Loading Content...

Hayat böyle gibi aşk

Loading...


Unique profiles
92
Most used tags
Total likes
0
Top locations
Park Orman, Passage 1901 Azerbaijan Dinner & Shows, Seville, Spain
Average media age
670.6 days
to ratio
15.7
 #basimi #bi #sana #yaslarm #Hasnsümer Tanıdın mı bu ihanet ettiğin kızı?  Senin istediğin gibi ...
Media Removed
#basimi #bi #sana #yaslarm #Hasnsümer Tanıdın mı bu ihanet ettiğin kızı?  Senin istediğin gibi başlayayım sözlerime.  Neden terk ettiniz ki sizi seven bu kızı ?  Çok mu zor geldi adam gibi sevmek adam gibi sevilmek  daha mı değerliydi 2 kelime ile yataklara dökülmek.  ne çabuk unuttun ... #basimi #bi #sana #yaslarm #Hasnsümer
Tanıdın mı bu ihanet ettiğin kızı? 
Senin istediğin gibi başlayayım sözlerime. 
Neden terk ettiniz ki sizi seven bu kızı ? 
Çok mu zor geldi adam gibi sevmek adam gibi sevilmek 
daha mı değerliydi 2 kelime ile yataklara dökülmek. 
ne çabuk unuttun beraber güldüğümüz beraber üzüldüğümüz o günleri 
başkasının nasıl oldun ? 
anılara da da mı saygın yoktu 
giderken bir veda bile etmedin. 
gittin şimdi. 
bir mevsim değil koca bir hayat girdi aramıza 
biliyorum ne sen döne bilirsin artık ne ben kapıyı açabilirim belki son bekleyişimdi bu umutsuzca 
imkansızı beklemekti benim kisi 😐zaten olmadı böyle bir aşk 
benim kafamda kurduğum hayallerimdi belki de ,
sadece oyundu bu aşk 
ama bu oyun da en çok kalbim hasar gördü 
kırıldı ! param parça oldu !hatta yok oldu !!
aslın da vardı büyük bir aşk, büyük bir sevgi 
ama ben o hikaye de hiç olmadım çünkü hiç sevilmedim 
ama çok çok sevdim 
şimdiler de ben mutsuz, umutsuz 
o mutlu ve umutlu .. Sende haklısın ben kendimi bile sevemezken senin beni sevmeni beklemişim 😌gökalp ~
Read more
Loading...
“İnsanın markası, vicdanıdır…” İnsanlara değer veriyor musun? Seninle konuşan kişiye bakarken, ...
Media Removed
“İnsanın markası, vicdanıdır…” İnsanlara değer veriyor musun? Seninle konuşan kişiye bakarken, o telefonu bırakıyor musun? Soğuk karlı havada, bilmem kaç kere çektiğin fotoğrafı paylaşırken, üşüyen küçük dostlar için bir şeyler yapıyor musun?  Sımsıcak uzandığın yatakta, donarak ... “İnsanın markası, vicdanıdır…”
İnsanlara değer veriyor musun? Seninle konuşan kişiye bakarken, o telefonu bırakıyor musun? Soğuk karlı havada, bilmem kaç kere çektiğin fotoğrafı paylaşırken, üşüyen küçük dostlar için bir şeyler yapıyor musun? 
Sımsıcak uzandığın yatakta, donarak ölmeyi düşündün mü? Böyle yitip giden canlardan haberdar mısın? Kazandığını bölüşüyor musun? Kıyafetlerine verdiğin değer kadarını, kendi hayatın için de veriyor musun? 
Sana hizmet eden garson için de fotoğrafların kadar gülümsüyor musun? Beğenildiğin için teşekkür ettiğin insanlar kadar, seni büyütenlere teşekkür eder misin? 
Kalbine de temiz bakıyor musun? Onu besleyecek, seni daha iyi biri yapacak şeylerle doldurur musun? Diploman, diploması olmayan insanlara yardım ediyor mu? Gücü yetmeyenleri, iki canla yaşayanları, yaşlıları sakınıyor mu? Bindiğin herhangi bir araçta, ayağa kaldırıyor mu seni? Yer veriyor mu mezuniyetin? Acılarını da kep gibi fırlatıp, devam ediyor musun? 
Her insanın aynı olmadığını, biri seni incittiğinde diğerlerine duvarlar koymaman gerektiğini söylüyor mu? Pahalı ayakkabıların her canlıya eşit mesafede mi yürüyor? Tüm farklılıklara aynı gözle bakıyor musun? Herkes seni sevsin, beğensin diye çaba harcarken, peki sen kendini seviyor musun? Şükrediyor musun güzelliğine? 
Aynalarda konuşur musun varlığınla? Varlığını sürdürdüğün toprakları biliyor musun? Sen ‘yaşa’ diye canını vermiş olanlara açık mı ellerin? Onlara olan borcunu ödüyor musun? 
Dünyadaki en büyük hırsızlığın ‘yalan söylemek’ olduğunu öğrendin mi? Dürüstlük kıyafetini giyer mi dilin? 
Aşkı tattın mı? Ne yaşanırsa yaşansın yine de beyaz bıraktın mı? Ardında bıraktıklarını, önünde duranla konuşur musun? Saygın var mı geçmişine? Geçerken dürüst oldun mu kendine? 
Dostlarını sakınır mısın? Senin için yaptıklarını korur mu yüreğin? İhtiyaçları olduklarında, omzun onları ev yapar mı kederlerine? 
Bu ve buna benzer sorularla bak bu kez kendine. Sahip olduğun eşyaları unutarak. Karakterinin sahip olduklarını anımsayarak..
#umutgüner
Read more
Bir süredir köy evimiz ile ciddi düşünüyordum, şu geçtiğimiz bir hafta bile yaşadığımız hayatın ...
Media Removed
Bir süredir köy evimiz ile ciddi düşünüyordum, şu geçtiğimiz bir hafta bile yaşadığımız hayatın ne kadar gerçek dışı olduğunu, olmayan bir bolluk içinde yaşadığımızı farketmemize sebep oldu. İçmeye burun kıvırdığımız suları, çamaşır bulaşık tuvalet için kullandığımız suyu bulamadığı ... Bir süredir köy evimiz ile ciddi düşünüyordum, şu geçtiğimiz bir hafta bile yaşadığımız hayatın ne kadar gerçek dışı olduğunu, olmayan bir bolluk içinde yaşadığımızı farketmemize sebep oldu. İçmeye burun kıvırdığımız suları, çamaşır bulaşık tuvalet için kullandığımız suyu bulamadığı için hayatı sona eren ya da sınırda yaşatan milyonlarca insan geliyor böylesi durumlarda. İşi dramatize etmek için yazmıyorum, bilenler hiç de öyle olmadığını zaten anlar ama bir sorunumuz olduğu kesin. Böylesi kaos durumlarında hiçbir şey yokmuş gibi devam etmiyor mesela benim için hayat. Direkt hayatta kalma dürtüsü devreye giriyor. En azı en gereklisi ve en bizden olanı kullanmayı tercih ediyorum. Mesela en yakınımdakilerle alışveriş yapmayı, ticareti içeride tutmayı ve bir arada kalmayı planlıyorum. Şimdi yine öyle bir dönem. Hiçbir şey yokmuş gibi ya da birilerine kızdık diye bu güzel memleketi son vatanımızda nasıl sistemi düze çıkarabiliriz diye düşünüyorum. Ama düşünürü eyleme dökme vakti geliyor. Üretin, her ne olursa, bir parça topraktan ya da bir satır cümleden bile olsa üretin. Yolumuz açık başımız dik olsun. Bu memleket bizim. 🍀👊🏻🇹🇷
#AyaktaKal
Read more
Hayallerimin başkenti İskoçya'dan merhaba Mazhar (@mazharalanson) abi. Burda hayat biraz zor ...
Media Removed
Hayallerimin başkenti İskoçya'dan merhaba Mazhar (@mazharalanson) abi. Burda hayat biraz zor geçti, hava şartları da fenaydı. Ama görüyorsun ya hayallerimiz uğruna direnişteydik(memleketten idmanlıyız). Tam durcam; "kendine gel! Yürü,hatta koş! Buradasın." diyen iç sesimi ... Hayallerimin başkenti İskoçya'dan merhaba Mazhar (@mazharalanson) abi. Burda hayat biraz zor geçti, hava şartları da fenaydı. Ama görüyorsun ya hayallerimiz uğruna direnişteydik(memleketten idmanlıyız). Tam durcam; "kendine gel! Yürü,hatta koş! Buradasın." diyen iç sesimi haklı bulup ıslak ıslak yürüdüm.Tabi bu da bizim memleketten bir şarkı getiriyor akla "yağmurlar ekerim göğün göğsüne". Ay bir coşuverdim,içim bi kaynadı tabi... Ne güzel yazmış ah dedim;coşup yeniden koştum🤗

Bizim memleketin bitmek bilmez kahrına ve buna rağmen kendisine olan derin ve bitmeyen sevgimizin "yeter be" yorgunluğuna çok iyi geliyor.

Sen büyük adamsın,bilirsin; Nesimi demişki "aşka düşen divaneler gelsin bir hoşça yanalım" insan bunu #albayrakkardeşler den dinleyince bi uçar, bilirsin sen. Çünkü Nesimi bilmiş de yazmış ki, biz de bilip dinleriz. Abi bilinçli dinleyicileriz yani biz, bilirsin bizi.

Diyorlarki @mazharalanson 'Yandım' şarkısının 'Baka baka doyamadım, hem kokladım da' kısmını Kabe'ye yazdığını belirtmiş. Hala Teoman açıklama yapacak diye ödüm kopuyor😲

Sen napıyorsun abi! Hem,niye bizim hayallerimizle oynuyorsun! Şarkı sarhoş abi, şarkı mis gibi içmiş, aşık. Şarkı, şarkı söyletmiş bir aşık adama, dinlemiş aşık kadın ne güzel...Yıl 2018 abi. 1998 de "bodruma hayran aşk şarkısı yazmış" adam yandım demişti hani, öyle demiştin? Noldu? Kahrolduk yine. Ama seviyoruz yine!

Hoş, sana teşekkür ederim memlekete bir kez daha laikliğin muhterem zekasını, muhteşem dehasını kanıtladın. Bu ayrımın önemini anlattın, sağol. Sanatta da din ve devlet işleri ayrılsın abi! Nesimiler aşk desin, gel gör beni aşk neyledi desin;biz anlıyoruz. Ayırt ediyoruz.Zeka kabiliyetimiz çok muhterem, ruhumuz deha da; dedim ya bizim memlekette harcanıyoruz. Bu yüzden boşver abi, boşuna çabalama! Biz habam sınıfı izlemiş çocuklarız, neden Kül yutalım? Niçin Zühtü hocalara kanalım! Samanlıktan samanı kaldırdım diye sözlere girip, işte şimdi Zühtü "yandı" desek olur mu...🤔 Tarih affetmez abi.2018deyiz.

