğer sabah görmeseydim ertesi gün Erzurum'dan ayrılacağım için bu yılın güzelliğini kaçıracaktım.
Yolunuza çıkan güzelliklere o an zaman ayırıp bakmazsanız onları bir daha görmenizin garantisi yok. Bunun bilinciyle pişman olmamak için biraz erken kalktım. Buna da değdi. ❤
Read more
 #InnerSpeak #innerspeak #içbenliklekonuşma<span class="emoji emoji1f452"></span> @sfilizkabul InnerSpeak(iç benlikle konuşma) ...
Media Removed
#InnerSpeak #innerspeak #içbenliklekonuşma @sfilizkabul InnerSpeak(iç benlikle konuşma) Güçlendirme nedir? Ve bize nasıl fayda sağlar? Yaşam, içinde her şeyin olduğu bir akış bir nevi zaman çizelgesi. Bunda sanıyorum hepimiz hemfikiriz. Ve yaşam anlık bir süreç. Bu zaman ... #InnerSpeak #innerspeak #içbenliklekonuşma👒
@sfilizkabul

InnerSpeak(iç benlikle konuşma) Güçlendirme nedir? Ve bize nasıl fayda sağlar?
Yaşam, içinde her şeyin olduğu bir akış bir nevi zaman çizelgesi. Bunda sanıyorum hepimiz hemfikiriz. Ve yaşam anlık bir süreç. Bu zaman çizelgesinin her anında hepimiz mutlaka sebebini bildiğimiz veyahut bilmediğimiz pek çok durum yaşıyoruz. Bu bulunduğumuz bir ortamda aldığımız ve verdiğimiz nefesimiz gibi. Hangi ortamda neyi soluduğumuzu biliyor muyuz? Muhtemelen cevap hayır. Hangi ortama kendimizden bir parça olan nefesimizi bıraktığımızı biliyor muyuz? Cevap yine muhtemel olasılıkla hayır.😊
Cevabı hayır olan sorulara eş olarak o kadar çok gürültü var ki hem kendimizden kaynaklanan hem de yaşadığımız ortamlardan keza gördüklerimiz, duyduklarımız da gürültüyü çoğaltan etkenler. Dolayısıyla size çok gürültülü bir yerde seslensem sesim size ulaşabilir mi?
Eğer ses duyma eşiğiniz çok gelişmişse belki. Ancak sesim o gürültü arasında duyulamaz hale gelir. Yüksek Benlik ya da Yüksek Ruh dediğimiz o kutsiyette günlük hayatımızın her anında mütemadiyen bizimle konuşur. Ancak biz onu sadece dingin ve gerçekten sessiz olduğumuzda duyabiliriz. En iyi ve somut örnek olarak yolda yürürken girmek istediğiniz bir sokağa yönelirken birden içinizdeki ses o sokağa girmemenizi söyler ve birkaç dakika sonrasında da o sokakta hoş olmayan durumlar yaşanabilir ve sizler iyi ki de yolumu değiştirmișim dersiniz. Özetle, x.. konuya dair bunu neden yaşıyorum ve bu konuyla ilgili neyi görmem gerekiyor? diye sorduğum soruların kaynağını görebilmeme 2010 yılından bugüne destek olan iyi ve güvenilir bir dost benim için InnerSpeak. Kendinize kendi hikâyesini anlatması için izin verin diyorum çünkü bir küçük an içinde yaşadığınız ve sizde derin izler bırakan herhangi bir olayın bağlantılı olduğu bir ya
da birçok kaynak var olabilir. Yani evrende her şey enerji bunu artık hepimiz bir şekilde zihnimizde kavradık sanıyorum. Ancak bu kadarıyla sınırlı değil. Hepimiz birbirimizi tanısak da tanımasak da birbirimizle bağlantı halindeyiz. Velhasıl ne yer benden ayrı ne gök ne deniz ne ormanlar ne börtü böcek.. Her şey ile hepimiz bir ve bütünüz.
Read more
İstismar ve tecavüz olaylarında fiilin kendisi kadar acı verici diğer bir olay yakınlarının suçtan ...
Media Removed
İstismar ve tecavüz olaylarında fiilin kendisi kadar acı verici diğer bir olay yakınlarının suçtan sağ kalana inanmaması. Tecavüz olaylarının çoğunda kişi kimsenin kendisine inanmayacağı düşüncesiyle susuyor. Objektif olduğumda insanların kardeşlerinin, babalarının, kocalarının ... İstismar ve tecavüz olaylarında fiilin kendisi kadar acı verici diğer bir olay yakınlarının suçtan sağ kalana inanmaması. Tecavüz olaylarının çoğunda kişi kimsenin kendisine inanmayacağı düşüncesiyle susuyor. Objektif olduğumda insanların kardeşlerinin, babalarının, kocalarının veya kendileri için önem arz eden kimselerin, en yakınını taciz etmesi fikri zorlayıcı olabilir. İnanmak güç olabilir, insan inanmak istemeyebilir ama ülkemizde geldiğimiz günde herkes artık bu bilince sahip olmalı ve biri ortaya böyle bir iddia koyuyorsa kulak vermeli. Çünkü artık emin olduğum bir şey var o da şu:
🐶👶🏼Çocuklar ve hayvanlar, tacizci ve tecavüzcüler için en kolay açık hedef. Hayvanlar malesef konuşamıyor ama çocuklar belli bir yaşta bir şeyler anlatabiliyor. DİNLEYİN. Çocuklar ayrıntılı cinsel fiil tasviri yapamaz. Mesela “Orasında saç vardı, babamın sütü acıydı” gibi (Bunlar gerçek iddianamelerden okuduğum çocuk beyanları). Çok üzüldüğüm bir ifade vardı, erkek çocuğu 5 yaşlarında dayısı tecavüz ediyor ve evde sapından tutup kırıntıları temizledikleri gırgır gibi bir alet var.Çocuk diyor ki dayım süpürgeyi orasına koymuştu 😞 Affınıza sığınarak yazdım, tek amacım çocuklar böyle şeyler anlattıklarında dikkat kesilmenizi sağlamak. Sorun, nazikçe tatlı biçimde sorun ve tek söylemek gereken şey “Bu senin suçun değil”
💃🏼👙🤱🏽🤰🏼 Kadınlar çocuklar hayvanlar kadar savunmasız olmasa da her zaman hedef tahtasında. Şimdi herkes kendisini düşünsün, tecavüze uğradım dediğinizi ve sonrasında yaşayacaklarınızı.. Bu kadınlar için zor ,bunu dile getirmek zor her zaman bunu düşünün ;bu kadın böyle bir şey dediyse vardır doğruluğu diye düşünün. Peki yok mu iftira olayları?Kesinlikle var. Birisi ofisime geldiğinde tecavüz davası ise en ince ayrıntıya kadar irdeliyorum; en ufak şüphe bırakmak istemiyorum; bir intikam, bir hırs meselesiyse ben yokum;kimsenin günahına giremem. Her şeyden evvel benim oğlum genç olacak, hep onu düşünüyorum. Olaylara sağ duyulu yaklaşmak zorundayız. Biri tacize uğradım, tecavüze uğradım dediğinde o olayı ortaya çıkarmak boynumuzun borcudur. Bu iletiyi aslında daha çok erkekler için yazdım etiketleyin onlar okusunlar💋
Read more
 #kitapyorumu Herkese merhaba! <span class="emoji emoji1f489"></span> Polisiye, psikolojik-gerilim türünde kitaplar okumayı sever ...
Media Removed
#kitapyorumu Herkese merhaba! Polisiye, psikolojik-gerilim türünde kitaplar okumayı sever misiniz? Ben çok sık olmasa da polisiye okumayı özledikçe açıp okuyorum. Bugün bu türde enn sevdiğim yazarlardan biriyle geldim. Jane Casey. Her kitabı ciddi anlamda birbirinden güzel. ... #kitapyorumu
Herkese merhaba! 💉
Polisiye, psikolojik-gerilim türünde kitaplar okumayı sever misiniz?
Ben çok sık olmasa da polisiye okumayı özledikçe açıp okuyorum. Bugün bu türde enn sevdiğim yazarlardan biriyle geldim.
Jane Casey. Her kitabı ciddi anlamda birbirinden güzel. Buna kefil olabilirim. 🔪
Yani canınız polisiye okumak isterse sepete hiç bakmadan bir Jane Casey fırlatabilirsiniz. Bana güvenin. 💉
Evet, şimdi gelelim kitabımızın konusuna. Ana karakterimiz olan Chloe evinin kapısını açtığı an bütün evi kan gölüne dönmüş bir halde buluyor.
Maalesef iş bu kan gölüyle bitmiyor. Bundan daha büyük bir sorun var. Annesi Kate kayıp. Tüm ipuçları yaşananların bir cinayet olduğunu gösteriyor ama bunu ispat edecek bir ceset yok.
Bunun yanında konuşmaya korkan biri var.
Kate’in kızı Chloe.
Ve olayın yaşandığı sokaktaki herkesin şüpheli konumunda olduğu gerçeği...
Bu cinayet davasıyla ilgili dedektif Kerrigan’ın ihtiyacı olan tek şey bir kişinin konuşması. Ancak bu bir türlü gerçekleşmiyor. Çünkü ortada paylaşılamayacak kadar korkunç sırlar var...
Allaah gel de işin içinden çık dedektif. 💉
Okurken kimin eli kimin cebinde, kim kiminle iş birliği yapıyor, ortada neler dönüyor diye anlamaya çalışırken kafayı yedim. 😂
Jane Casey’nin kitaplarından daha önce hiç okumadıysanız size şöyle söyleyeyim. Katilleri bir türlü tahmin edemiyoruz.
Ahanda buldum vallahi bu başkası olamaz dediğiniz an oklar hoop başka birine çevriliyor ve siz de kitaba bön bön bakmakla yetiniyorsunuz. 😂
Kim olduğunu tahmin etseniz bile olayların nasıl gerçekleştiğini öğrenirken yaşananları aklınız almıyor.
Ne zaman bir Jane kitabı bitirsem oturup birkaç saat düşünürüm. Bu kadın bu kadar olayın nasıl altından girip üstünden çıkıyor ve böylesine mükemmel kurgulayabiliyor?
Gerçi benimki de laf. Yazarın avukat bir kocası var. Yani karakollar, cinayetler ve seri katiller ona hiç uzak değil. 🔪
#alıntı
İki numaralı kapının arkasında: morarmış parmak eklemleri, boş yataklar ve Tanrı’nın sözleri.
Üç numaralı kapının arkasında: çatlaklar, dikişler, nefes almak için savaş, hayat için verilen savaş.
Acaba dört numaralı ya da beş numaralı kapıyı çalsam, nasıl bir özel cehennem bulacağım?
Read more
Disko Topu şöyle bir giriş ile başlıyor: Ben bir hiçtim. Ben her şeydim. Ne olursam olayım, vardım. ...
Media Removed
Disko Topu şöyle bir giriş ile başlıyor: Ben bir hiçtim. Ben her şeydim. Ne olursam olayım, vardım. Ben de biri idim. Tokalaşmak istemediğiniz biri. Çevrenizi dikkatle taradığınızda bile gözlerinizin görmeyi atladığı biri. ​Rağmen biri. Kitap bir uykudan uyanmışsınız da sanki var ... Disko Topu şöyle bir giriş ile başlıyor: Ben bir hiçtim. Ben her şeydim. Ne olursam olayım, vardım. Ben de biri idim. Tokalaşmak istemediğiniz biri. Çevrenizi dikkatle taradığınızda bile gözlerinizin görmeyi atladığı biri. ​Rağmen biri.