Sana da mı diyecektik ki "yeter!" Üzülüyorum ki çok sevdiğim bir sanatçıyı daha gözlerim kapalı dinleyeceğim, o yokmuş gibi, şarkılarının ilk hikayeleri hatrına, yaşasın 1998deki o aşık adam diyerek.
Read more
Sabah kahvaltısı için bu güzel masada buluştuk. İş hayatının yoğunluğundan kahvaltı hızlı geçiştirilen ...
Media Removed
Sabah kahvaltısı için bu güzel masada buluştuk. İş hayatının yoğunluğundan kahvaltı hızlı geçiştirilen bir öğün benim için. O sebepten uzun kahvaltı sohbetlerinin yeri ayrıdır. Ayrıca akşam yemekleri kadar uğraş ve zaman istemez, sofradan sıkça kalkıp misafirimide yalnız bırakmamış ... Sabah kahvaltısı için bu güzel masada buluştuk. İş hayatının yoğunluğundan kahvaltı hızlı geçiştirilen bir öğün benim için. O sebepten uzun kahvaltı sohbetlerinin yeri ayrıdır. Ayrıca akşam yemekleri kadar uğraş ve zaman istemez, sofradan sıkça kalkıp misafirimide yalnız bırakmamış olurum.
Yine bir kahvaltı sofrasında sözünü dikkatle dinledigim misafirimi ağırlarken, masanın diğer ucundaki arkadaşımın rahatsızlığını ve sofradaki bir kaç şeyi kokladığını farkettim. Rahatsızlığını gidermek için sordum ama bir şey olmadığını söyledi.
Onu tekrar tereyağını koklarken yakalayınca bu defa kaçamadı. - Özür dilerim ama bir şey leş gibi kokuyor!
Ben: - 😊 evet yanındaki kaktüs kokuyor. Tam da o muhteşem görünen çiçeğiyle sana buradayım diyor!
Leş kaktüsü isminden anlaşıldığı üzere tam da leş gibi kokuyor.
Gülümseyerek çiçek açan yüzlerimiz çoğu zaman duygular için bir perde. Çözemediğiniz problemlere bir setre. Ama biraz yanaşınca çürümüş, kokuşmuş duygular, böyle leş gibi kokuyor. Hiç tahmin etmediğimiz, yüklediğimiz misyonlarla altında ezdiğimiz insanlar gibiler. Ve örtülü ödenek gibi oradan buradan çalarak bir yerlerde topladığımız duyguların, soyleyemediklerimizin, sorun çıkmasın diye örttüklerimizin, sustuklarimizin bir örneği leş kaktüsü. Beklentileri karşılayamasa dahi bence muhteşem. Kusurluluğuyla benzersiz! Ben onu kokusuna rağmen seviyorum. Onun güzelliğini ortaya çıkaran ve beni hayrete düşüren şey aslında kokusu.
Ya siz beklentilerinizi karşılamayan insanlarla nasıl başa çıkıyorsunuz? Kabul mü ediyorsunuz, kusurlarıyla? Değiştirmeye mi çalışıyorsunuz? Görmezden mi geliyorsunuz?
Peki sınırlarınızı ezip geçenlere sessiz kalıp yavaş yavaş çürüyor musunuz?
#kisahikaye #shortstory
Read more
Kitap yorumu <span class="emoji emoji1f449"></span> @bikitapbicay . <span class="emoji emoji1f41e"></span>B*k Gibi Hissetmekten Nasıl Vazgeçilir | #kitapyorumu || #baykuşlukızyorumluyor ...
Media Removed
Kitap yorumu @bikitapbicay . B*k Gibi Hissetmekten Nasıl Vazgeçilir | #kitapyorumu || #baykuşlukızyorumluyor | Uzun bir yorum uyarayım . . "Her zaman işe yarayan ve sonunda da kazanan nedir, biliyor musunuz? Sevgi. Nezaket. Şefkat. Kendinize yönelttiğiniz." . . Kitap, ... Kitap yorumu 👉 @bikitapbicay .
🐞B*k Gibi Hissetmekten Nasıl Vazgeçilir | #kitapyorumu || #baykuşlukızyorumluyor | 👇👇
Uzun bir yorum uyarayım 🙈
.
.
🌺"Her zaman işe yarayan ve sonunda da kazanan nedir, biliyor musunuz? Sevgi. Nezaket. Şefkat. Kendinize yönelttiğiniz."🌺
.
.
🌠Kitap, hayatımda okuduğum ilk kişisel gelişim kitabıydı 🙈 Bu türden pek haz etmiyorum açıkçası, çünkü yazılanların herkesin hayatına ve karakterine uyacağını, doğru sonuçlar verebileceğini düşünmüyorum ve şunları şunları yaparsan çok mutlu olacaksın, aman da böyle davranırsan ilişkin çok uzun ömürlü olacak, yok böyle tepkiler verirsen senden asla vazgeçemez, bla bla blaa. 🤦 Bir kere kaderde ne varsa o, alnımıza ne yazıldıysa o, kısmetinde ne varsa o arkadaşlar 😂😂 Neyse kitaba geçeyim artık. Biliyorsunuz ki @yabanciyayinlari benim için değerli ve genelde okuma listemde her ay bolca kitabına yer veriyorum. İlk kişisel gelişim kitabı okuma deneyimim iyi ki bu kitapla oldu. Çünkü kitabın yazarı aşırı tatlı bir bayan. Kendi hayatından bahsederek, yer yer kendini gömerek, yer yer hayata isyan ederek, hatalarını anlatarak bizlerle bir sohbet havası oluşturmuş. Ayrıca hafif argo bir dil kullanması bu durumu daha da iyi bir hale getirmiş. Kitabın kapağında 'Sizi Mutluluktan Alıkoyan 14 Alışkanlık' diyor ama asla madde madde değil. Hatta ben kitabı okurken bu 14 alışkanlığı bulmakta bile zorlandım. Asla yarısı boş, maddelerden ve kısa cümlelerden oluşan bir kitap değil. Dolu dolu. Ve bir olumsuzluktan ve olumlu bir durumdan bahsederken çeşitli insanların hayatlarını ve sonra kendilerini değiştirdikten sonraki halleri ile ilgili bilgileri bizlerle paylaşmış. Empati yeteneğini geliştirmek için verilen bilgiler ve örnekler çok hoşuma gitti. Malum insanlığımızın genel problemidir empati yapamamak. Kendi hatalarımı da görmeme yardımcı oldu , aslında ben bunlara hata demek istemiyorum. Hepimiz farklı bireyleriz ve önüne geçemediğimiz, kendimizin de rahatsızlık duyduğu ama elden bir şey gelmeyen alışkanlıklarımız var. Yazar bunları 'bunu nasıl yaparsın aaa bu kaka öyyk bundan uzak duracaksın' der gibi katı, keskin, sinir bozucu kuralları asla yok. .
.
👇 DEVAMI YORUMDA 👇
Read more
Loading...
NE BÖYLE SEVDALAR GÖRDÜM NE BÖYLE AYRILIKLAR…’ ‘Ne zaman seni düşünsem Bir ceylan su içmeye iner Çayırları ...
Media Removed
NE BÖYLE SEVDALAR GÖRDÜM NE BÖYLE AYRILIKLAR…’ ‘Ne zaman seni düşünsem Bir ceylan su içmeye iner Çayırları büyürken görürüm. Her akşam seninle Yeşil bir zeytin tanesi Bir parça mavi deniz Alır beni. Seni düşündükçe Gül dikiyorum elimin değdiği yere Atlara su veriyorum Daha ... NE BÖYLE SEVDALAR GÖRDÜM NE BÖYLE AYRILIKLAR…’ ‘Ne zaman seni düşünsem
Bir ceylan su içmeye iner
Çayırları büyürken görürüm.
Her akşam seninle
Yeşil bir zeytin tanesi
Bir parça mavi deniz
Alır beni.
Seni düşündükçe
Gül dikiyorum elimin değdiği yere
Atlara su veriyorum
Daha bir seviyorum dağları.’
Turgut Uyar, bu dizelerin yazarı İlhan Berk için ‘Yeryüzünde şiir diye bir şey olmasa bile onu icat edebilecek bir şairdi’ demiş. Bugün aramızdan ayrılışının onuncu sene-i devriyesi. Elbette hayatını yazmak mümkün. Ve fakat bu yoğunluk, güç ve derinlikte bir kalemi, yine kendi dizeleriyle anmak en güzeli olsa gerek. Cemal Süreya ‘Yeryüzünde her şey yazılmak için varmış gibi geliyor ona. Sözgelimi bardağa bardak olarak değil, yazılacak bir şey olarak bakıyor’ demiş. Berk’in hayata bakışını, en yalın ve güzel haliyle özetlemiş.
Müsaadenizle ben de lüzumsuz taramalardan kaçınıyorum ve sözü, sözün bu büyük ustasına, İlhan Berk’e bırakıyorum. Saygı ve rahmetle…
‘Geceye hey dedim bir bulut beyaz aydınlık
geçiyor ve ben görüyorum belki yalnızlık
Kağıt gibi bir kadın sana bakıp gülüyor
Demek sen daha güzelsin gökyüzünden artık
Sokakları bembeyaz evleri geçiyorum
Bir koşu bir rüzgârı alıyorum karanlık
Bir kenttesin ve var ta ne zamanlardan beri
O zamandan trenler evler geçiyor kapanık
Aşkın ki hiç durup dinlenmek nedir bilmiyor
Aşkın ki anlatılamaz ihtiyar ve yıkık
Nice nice yaşamalara açılmışsındır
Nice yaşamalar ki kalmıştır yarım buruk
İşte Adakale Sokağı’ndayım ve birden
Benim işte dünya kadar güzel ağzın artık
Durup bir yıkık aşk dedim İlhan Berk bir yıkık
aşk şimdi o şiirlerde senden kalan ancak…’
Read more
"Bu dünyada insan harabesinden daha korkunç bir şey yoktur." #yaprakfırtınası Uzun bir öykü ...
Media Removed
"Bu dünyada insan harabesinden daha korkunç bir şey yoktur." #yaprakfırtınası Uzun bir öykü kitabı Yaprak Fırtınası. Benim gibi öykü sever bir insan için bulunmaz bir nimet bu açıdan, roman yerine öykü okumaktan daha çok hoşlanan bir insanım, sanırım bu biraz da kısa kısa yazılar ile ... "Bu dünyada insan harabesinden daha korkunç bir şey yoktur." #yaprakfırtınası
Uzun bir öykü kitabı Yaprak Fırtınası. Benim gibi öykü sever bir insan için bulunmaz bir nimet bu açıdan, roman yerine öykü okumaktan daha çok hoşlanan bir insanım, sanırım bu biraz da kısa kısa yazılar ile vuruculuğu yakalayabilen yazarlara olan saygım ve hayranlığımdan ileri geliyor. Neyse konuyu çok dağıtmadan Yaprak Fırtınası'na şöyle bir göz atalım.
Yukarıda da belirttiğim gibi kitap uzun bir öykü. Ama öykü denince "ben otururum bunu bir solukta okurum" diyebileceğiniz cinsten değil. Aksine biraz ağır, okurken insanı yoran ama bir o kadar da kendini sevdiren, içinde bir derinlik barındıran bir kitap. 1955 yılında kaleme almış Marquez öyküyü. Ancak kendisinin edebi hayatının ilk önemli eserlerinden biri olarak nitelendirilmektir. Daha yayımlanan ilk öyküsü ile aslında ne kadar büyük bir usta olacağını da göz önüne sermiş adeta. 📚Üç kişinin gözünden görüyoruz olan biteni, üç kişinin düşüncelerinde dolaşıp, her birinin bakış açısından dinliyoruz. Adeta içinden bir fırtına geçmiş de insanlar ve hayatın kendisi bir kenara savrulmuş olan bir kasabadayız. Yıllar önce kasabaya yerleşen, tabiri caiz ise adeta çöreklenen, bir doktor ölür ve ardından kendisinden nefret eden bir kasaba dolusu insan bırakır. Böyle bir kimsenin de cenazesini kaldırmak isteyen çıkmayınca, yıllar önce verdiği sözü tutmayı kendine vazife sayan bir emekli albay cenaze ile ilgilenmek için evine gider. Ancak giderken yanına kızını ve torununu alır. İşte biz de albay, kızı ve torununun gözünden hem cenazeyi, hem de kasaba ve ölen doktorun çeyrek asırlık öyküsünü dinleriz. 📚Hareketli, sürükleyici, okurken acaba ne oldu dedirten bir kitap değil, ancak içerisinde değişik bir şey var sizi kendisine bağlayan. Bana göre karakterlerin kendi içerisinde geçmişten hatırladıkları anılarda yüzmeleri ve
monolog ağırlıklı olması beni sardı. Sonu olan öykülerden değil Yaprak Fırtınası, daha çok psikanaliz tadında. Herkesin seveceğini düşünmesem de benim beğendiğim kitaplar arasına girdi!
www.thesittingpanda.com🐼
Read more
Loading...
 #Repost @arzunun_okuma_gunlugu (@get_repost) ・・・ #okudumbitti #kartonkanatlımelekler "İnsan ...
Media Removed
#Repost @arzunun_okuma_gunlugu (@get_repost) ・・・ #okudumbitti #kartonkanatlımelekler "İnsan olmak böyle bir şeydi herhalde.Hiç unutamam sandıklarını yıllar sonra hatırlamakta zorlanıyor,dinmeyecek sandığın acıları yılda bir kaç kez hatırlayarak hayata kaldığın yerden ... #Repost @arzunun_okuma_gunlugu (@get_repost)
・・・
#okudumbitti #kartonkanatlımelekler
"İnsan olmak böyle bir şeydi herhalde.Hiç unutamam sandıklarını yıllar sonra hatırlamakta zorlanıyor,dinmeyecek sandığın acıları yılda bir kaç kez hatırlayarak hayata kaldığın yerden devam ediyor,yadırgamadan ve utanmadan gülüp eğlenebiliyorsun."
.
Her ölüm sonrası, etrafımıza ördüğümüz yeni bir kozaya gebe. Insan, her ölüm sonrası yeniden, yeniden ve yeniden doğmak için, kedi gibi yaralarını yalayarak iyileştirmek için örülen bu korunaklı alan yeni darbelere dayansın diye her seferinde biraz daha sıkı örer kozasını. Çünkü bilir kozasında yaşayan insan, yumurta gibi dışarıdan darbe alınca ölüm içeriden darbe alırsa yaşam vardır.🌼
Yaraları kabuk bağlayınca, gözleri güneşi arzulayınca, aldığı nefes boğazını yırtmadan hayat vermeye başlamışsa kendi hayalkırıklıklarıyla ördüğü kozasını yine kendisi kırmalıdır. (İçerden) Aksi araftır.
.
Daren, ölüme eş tuttuğu dört kadını dört ayrı bölümde anlatıyor. Sütten yeni kesilmiş yavru bir köpek gibi bir çuvala konup hiç bilmediği çorak bir araziye bırakılma hikâyesini, onu bulup sevgiyle sarıp sarmalayan başka bir kadını bir müddet sonra yeni bir çuvalla görmenin şaşkınlığını.
.
Aşk, romantik komedi türlerini okumayı pek tercih etmiyorum esasında. Biraz melankoli, bir tutam hayalkırıklığı, biraz intihar, biraz delilik seviyorum ben 🎀 Yine de benim gibi bu türe mesafesi olanlar için iyi bir tercih👌
.
Anlatılan dört kadından en çok Süreyya'yı sevdim. Hatta Süreyya'ya Daren'in sayısız kez ölmesinden daha çok üzüldüm. Hayat bu bazen matematiği alt ediyor ve bir dörtten büyük diyoruz 🎀
.
Kaleminize sağlık @harun_ozen 🙏
.
Güzel bir gün olsun 🙋‍♀️
.
.
.
#yitikülke #kitap #harunözen #kitapalintisi #edebiyat #kitapvatanı #kitapokufotografcek #köpek #book #books #doğa #kesfetteyiim #kesfetteyizz #instabooks #instabook
Read more
Ramazan ayında Feshane den almıştım fazla kitap yoktu ve merak ettiğim bir kitaptı dayanamayıp ...
Media Removed
Ramazan ayında Feshane den almıştım fazla kitap yoktu ve merak ettiğim bir kitaptı dayanamayıp aldım slsk .Bir güne 2 kitabıda sığdırdım. O denli merak uyandırdı bende siz düşünün ajsldj. Başlarda wattpad ten çıkma bir kitap olduğu için önyargılı olduğumu söylemeliyim ve nedenini bilmediğim ... Ramazan ayında Feshane den almıştım fazla kitap yoktu ve merak ettiğim bir kitaptı dayanamayıp aldım slsk .Bir güne 2 kitabıda sığdırdım. O denli merak uyandırdı bende siz düşünün ajsldj. Başlarda wattpad ten çıkma bir kitap olduğu için önyargılı olduğumu söylemeliyim ve nedenini bilmediğim bir şekilde bu tarz kitaplarda türk yazarlarını sevmiyorum. Çünkü genelde bizim kültürümüze uygun olma fikrine kafayı takmış durumdalar sanki ... Ama bu kitapta yazarın bazı şeyleri aştığını görebiliyorsunuz. İki kitabı da iki ayrı fotoğrafla yorumlayacağım ve ilk kitaba değinmek gerekirse ilk iki sayfayı okuduğumda düşündüğüm ilk şey YİNE Mİ ?!? oldu şehrinden nefret eden sorunlu ailesi olan acınası kız ! Daha kaç kitapta aynı karakter özellikleri olacak ? diye düşünürken buldum kendimi ama yinede okumaya devam ettim ve cidden alışılmışın dışında farklı bir olaya vardığımı fark ettim. Kitapta sevmediğim yerler oldu mesela bunlar nasıl bir yerdelerki birbirlerine kızlarla yatarak meydan okuyorlardı ? Ya da bu kadar büyütülmesi gerekir miydi Meriç in kızları olayını ? Neşe ve Ömer ne kadar çabuk bir araya geldiler gibi anlamadığım ve fazla sevmediğim yerler oldu ama o yerleri okurken bile sıkılmadım meraklı yanım daha ağır bastı tabi ki sksls. Meriç in sıkıntılı hayatı Kayla nın BAŞ BELASI! davranışlarıyla bir araya gelince ister istemez birbirlerine olan zaafları arttı ve birbirlerini keşfetmeye yönelik düşünceleri ortaya çıktı. Çıkar ilişkisi demek daha doğru oluyor gerçi. Bu arada okuyanlar fark etmiştir kitap sanki türk isimleri taşıyan karakterlerden oluşuyor ama yurt dışında bir avrupa ülkesinde geçiyormuş gibi aksls. Burslu - zengin ayrımı , okulun kral - kraliçe seçimleri , ergen çocukların ailelerine onları kırmak için söyledikleri laflar falan sksjdj. Bunlar biraz güldürsede beni kitaba sevimlilik kattığını düşünüyorum açıkcası. Onun dışında profesyonel yazılabilir miydi ? Tabi ki. Ama düşüncemde şu ki yazmanın ne kadar zor olduğunu biliyoruz ve bazı yayınevlerine yalvarır derecede kitapların çevirilerini bekliyoruz. Böyle ufak çaplı yazarları klasiklerle kıyaslamak doğru olmaz ama çevirilerini beklediğimiz türde kitapların türkiyede de yazılması gerekiyor ✌🏼️.
Read more
Geriye sayım başladı. Salı gecesi sanıyordum. Kendisiyle o kadar ilgiliyim, tahmin edin artık durumumu Yaş ilerledikçe ya yıllar daha hızlanıyor ya da artık dünya daha hızlı dönüyor bilemiyorum ama bu ne hız yahu? Acayip başım döndü bu yıl. Her yıl, hepimizin dost trenine yeni binenler ... Geriye sayım başladı. Salı gecesi sanıyordum. Kendisiyle o kadar ilgiliyim, tahmin edin artık durumumu 🙈

Yaş ilerledikçe ya yıllar daha hızlanıyor ya da artık dünya daha hızlı dönüyor bilemiyorum ama bu ne hız yahu? Acayip başım döndü bu yıl.

Her yıl, hepimizin dost trenine yeni binenler ve inenler olur bilirsiniz. Bu yıl da gidenler ve yeni gelenlerle, hüznüyle ve keyfiyle 365 gün gitti gidiyor.
Bu yılı düşündüğümde o kadar çok çalışmışım ki aklıma bir tek iş geliyor 😬

Neler iz bıraktı dersen?
Çok şey oldu ama aklıma ilk Goumand’dan gelen büyük ödül geliyor. E önemliydi ne yalan söyleyeyim pek gururlandım.
Bu yıl TV’ye çıktım mı vallahi hatırlamıyorum şu an! Aman tanrım demans başladı eyvahlar olsun! Ama #aydanustkanattvprogramiyapmali diye bir etiket ortaya attınız, kime nasip olur bu? Bunu hayatta unutmam 😁

Verdiğim röportajları seviyorum, tüm gazeteci arkadaşlara teşekkür ederim, sağ olsunlar. Röportaj denince @feedistanbul için verdiğim röportajı hiç unutmayacağım, hayatımda altı ay bir yayının çıkmasını ilk kez bekledim 😬 ama bir giriş yazmış ki @ceyatay benim için değil altı ay altı yıl beklenir o sözler için 🙏🏻🙏🏻🙏🏻
Yüreğine sağlık.

Memlekette kriz var ama kriz denince şekersizin lansman krizi aklıma geldi bak birden 🙄 @pinarpolat.pastry ve @sihirlipastane nin imdadıma yetişmesiyle kalp krizi eşliğinden dönmem yılın en büyük kriziydi benim için. @ozgeakcays ve @nyanardag size de binlerce teşekkür ederim. Gerçi tüm krizler böyle olsa keşke ‘şekerim!’ Lansmana gelen tüm dostlarım sağ olsun, unutmayacağım!

Yılın en büyük bombası ise instagram hırsızlarını yakalamamızdı.
Yılın sebzesi dikenli kabak oldu! Bu yaşımda yeni öğrendim!

Her birinizin samimi içten mesajlarını saklıyorum haberiniz olsun, onlar benim hazinem!
Veeeeee 2018 denince, 2019 için hazırlığını yaptığımız büyük sürpriz var bir de! O da inşallah pek yakında!

İyiler iyileri bulsun iyilik çığ gibi hızla büyüsün yeni yılda da 🙏🏻 Yeni yıl kutlaması yapmıyorum 3 gün var daha 🤩

Her daim dostluğa! @funda_ozkalyoncu @muratguloglutv @gayemsahin @tohumistanbul @ebruerke @ebruatlan @burcaksenerr @pelinozkancat @gunesaksus @womenshealthtr @zozyilmazel @esraduzdag @gulercetingoz @nuriyebingol
Read more
Hayat sizinle güzel:) Ama nasıl geçti hiç anlamadım, nasıl geldik 30’a, ne ara oldu hiç anlayamadım. ...
Media Removed
Hayat sizinle güzel:) Ama nasıl geçti hiç anlamadım, nasıl geldik 30’a, ne ara oldu hiç anlayamadım. Dün gece 12’ye doğru bir ağlama geldi herhalde korkuttu büyüyor olmak. Zaten 18’den sonra doğum günlerini de pek sevemedim:) Biri yaşı ile ilgili, bir zaman, bir tanıdığıma demiş ki; “dün ... Hayat sizinle güzel:) Ama nasıl geçti hiç anlamadım, nasıl geldik 30’a, ne ara oldu hiç anlayamadım. Dün gece 12’ye doğru bir ağlama geldi herhalde korkuttu büyüyor olmak. Zaten 18’den sonra doğum günlerini de pek sevemedim:) Biri yaşı ile ilgili, bir zaman, bir tanıdığıma demiş ki; “dün 7’ydim, bugün 88”. Özetle vücudunun oturduğu, kişiliğin oturduğu, hayata dair ne istediğin konusunda keseceğin ahkamın temellerini kurmuş olduğun, hayatına kimlerle devam edebileceğini deneyimlediğin, hobilerinde hafif uzmanlaşabildiğin bir zaman dilimi yaşamış oluyorsun aslında 30 yaşına geldiğinde. Kalabalık gruplarda kaybolmaktansa kendinle zaman geçirmeyi daha çok sevdiğin bir zamana gelmiş oluyorsun. Yalnızlığım beni hiç sıkmazdı kendi başıma kalmalar ama daha ayrı bir zevk alır oldum. Artık güven verir oluyorsun kendine güveniyor, söylediğinin arkasında daha net durabiliyorsun bir kere en olmadı baktın karşındaki büyük ikna olmuyor “senin benim yaşımda iki çocuğun vardı, bırakta o kadar ahkam keseyim” der sıyrılırım diyebilecek erktesin=) Biraz yavaşlıyorsun, ruhun dinginleşiyor, böyle pamuk gibi oluyorsun. Mesela daha da yavaş araba kullanıyorsun. Yolun da tadını çıkarmak istiyorsun. Dinlediğin müzikler bile değişiyor. Hayat hırsların biraz daha törpülenmiş, kelimelerin rafine, az konuşup çok düşünür oluyorsun. Daha az kahkaha atabiliyor ve bazen o küçükken yediğin çikolataların tadı hiç eskisi gibi gelmiyor. Bazı tatları unutuyor, bazı sesleri unutuyorsun. Bazı anıları… Eskiden zamandan korkarken şimdilerde hiç öyle bir telaşem yok mesela. Bazı yerlerden hiç gitmek istemiyor, bazı yerlere hiç gitmek istemiyorsun. Bazı anları bir daha yaşayabilmek için daha çok can atar oluyorsun. Bir yazı yazdım, merak edenler bio’daki linke tıklayıp okuyabilirler:) #saturday #helloseptember #september #birthday #birthdaygirl #birthdaycake #weekend #cumartesi #instagood #instamood #instadaily #30thbirthday #blog #blogger #yazı
Read more
Loading...
<span class="emoji emoji1f60d"></span><span class="emoji emoji1f60d"></span><span class="emoji emoji1f60d"></span> #Repost @sadekitaplik (@get_repost) ・・・ #kitapyorumu Özge Erkin'den okuduğum dördüncü ...
Media Removed
#Repost @sadekitaplik (@get_repost) ・・・ #kitapyorumu Özge Erkin'den okuduğum dördüncü kitap ve yine beni yanılmadı yazar Harika bir kurgu çıkarmış ortaya, okumalara doyamadım cümlelerini. Öyle güzel anlatmış ki kitaptaki hayatları hayran kaldım, öyle güzel işlemiş ki ... 😍😍😍 #Repost @sadekitaplik (@get_repost)
・・・
#kitapyorumu Özge Erkin'den okuduğum dördüncü kitap ve yine beni yanılmadı yazar👌
Harika bir kurgu çıkarmış ortaya, okumalara doyamadım cümlelerini. Öyle güzel anlatmış ki kitaptaki hayatları hayran kaldım, öyle güzel işlemiş ki sevdayı, okudukça ben âşık oldum.
.
📑“Bazı sözler vardı ki dudaktan döküldüğü anda kaderin incecik ipliğine dolanır ve insanın yazısına işlenir. Büyük söz edenin yüreği diz çöker. Kimi zaman kadere eğer boynunu kimi zaman ise yâre…”
.
Kitapta zengin ve mücevher tasarımcısı Dilem ile elinden her şeyi alınan kader mahkûmu Tahir’in yaşamına konuk oluyoruz. Dilem’in açacağı sergide Osmanlı figürlerini işlemesi ve koleksiyonuna tespih eklemek istemesiyle, içerden yeni çıkan tespih ustası Tahir’in kapısını çalıyor.

Tahir acıya da neşeyi de eyvallah diyerek, Rabbimden geldiyse kabulümdür diyebilen güzel yürekli bir adam. Dilem ise zenginliğin verdiği güçle daha istemeden önüne çeşit çeşit dünya nimetlerinin serildiği, sert karakteri ile Çelik Prenses lakabını hakkıyla taşıyan güzel.
İkisinin yüreklerine dokunmayan tek şey ise sevda…
İkisi de aşk ne demek, sevda ne demek onu öğrendiler. İkisinin de sevdalarını sınadı hayat.
.
📑“Eğer iki gönül birbirine akarsa ne acısına kayıtsız kalabilirsin ne de mutluluğuna… Ömürlük bir ortaklıktır sevda… Yara da belli şifa da…”
.
Yazarın anlatım tarzını seviyorum. Kelimeleri oya gibi işlemesini, duyguları okuyucuya geçirmesini çok iyi biliyor. İlhamını daim olsun @ozgeerkin kaleminize sağlık💞

Kitabı benimle birlikte okuyan ve grupta bizi spoilere boğan arkadaşlara da selam olsun 😄
(En eğlenceli bölümler karakterleri çekiştirdiğimiz saatler🙈)