Kitap bir uykudan uyanmışsınız da sanki var olduğunuz dünyayı bir pusun içinden görüyormuşsunuz gibi başlıyor. Uzak, bulanık ve yabancı... Evet, en doğru kelime sanırım yabancı! Bu dünyaya ait olmayan, bilirim dediğimizi bilmeyen, aynı yöne bakmayan, aynı hissetmeyen bir kadın karakter anlatılıyor kitapta. Ayça Güçlüten, "ben" dediğimiz, içini "herkesleşmek" için önyargı ve genel kabullerle doldurduğumuz kavramla belâsı olduğunu gösteriyor Disko Topu'nda. Okudukça sis dağılıyor, keskinleşiyor görüntü, anlatı. Hayat gibi, dünya gibi!

Herkesin birbirine benzediği ve benzemeyenden de korktuğu, yok etmeye çalıştığı bir dünyayı, kurduğu dil ile, bakış açısı ile oldukça etkili anlatmış yazar. Bir öteki anlatısı olmanın yanında bir kadın anlatısı da Disko Topu. Ve bu bile kitabın derdini derdimiz kılmaya yetiyor. Şöyle bir fikir üzerinde temellenmiş bence kitap: Kimse bir diğerinden üstün ya da değersiz değil. Herkes özel, herkes sıradan!