Huzurlu akşamlar dilerim🙋🏻
Sevgiler💖

#usta #özgeerkin #müptelayayınları #kitap #kitaplar #fidankitabı #sadekitaplık #okumaköşem #kitapönerim #book #bookstagram #kitapkurdu #instabook #bookphotography #booklover #bookblogger #instakitap #1kitap1fotoğraf #okumayısev
Read more
‘BU BÖYLE KİMİN GİTTİĞİ? SEN DUR EY!..’ Şiir duygu işidir, elbette öyledir de, vaziyet eğer hakikaten ...
Media Removed
‘BU BÖYLE KİMİN GİTTİĞİ? SEN DUR EY!..’ Şiir duygu işidir, elbette öyledir de, vaziyet eğer hakikaten böyle ise, ki bence de öyledir, Edip Cansever’in ‘Ey’ şiiri duyguların adata bir çağlayan gibi taşması yürekten ve gönülden bir volkan gibi patlaması demektir. Sözü duyguya boğup, ... ‘BU BÖYLE KİMİN GİTTİĞİ? SEN DUR EY!..’ Şiir duygu işidir, elbette öyledir de, vaziyet eğer hakikaten böyle ise, ki bence de öyledir, Edip Cansever’in ‘Ey’ şiiri duyguların adata bir çağlayan gibi taşması yürekten ve gönülden bir volkan gibi patlaması demektir.
Sözü duyguya boğup, kelimelerin arasına ruhunu koyup, sözcükleri kalple yoğurup, şiirden heykeller yapabilmektir.
Evet, işte tam da bunu yapmıştır Edip Cansever.
Türk dilinin en oyunbaz yokuşlarına çıkartmış okurunu ve hemen bir sonraki dizesinde hiç beklenmeyen duygulardan manzaralarla baş başa bırakmıştır yine onu.
Bugün büyük şairin 90. doğum günü…
O, yüreği Tomris’ten geçen iki büyük ozan Cemal Süreya ve Turgut Uyar’la birlikte, kim bilir belki o derin sevdanın deminde, muhteşem şiirler yazan, yazdığı gibi yaşayan bir söz büyücüsüdür.
Onların hayatını ve sanatını okuduğumda, keşke aynı masa etrafında bir akşamlığına da olsa oturabilseydik diyorum.
Bu hiç tanışmadığım ama çok iyi tanıdığım şairlere hasretimi, dizelerinin iz düşümünü takip etmeye gayret ederek giderebiliyorum.
Elbette yetmiyor ama inanın çok iyi geliyor.
Size de tavsiye ederim… ‘Bu böyle kimin gittiği? Sen dur ey!
Belki de ellerimiz mi? Biraz ince, biraz da çok kelimeli!
Bu sanki niye durduğumuz mu?
Ay, pencere, göz! Siz git ey!
Kim bilir neyi saldığımız bu da, yalnızlığımız gel
Yırtıcı kuşları mı gözlerimizin, onlar mı bu sürüylen
Yoksa onlar mı işte seninle sevişme biçiminde
Oysa sevgimiz yerde, kara sevda sen uç ey!
Sen usul, ben yavaş, kime yaraşır bu sessizlik
Kim biner bu gemiye insandan kıyılar yapılırken
Yetmez mi dalgası vursundu azıcık gözlerimize
Gözlerin gözlerime, siz bak ey!
Su sen de olmasan insan çıldıracak mı
Olsun neresi olursa, git karanlık ama git
Gecemizde duranı sen kal ey!
Benim bu çok elli, bu çok gözlü delişmen
Çok bildim sana yaraşır olmayı günlerce
Şunu sevdim, şuna özendim, şununla yetindim sonunda
Ben miyim şimdi nerede, ben çok ey!’
Read more
Çok geç öğrendim insanların bu kadar acımasız olduğunu,,, kendini düşünen egoist nefes alan ...
Media Removed
Çok geç öğrendim insanların bu kadar acımasız olduğunu,,, kendini düşünen egoist nefes alan bedenleri çözmem çok zamanımı, ömrümden ömrümü aldı sadece alınan ömrüm değildi... Bedenimi oluşturan bir takım duygularda gitti ardından Bir parça umudum vardı içimde ki karanlığı bastıran ... Çok geç öğrendim insanların bu kadar acımasız olduğunu,,,
kendini düşünen egoist nefes alan bedenleri çözmem çok zamanımı, ömrümden ömrümü aldı sadece alınan ömrüm değildi... Bedenimi oluşturan bir takım duygularda gitti ardından
Bir parça umudum vardı içimde ki karanlığı bastıran şimdi her köşem karanlık her bucağim sakin... Sessizlik kesiyor bileklerimi kanıma karışıyor sanki sensizlik... Akıyor bileklerimden atamıyorum bu laneti kanımdan eksildikçe çoğalıyor sanki damarlarımda...
Neden diye sordum Tanrı ya neden bu düzen böyle?
tanrım neden cehenemmi dünyaya döküyorsun? yağmurla bastırmıyorsun gözyaşlarını,neden gök gürültüleriyle boğmuyorsun bu ağlama çığlıklarını... Tanrım neden herşey bitiyor? Neden hangi kulunu sevsem alıyorsun avuçlarımdan...
ben ben değilim artık bazen küçük bir çocuğum bazen hayatın sillesini bir tokat gibi yemiş yaşamın zorluklarını yüzündeki kırışıklara gizlemiş yaşlı bir adam... bedenimde faili meçhul yaralar var Tanrım neden bu hayatı bana reva gördün?
Tanrımm seni duyamıyorum?
ordamısın?...
Yoksa herşey gibi sende mi bitiyorsun Tanrım?

#cemadrian #yalnızlık #iyigeceler
Read more
Loading...
Biz Kaz Dağları yolundayken Banu, bize damardan çaldıkça Dire Straits’leri, Tanita Tikaram'ları, ...
Media Removed
Biz Kaz Dağları yolundayken Banu, bize damardan çaldıkça Dire Straits’leri, Tanita Tikaram'ları, Sting'leri ve Joan Baez'ları bütün gençliğimiz yıl yıl, saat saat ve sırıta sırıta beynimizde fener alayı gibi geçit yaptı. Derken Mehmetalan Köyü'ne vardık Dere kıyısında bir yer ... Biz Kaz Dağları yolundayken Banu, bize damardan çaldıkça Dire Straits’leri, Tanita Tikaram'ları, Sting'leri ve Joan Baez'ları bütün gençliğimiz yıl yıl, saat saat ve sırıta sırıta beynimizde fener alayı gibi geçit yaptı.
Derken Mehmetalan Köyü'ne vardık
Dere kıyısında bir yer bulup, tek bir telefonla ailemizden en az 40 kişiyi yanımıza çağırdık. Tesadüfen bulduğumuz yerin adı Onurcan'dı. Ve yüzlerce yıllık yemyeşil ağaçların altında tahta masaları vardı.
Bizim gibi kalabalık bir aileyi görünce sistemleri hata verdi tabii. Çoluk çocuk böyle kalabalık bir masadan sipariş almak hiç de kolay değil canımın içi. Bizim aileyle karşılaştığın an öyle bir aydınlanma anıdır ki, ya derhal restoran işletmeciliğini ilelebet bırakırsın ya da bu konuda ordinaryus profesör olursun.
Neticede açık havada yenen yemeklerin tadı bir başkaydı. Üzerine bir de dereye girip o buz gibi sularda yüzdüysen eğer, daha ne istersin bu güzelim memleketten?
Ama dönüş yolunda çerler ve çöpler çıktıkça karşımıza yine kahrolduk. Arabalardan çöplerini fırlatla fırlata gidenlerin plakalarını şikayet edecek bir merci bulmak üzere not aldık.
Sonra çocuklarımız darbe yapıp arabadaki müziklerin kontrolünü ele geçirdiler. XXXTENTACION'dan Revenge ya da Ezhel dinlerken biz, "Bırak Bilge" dedim kendi kendime. "30 yıl sonra bu şarkıları dinlediklerinde bu güne dönmek üzere anılar biriktiriyorlar kendilerine."
Bu kez ben direksiyonda. Çocuklar arkada.
Hayat ne tuhaf. Zaman, pudra şekeri gibi. Üflersin, "Puffff!" İşte herşey uçtu gitti.
Allahtan şarkılar var. Onlar, bize bizi hatırlatan zaman tünelleri.
@hurriyetcomtr yazımın detayları linkte
#kazdağları #mehmetalanköyü
Read more
Kalp şeklindeki güneş gözlüğü trendini kim çıkardı bilmiyorum ama bana uzaylı zekiyeler dünyayı ...
Media Removed
Kalp şeklindeki güneş gözlüğü trendini kim çıkardı bilmiyorum ama bana uzaylı zekiyeler dünyayı ele geçirmeye hazırlanıyormuş gibi geliyor. Bir insan sırf moda uğruna o plastik gözlüğü nasıl takabilir hala aklım almıyor. Ya da Kızılay’ın dağıttığı estetikten uzak hasır nomad terlikler ... Kalp şeklindeki güneş gözlüğü trendini kim çıkardı bilmiyorum ama bana uzaylı zekiyeler dünyayı ele geçirmeye hazırlanıyormuş gibi geliyor. Bir insan sırf moda uğruna o plastik gözlüğü nasıl takabilir hala aklım almıyor. Ya da Kızılay’ın dağıttığı estetikten uzak hasır nomad terlikler evrak ekinde arz edilmeyince elçilikler arıza çıkarıp vize mi vermiyor? Cafede, havuzda plastik bebek gibi eblek eblek yenen makarnaların da bence artık b.ku çıktı. Üç gün yurt dışına çıkabilen herkes birbirine akıl veriyor. Buranın şunu meşhurdur, ay şuraya da git canım, biz geçen sene gitmiştik bayıldık, şunu yemeden dönme, bunu yapmadan sakın ölme. Küçük Vedat Milor’larla doldu dört yanımız. Herkes aşırı eğleniyor, hayatın tadını çıkarıyor ya da basitçe -mış gibi yapıyor. Ayy kur hepimizi vurdu, bu sene de layığıyla wanderlust olamayacağız. Kocişimle şuraya gidiyoruz önerileri alayım dersem üzerime çullanır şimdi bu insta halkı, en iyisi biraz ağlayayım da kurdan etkileniyormuş gibi yapayım. Peki ne olacak bu ülkenin hali??? Yorumları son fotoğrafın altına alayım lütfen ki etkileşimim artsın, yazdığınız şeyler, attığınız kalpler bi b.ka yarasın. Peki bu sabah bu modda uyanan kişiyiz? Peki ya kaç kişi güne böyle başlamak ister? Şimdi burada olmak isteyen kaç kişi var? Kaç kişi sabah kahvesini içti, kaç kişi s.çtı tüm gece SPSS’e data girmekten analiz yapmaktan anam ağladı inan. 6363525 kahve içen, 363662 kura ağlayan, 535352 s.çan. Grafik çizmekle, data analiz etmekle geçti bu yaz da. Big data dedikleri bu olsa gerek, beni bile vurdu 😂 Özetle beybiler, sürekli etkinliklere katılan, sosyal medyayı kariyer haline getirmiş hesapların yapay fotoğrafları ve yapay hayatları bana hiçbir şey vadetmiyor. Plastik dünyalar ve yapay olan her şey şu ara acayip sinirime dokunuyor. Sonra sokağa çıkıyorum, kimsede kalpli gözlük yok, altın varaklı janjanlı kıyafetler, plaj kolyeleri yok. Hava sıcaksa kısa şeyler, soğuksa uzun şeyler giyiyorlar. Herkes basit. Çünkü aslında hayat basit. Zorlaştıran ve onun doğallığını bozan bizleriz. Sadelik güzeldir, kendin olmak güzeldir, doğallık, basitlik güzeldir. Ama tabi anlayana. Yoksa bilgisayar başında data analizi yapmakla geçer bütün yaz 😜
Read more
Eşi görülmemiş büyük bir sarsıntı. Beşik gibi sallanan binalar. Her şeyin ‘insanoğlunun’ ayağının altından kaymaya başlaması. Denizin kaynayarak kendi kıyısında bulunan, ona ait olmayanları yutuşu. Yükselmeye başlayan çığlıklar. Kâğıtlar gibi büzülen evler, toza karışan katlarca ... Eşi görülmemiş büyük bir sarsıntı. Beşik gibi sallanan binalar. Her şeyin ‘insanoğlunun’ ayağının altından kaymaya başlaması. Denizin kaynayarak kendi kıyısında bulunan, ona ait olmayanları yutuşu. Yükselmeye başlayan çığlıklar. Kâğıtlar gibi büzülen evler, toza karışan katlarca yükseklikte siteler. Koca şehirlerin, birbiri ardına devrilmesi. Büyük bir uğultu içinde koşturan binlerce insan. Tonların altına sıkışmış kalmış on binlerce kader.
*
Umutlar, küskünlükler, kavgalar, sevgiler, affetmemişler, son kez sarıldığını bilmeyenler, evine dönenler ve bir daha asla bulunamayanlar…
*
Yalnızca kırk beş saniye sürdü…
Tüm bu yaşamlar 17 Ağustos 1999 depreminde kaybettiklerimizden bir kaçının hikâyesi. İnsanların eşine, dostuna ulaşma çabaları. Birbirlerini görünce ölmediği için sevinenler. Sürekli ağlayan ve ne yapacağını bilemeyenler. Yıkılmış evlerinin içinde kendi ailelerini elleriyle bulmaya çalışan çaresiz kalpler. Cehennem sıcağı. Toz kaplı bir hava. Soluk alamazken, acaba nefes alıyor mu soruları. Hastanelere girildiğinde insan yüreğinin almayacağı manzaralar, yataklar dolusu hastalar. Etrafın sağlı sollu ceset torbalarıyla dolmaya başladığı anlar.
Battaniye içinde sarılı, yaşamını yitirmiş ama cenazenin kimin olduğu bilinmeyenler.
*
Kırk beş saniyede neler değişir? Hayatınız bu kadar nasıl farklılaşır? Biliyor olsanız, yine de bugün ki gibi yaşar mısınız? Etrafınızdaki insanların değerinin farkında mısınız? Sevdiklerinize yeterince sarılıyor musunuz? Affedecek misiniz? Küçücük kırgınlıklarla ayrı kalmaya değer mi? Yapmak istediklerinizi, ulaşmak istediğiniz hayalleri beklemeli mi hâlen? Onu özlüyor musun? Annenin avuçlarını öpmek ister misin? Babana kocaman bir sarılmak? Sevdiğini arayıp, varlığına şükretmeye ne dersin? Dostlarını unutacak mısın?
“Sesimi duyan var mı?”
*
Hayatımda hiç gitmediğim Kocaeli’de vefat eden yaşamlardan öğrendiğim dersleri böyle yazmıştım Gökyüzü Durağı kitabımda. Hala da gidemedim ama acılarını ve hayat hikayelerini hep içimde büyüttüm. Mekanları cennet olsun. Allah bir daha yaşatmasın...
“Tüm masumların anısına…”
#umutgüner
Read more
Loading...
 #Repost @terapi_defteri • • • • • Sahip olduğun gücü senden daha zayıf olanlara bakım vermek için ...
Media Removed
#Repost @terapi_defteri • • • • • Sahip olduğun gücü senden daha zayıf olanlara bakım vermek için kullanmak; iyi ebeveynlik tanımım. Bu kendi çocuğun,başkasının çocuğu,hiç tanımadığın bir çocuk ya da başka bir canlı olabilir. Peki ya sana bu şekilde bakım veren hiç olmadıysa? Ya ... #Repost @terapi_defteri
• • • • •
Sahip olduğun gücü senden daha zayıf olanlara bakım vermek için kullanmak; iyi ebeveynlik tanımım.
Bu kendi çocuğun,başkasının çocuğu,hiç tanımadığın bir çocuk ya da başka bir canlı olabilir.
Peki ya sana bu şekilde bakım veren hiç olmadıysa? Ya senden güçlü olanlar o güçlerini seni ve başkalarını suistimal etmek için kullandılarsa? Ya bunu önlemek, durdurmak için gerekli sosyal bir sistem de yoksa? O zaman gücü eline geçirdiğin ilk anda ne yapma olasılığın daha yüksektir?
🌻
Doğuştan kötü insan diye bir şey var mıdır? Yoksa insanlar sevilmeyip,şiddet görüp, korunup kollanmayıp,hakaret ve istismara uğradıkça mı kötüleşirler? Tüm bunlara maruz kalsa da sağlam durabilen, kendisine yapılanı başkasına yapmamak için kendini eğitebilen insanlar da var mıdır? Eğer varsa bu neyin göstergesidir? İnsanların doğuştan iyi mi kötü mü olduğunun? 🌻
Belki size ilginç gelecek ama bu soruyu psikoloji değil siyaset bilimi derslerinde tartışırdık. İnsan doğası iyi midir kötü müdür? "State of nature" olduğu zaman (medeniyetin hiç olmadığı o ilk hal); Hobbes'ın dediği gibi herkesin herkese karşı olduğu bir hayat mı olur yoksa Locke efendinin dediği gibi kolektif rasyonellik üzerine kurulu daha güvenli bir alan mı olur? Bu sorular tartışmakla bitmez. 🌻
Bu soruya en güzel cevap kimden geldi diye düşünüyorum biliyor musunuz? John Nash! Bir matematikçi; dayanışmanın herkesin birden daha çok çıkarına olduğunu gösteren teziyle doğamıza dair sağlam bir dayanak sundu bize. Multi disipliner yaklaşımın önünde saygıyla eğiliyorum.
🌻
Köpekçik hepimizi sarstı. Beni de sarstı. Böyle sarsıcı olaylarda her zaman baş vurduğum baş etme yöntemini kullandım, kendimi kapatıp mantığa bürüdüm, düşündüm düşündüm düşündüm... Yukarıdakileri yazdım. Teselli oldu mu? Hayır... Tesellim nerede? Suça meyilli bölgelerde risk altında yaşayan çocuklar için çalışmakta... Teselli dayanışmada,uzun vadede geri dönüşü olacak yatırımları desteklemekte. Fark Yaratan insanlar da olduğunu bilmekte...
Gücünü korumak,geliştirmek,beslemek için kullanan tüm babaların ve babalık edenlerin gününü kutlarım. İyi ki varsınız.
Read more
Sizlere sokağın ortasında nasıl donla kalakaldığımı anlatayım :D Yakın arkadaşlarım bilir. ...
Media Removed
Sizlere sokağın ortasında nasıl donla kalakaldığımı anlatayım :D Yakın arkadaşlarım bilir. Ben Balat'ta doğdum.Hani balıkçılar çarşısının yanı, eski Ermeni mezarlığının karşısı. Adım altan, arkadaşlarım deyimiyle şerefsiz Altan. Annem, babam beni tanıyan her kim varsa bana böyle ... Sizlere sokağın ortasında nasıl donla kalakaldığımı anlatayım :D Yakın arkadaşlarım bilir. Ben Balat'ta doğdum.Hani balıkçılar çarşısının yanı, eski Ermeni mezarlığının karşısı. Adım altan, arkadaşlarım deyimiyle şerefsiz Altan. Annem, babam beni tanıyan her kim varsa bana böyle seslenir. Hatta hiç abartmıyorum şu anki çalıştığım şirketteki koordinatörüm @yoncaozer_ beni şerefsiz oğlum diye sever. Kadın arkamı o kadar toparladı, başına o kadar iş aştım ki utanıyorum yaptımlarımdan :D Başka bir şirkette olsam bin kere kovulmam gerekir, bu aşiret kültürünün harman olduğu yüce kadın sapkınca beni koruyup kollar her defasında. Hatta diğerlerinden de beni kayırız, her türlü şerefsizlikliklerimi katlanır, derler toparlar beni. Ara ara şerefsiz oğlum diye başımı okşar. Birde pötürgeli yeşim var. Kız hayatı boyunca deli gibi çalışıp didinmiş, her türlü zorluğa göğüs germiş bir emekçi. Yani hayatın içinde kalabilmek için herşeyi başarmış kız. İşe başlamışım. Ben tam bir katıksız yavşak. Dünya umrumda değil. Hiçbir şey için delice uğraşmayıpta herşey nasıl yolunda gidiyor anlatamam size. Yeşim'in tırnaklarıyla kazıyarak elde ettiği her şeyi, evren bana çatır çatır veriyor. Benim Allah'a isyan ettirecek kadar yolunda giden hayatım haliyle kızın ortalığı çatırtatacak bir enerji oluşturmasını sağlıyor. Nazar olarak ben de patlıyor. Size nasıl anlatsam kız bana bakınca yediğim kek ortadan ikiye mi ayrılmadı, yepis yeni araba aldım, galeriden çıkalı 5 dakika olmadı kaza mı yapmadım, gece 4 te boş yolda tırın lastiği arabanın önüne mi düşmedi, neler neler. Ama severim yeşimi, iyi kızdır. Ne zaman ihtiyacım olsa gelir, yardım eder. Ben de ona aynı şekilde. Allah razı olsun kızdan. Hakkını ödeyemem. Neyse benim 20'li yaşlarımın başı.Kendimi nasıl seksi,nasıl yakışıklı hissediyorum anlatamam size. Sanki Orlanda Bloom.Tabi gerçek olan Aşk-ı Memnu Beşir. O zamanlar kadınlar konusunda daha tecrübesizim.Böyle 4-6 snıper gibi,nereye kurulsam,oraya sıkasım geliyo.Sebep-Sonuç ilişkisi sıfır. :D ( devamı yorumlarda )👇🏿👇🏿👇🏿
Read more
"Bu zaman, eski zaman gibi değildir. Eski zamanda imanı kurtaran on el varsa, şimdi bire inmiş. ...
Media Removed
"Bu zaman, eski zaman gibi değildir. Eski zamanda imanı kurtaran on el varsa, şimdi bire inmiş. İmansızlığa sevk eden sebebler eskiden on ise, şimdi yüze çıkmış. İş Sözler ( 760 ) Senin nihayetsiz aczin ve fakrın, seni nihayetsiz kudrete, rahmete rabtedip Kadîr-i Rahîm'in dergâhında ... "Bu zaman, eski zaman gibi değildir. Eski zamanda imanı kurtaran on el varsa, şimdi bire inmiş. İmansızlığa sevk eden sebebler eskiden on ise, şimdi yüze çıkmış. İş
Sözler ( 760 )

Senin nihayetsiz aczin ve fakrın, seni nihayetsiz kudrete, rahmete rabtedip Kadîr-i Rahîm'in dergâhında aczi, fakrı en makbul bir şefaatçı yapar.
Sözler - 6 Hem insan,
nihayetsiz acziyle
nihayetsiz beliyyata maruz ve
hadsiz a'danın hücumuna mübtela ve
nihayetsiz fakrıyla beraber
nihayetsiz hacata giriftar ve nihayetsiz metalibe muhtaç olduğundan,
vazife-i asliye-i fıtriyesi, imandan sonra "dua"dır.
Dua ise, esas-ı ubudiyettir.
Nasıl bir çocuk, eli yetişmediği bir meramını, bir arzusunu elde etmek için, ya ağlar, ya ister.
Yani ya fiilî, ya kavlî lisan-ı acziyle bir dua eder.
Maksuduna muvaffak olur. Öyle de:
İnsan bütün zîhayat âlemi içinde
nazik, nazenin, nazdar bir çocuk hükmündedir.
Rahmanürrahîm'in dergâhında;
ya za'f u acziyle ağlamak veya
fakr u ihtiyacıyla dua etmek gerektir.
Tâ ki, makasıdı ona müsahhar olsun
veya teshirin şükrünü eda etsin.
Sözler - 316

Çünki âbid, namazında der:
ﺍَﺷْﻬَﺪُ ﺍَﻥْ ﻻ َٓ ﺍِﻟَﻪَ ﺍِﻻ َّ ﺍﻟﻠَّﻪُ
Yani: "Hâlık ve Rezzak, ondan başka yoktur.
Zarar ve menfaat, onun elindedir.
O hem Hakîm'dir, abes iş yapmaz.
Hem Rahîm'dir; ihsanı, merhameti çoktur" diye itikad ettiğinden
her şeyde bir hazine-i rahmet kapısını bulur.
Sözler - 19

Demek ki,
insanın vazife-i fıtriyesi;
taallümle tekemmüldür, dua ile ubudiyettir.
Yani: "Kimin merhametiyle böyle hakîmane idare olunuyorum?
Kimin keremiyle böyle müşfikane terbiye olunuyorum?
Nasıl birisinin lütuflarıyla böyle nazeninane besleniyorum ve idare ediliyorum?" bilmektir.
Ve binden ancak birisine eli yetişemediği hacatına dair
Kadıy-ul Hacat'a
lisan-ı acz ve fakr ile yalvarmaktır ve
istemek ve dua etmektir.
Yani aczin ve fakrın cenahlarıyla makam-ı a'lâ-yı ubudiyete uçmaktır.
Sözler - 316

Hem insanı bütün hayvanatın madûnuna düşüren
hadsiz za'f u aczi,
fakr u ihtiyacatı ve
bütün hayvanlardan daha bedbaht eden,
vasıta-i nakl-i hüzün ve elem ve gam olan aklı,
o nur ile nurlandığı vakit, insan bütün hayvanat, bütün mahlukat üstüne çıkar.
Read more
Mutlu Yıllar Sol Yanım; Senle hikayemiz ne zaman başladı tam olarak hatırlamıyorum ama hayatıma ...
Media Removed
Mutlu Yıllar Sol Yanım; Senle hikayemiz ne zaman başladı tam olarak hatırlamıyorum ama hayatıma bir girdin pir girdin. Öyle ki hayatımdaki en özel kadınlar arasındaki yerini çoktan almışsın da ben bile farkında olmamışım. Bilirsin kendimi kolay kolay açmam kimseye ama sen hep ... Mutlu Yıllar Sol Yanım;
Senle hikayemiz ne zaman başladı tam olarak hatırlamıyorum ama
hayatıma bir girdin pir girdin. Öyle ki hayatımdaki en özel kadınlar
arasındaki yerini çoktan almışsın da ben bile farkında olmamışım.