Özellikle konusu itibariyle inşa edilen ayrıksı dil ve düşünce geliştirme yöntemi beni kitabın en etkileyen kısmı oldu. Bunun yanında "öteki" denilenin bu kadar elle dokunulur gözle görülür olduğu az metin okumuşumdur. Dünya dönüyor ve biz de onunla dönüyoruz. Rengi gözümüzü kör ediyor, sarhoş oluyoruz. Var olurken yok oluyoruz, Var edip, yok ediyoruz. İşte devran dönerken yazar nerede durmamız gerektiği hususunda bu gök kubbede hoş bir seda olmuş, konuya keskin bir mim koymuş. İyi ki yazmış "rağmen biri"yi Ayça Güçlüten. Kitabı bize kazandıran @ayla.duru ya da ayrıca teşekkür ederim. Sevgiyle tavsiyemdir. "Dön dünya!"
🎈
Düşlerinizden öperim.
Read more
Adam bi hevesli bi hevesli tuana ile beni çağırdı <span class="emoji emoji1f631"></span> ay noldu ki dedik. Gelin size süprizim var dedi ...
Media Removed
Adam bi hevesli bi hevesli tuana ile beni çağırdı ay noldu ki dedik. Gelin size süprizim var dedi tuana lol bebek beklıyor sürpriz olarak 🙄🤣 Bende pek süprizlere alışkın olmadığımdan yine kimbilir ne saçmalicak dedim . Size sürpriz tatil hediye ediyorum dedi Ne demek size??? Ya ... Adam bi hevesli bi hevesli tuana ile beni çağırdı 😱 ay noldu ki dedik. Gelin size süprizim var dedi 🙈 tuana lol bebek beklıyor sürpriz olarak 🙄🤣
Bende pek süprizlere alışkın olmadığımdan yine kimbilir ne saçmalicak dedim 🙈
.
Size sürpriz tatil hediye ediyorum dedi 😱
Ne demek size??? Ya sen ??? Yok ben değil sadece siz üçünüz 😱 tuana başladı ağlamaya, ben manyakmısın dedim. Ben sensiz şurdan şuraya gitmen dedim 🙈 yanı adamsız olamadığımdan değil, iki çocukla yalnız yapamam o nedenle 😂🙈
.
İşin aslı aslında adam kafa dinlemek istiyor, aklı sıra bizi tatile gönderip kendiside balığa gideceğini hayal ediyor 🙄😂
.
Bu olayın üstünden 4 gün geçti... bugün birden heveslendim 😂😂 tamam ulan dedim, ben gidiyom çocuklarla. Gidiyomda nereye ??? 🤣🤔
.
Söyleyin nereye gideyim ❤️🙏
.
.
#latokka #cocuklarlabenkafayemeye #annecocuktatili
Read more
Herşey değişiyor. Yıllar geçiyor. Teknoloji değişiyor. Ülkeler,sınırlar,haritalar, kitaplar, ...
Media Removed
Herşey değişiyor. Yıllar geçiyor. Teknoloji değişiyor. Ülkeler,sınırlar,haritalar, kitaplar, müzikler, insanlar... Çoğalıyoruz, kirleniyor herşey. Hava, su, toprak, deniz... Dünya hızla zehirleniyor. Hiçbiri değil de; İnsan zehirlenmesine maruz kalmak en tehlikelisi. Kendinden ... Herşey değişiyor.
Yıllar geçiyor.
Teknoloji değişiyor.
Ülkeler,sınırlar,haritalar, kitaplar, müzikler, insanlar...
Çoğalıyoruz, kirleniyor herşey.
Hava, su, toprak, deniz...
Dünya hızla zehirleniyor.
Hiçbiri değil de;
İnsan zehirlenmesine maruz kalmak en tehlikelisi.
Kendinden olmayana, fikrini beğenmediği insana her türlü vahşiliği meşru görebilen.
Neredeyse hergün kıyafetini beğenmediği için öteki dediğine şiddeti alenen hak gören insanlar okuyoruz satırlarda.
Kendimizden olmayanların yaşam hakkını elinden alıyoruz.
Kendinden olmayana her türlü şiddeti meşru görebilenlerin adaleti geziyor sokaklarda.
Biz eskiden de böyleydik, bu benden değil adaletimiz baki.
Ve şimdi artık öyle bir yerdeyiz ki;
Ne kendimizi ne çocuklarımızı ne de yaşam hakkımızı koruyabiliyoruz.
Koray 12 yaşındaymış.
Tam olarak kimin anlattığını hatırlamıyorum ama belgeselde anlatılanları iyi hatırlıyorum.
Yangın sırasında Koray'ı güvenli bir odaya çekmişler; ancak Koray ablası Menekşe'yi düşünüp çıkmış odadan.
Anneleri anlatıyor sonra; "soğuk kış geceleri zaten koyun koyuna yatarlardı" diyor.
Koray Kaya ve Menekşe Kaya, birbirlerine sarılı bulunmuşlar Madımak yangınından sonra.
Biri 12,
Diğeri 15 yaşındaymış.
Madımak'ın en küçükleriymiş.
33 aydını yakıp karanlıklara gömdükleri yerden, yüreğimizin orta yerine kadar uzanan ateşler yanıyor.
25 yıldır korkuyorum ben.
Kimliğinde inançlı (!) yazan insandan korkuyorum.
İnsan zehirlenmesine maruz kalıyoruz; korkuyorum.
En korkutucu olansa; bugün bu olay tekrar yaşanabilir mi diye sorduğunuzda,
Kendi kendinize verdiğiniz cevap.
Evet yaşanır!
Bundan bu kadar emin olmaktan utanıyorum.
Utanıyorum çünkü;
13 mart 2012 tarihinde Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Sivas Katliamı davasının zaman aşımından dolayı düşmesini "milletimiz için, ülkemiz için hayırlı olsun." sözleriyle değerlendirmiştir.
25 yıl önce O gün,
Canlı yayında tanıştığım "bu benden değil adaleti" 'nin alevlerini gördüğümde, ne olduğunu anlamaya çalışırken,
Annemin ağzından dökülen sözleri unutmuyorum;
"Bizi yakıyorlar kızım, bizi yakıyorlar...
Bizi hala yakıyorlar anne.
25 yıldır...
#unutMADIMAKlimda 🌹
Read more
Tanıştırayım Deniz! Demir bayram harçlıklarıyla bu bebeği aldı adı Deniz’miş! Bu arada bir çok ...
Media Removed
Tanıştırayım Deniz! Demir bayram harçlıklarıyla bu bebeği aldı adı Deniz’miş! Bu arada bir çok kez oyuncakların cinsiyeti yoktur yazdığımı hatırlıyorsunuz değil mi? O halde bu konuya tekrar değinmeden Deniz’e dönüyorum Demir’in kardeşiymiş. İlk gün uyku saatinde “gece yalnız ... Tanıştırayım Deniz!
Demir bayram harçlıklarıyla bu bebeği aldı adı Deniz’miş! Bu arada bir çok kez oyuncakların cinsiyeti yoktur yazdığımı hatırlıyorsunuz değil mi? O halde bu konuya tekrar değinmeden Deniz’e dönüyorum😉 Demir’in kardeşiymiş.
İlk gün uyku saatinde “gece yalnız bırakma” dedi yanıma yatırdı. Tabi ben gece onu yere koydum. Demir sabah uyanınca gözler dolu dolu “anne onu sert yerlere koymasana!” dedi!
Şöyle bir dikkatlice baktım gerçekten gözleri doldu!
Yemekte yanında, arada ona kitap okuyor, Ben yemek yaparken kucağıma veriyor sakın bırakma diyor. Bir kolumda oyuncak bebek, bir elimde kaşık çorba karıştırıyorum.
“O kucağa alışkın sakın bırakma” diyor! Seminerlerimi dinleye dinleye replik çalacak hale geldi!
Bugün kitap okuyor Deniz’e, resimleri ona dönük tutmuş kitabı! Vay be dedim beş yaşındaki oğlum bile çocuğa nasıl kitap okunur öğrendi😂 Belki de bizi taklit ediyordur🤔
Dün gece anneannesine verdi, “onu yalnız bırakma” diye tembihledi. Baktı ki annesi sert yerlerde yatırıyor, anneanne daha güvenilir geldi herhalde!
Tabi annemle babam günde yaklaşık 40 kere “oğlum bunun gerçeğini iste!” diyor! Demir olayı yanlış anladı şimdi başka bir oyuncak bebek istiyor😅
Şimdi de Deniz’e valiz hazırlayacakmışız.
Velhasıl şu sıralar kaç çocuğunuz var diye soranlara bir oğlumuz bir de oyuncak kızımız var” diyecek hale geldik🙊
Read more
Size iki çocuklu hayatı anlatayım mı biraz? Önce kötülerden mi başlayayım iyilerden mi? <span class="emoji emoji1f648"></span> Bir kere ...
Media Removed
Size iki çocuklu hayatı anlatayım mı biraz? Önce kötülerden mi başlayayım iyilerden mi? Bir kere şu ikisini bazen öyle çok seviyorum ki içime sokasım geliyor. Ama baya karnımın içine. Hatta böyle 9 ay. Öyle ben yatayım, bunlar büyüsün. Olmuyor ama öyle, olamıyor. Ben de napıyorum, dışarıda ... Size iki çocuklu hayatı anlatayım mı biraz? Önce kötülerden mi başlayayım iyilerden mi? 🙈 Bir kere şu ikisini bazen öyle çok seviyorum ki içime sokasım geliyor. Ama baya karnımın içine. Hatta böyle 9 ay. Öyle ben yatayım, bunlar büyüsün. 😂 Olmuyor ama öyle, olamıyor. Ben de napıyorum, dışarıda büyütüyorum. Zaman zaman sevgi dolu, zaman zaman bağrış çağrışlı. Dışımdan isyanlar daha az, içimse dolup dolup taşmalı. Sabah 6 buçuk Bade hanım "Merhaba" diyor güne. Tam o sırada ayak sesleri Efe geliyor. "Bade günaydın!" diyor. Çünkü muhtarın eşeği biz...😒 Neyse sonra hatırlıyor bizi de günaydınlıyor sıradan. Abi kardeş yatakta bir sevmeler bir birlerini, bir gülücükler, bir çığlıklar. İşte o an "İyi ki yapmışız be!" dediğimiz zamanlardan. 2-3 dakika sonra "Oğlum öyle yapma", "Ne oldu Bade niye başladın yine ağlamaya" noktasına kadar çok seviyoruz biz bunları. Sonra da seviyoruz elbet de, kalbimizden böyle derinlerden...derinlerden... 😍😈 Gün içi de aynı sabahki şekliyle devam ediyor. Önce "iyi ki" sonra "niye ki" diye diye geçiriyoruz günü. He bazen gün de geçmek bilmiyor arkadaş. Saate bakıyorsun 11:00 bir dolu olay oluyor "Pilim bitti artık buraya kadarmış" diyorsun bir bakıyorsun 11:15 😩 Aralarda tabi Efe yemek yiyor, tuvaleti geliyor, susuyor, markete gitmek istiyor ve bunlar hep ya memeyle, ya Bade'nin uyku anlarıyla çakışıyor 🤷‍♀️ Her akşam üstü "Hadi" diyorum. Ya parka gidiyoruz ya havuza. Şahane bir anne olduğum için değil, evde gerçekten sıkıldığım için. Parka veya havuza gittiğimizde Efe'nin enerjisini fiziksel bir aktiviteye kanalize edebildiğim ve dolayısıyla eve daha yorgun bir Efe getirdiğim için dışarılardayım her gün 😉 ama günün sonunda, uyuduklarında... Böyle ikisi de pestil gibi yatıp kaldıklarında... çok özlüyorum... hsztwykwgshsjs saçmalamayın tabikisi de özlemiyorum. Film izleyip dua ediyorum uyanmasınlar diye. Napalım ben de böyle bi anneyim işte 🤷‍♀️ #paylasananneitrafediyor #ikicocukluhayat #ikiçocukçokçocuk #anneolmak #iganneleri #internetanneleri #ikicocukannesi #uykusuzanneler #pestilanneler #anneysekolmedik #miacaba #siblings #siblinggoals
Read more
.. CEM SULTAN HADİSESİ Sultan Cem, ağabeyi Sultan II. Bâyezît’le girdiği taht mücadelesiyle ...
Media Removed
.. CEM SULTAN HADİSESİ Sultan Cem, ağabeyi Sultan II. Bâyezît’le girdiği taht mücadelesiyle bilinir. Sultan II. Bâyezît ile kardeşi Sultan Cem arasında cereyân eden şu hâdiseler de, ecdâdımızdaki îman celâdeti ile İslâm’ın bahşettiği güzellik ve fazîleti açık bir şekilde aksettirmektedir: Bâyezîd-i ... ..
CEM SULTAN HADİSESİ