Bilirsin kendimi kolay kolay açmam kimseye ama sen hep benim için
farklı, hep benim için özel oldun.Hayatıma öyle bir girdin ki
tüm duvarlarımı birer birer yıktın ve sol yanıma yerleştin. Öyle ki sen
güldüğün, o gözlerinin içi parladığında mutlu olup, sen o güzel yüzünü astığında ben de mutsuz oluyorum.
Mutlu olduğum her anımda yanımdaydın. Düştüğüm zamanlarda elini uzatıp beni kaldırmaya çalışmanı asla ama asla unutamam. Birbirimizin sıkınıtısını, derdini beraber çektik. Birbirimizin mutluluğu ile ikimiz de dünyanın en mutlu insanı olduk. Bir bakışımız ile neler hissetiğimizi anlar hale geldik. Eleştirdik, gurur duyduk, yanlışlarımızı düzelttik. Sevgi ile, dostluk ile bu kadar zamanı geride bıraktık.
Dediğim gibi her zaman yanımda olan ver her zaman yanında olacağım hayatımın en özel kadınlarının başında gelen SEVGİ SELVİ KARACA... Doğum günü kutlu olsun bitanem nice mutlu yıllara...İYİ Kİ VARSIN...
Read more
 #Repost @birpatidesenver ・・・ Geçtiğimiz haftalarda gözümün önünde köpeklerin öldürdüğü ...
Media Removed
#Repost @birpatidesenver ・・・ Geçtiğimiz haftalarda gözümün önünde köpeklerin öldürdüğü bebeğimi biliyorsunuz.. Ve onu kaybettiğim yerde tam bir hafta sonra bulduğum, onun yerine koyduğum bebeğimi de.. Maalesef onu da yaşatamadık. Böyle zor günler geçirirken dün yolun ortasında ... #Repost @birpatidesenver
・・・
Geçtiğimiz haftalarda gözümün önünde köpeklerin öldürdüğü bebeğimi biliyorsunuz.. Ve onu kaybettiğim yerde tam bir hafta sonra bulduğum, onun yerine koyduğum bebeğimi de.. Maalesef onu da yaşatamadık. Böyle zor günler geçirirken dün yolun ortasında bir can daha bulduk. Servisle giderken, ana yolun ortasında, arabaların deli gibi gittiği bir yerde. Çarpmışlar ama alıp bir kenara bile koymaya gerek duymamışlar. İndik aldık. Nefes aldığını gördüğüm an nasıl kucakladım bilmiyorum. Ayakkabılarım hala kan.. Onun yüzü gözü hala kan.. Eğer kalbiniz ve ruhunuz kaldırmayacaksa lütfen son fotoğraflara bakmayın. Ama belki bir ihtimal onu bırakıp giden halini görür. Ya da onun gibi bırakıp gidenler. Daha yeni olmuştu belli ki. Belki de biz 5 dk sonra oradan geçsek paramparça olmuş bedenini görecektik.. İlk müdahelesi yapıldı. Fakat durumu hala kritik. Çok hırçın ya da şoku atlatamadı. Ödem oluşmuş olma ihtimali nedeniyle narkoz verilemiyor. Ağzı paramparça olduğundan yemek de yiyemiyor. Serum bağlamak imkansız, kendine dokundurmuyor bile. Bu sebepler ve düşünceler içinde kayboluyorum ben de. Bir hayatın bu kadar basit olmasını da aklım almıyor. Canı yandı biliyorum. Canı yanıyor. Bilmeyen varsa ki var gibi duruyor, onun da kanı kırmızı akıyor. Onun da gözleri dalıyor. O da korkuyor.
Kitap satışı harici destek olmak isteyen olursa klinik hesap numarası da verebilirim.. Malum durumlar ortada. Eskiden herkese mama göndermeye çalışırken bir anda mamaya mı tedaviye mi yetişeyim bilemedim..
Hepinize çok çok teşekkür ediyorum..
İlk defa kitap seçmiş olan arkadaşlara yarın sabah bilgi vereceğim. 🤗
🎈Kitap almak için yorum yazan arkadaşlara az sonra dm den dönüş yapacağım.👐
Kitap alan, kitap gönderen, beğenen, paylaşan, eşini dostunu haberdar eden herkese teşekkür ederim.🙏
Fotoğrafların altında yorum olmayan kitaplar hala satıştadır. Kitap alan, almak isteyen ya da kitap göndermek isteyen arkadaşlar dm den bana ulaşabilirler 🐾
#catsofinstagram #cats #cat #kedi #kedisahiplendirme #sokakhayvanları #kitap #books #book #birpatidesenver #birkitapdasenal
Read more
İşte öyle... Yirmili yaşlarımda en iyi okullardan en iyi derecelerle ne kadar çok diploma alırsam ...
Media Removed
İşte öyle... Yirmili yaşlarımda en iyi okullardan en iyi derecelerle ne kadar çok diploma alırsam o derece garantide olacağıma inandım. Otuzlarım bu inancın üstüne aralıksız çalışırsam ve her şey benim kontrolümde olursa garantide ve güvende olacağım inancıyla kendimi hırpalayarak ... İşte öyle...
Yirmili yaşlarımda en iyi okullardan en iyi derecelerle ne kadar çok diploma alırsam o derece garantide olacağıma inandım.
Otuzlarım bu inancın üstüne aralıksız çalışırsam ve her şey benim kontrolümde olursa garantide ve güvende olacağım inancıyla kendimi hırpalayarak geçti.
Kırkların nasıl geçeceği ise meçhul. Ancak şimdilik şu hayat derslerini çıkarmışım gibi görünüyor: 🌻Garanti diye bir şey yok. Olasılıklar var. Bazen ne yaparsan yap ne kadar çok tedbir alırsan al yine de başına bir felaket gelebilir. 🌻Dolayısıyla; belirsizlikle çok iyi dost olmak zorundasın ki zamanını tedbir almak kadar sahip olduklarının tadını çıkarmaya da ayırabilesin. 🌻Haklılığını ispat derdine düştüğün an kendi gerçeğinden uzaklaşmaya başlarsın. Hakikat yalnız sen bilsen de değerinden bir şey kaybetmez. 🌻Üretip çalışmak ve başarı kadar önemli olan spontanlık ve eğlenceye de hayatında yer açmazsan günün birinde her şeyin anlamsız gelmesi ve tükenmen kaçınılmaz olur. 🌻Ne anda olacağım diye hayallerinden ve hedeflerinden şaş, ne de geleceğe kilitlenip şimdini unut.. 🌻Olgunluk aynı anda birden fazla ve birbiriyle çelişebilen duyguyu taşıyabilmekle ilgili, netlik arayışı çocukça 🌻Hey gidi... "Ela bir konuşsun başka hiçbir şey istemeyeceğim" diyordum bir kaç yıl önce. Şimdi maşallah susturamıyoruz ama benim isteklerimde bir bitiş falan olmadı... Neden? Çünkü insan böyle bir şey 😅🌿🌿🌿🌿🌿🌿🌿🌿🌿🌿🌿Ben şimdi kızımla oynamaya ve kitabıma kapanmaya gidiyorum, üç gün benim, döner dönmez bomba gibi önce seminerimi yapıp sonra da yeni senenin projelerine balıklama atlarım artık.
🦋Not: Son bir hayat dersi; insanlara güvenebilmek istiyorsan herkesten yüzde yüz tutarlılık ve yüzde yüz ulaşılabilirlik bekleme. Kendi karanlık yanlarını sevdikçe insanları da daha çok seveceksin. İşte öyle....
Read more
“Kırlarda çiçekler artık bensiz açacak” Belki böyle bir kırmızı şalınız var, muhtemelen böyle ...
Media Removed
“Kırlarda çiçekler artık bensiz açacak” Belki böyle bir kırmızı şalınız var, muhtemelen böyle bir kotunuz, ne kadar da buna benzer bir çizgili tuniğiniz... Belki aynı yaştasınız, belki meslektaşsınız. Aynı nesildeniz, birçoğumuz hayatımızda onun gösterdiği cesaretin şu kadarcığını ... “Kırlarda çiçekler artık bensiz açacak” Belki böyle bir kırmızı şalınız var, muhtemelen böyle bir kotunuz, ne kadar da buna benzer bir çizgili tuniğiniz... Belki aynı yaştasınız, belki meslektaşsınız. Aynı nesildeniz, birçoğumuz hayatımızda onun gösterdiği cesaretin şu kadarcığını gösteremedik. Şunda da birleşemiyorsa dünya, şunda da ayağa kalkamıyorsa insanlıktan ümitvar olmak çok zor. BM kınamış, İsrail Ordusu standart operasyon şartlarında hareket ettiğini ilan etmiş. Futbol oynayan küçük çocukları vurduklarında da yanlışlıkla olmuştu mesela. Her şey ama her şey yanlarına kalıyor. Ama yine de bize ümitsizlik yakışmaz. Böyle güzel bir insanın göçüşüne vicdan, ikiyüzlü dünyaya öfke ve halimize hüzünle dolan gözlerimizi silip oradaki gençler gibi ayağa kalkmak, ertesi gün yeniden yaralar sarmaya, ne bağlamda olursa olsun dünyaya iyilik katmaya azmetmek yakışır. “‘Selahattin Eyyubi başına siyah sarık sarmış, gülmemeye azmetmiş. Kudüs fethedilinceye kadar gülmeyeceğim’ demiş” [MEC (r.a)]. Şu Ramazan gününde hayatımızı gözden geçirelim.. Kendimize sözler verelim, tutamadığımız sözleri tazeleyip yeniden başlayalım. Razan’ın röportajındaki ciddi ve cesur duruşunu hatırlayalım. Hemşire yeleğini gösterip “Onun silahı buydu” diyen annesini hatırlayalım.. Geçen Ramazan babam, “Sofrasına bu sene ilk defa bir tabak eksik koyacak insanlar var, unutmayalım” demişti. Bu sene de burada ailemden uzak iftarlarımın ilk saniyelerinde bunu düşünürüm. Kendi halime mahzun olmak yerine bundan sonraki tüm sofralarında sevdikleri birinin yeri boş kalacak insanlara dua etmek için. Bugün orucumuzu açarken Razan Al-Najjar’ın ailesine ve sevdiklerini kaybeden herkese dua edelim. Razan zaten gidebileceği en güzel yere ulaştı. #razanalnajjar
Read more
Şefkatle sarılmayı, masumiyet barındırarak bakmayı, gözlerinde samimiyet yansıtmayı,severken ...
Media Removed
Şefkatle sarılmayı, masumiyet barındırarak bakmayı, gözlerinde samimiyet yansıtmayı,severken sıkmamayı,incitmeden sitem etmeyi,susarak küserek bağırarak falan değil de tane tane anlatarak, izah ederek anlaşılmayı.. beklentiye girmek yerine sevdiklerimizden ne istediğimizi ... Şefkatle sarılmayı, masumiyet barındırarak bakmayı, gözlerinde samimiyet yansıtmayı,severken sıkmamayı,incitmeden sitem etmeyi,susarak küserek bağırarak falan değil de tane tane anlatarak, izah ederek anlaşılmayı.. beklentiye girmek yerine sevdiklerimizden ne istediğimizi açıkça söyleyebilmeyi.. falanı filani.. daha sayıcak olsam ne çok öğrenilicek şey var güzel bi kalple sarılabilmek için.. 🌹rahmetli babacığım “kendileştiremediklerini sevemeyenler” derken ne haklıymış,bir kez daha ve yaş aldıkça çok daha iyi anlıyorum. Kimseyi olduğu gibi sevemiyoruz bizim gibi olmayanı beğenmeme,hep müdahale hep bi düzeltme,azarlama,laf sokma,tenkit etme,yönetme değiştirme isteği falan.. en doğrusu bizmişiz gibi sevdiklerimizi kendimize benzetmeye çalışıyoruz. Benzemeyene düşman kesiliyoruz. Onları “Yanlış” buluyoruz. En “doğru” biziz çünkü! Fıtratlar farklı farklıdır ve doğuştan gelir oysa.. çok uzağa gitmeye gerek yok iki kardeş biribirinin tam zıddı karakterde doğuyor aynı anne karnında. Bunu böyle yaratanın da vardır bir bildiği hani.. neden birilerinin hayatını zorlaştırıyoruz ki.. olduğu gibi kabullenmek varken.. hasta beyinlerle bir arada yaşıyoruz,pardon yaşayamıyoruz(!) hayatı sevdiklerimize böyl böyle zindan ediyoruz. 😓Hadi şimdi sen bir farkındalık yapıp kalbinin olduğu tarafa dön.. orada yaşamak çok güzel çünkü.. 🌹😘
Read more
Size iki çocuklu hayatı anlatayım mı biraz? Önce kötülerden mi başlayayım iyilerden mi? <span class="emoji emoji1f648"></span> Bir kere ...
Media Removed
Size iki çocuklu hayatı anlatayım mı biraz? Önce kötülerden mi başlayayım iyilerden mi? Bir kere şu ikisini bazen öyle çok seviyorum ki içime sokasım geliyor. Ama baya karnımın içine. Hatta böyle 9 ay. Öyle ben yatayım, bunlar büyüsün. Olmuyor ama öyle, olamıyor. Ben de napıyorum, dışarıda ... Size iki çocuklu hayatı anlatayım mı biraz? Önce kötülerden mi başlayayım iyilerden mi? 🙈 Bir kere şu ikisini bazen öyle çok seviyorum ki içime sokasım geliyor. Ama baya karnımın içine. Hatta böyle 9 ay. Öyle ben yatayım, bunlar büyüsün. 😂 Olmuyor ama öyle, olamıyor. Ben de napıyorum, dışarıda büyütüyorum. Zaman zaman sevgi dolu, zaman zaman bağrış çağrışlı. Dışımdan isyanlar daha az, içimse dolup dolup taşmalı. Sabah 6 buçuk Bade hanım "Merhaba" diyor güne. Tam o sırada ayak sesleri Efe geliyor. "Bade günaydın!" diyor. Çünkü muhtarın eşeği biz...😒 Neyse sonra hatırlıyor bizi de günaydınlıyor sıradan. Abi kardeş yatakta bir sevmeler bir birlerini, bir gülücükler, bir çığlıklar. İşte o an "İyi ki yapmışız be!" dediğimiz zamanlardan. 2-3 dakika sonra "Oğlum öyle yapma", "Ne oldu Bade niye başladın yine ağlamaya" noktasına kadar çok seviyoruz biz bunları. Sonra da seviyoruz elbet de, kalbimizden böyle derinlerden...derinlerden... 😍😈 Gün içi de aynı sabahki şekliyle devam ediyor. Önce "iyi ki" sonra "niye ki" diye diye geçiriyoruz günü. He bazen gün de geçmek bilmiyor arkadaş. Saate bakıyorsun 11:00 bir dolu olay oluyor "Pilim bitti artık buraya kadarmış" diyorsun bir bakıyorsun 11:15 😩 Aralarda tabi Efe yemek yiyor, tuvaleti geliyor, susuyor, markete gitmek istiyor ve bunlar hep ya memeyle, ya Bade'nin uyku anlarıyla çakışıyor 🤷‍♀️ Her akşam üstü "Hadi" diyorum. Ya parka gidiyoruz ya havuza. Şahane bir anne olduğum için değil, evde gerçekten sıkıldığım için. Parka veya havuza gittiğimizde Efe'nin enerjisini fiziksel bir aktiviteye kanalize edebildiğim ve dolayısıyla eve daha yorgun bir Efe getirdiğim için dışarılardayım her gün 😉 ama günün sonunda, uyuduklarında... Böyle ikisi de pestil gibi yatıp kaldıklarında... çok özlüyorum... hsztwykwgshsjs saçmalamayın tabikisi de özlemiyorum. Film izleyip dua ediyorum uyanmasınlar diye. Napalım ben de böyle bi anneyim işte 🤷‍♀️ #paylasananneitrafediyor #ikicocukluhayat #ikiçocukçokçocuk #anneolmak #iganneleri #internetanneleri #ikicocukannesi #uykusuzanneler #pestilanneler #anneysekolmedik #miacaba #siblings #siblinggoals
Read more
Ben cellatlarından daha uzun yaşayacağım-Ömer muhtar... Vatan millet bayrak devlet ve mukaddesat ...