Sultan Cem, ağabeyi Sultan II. Bâyezît’le girdiği taht mücadelesiyle bilinir.

Sultan II. Bâyezît ile kardeşi Sultan Cem arasında cereyân eden şu hâdiseler de, ecdâdımızdaki îman celâdeti ile İslâm’ın bahşettiği güzellik ve fazîleti açık bir şekilde aksettirmektedir:

Bâyezîd-i Velî, 1481 yılında pâdişâh olduktan sonra, saltanatının ilk 14 yılını, kardeşi Sultan Cem’in Osmanlı tahtında hak iddiâ etmesi neticesinde ortaya çıkan problemlerle uğraşarak geçirdi. Bu durum da II. Bâyezît’in, Hristiyanlık âlemine karşı belli ölçüde âtıl kalmasını îcâb ettirdi. Sultan Cem, Bâyezît Han’a:

Ülkemizi ikiye bölelim, yarısında sen hükümdar ol, yarısında ben olayım! diye teklif etti.

Bâyezîd-i Velî ise:

Kardeşim, vatan ümmetin malıdır. Şâyet onu bölersek devlet gücünü kaybeder. Neticede güçsüz beylikler hâline geliriz. Bu büyük bir vebâl olur. Vücûdum ikiye bölünür, fakat ümmetin toprağı bölünmez! diyerek bu teklifi reddetti.

Bu arada Sultan Cem, Rodos şövalyelerinin nâzik bir dille yaptıkları dâvet üzerine Rodos’a gitme gafletinde bulundu. Şövalyeler verdikleri sözleri çiğneyerek onu bir esir gibi Papalığa sattılar. Papalık, Osmanlı üzerine yapılacak bir haçlı seferinde Şehzâde Cem’i kullanmayı plânlıyordu. Fakat bunu başaramayacağını anlayan Papa İnnocent, ona hristiyan olmasını teklif etti. Bu teklif, Sultan Cem’e çok ağır geldi. Son derece mahzûn oldu. Papa’ya:

Değil Osmanlı saltanatını, bütün dünyâyı verseniz, yine de dînimi değiştirmem! dedi.

SULTAN CEM’İN DUÂSI

Haçlılar tarafından İslâm aleyhine kullanılmak istendiğini anladığı zaman Sultan Cem’in Cenâb-ı Hakk’a yaptığı şu niyaz, onun gayret-i dîniyyesini göstermeye kâfîdir:

Yâ Rabbi! Kâfirler eğer İslâm âlemine zarar vermek için beni âlet etmek istiyorlarsa, bu kulunu daha fazla yaşatma! Rûhumu bir an önce dergâh-ı izzetine al!

SULTAN CEM’İN VASİYETİ

Onun bu duâsı müstecâb oldu ki, otuz altı yaşında Napoli’de vefât etti. Fânî dünyâya vedâ ettiği son demlerinde yanındakilere şu vasiyeti yaptı:

Benim ölüm haberimi mutlak bir sûrette her tarafa duyurun! Bunu mutlakâ yapın ki, kâfirlerin benim vesîlemle müslümanlar üzerinde oynamak istedikleri oyunlar nihâyet bulsun!

Devamı yorumda
Read more
Vegan günlükleri 3: Vegan olalı yaklaşık üç ay oldu. Fakat bu üç ay sanki bir ömürmüş gibi bir değişiklik ...
Media Removed
Vegan günlükleri 3: Vegan olalı yaklaşık üç ay oldu. Fakat bu üç ay sanki bir ömürmüş gibi bir değişiklik var bende. Yaradılıştan beri içten içe veganmışım gibi. Dün biri "Ayça hatırlıyor musun, daha düne kadar Afyon'daki bir sucuk markasına övgüler yapıyordun" dedi, tarihin bu kadar ... Vegan günlükleri 3:
Vegan olalı yaklaşık üç ay oldu. Fakat bu üç ay sanki bir ömürmüş gibi bir değişiklik var bende. Yaradılıştan beri içten içe veganmışım gibi. Dün biri "Ayça hatırlıyor musun, daha düne kadar Afyon'daki bir sucuk markasına övgüler yapıyordun" dedi, tarihin bu kadar yakın olması harbiden fena şaşırttı beni.
Arkadaşlar bu "vegan faşistlerinin öfkesi" diye bir mevzu var sanırım etoburlar arasında ancak vejeteryanlığı düşünmeden direkt vegana dalmış biri olarak şu kadarını söyleyeyim, bu aslında öfke değil de mesela korkmuş birine tokat atarak kendine getirme benzeri sarsma çabası. Anlatabiliyor muyum? Yani etobur arkadaşlar hayvansal proteinin ne kadar faydalı olduğunu öyle sağır bir kulak ve sabit fikirle anlatıyor ve veganlara hakaretamiz şakalar yapıyorlar ki, veganlar da bütün bildiklerinin yanlış olduğunu anlatma çabasında çıkan ses tonunun yüksek devrinden ötürü sinirli ve cazgır bir hal alıyor. Oysa olay tamamen herkesin vegan olması durumunda dünyanın dolar krizi de dahil olmak üzere hiç bir husumetin, eşitsizliğin kalmayacağı. Yoksa afedersiniz herkes istediğini yesin. Bendeniz de sıkıcı olmamaya, daha önce veganlara yaptığım o "en sevdiğim hayvan antrikottur" klişelerinin karmasını ödemeye karar verdiğimden, en neşeli ve bilgileri kuvvetli, güvenilir vegan sözcüleri ve bilgileri kovalıyorum. Bu kovalamacada son derece güven veren, etik değerlerlere (ve evet etik olmak da aslında veganlığın şartı zira pakatlenmiş hiç bir değere yer olmamalı,) çok kıymet veren, yeni nesil bir göğüs cerrahı arkadaşa rastladım Youtube'da gezinirken. @vegansaglikpro Dr Suat Erus'u etobur da olsanız takip edin. Gelen maillerden anladığım, bizim dinleyicilerin %10'u vegan, %20'si vejeteryan oldu. Bunda Suat Erus'un da payı var. 8-9 Eylül’de şenlikli bir VegFest olacak; orada görürseniz de bir selam çakarsınız; canla başla idealist çalışmalar yapıyor. Cebinden harcıyor, vaktini veriyor ve “Veganlık mevzuundan para kazanmak etik olmaz. Doğadan aldığın bilgiyi sadece aktarıyorsun” diyen ve konuşmalarında makaracı olduğunu hissettiren Dr’un röportajını canlıda kaçıranlar 2. bölümü dinlemek için Patreon.com/radyokaravan’a üye olsun. #vegan
Read more
 #Repost @kitapdolusu with @get_repost ・・・ #okudumbitti Herkese merhabalar <span class="emoji emoji1f60a"></span> Öncelikle @edizaltun ...
Media Removed
#Repost @kitapdolusu with @get_repost ・・・ #okudumbitti Herkese merhabalar Öncelikle @edizaltun beye teşekkür etmek istiyorum bu güzel kitabı yazdığı için ve imzalı olarak bana gönderdiği için. Kütüphanemde en güzel yerlerden birinde yer buldu kendine. Ayrıca bu hesap sayesinde ... #Repost @kitapdolusu with @get_repost
・・・
#okudumbitti
Herkese merhabalar 😊 Öncelikle @edizaltun beye teşekkür etmek istiyorum bu güzel kitabı yazdığı için ve imzalı olarak bana gönderdiği için. Kütüphanemde en güzel yerlerden birinde yer buldu kendine. Ayrıca bu hesap sayesinde aldığım ilk imzalı kitap olduğu için de yeri bende çok özel.
~~ ⭐ Fazla spoiler vermeden bir kaç bir şey söylemek istiyorum. Kitabımız Kaan'ın başından geçen olayları anlatıyor. Bu olaylar hepimizin " hep başkasının başına gelmiyor muydu?" dediğimiz şeyler.
~~ ⭐ Arka kapakta yazdığı gibi modern toplumun tükenmişliğini yaşayan karakterimiz Kaan'ı kendi yerimize koymamız hiç zor olmuyor ve okuduğumuz her satır kendimizi sorgulamamıza neden oluyor.
~~ ⭐ Yazara gelecek olursak cidden okuması çok kolay ve keyif veren bir iş çıkarmış. Kitabı okumaya başlayınca kaç sayfa çevirdiğinizin farkına varmıyorsunuz. Olay örgüsü ise muaazzama çok yakın, hiç bir kopukluk hissetmiyorsunuz.
~~ ⭐ Beni kitapta rahatsız eden tek bir yer oldu bunu da söylemem lazım. Tek bir cümle siyasi bir kişilikle ilgili bir söylem içeriyor. Sanki bilerek oraya konulmuş gibi sırıtıyor kitapta. Kitabın başka hiç bir cümlesinde böyle bir şey söz konusu bile değil.
~~ ⭐ Kitabın son 2 bölümünü okuduğunuzda anlayacaksınız ki aslında önce okuduğunuz diğer bölümler burası için bir hazırlık. Çok şaşırtıcı ve bir o kadar da gerçekleri yüzünüze çarpan bir son bekliyor sizleri.
~~ ⭐ Genel itibariyle kitabı çok beğendim. Hatta devamının gelmesini bir çok kişi gibi ben de istiyorum. 🤗 Belki çok klasik olacak ama kitabın sonunun açık bırakıldığını düşünüyorum. Yeni bir kitap için bu umut verici bir gelişme. 😊
~~
Read more
"Onlar..." dedim sessizce. "Tanıştırayım," dedi. "Sırayla Mel, Pupa, Yez, Nus, Şar, Kam, Rav, ...
Media Removed
"Onlar..." dedim sessizce. "Tanıştırayım," dedi. "Sırayla Mel, Pupa, Yez, Nus, Şar, Kam, Rav, Zul, Ban, Duk, Geis ve son olarak Sit." Gülümsememe engel olamıyordum. Gerçekten korkulacak bir yanları yoktu. Dakikalar geçtikçe bunu daha iyi anlıyordum. Bakışlarında o kadar büyük ... "Onlar..." dedim sessizce.
"Tanıştırayım," dedi. "Sırayla Mel, Pupa, Yez, Nus, Şar, Kam, Rav, Zul, Ban, Duk, Geis ve son olarak Sit."
Gülümsememe engel olamıyordum. Gerçekten korkulacak bir yanları yoktu. Dakikalar geçtikçe bunu daha iyi anlıyordum. Bakışlarında o kadar büyük bir masumiyet vardı ki hepsini koynuma basıp sıkıca sarmak istiyordum...
➖➖➖➖➖➖➖➖➖➖➖➖➖➖➖
Bu paragrafı okuduğumda yüzümde bir gülümseme oluştu. Bir an kendimi Hobbit evreninde hissettim. Hani Gandalf'ın "Fili, Kili, Bombur..." diye başlayan cümlesi ve cüceleri tanıtması. Sırf bu yüzden, bu sahneyi hatırlattığı için kitaba birsürü övgüler yağdırabilirim! 😄

Olay örgüsü, Fegel adındaki küçük kızımızın etrafında şekilleniyor. Çocukluğundan beri bir gölge onu takip ediyor, çoğu kişi bunun psikolojik bir rahatsızlık olduğunu düşünse de 18 yaşına girdiğinde bunun gerçek olduğunu herkes kabulleniyor çünkü olaylar olaylar... 😅

Olayların asıl açılışı, Marlo adlı oğlanın Fegel'in okuluna gelip tanışması ve gölgeyi ortaya çıkarma girişimleri ile olur. Fegel, Marlo ve Petrarca (gölge) üçlüsü arasında bol aksiyonlu, uzun bir fantastik heyecan bizi karşılıyor.
Kitabın arka kapağında da yazdığı gibi kitap, felsefeyle, ölümsüz filozoflarla, simyayla, kâhinlerle ve tarihî şahsiyetler ve olaylarla dolu. Türk romancılardan böyle bir eser çıkması gerçekten sevindirici çünkü bildiğimiz o vıcık vıcık sözlerle dolu bir aşk/fantastik roman değil. Daha fazla ayrıntıya girmeden sözlerime son vereyim. Serinin devam kitaplarını da dört gözle bekliyorum!