Media Removed
Ben cellatlarından daha uzun yaşayacağım-Ömer muhtar... Vatan millet bayrak devlet ve mukaddesat uğruna mücadele edenler daima müdavimleri ve devamcıları tarafından günümüze kadar yaşatılmış bundan sonrada yaşatılmaya devam edecektir... Onun dışındakiler ahirette kendilerini ... Ben cellatlarından daha uzun yaşayacağım-Ömer muhtar... Vatan millet bayrak devlet ve mukaddesat uğruna mücadele edenler daima müdavimleri ve devamcıları tarafından günümüze kadar yaşatılmış bundan sonrada yaşatılmaya devam edecektir... Onun dışındakiler ahirette kendilerini kurtaracak bir eser bırakmayanlar kabirlerin de isimsiz yakınları hatta evlatları tarafından unutulmuş kara toprakta izleri dahi belli olmadan kıyamet günü-mizan günü hesap vereceği günü bekleyeceklerdir... !
Rabbim bizleri Ömer muhtar gibi tarihte iz bırakan fiiliyatıyla duruşuyla kahramanlığıyla güzel işler yapan kullarından ;Allaha kul habibine Ümmet olan ahirette bizi kurtaracak bir eser bırakanlardan eylesin haksızlık karşısında susmayanlardan olduk olmaya da devam edenlerden eylesin âmin!
Bugünkü bütün liderlere, komutanlara mevki makam sahiplerine ithaf olunur... İTALYAN HAKİM, ÖMER MUHTAR’A
İDAM KARARI VERMEDEN ÖNCE SORAR.. İtalyan Devleti’ne karşı savaştınız mı?
Ömer Muhtar: Evet
İnsanları İtalyan Devleti’ne karşı savaşmaya teşvik ettiniz mi?
Ömer Muhtar: Evet
İtalya’ya karşı kaç yıl savaştınız?
Ömer Muhtar: Yaklaşık 20 yıl
Yaptıklarından dolayı pişman mısınız?
Ömer Muhtar: Hayır
İdam edileceğinizi biliyor musunuz?
Ömer Muhtar: Evet
Hakim şaşırdı:
Sizin gibi birisi için böyle bir son, çok üzücü
Bunu duyan Ömer Muhtar şöyle dedi:
Tam tersi! Bu, hayatımın sonu için en güzel yol.
Hakim daha sonra,
Mücahidlere cihadı durdurmalarını
Emreden bir emirname yazması halinde
O'nu beraat ettirmek ve ülke dışına sürgüne göndermek istedi. Bunun üzerine Ömer Muhtar,
O meşhur sözlerini söyledi:
"Her namazda Allah'tan başka ilah olmadığına, Muhammed(s.a.s.)'in de O'nun resulü olduğuna şehadet eden parmaklarım, asla yanlış bir şey yazamaz!
Bizler teslim olamayız.
Ya kazanırız ya da ölürüz!"
Biz ölsekte kazanırız ve siz kaybedersiniz.
Fakat acı olan siz bunu ancak öldüğünüzde anlarsınız ve bunun size bir faydası olmaz..! Ömrünü küffara karşı cihad ederek geçiren ÖMER MUHTAR'ı ŞEHADET'e yürüyüşünün 86.yıl dönümünde saygı ve rahmetle yad ediyoruz.. ALLAH CC. Rahmet eylesin ,mekani Cennet olsun insaAllah .
Read more
Gözün kapalı güvendiği biri olmalı hayatında. Sonsuz bir güven duyduğun, sevdiğin, saygı duyduğun, ...
Media Removed
Gözün kapalı güvendiği biri olmalı hayatında. Sonsuz bir güven duyduğun, sevdiğin, saygı duyduğun, değer verdiğin, yüceltmek istediğin, tüm iyiliklere, tüm güzelliklere layık gördüğün biri. Etrafında kimse olmadığında, seni asla yalnız bırakmayacağını bildiğin vefalı biri. ... Gözün kapalı güvendiği biri olmalı hayatında. Sonsuz bir güven duyduğun, sevdiğin, saygı duyduğun, değer verdiğin, yüceltmek istediğin, tüm iyiliklere, tüm güzelliklere layık gördüğün biri. Etrafında kimse olmadığında, seni asla yalnız bırakmayacağını bildiğin vefalı biri. Ne yaparsa yapsın, senin iyiliğin için yaptığını bildiğin düşünceli biri. Ne söylerse söylesin, yalansız dolansız konuştuğunu bildiğin dürüst biri. Yardıma ihtiyacın olduğunda, onun gücüyle ayağa kalkacağını bildiğin güçlü biri. Mutsuz olduğunda, mutsuzluğunu minimuma indirmeyi en iyi bilen dost biri. Mutlu olduğunda, coşkusuyla seni ödüllendirecek neşeli biri. Bir iyilik yaptığında, daha fazlasını yapman için seni teşvik eden iyi yürekli biri. Kötülüğe teşebbüs ettiğinde, en sert dille seni uyaracak vicdanlı biri. Duygularınla hareket etmek istediğinde, seni cesaretlenmeye cesaretlendirecek yürekli biri. Kısacası, yaşamı senin için daha yaşanır kılan, varlığıyla huzur veren biri…
Şükürler olsun ki, öyle biri var benim hayatımda. Çok seviyorum onu. Huyunu, suyunu, her halini, her bir şeyini seviyorum onun… Sadece benim değil, senin de hayatında var aslında böyle biri. Yok deme hiç boşuna, bal gibi de var. Çünkü sensin o sen!
Read more
Sarhoşken herkes sever sevişir, Bazen bu düz düşlerde, zorluklarla birlikte kurulan cümle yaşama ...
Media Removed
Sarhoşken herkes sever sevişir, Bazen bu düz düşlerde, zorluklarla birlikte kurulan cümle yaşama o kadar inandımki günce dizelerine... Bu durumu hayatın doğal ses tınısı akışı içinde olması gereken bir mecburiyet olması gereken tek tek giydirilmiş gövde olarak kabullendim... Her ... Sarhoşken herkes sever sevişir,
Bazen bu düz düşlerde, zorluklarla birlikte kurulan cümle yaşama o kadar inandımki günce dizelerine...
Bu durumu hayatın doğal ses tınısı akışı içinde olması gereken bir mecburiyet olması gereken tek tek giydirilmiş gövde olarak kabullendim...
Her seven yalnız değil midir İncir sevildiğinden habersizken...
Severken hiç edene.
Seversin,
Elinle,
Gözünle,
Sözünle,
Nefesinle,
Götünle değildir bu sevmelerin,
Lakin bazende elinle gözünle sözünle dilinle nefesinle seversin, götüyle sever seni...
Zarar verdiğinin farkında olarak,
Çark dönüyor sanır, sonrası kırgınlıklıktır.
İçi yanmışlıktır.
İçin acır bile bile yapılanlar karşısında, umudun kalmamaya başlarsın, küçük küçük araladığı kapıları sert kapatır; kapattığı yetmez gibi sürgü üstüne sürgüyü süngü gibi takar...
Kilidi bozar.
Açmamak için.
Hissiz değilsindir, ama hissizleşiyorsun.
Şaşkınlık adına hiç bir şey kalmıyor.
Komada yasamasındansa, ölüm emrini verirsin için acıya acıya parçalarcasına, ötenazi yaparsın...
Kafes arkasına aldığımız ulvi dediğimiz hisleri...
Değerliliğini yitirdikten sonra, sonra yeni gelene yenilmiş hisler, yenileme uygunluğu göstemezsin.
Yazıp yazıp silerim sonra düşleri hatta hisleri...
Açık alanda havasız kalmak gibi.
İştahının kapanması.
Sevmek istersin, kalbine kondom takarsın, içine boşalmak yerine zar çekersin.
İçindeki sesle bile konuşamaz hale gelirsin.
Susmak bile büyüktür artık.
Yük olan ağırlık değildir.
Yorgunluğunun yaşamla değil, taktığı maskeslerden haberi yoktur.
Yok.
Yük olan yok sayıldığımızdır.
Aradığımız herşey çevrim dışı yada ulaşılamıyor oluyor...
Çevirim içi olduğumuzdada çevirip çevirip dile düşeriz, söze düşeriz, varlıkta yokluğa itiliriz.
Bir anda diline gelir, dilinden geri döner, şişer heceler...
Ama klavyede ama beyaz bir kağıda yada düşüncelerine yazarsın.
Hiç saydığını tam olduğunda, yarım bırakıldığına, bazende yutarsın yumru gibi harfleri.
Yazı işte değil mi?
Yazıp yazıp arşivleriz kimi zaman, yada toplu bir anda silersin yazılmış olanları...
Bunlar burda yazılanlar,
Ya okumadıklarınız?
Yazıp yazıp yaktıklarım.
"Yananı görür yaradan" diyerek tutuşturduğum etim...
Bazende hiç olur,
Bazende devrik bir Aşk...
Read more
Alışamasaydık eğer, bir gün dayanamazdık şu acayip dünya hâline… Ama içinde bulunduğumuz düzene ...
Media Removed
Alışamasaydık eğer, bir gün dayanamazdık şu acayip dünya hâline… Ama içinde bulunduğumuz düzene alışınca da, olup biten her şey de meşrulaşmaya başlıyor: Kötü evlilikler dahil. Pis sokaklar dahil. Gürültülü ortamlar dahil. Diktatörlükler dahil… Alfred D. Souza’nın o soylu itirafı ... Alışamasaydık eğer, bir gün dayanamazdık şu acayip dünya hâline… Ama içinde bulunduğumuz düzene alışınca da, olup biten her şey de meşrulaşmaya başlıyor: Kötü evlilikler dahil. Pis sokaklar dahil. Gürültülü ortamlar dahil. Diktatörlükler dahil… Alfred D. Souza’nın o soylu itirafı gibi: 'Uzun zamandan beridir gerçek hayatın başlamak üzere olduğu izlenimine kapılmıştım. Fakat her zaman yolumun üzerinde bir engel, öncelikle erişilmesi gereken bir şey, bitmemiş bir iş, hizmet edilecek zaman, ödenecek bir borç oldu. Sonra hayat başlayacaktı. Sonunda anladım ki bu engeller benim hayatımdı.' (...) Bir yerde 'Hayat yine de devam ediyor'culuğumuz ağır basıyor ve hayat, alıştıra alıştıra yine de devam ediyor. Ülkede yer yerinden oynarken ya da örneğin, en sevdiğin insanı kaybettikten sonra 'Ben halen alışamadım' desen bile; tüm bunlara alışman için elinden geleni yapan bir düzen, seni elinden-kolundan tuta tuta o düzenin parçası hâline getiriyor. Alışıyorsun. (...) Ablam, Urla’daki bahçesine diktiği fidanlardan birine bakıp da 'Yerini sevdi' deyince geldi aklıma: 'Yerini sevdi'ler ne mühim... Çünkü bu, aynı zamanda, 'yerini sevmedi' ihtimalini de hatırlatıyor. Aynen, çalışan elinle uyuşmuş elini yoklayıp onu hayata yeniden döndürmeye çabalaman gibi... Yerini sevmemiş fidanı bile bir başka köşeye taşıyabiliyorsun ve bir bakıyorsun ki her yer yine çiçek… Yapraklar yeni filizler vermiş; bahçe almış başını gitmiş; her köşesi yine hayat. Tıpkı Palome’un Renée’e söylediği gibi: 'Saklanacak güzel bir yer bulmuşsunuz.' Unutan ve hatırlayan insan, mademki alışıyor; bence asıl, 'yerini sevdi'leri hatırlamaya alışmalı: Çalışan elinle uyuşmuş eline dokunmayı, yerini sevmediysen de saklanacağın o güzel yeri aramayı unutmamalı… Kalkıp bir kağıda kocaman harflerle 'erteleme' yazmalı çünkü hava her gün böyle güzel olmuyor. - #OzanÖnen, #BabamBeniŞahdamarımdanÖptü Sf. 74-75-76 (Fotoğraf: #Bozburun #SöğütKöyü, #Marmaris) OzanOnen.com
Read more
🗣 Seyredilecek bir şey veya dinlenecek bir hikâye yoksa hayatın sıkıntılarını aşmak zordur. ...
Media Removed
🗣 Seyredilecek bir şey veya dinlenecek bir hikâye yoksa hayatın sıkıntılarını aşmak zordur. Eskiden sıkıntıya karşı ya radyo dinlenir, ya da pencereden dışarıya, sokaktan gelip geçenlere, karşı evlerin içine bakılırdı. Ben çocukken tüplü televizyonlar vardı ama çoğu zaman ilgimi ... 🗣
Seyredilecek bir şey veya dinlenecek bir hikâye yoksa hayatın sıkıntılarını aşmak zordur. Eskiden sıkıntıya karşı ya radyo dinlenir, ya da pencereden dışarıya, sokaktan gelip geçenlere, karşı evlerin içine bakılırdı.
Ben çocukken tüplü televizyonlar vardı ama çoğu zaman ilgimi çekip de izleyecek bir şey bulamazdım. 📺 Pencere kenarında oturduk. Annemi, babamı veya gelecek misafirleri arayıp nerde kaldınız diye soracak telefonum yoktu. 🤳🏻 Pencere kenarında bekledik. Hava güzelse çıkıp korkuluklardan ayaklarımızı sallandırdık. 🙃
Bugün bile pencereden uzun uzun baksam bir şeylere canım sıkılmış, birilerini hep bekliyormuşum gibi hissediyorum. Sadece dışarısının "yansıması" değil, içimizde bir yerlerde gökyüzüne ulaşmayı bekleyen duyguların "yansıması" beliriyor. Rahmetli anneannem bazen nazar duası okuyup yüzüme üfledikten sonra "gökyüzüne bak" derdi. Nazar uçup gidermiş... Keşke biz istemeden içimize saklananlar öyle uçup gitse... 😶
Geleneksel evlerde cumbalar, süs olsun diye tasarlanmamış. Odanın sokak manzarasına daha hâkim olabilmesi için yapılmış. Kapıya gelenin kim olduğunu görmek için de... Eğer cumba yoksa küçük "kim geldi pencereleri" eklenirmiş. Evet isimleri böyle! 😁
Bilmem fark ettiniz mi ama Eylül'den beri tematik gidiyoruz. "Ölüm"den başladık. Onu "değişen zaman," "yakınlaşmak," "hikâye" ve "kadın" başlıkları izledi. Sırada "yansıma" var. 😉 =======================================
The Romans were the first known to use glass for windows, a technology likely first produced in Alexandria. Paper windows were economical and widely used in ancient China, Korea and Japan. In England, glass became common in the windows of ordinary homes only in the early 17th century, while windows made up of panes of flattened animal horn were used as early as the 14th century. In the 19th century America, greased paper windows came to be used by itinerant groups. Modern style windows became possible only after the industrial plate class making processes were fully perfected.
In the traditional Turkish houses, an upstair room with view of the street had windows concealed by wooden lattice-work screens so that women could observe the activities on the street.
Read more
Türkiye’nin en önemli fotoğrafçılarından biri olan Ara Güler hayata gözlerini yumdu. Ünlü fotoğrafçı ...
Media Removed
Türkiye’nin en önemli fotoğrafçılarından biri olan Ara Güler hayata gözlerini yumdu. Ünlü fotoğrafçı Salvador Dali, Picasso gibi birçok ünlü kişi ile röportajlar yapmış ve fotoğraflarını çekmiştir... Ara Güler 1928’de İstanbul’da doğdu. 1951 yılında Getronagan Lisesinden mezun ... Türkiye’nin en önemli fotoğrafçılarından biri olan Ara Güler hayata gözlerini yumdu. Ünlü fotoğrafçı Salvador Dali, Picasso gibi birçok ünlü kişi ile röportajlar yapmış ve fotoğraflarını çekmiştir... Ara Güler