#book #books #bookstagram #kitaplar #kitap #bookworm #paranoya #fantastik
Read more
Eminim tanıdığım arkadaşım dediğim herkes de böyle düşünüyordur ama olur da unuttuğumuz anlar ...
Media Removed
Eminim tanıdığım arkadaşım dediğim herkes de böyle düşünüyordur ama olur da unuttuğumuz anlar olursa hatırlatması için.. #Repost @serminyasarofficial (@get_repost) ・・・ Hep iğfal edileni konuşuyoruz, hadi biraz da olayın failini konuşalım. Erkeklerin köküne kibrit suyuuu, ... Eminim tanıdığım arkadaşım dediğim herkes de böyle düşünüyordur ama olur da unuttuğumuz anlar olursa hatırlatması için..
#Repost @serminyasarofficial (@get_repost)
・・・
Hep iğfal edileni konuşuyoruz, hadi biraz da olayın failini konuşalım. Erkeklerin köküne kibrit suyuuu, idaaam, as, kes... Bunlarla çözülecek mi mesele? Dün herkes paylaşım yaptı, mühim değil, yarın üstü kapanır. Ayşe Arman yeni bir istismar vakasını yazana kadar herkes susar. Gündemi onun sosyal medya hesabı belirliyor, bir anda ayaklanıyoruz, olayı araştıran da yok ha, yorumlardan takip ediyoruz olanları, sonra susuyoruz. Oysa evvelki gün de birileri istismar edildi, dün gece de, hatta şu anda da bir yerlerde birileri acı çekiyor. Bilmediğimiz için sesimiz çıkmıyor. Tüm gerçekliği ile bakalım olaya. Kadınmış, erkekmiş, çocukmuş, yaşlıymış, karısıymış kızıymış fark etmiyor bunlara. At olur, eşek olur, damacana olur... Geçenlerde okumuştum, adam rulmana tecavüz etmiş, sıkışmış da hastanede çıkartmışlar. Soksun bir yere kıymetli şeyini de o, nereye olursa olsun. Onun gözünde öz kızıyla rulman arasında fark yok. Çünkü sevgisiz, eğitimsiz, ahlaksız, çünkü sizin de pek çok kez duyduğu gibi “erkektir, yapar.” Şu an bizim evde iki erkek yetişiyor, anaları benim, mesuliyet benimdir. Sizin evde de var. Yoksa kardeşinizde var, komşunuzda var bu çocuklar; mesuliyet sizindir. Kız çocuklarına susmamayı öğretirken, erkek çocuklarına da çükünden mühim bir beyni ve kalbi olduğunu öğretelim. Erkek oğlum, aslan oğlum, kaplanım, sırtlanım diye piyazlayacağımıza nasıl iyi insan olunur, bunu öğretelim. “İki sevgilisi varmış bu yaşta, oooo aferin, yakışır oğluma”, “Kadının görevi erkeği mutlu etmektir.” “Kocamdır, döver de sever de”, “Karım değil misin, yapacaksın tabi” gibi sufli cümlelerin kurulduğu evlerden zannetmem ki nitelikli insanlar yetişsin. Nasıl davranacağımızı anlatacak kişi ben değilim; yeri de burası değil. Yine işaret edeceğimiz yer; kitaplar. Okumadan, anlamadan, düşünmeden, iyi çocuklar yetiştirmeden bu işin önünü almak mümkün değil. Dün de aynı şeyi söylemiştim, mesuliyet bizimdir. Şimdi lütfen karalar bağlamayı bir kenara bırakalım ve “ben bu dünya için ne yapabilirim” sorusunun cevabına bakalım.
Read more
‪Papaz meselesi... Kimileri dolarla bağdaştırdı, iyi bir bahaneydi, kimileri ikinci çuval rezilliği ...
Media Removed
‪Papaz meselesi... Kimileri dolarla bağdaştırdı, iyi bir bahaneydi, kimileri ikinci çuval rezilliği dedi, devlet karakterini sorguladı, kimileri bütünlükle kıyasladı, sözde astı kesti, kimileri de her olaya verdiği, önceden hazırlanmış, şişirilmiş tepkilerini verdi. Bişiler ... ‪Papaz meselesi... Kimileri dolarla bağdaştırdı, iyi bir bahaneydi, kimileri ikinci çuval rezilliği dedi, devlet karakterini sorguladı, kimileri bütünlükle kıyasladı, sözde astı kesti, kimileri de her olaya verdiği, önceden hazırlanmış, şişirilmiş tepkilerini verdi. Bişiler bişiler... Bence yine asıl meseleyi kaçırıyor olabiliriz... Bence tabii. Aslında ABD başkanın ajan papaz için attığı şekil, kestiği racon, Trump’a özel bir hassasiyet değildi... Bu bir ABD geleneğidir. Bugün avrupada öğrencilik yapan bir Türk genci, okuduğu ülkenin polisine sesini yükselttiği için gözaltına alınabiliyor... Aynı okulda, aynı vasıfla okuyan ABD vatandaşı genç, okuduğu ülkenin polisini yumruklamasına rağmen ufak bir azar yiyerek evine dönüyor. Hani bir çok filmde duymuşsunuzdur; “hey dostum! Ben amerikan vatandaşıyım, haklarım var!” Aslında adamlar, bizim halk arasında “sen benim kim olduğumu biliyor musun ulan!?” atarının bir tık fazlasını dünyaya haykırıyor. Bizdekiler gibi boş değil tabii... Adamların arkası var. Bunun sebebi, bugün Trump’ın papazı sahiplendiği gibi, dün de diğer ABD başkanlarının vatandaşlarını sahiplenmesiydi. Bu mesaj sadece bize değil, tüm dünyaya verilen bir mesaj aslında. Bu olay yıllar evvel pozlanmış bir fotoğraftır. İçine düştüğümüz, detaylarında kaybolduğumuz... Peki kafayı geri çeksek... Ne görürüz? Bugün halen pkk’nın elinde esir askerlerimiz var. (Pek azımız biliyor...) Avrupa’da görevi ifşa olmuş devlet görevlilerimiz... (Kim bilir?..) Çöl ülkelerinde baskı gören iş adamlarımız... (belki bir kaç haberde yer almıştır) İlaç bekleyen hastalarımız... (bence artık herkes biliyor...) Her neyse... Kimin neleri neden söylediği hakkında bol bol konuşmak yerine, neden olayı temelinden değerlendirmiyoruz? Biz kazandığımız savaşların gururunu zaten bol bol taşıyoruz da, acaba neden sonucuna, kazanılan bağımsızlığa bir türlü odaklanamıyoruz? Dünya devletleri sonu ünlem olan cümleler yerine başı önlem olan çözümlerle büyüyor. Ne ifade eder size al bayraktaki yıldız, hilal? Yani elin conisinin hakkı var da, hakkı değil mi hakka tapan milletimin İstiklal?.. 🇹🇷
Read more
 #Repost @sevdaturkusevofficial with @get_repost ・・・ARKANA BI BAKARSIN KIMSE YOK!!! Ali abi ...
Media Removed
#Repost @sevdaturkusevofficial with @get_repost ・・・ARKANA BI BAKARSIN KIMSE YOK!!! Ali abi ne güzel yazmışsın, o ünlüler var ya gelmeyen ünlüler, daha önce de olan bir olayda Demet Akalın beni arayıp “Adalet Bakanı’ndan randevu alalım gidelim başka ünlüler de gelecek” dedi. Ben randevu ... #Repost @sevdaturkusevofficial with @get_repost
・・・ARKANA BI BAKARSIN KIMSE YOK!!! Ali abi ne güzel yazmışsın, o ünlüler var ya gelmeyen ünlüler, daha önce de olan bir olayda Demet Akalın beni arayıp “Adalet Bakanı’ndan randevu alalım gidelim başka ünlüler de gelecek” dedi. Ben randevu alıp tarihi belirlediğim de ise hepsi yan çizdiler, bir Demet Akalın ve Okan Kurt , Nadide Sultan, Kürşat atladık Ankara’ya gittik bu konuyla alakalı. O senin dediğin gibi paylaşım yapanları iş bir yere gitmeye gelince göremezsin, çünki gerçek amaçları maalesef Tam anlamıyla o olaya tepki göstermek değil, olan olay üzerinden ne kadar olsa “biz çok duyarlıyız” mesajını vermek. Evet hiç duyarsızlar demiyorum ama olay anında ki reklam sonraki eylemdeki kadar etkin olmadığı için onları göremezsin. Şimdi buradan isim vermek istemiyorum ama aynen senin yazdığın gibidir durum. @demetakalin @okankurt41 @nadidesultanofficial @kursatofficiall @alieyubogluofficial
Read more
Sevenlerimin dikkatine; Bu konuda ilk ve son kez cevap veriyorum, Serenin de söylediği gibi, Bu ...
Media Removed
Sevenlerimin dikkatine; Bu konuda ilk ve son kez cevap veriyorum, Serenin de söylediği gibi, Bu şahsın sayfasındaki Seren’in olduğu videoyu Serenin’de benden önce ısrarlarına rağmen ısrarla kaldırmadığını,sonrasında benimde kendimin Şahit olduğu Av.Ersoy Akdemir ,bu şahsı arayarak ... Sevenlerimin dikkatine; Bu konuda ilk ve son kez cevap veriyorum, Serenin de söylediği gibi, Bu şahsın sayfasındaki Seren’in olduğu videoyu Serenin’de benden önce ısrarlarına rağmen ısrarla kaldırmadığını,sonrasında benimde kendimin Şahit olduğu Av.Ersoy Akdemir ,bu şahsı arayarak artık bir ilişkisi var ve bu hoş değil lütfen bunu kaldırınız aksi takdirde mahkemelik olacaklarını dile getirmesine rağmen hala aynı cevabı vererek “kaldırmıyorum elinizden geleni ardınıza koymayın demesine şahit oldum ,kendisiyle muhatap olmak istemediğim icin,benim telefonum dan Menejerim arayıp bu video’yu kaldırmamaktaki amacın nedir düğün tarihleri alınmış,ayıptır adamı neden tahrik ediyorsun, silmiyorsun dedi,elinizden geleni ardınıza koymayın s.... gidin deyip suratına kapatınca,bu sefer sinirlerime doğal olarak hakim olamadım,ben aradım meşgule bastı ve bende bu ağır tahrikli konusma sonucunda ,, Mesaj attım, Her Türk erkeği beni anlar diye sınırlandırmıycam çünkü bir sürü yabancı uyruklu arkadasımda var, Bu olay kültürel bir durum değil,ahlaki bir durumdur,Sonra Annesinin sözünü geçirebileceğini seren’den öğrenince,.aradık, lütfen oğlunuza söyleyin kendisi telefonda ileri geri konuşup fırsat vermeden telefonu kapatıyor, bakın eşim olacak bu davranış ahlaklı bir davranış değil dedim,ama kendisi de aynı oğlu gibi,defol nerden eşi olacaksın,evlenemiyeceksin dedi suratıma kapattı,!!! Bu kadar ağır tahrikler sonucu kendime yakıştıramadığım bana yapılan Sözlü Saldırı Sonucunda,karşılık vermek zorunda bıraktılar, ben yinede savcılığa vermedim ne serenin nede benim bu kadar mutlu bir dönemimizdeyken, adımızın bu şahısla yan yana gelmesini istemedim,Bu şahsın reklam kokan hal ve tavırları, göstermesi gereken hassasiyete ısrarla ve inatla karşı durması, Seren ile kurmak üzere olduğumuz kutsal aile birliğine bilinçli bir şekilde zarar vermekte olup artık kayıtsız kalınamaz bir noktaya gelinmiştir. Bu sebeple Avukatımız Ersoy Akdemir’e gereken tüm hukuki başvuruları başlatması için bilgi verilmiştir!!Saygılarımla
Read more
Selamlar bookstagramın güzel halkı<span class="emoji emoji1f604"></span> Mart ayı pek bir verimli geçmişken yorumlarımla burayı ...
Media Removed
Selamlar bookstagramın güzel halkı Mart ayı pek bir verimli geçmişken yorumlarımla burayı da güzelce şenlendirmek istiyorum. Yeni haftaya yeni bir seri yorumu ile başlamak ise bence en güzeli olacaktır. Ölümcül Oyuncaklar serisi Cassandra Clare'in en büyük başarılarından ... Selamlar bookstagramın güzel halkı😄

Mart ayı pek bir verimli geçmişken yorumlarımla burayı da güzelce şenlendirmek istiyorum. Yeni haftaya yeni bir seri yorumu ile başlamak ise bence en güzeli olacaktır.

Ölümcül Oyuncaklar serisi Cassandra Clare'in en büyük başarılarından biri olmakla birlikte hatunun pazarlama taktikleri ise onu günden güne daha iyi yerlere götürmekte diye bir giriş yapmak istiyorum.

Cehennem Makineleri serisi Ölümcül Oyuncaklar serisi ile birlikte 3 sene önce aldığım ancak bu sene okuma imkanı bulduğum, yazarın bir diğer serisi oluyor.
Mekanik Melek ise serinin ilk kitabı. Mekanik Melek Jem ve Will adındaki 2 Gölge Avcımız ile Tessa adındaki bir sıradanımız (!) üzerinden ilerliyor. Siz benim Tessa'ya sıradan dediğime bakmayın, onun ne olduğunu öğrenmek epey zor😅 Ama sıradanlığa ancak benim dünyaya çarpmak üzere bir göktaşını çıplak ellerimle engellememe yakın olabileceğim kadar yakın Tessa.

Buradaki Gölge Avcılarımız Jem ve Will ise kendine has hayat hikayeleriyle ilgimizi çekmeyi başarıyorlar. Ve birbirine taban tabana zıt iki karakterin Parabatai oluşu.
Ölümcül Oyuncaklar serisini okumadıysanız kurgunun ve olayların başlangıcı aşamasında Cehennem Makineleri serisi çok daha iyi. Tarihi olarak daha geriye dayanan bilgiler ile bu dünyaya adım atmak kurgunun kafanızda oturması bakımından daha etkili olur hatta.
Şimdi belirttiğim kadarıyla her şey olabildiğince güzel değil mi? O zaman belirtmediklerime geçiyorum. Bu da Cassandra Clare'in kalemi. Bu hatunun kalemi beni bitiriyor ama iyi anlamda değil. Çünkü laf uzatma konusunda hatun bir efsane. Olaylar kesinlikle hızlı ilerliyor ve kitapları kendini okutturuyor evet. Ancak o kadar olayı bir kitapta vermek yerine düzgün bir şekilde bölse (bence) çok daha güzel olurmuş. Ben bu seriyi okuyana dek çok şikayet ettim. Açık konuşayım. Çünkü kitaplar bitmek bilmiyordu. Dediğim gibi lafı uzatmasa ya da kitaplardaki olayları bölse çok daha okunası şeyler ortaya çıkardı benim için. Ama yazar böyle uygun görmüş. Ne yapalım?
Devamı yorumlarda ⬇
Read more
 #Repost @gulben_gazete with @get_repost ・・・ <span class="emoji emoji1f537"></span>Geçen hafta, Türkiye’nin birçok ilinde öldürülen ...
Media Removed
#Repost @gulben_gazete with @get_repost ・・・ Geçen hafta, Türkiye’nin birçok ilinde öldürülen o yavru köpekle ilgili bir basın açıklaması yapıldı. Sesinizi yeteri kadar duyurabildiğinizi düşünüyor musunuz?İstanbul Barosu Hayvan Hakları Merkezi Başkanı Avukat Yasemin Babayiğit: ... #Repost @gulben_gazete with @get_repost
・・・
🔷Geçen hafta, Türkiye’nin birçok ilinde öldürülen o yavru köpekle ilgili bir basın açıklaması yapıldı. Sesinizi yeteri kadar duyurabildiğinizi düşünüyor musunuz?İstanbul Barosu Hayvan Hakları Merkezi Başkanı Avukat Yasemin Babayiğit: Basın açıklaması 17 ilde yapıldı. Türkiye’deki 79 baronun 45 tanesinde hayvan hakları komisyonları var. Bu komisyonlarda gönüllü meslektaşlarımız çalışıyor. Basın toplantısına çok kısa zamanda organize olmaya çalıştık. 17 baro fiziki olarak basın açıklaması yaptı. Diğerleri ise yazılı olarak açıklamada bulundu.
🔷Sapanca’da 2-3 aylık bir köpek, bacakları ve kuyruğu kesilerek katledildi. Olayı vinç operatörünün yaptığı iddialarına ne diyorsunuz?Av. Yasemin Babayiğit: Her ne kadar “Vinç operatörü yaptı” dense de bu bizim için asla kabul edilebilir bir şey değil. Çünkü 15 tonluk bir aracın 2 kiloluk bir hayvanın üzerinden sadece bacaklarını alacak şekilde geçmesi, kuyruğunu ve bacaklarını simetrik biçimde kesmesi mümkün değil. Bu husus veteriner hekimlerinin raporlarıyla da tespit edildi. Hekimler “Bu insan eliyle yapılmıştır” dedi. O yavru köpek maalesef hayata tutunamadı ve ameliyatta hayatını kaybetti. Bu olay hayvanseverler için bardağı taşıran son damla oldu. Ve ardından yasal düzenlemelerden beklediklerimizi dile getirmek istedik.
Bana Göz Kulak Ol Derneği Başkanı Özge Özder:
Ben operatörün yaptığına asla inanmıyorum. Bu canlı bir hayvan ve kaçabilir. Ve bu kadar kollarının, bacaklarının, kuyruğunun düzgün kesilmesi mümkün olabilir mi? Veteriner raporları da bunu doğruluyor. Kesici bir aletle yapıldığı, raporlarda var.
Burak Arslan:
Bir köpeğin operatör ona yaklaşırken kaçmaması neredeyse imkansız. Bir tarafına değdiği an kaçar.
Av. Yasemin Babayiğit:
Geçen hafta yine Bursa’da bir kedinin 4 bacağı kesildi. Tecavüz edilmiş cansız bir kedi bedeni bulundu. Konya’da köpeğe dakikalarca tecavüz eden ve bunu Facebook hesabından canlı yayınlayan biri yakalandı. Adamın yüzü gözükmediği için cinsel organının adli tıp tarafından tespiti istendi. Ve tutuklandı.
Burak Arslan: Geçen sene Anadolu’da farkındalık yaratmak için çok yere gitme fırsatımız oldu. Akıl almaz olaylara tanık olduk. #hayvan
Read more
🗞<span class="emoji emoji1f4f0"></span>Bugün @hurriyetkelebek sevgili @gulben123 röportajı ile hayvan haklarına yer verdi. @banagozkulakol ...
Media Removed
🗞Bugün @hurriyetkelebek sevgili @gulben123 röportajı ile hayvan haklarına yer verdi. @banagozkulakol ve @hayvanhaklarimerkezi olarak herşeyi yeniden anlattık. Bu konuya ses veren @gulben123 e içten, hassas ve duyarlı yaklaşımı için sonsuz teşekkürler... Geçen hafta, Türkiye’nin ... 🗞📰Bugün @hurriyetkelebek sevgili @gulben123 röportajı ile hayvan haklarına yer verdi. @banagozkulakol ve @hayvanhaklarimerkezi olarak herşeyi yeniden anlattık. Bu konuya ses veren @gulben123 e içten, hassas ve duyarlı yaklaşımı için sonsuz teşekkürler... 🐾

Geçen hafta, Türkiye’nin birçok ilinde öldürülen o yavru köpekle ilgili bir basın açıklaması yapıldı. Sesinizi yeteri kadar duyurabildiğinizi düşünüyor musunuz?İstanbul Barosu Hayvan Hakları Merkezi Başkanı Avukat Yasemin Babayiğit: Basın açıklaması 17 ilde yapıldı. Türkiye’deki 79 baronun 45 tanesinde hayvan hakları komisyonları var. Bu komisyonlarda gönüllü meslektaşlarımız çalışıyor. Basın toplantısına çok kısa zamanda organize olmaya çalıştık. 17 baro fiziki olarak basın açıklaması yaptı. Diğerleri ise yazılı olarak açıklamada bulundu.
🔷Sapanca’da 2-3 aylık bir köpek, bacakları ve kuyruğu kesilerek katledildi. Olayı vinç operatörünün yaptığı iddialarına ne diyorsunuz?Av. Yasemin Babayiğit: Her ne kadar “Vinç operatörü yaptı” dense de bu bizim için asla kabul edilebilir bir şey değil. Çünkü 15 tonluk bir aracın 2 kiloluk bir hayvanın üzerinden sadece bacaklarını alacak şekilde geçmesi, kuyruğunu ve bacaklarını simetrik biçimde kesmesi mümkün değil. Bu husus veteriner hekimlerinin raporlarıyla da tespit edildi. Hekimler “Bu insan eliyle yapılmıştır” dedi. O yavru köpek maalesef hayata tutunamadı ve ameliyatta hayatını kaybetti. Bu olay hayvanseverler için bardağı taşıran son damla oldu. Ve ardından yasal düzenlemelerden beklediklerimizi dile getirmek istedik.
Bana Göz Kulak Ol Derneği Başkanı Özge Özder:
Ben operatörün yaptığına asla inanmıyorum. Bu canlı bir hayvan ve kaçabilir. Ve bu kadar kollarının, bacaklarının, kuyruğunun düzgün kesilmesi mümkün olabilir mi? Veteriner raporları da bunu doğruluyor. Kesici bir aletle yapıldığı, raporlarda var.
Burak Arslan:
Bir köpeğin operatör ona yaklaşırken kaçmaması neredeyse imkansız. Bir tarafına değdiği an kaçar.
Av. Yasemin Babayiğit:
Geçen hafta yine Bursa’da bir kedinin 4 bacağı kesildi. Tecavüz edilmiş cansız bir kedi bedeni bulundu. Konya’da köpeğe dakikalarca tecavüz eden ve bunu Facebook hesabından canlı yayınlayan biri yakalandı.
Read more
 #alinti "Sen biraz önce Polis Şefi'ne moda tavsiyesi mi veriyordun gerçekten?" "Birinin yapması ...
Media Removed
#alinti "Sen biraz önce Polis Şefi'ne moda tavsiyesi mi veriyordun gerçekten?" "Birinin yapması gerekiyordu," dedim kendimi savunarak. "Zavallı adam." Şoför koltuğunun öbür tarafındaki kapıyı açıp içeri girmeme yardım ederken, "Bu duyulana kadar bekle sen," dedi dişlerinin ... #alinti
"Sen biraz önce Polis Şefi'ne moda tavsiyesi mi veriyordun gerçekten?"
"Birinin yapması gerekiyordu," dedim kendimi savunarak. "Zavallı adam."
Şoför koltuğunun öbür tarafındaki kapıyı açıp içeri girmeme yardım ederken, "Bu duyulana kadar bekle sen," dedi dişlerinin arasından. Zaman geçtikçe her tarafım daha çok tutuluyor ve canımın yanması da artıyordu. "Nedenmiş o?" diye sordum.
Başını olumsuz bir edayla salladı. "Geçtiğimiz perşembe gecesinden beri şubede senden başka bir şey konuşulmuyor. Ya sonunda belamı bulduğumu düşünüyorlar ya da yeryüzünün en cesur adamı olduğumu..."

#kitapyorumu
Bir spor salonu işleten Blair, bir gece salondan çıkarken bir cinayete tanık oluyor ve olaylar böylece başlıyor. Olayı araştırmak için gelen polis ise kızımızın eski sevgilisi Teğmen Wyatt olunca işler iyice karışıyor tabii.. Her ne kadar bir zamanlar kalbini kırmış bu adamdan uzak kalmaya çabalasa da, peşindeki katil rahat durmayarak Blair ve Wyatt'ı sürekli bir arada tutuyor. Wyatt'ın bundan şikayeti yok tabi, uyanık adam 😅 Ama ben kendisinden biraz şikayetçiyim çünkü ne yapıp edip kızcağıza dediğini yaptırıyor. Fazla alfa 😬
Neyse efenim olaylar bu şekilde heyecan ve romantizmle dolu diyebiliriz. Linda nın bu kitabı diğerlerinden farklı olarak, üçüncü ağızdan değil karakter ağzından anlatılmış. Bir de gerilim esaslı değil de, gerilim unsurları içeren romantik komedi türünde olmuş. Lakin gayet başarılı. Akıcı ve keyifle okunan bir kitap olduğu su götürmez. Bitirmeye az kaldı ve şu an Blair in peşindeki kim, öğrenmek için sabırsızlanıyorum. O yüzden ben şimdilik kaçar. Hayde çao 🙋

#lindahoward #olumculhata #todiefor #goakitap #tagsforlikes #bookstagram #bookworm #like4like #follow4follow #photooftheday #picoftheday #bookoftheday #gununfotosu #gununkitabi
Read more
En zor benim rolümdü filmde 🤩 #Repost @ucankusmedya with @get_repost ・・・ YEŞİM SALKIM'DAN OLAY AÇIKLAMA:“25 SENELİK ARKADAŞIMLA SEVİŞTİM” . "BU ÜLKEDE İNANÇ SORUNU VAR SON ZAMANLARDA" . Yeşim Salkım'ın başrolde oynadığı “Eğreti Gelin Ladik” filminin galası yapıldı Basınla ... En zor benim rolümdü filmde 🤩

#Repost @ucankusmedya with @get_repost
・・・
YEŞİM SALKIM'DAN OLAY AÇIKLAMA:“25 SENELİK ARKADAŞIMLA SEVİŞTİM”
.
"BU ÜLKEDE İNANÇ SORUNU VAR SON ZAMANLARDA"
.
Yeşim Salkım'ın başrolde oynadığı “Eğreti Gelin Ladik” filminin galası yapıldı
Basınla bir araya gelen ekip oldukça heyecanlıydı. Filmle ilgili ilk açıklama Yeşim Salkım’dan geldi.

Salkım, “Ekibe bir vefa borcum var, çok uğraştı ekip. En heyecanlandığım filmlerim arasında yer aldı bu film. Bu ülkede son zamanlarda inanç sorunu olsa da biz birbirimize inandık.” dedi. “Buradakilerin hepsi bağımsız sinemaya gönül vermiş insanlar. Parasız yapılmış bir iş ama gönülle yapılmış bir film.” açıklamasında bulundu.

Filmde rol alan Hakan Eren ile ilgili Salkım, “Hakan Eren’in performansı da şahane... 25 senelik arkadaşımla seviştim, “bu kadar söyleyebilirim.” deyip espri yaptı.

Zaim Güvenç ile Deniz Güvenç'in yönettiği film, 2015'te çekildi. 3 yıllık rötarından ardından 13 Nisan'da vizyona girecek.

Atıf Yılmaz imzalı 2004 yapımı Eğreti Gelin'de ise Nurgül Yeşilçay, Onur Ünsal, Müjde Ar, Fikret Hakan ve Füsun Demirel oynamıştı.
.
#yeşimsalkım #yesimsalkim #hakaneren #film #gala #sinema #perde #magazin #haber #röportaj #ünlü #ünlüler #oyuncu @yesimsalkimofficial @zaimgv @denizguvenc06 @egretigelinldk
Read more