1928’de İstanbul’da doğdu. 1951 yılında Getronagan Lisesinden mezun oldu. Lisedeyken film stüdyolarında sinemacılığın her dalında çalıştı. Yine aynı yıllarda Muhsin Ertuğrul’un açtığı tiyatro kurslarına devam etti. Amacı rejisör veya oyun yazarı olmaktı.

Gazetecilik yaşamına 1950’de Yeni İstanbul gazetesinde başladı. Bu yıllarda Ermenice gazete ve edebiyat dergilerinde öyküleri yayınlandı. Aynı zamanda İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi’ne devam ediyordu. 1961 yılına kadar Hayat dergisinde fotoğraf bölümü şefi olarak çalıştı. 1961’de İngiltere’de yayınlanan Photography Annual, onu dünyanın en iyi yedi fotoğrafçısından biri olarak tanımladı. Aynı yıl ASMP’ye (Amerika Dergi Fotoğrafçıları Derneği) kabul edildi ve bu kuruluşun Türkiye’den tek üyesi oldu. Fotoğraf dünyasının çok önemli yayınlarında fotoğrafları kullanıldı, kendisinden bahsedildi. ABD’de, Almanya’da, Paris’te çeşitli sergiler açtı. Bu arada, Bertrand Russel, Winston Churchill, Arnold Toynbee, Picasso, Salvador Dali gibi birçok ünlünün fotoğrafını çekti, röportajlar yaptı. 1979’da Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin foto muhabirliği dalındaki birincilik ödülünü aldı.

1980’de fotoğraflarının bir kısmı Karacan Yayıncılık tarafından kitap haline getirildi. 1986’da Hürriyet Vakfı’nca basılan, Prof. Abdullah Kuran’ın yazdığı Mimar Sinan kitabını fotoğrafladı. Bu kitap 1987’de Institute of Turkish Studies tarafından İngilizce olarak yayınlandı. 1989’da Hil Yayınları Ara Güler’in Sinemacıları kitabını yayınladı. Yıllarca üstünde çalıştığı Mimar Sinan yapıtlarının fotoğrafları, 1992’de Fransa’da Edition Arthaud, ABD ve İngiltere’de Thomas and Hudson, Singapur’da Archipelago Press tarafından Turkish Style başlığıyla, Fransa’da ise Albin Michel yayınevi tarafından Demeures Ottomanes de Turquie adıyla yayınlandı. Dünya Şirketler Grubu 1994’te Eski İstanbul Anıları, 1995’te Yitirilmiş Renkler kitabını yayınladı. Ana Yayıncılık ise 1994’te Bir Devir Bçyle Geçti, Kalanlara Selam Olsun ....
Read more
Regrann from @patimedokun - Barinaklar hastalık saçıyor! Anne sütü bile alamamış bu bebekleri ...
Media Removed
Regrann from @patimedokun - Barinaklar hastalık saçıyor! Anne sütü bile alamamış bu bebekleri vicdanlarını rahatlatmak adına barınağa alınması için ihbar bırakan hayvansever diye geçinen, hayatında barınağa uğramamış bir kısım insanla mücadele ederken aynı zamanda bu canlara ... Regrann from @patimedokun - Barinaklar hastalık saçıyor!
Anne sütü bile alamamış bu bebekleri vicdanlarını rahatlatmak adına barınağa alınması için ihbar bırakan hayvansever diye geçinen, hayatında barınağa uğramamış bir kısım insanla mücadele ederken aynı zamanda bu canlara da yetişmeye çalışıyoruz.
Sosyal medyada yaptığımız paylaşımlara o kediye böyle davransaydiniz, yok şu köpeğe mama yi kap ile verseydiniz, falan yerde şöyle bir hayvan var bakabilirmisiniz diye yazan kişilerle barınakların ölüm saçtığını, aslında hafta sonları önlerinde yemek bile olmadığını,bir hayvan barınağa girdikten kısa bir süre sonra viral, paraziter vs. hastalıklar kaptığını, barınakta bir süre kaldıktan sonra 'doğal yaşam' adı altında sakat, hasta demeden dağa taşa attıklarını bilmeden her hayvanın barınağa alınması isteyen kişilerle aynılar.
Hayvan seviyorum diyorsanız gördüğünüz hayvanlara kendi çabanız ile bakmaya çalışın,
Onlar için hayatını adayan insanlara onlara bakmak zorundaymış gibi davranmayın!
Belediyelere ihbar bıraktığınız zaman gönderdiğiniz hayvanın takibini sağlayın birçok barınak tedavi dahi edilmeden kırsala ölüme terk ediyor o canları.
Ay çok tatlıymış demekle hayvansever olunmuyor. - #regrann
Read more
Bugün İbn-i Sina’nın doğum günü. Ben de güne bilim ve felsefe tarihinin gördüğü en büyük isimlerden ...
Media Removed
Bugün İbn-i Sina’nın doğum günü. Ben de güne bilim ve felsefe tarihinin gördüğü en büyük isimlerden birini size anlatarak başlamak istedim. Bakalım benim gözümden sevecek misiniz? Eğer keyif aldıysanız, devamını da yazayım mı? 🏻‍🔬🏻‍🔬🏻‍🔬 Bugünkü Özbekistan sınırları içinde, ... Bugün İbn-i Sina’nın doğum günü. Ben de güne bilim ve felsefe tarihinin gördüğü en büyük isimlerden birini size anlatarak başlamak istedim. Bakalım benim gözümden sevecek misiniz? Eğer keyif aldıysanız, devamını da yazayım mı?
👨🏻‍🔬👨🏻‍🔬👨🏻‍🔬
Bugünkü Özbekistan sınırları içinde, Buhara yakınlarında doğmuş İbn-i Sina. 57 yıllık yaşamına öyle çok şey sığdırmış ki hayret ve hayranlık kelimeleri bile az kalıyor.
📚📚📚
Tam adı Ebu’l- Ali el – Hüseyin bin Abdullah İbn-i Sina. Avrupalılar ise ona kısaca Avicenna diyor yani tıbbın kralı. Babası sarayda görev yaptığı için küçük yaşta edebiyattan felsefeye, mantıktan geometriye, fizikten matematiğe uzanan geniş çaplı iyi bir eğitim almış. Aynı zamanda iyi bir din eğitimi görmüş, daha çocukken Kuran-ı Kerim’i ezberlemiş.
💉💉💉
Tıpla uğraşması da yine çocukluk dönemine rastlamış. Öyle çok okur ve araştırırmış ki uyumaya pek vakit ayırmazmış. Günlerce hiç uyumadan çalıştığı çok olurmuş. Rivayete göre nadiren uyuduğunda da gündüz çözemediği soruların yanıtlarını rüyasında görürmüş.
💊💊💊
16-17 yaşlarında Buhara Sultanı’nın hiçbir hekimin çare bulamadığı hastalığını iyileştirmiş. Karşılığında da sarayın kütüphanesinin kapıları ona açılmış. Adeta tüm kütüphaneyi su gibi içmiş. Çalıştığı bu kütüphane daha sonra yandığı için kitaplardan geriye İbn-i Sina’nın hafızasına kaydettikleri kalmış.
📚📚📚
Öğrendikleriyle El Hikmet’ül Aruziye kitabını yazdığında daha 21 yaşındaymış. Hayatı boyunca kimi kaynaklara göre 200’ün üstünde, kimilerine göre 200’e yakın kitap yazmış. İslam dünyasının Aristosu kabul edilen İbni Sina için “Eş Şeyh’ül Reis” tanımı kullanılmış.
📝📝📝
“Çözemediğim tek düğüm ecel düğümü” diyen İbn-i Sina 57 yaşında yaşama veda ettiğinde geride hala rehber olan kitaplarını ve reçetelerini bırakmış. Birçok ilkin altına imzasını atmış, kanın gıda taşıyan bir sıvı olduğunu o keşfetmiş.
🖤
17 AĞUSTOS
Bugün 17 Ağustos 1999 - 03.02’yi yeniden hatırlama günü. Acının yıldönümünde yeniden başımız sağolsun, yitirdiklerimizi rahmetle anıyorum. Doğa benzer bir felaketi bize tekrar yaşatırsa, sonucunun böyle büyük acılar olmayacağı bir şehirleşmeyi başarabilmek dileğiyle…
🔻
Fotoğraf: @kardinalmelon
Read more
Merhaba dünya tatlısı okurlarım. Uzun süre sohbet edemedik. İnanınki o kadar özledim ki sizleri. ...
Media Removed
Merhaba dünya tatlısı okurlarım. Uzun süre sohbet edemedik. İnanınki o kadar özledim ki sizleri. Hadi alın kahvenizi gelin. Bugün Gökçe Acar ile sohbet vaktinde psikolojiyle ilgili konu değilde, edep ile ilgili konuşmak istiyorum. Geçenlerde İnstagramda dolanırken bir kızın sayfasına ... Merhaba dünya tatlısı okurlarım. Uzun süre sohbet edemedik. İnanınki o kadar özledim ki sizleri. Hadi alın kahvenizi gelin. Bugün Gökçe Acar ile sohbet vaktinde psikolojiyle ilgili konu değilde, edep ile ilgili konuşmak istiyorum. Geçenlerde İnstagramda dolanırken bir kızın sayfasına rastladım. Kızın her bir fotoğrafı açık saçıktı. Tüm fotoğraflarında göğüsleri ortadaydı. Hayır, kızın edebi hakkında konuşmak istemiyorum. Ne haddime?! Kim nasıl yaşamak istiyorsa öyle yaşamalı. Herkesin hayatına, yaşam tarzına ve düşüncesine saygı duyulmalı. Tolere edilmeli! Çünkü herkesin doğrusu yanlışı kendinedir. İkaz etmek isteyende gizlice yapmalı diye düşünüyorum. Ama edepten bahsetmiştik değil mi? Şimdi şöyle ki: kızın fotoğraflarının altındaki yorumları merak etmiştim ve gördüğüme inanamadım. Adamın biri “seninle yatsam ne güzel olur, tüm dertlerim gider” diye yazmıştı. Aslında daha saygısızca yazmıştı ama sayfamda aynı kelimeleri kullanmak istemiyorum. Siz anlayın. İlk düşüncem; kesin genç ve hatta ergenlikte olan bir çocuktur diye oldu. Çocuk, kızın erotik fotoğraflarından dolayı azmıştır ve “cool” olmak istemiştir. İkinci düşüncem ise, iğrenç adam bu kadar da olamaz oldu! Çünkü sayfasına girdiğimde eşiyle fotoğrafları vardı. Hatta bir fotoğrafının altında “evlilik yıldönümümüz kutlu olsun, gül kokan karıcığım. Adamın seni çok seviyor” yazmıştı. Gözlerime inanamadım ve söyleyecek bir söz bulamadım!
Ve bir daha anladım ki: Edepsizlik o kızın kumaş parçasında değildi. Edepsizlik o “adamın” içindeydi. Ahlaksızlık onun düşüncesindeydi. Böyle insanlar “Adam” diye gezerken bir daha anladım ki, çocuklarımıza efendiliği bir takım elbise gibi oturtturmalıyız.
Allah tüm kızları böyle insanlardan korusun. “Şort giyinmeseydi O ZAMAN” “O ZAMAN açık giyinmeseydi. Orasını burasını açmasaydı O ZAMAN” diye düşünen ve böylece bu edepsizliğe bir neden bulmaya çalışan insanlar, benim gözümde ahlaksız düşüncelere kesinlikle hak veren insanlardır. *Anzeige
Read more
Zamansız bir anın kıyısındayım, sessizliğin sesi olarak uzak bir gramofondan yayılıyormuş gibi ...
Media Removed
Zamansız bir anın kıyısındayım, sessizliğin sesi olarak uzak bir gramofondan yayılıyormuş gibi gelen o eski İstanbul şarkısı yükselerek içimde tekrarlıyor. Hep aynı güçle yakıp yıkan “Gamz-zedeyim deva bulmam” diye başlayan o muhteşem uşşak şarkı, sarıyor biraz yoksun biraz hüzünlü ... Zamansız bir anın kıyısındayım, sessizliğin sesi olarak uzak bir gramofondan yayılıyormuş gibi gelen o eski İstanbul şarkısı yükselerek içimde tekrarlıyor. Hep aynı güçle yakıp yıkan “Gamz-zedeyim deva bulmam” diye başlayan o muhteşem uşşak şarkı, sarıyor biraz yoksun biraz hüzünlü sessiz gecede her yanımızı😊 Bayramda boşalmış kent koşuşturmalar azalmış, uzakta ada ışıkları ve aklımda Tatyos efendinin benzersiz dizeleri🙏 Tanımadığım güzel bir kadın, bana bir dizinin şarkısından çevrilmiş “gamzenin çukurunda ölürüm adam” diye mesaj atmış az önce ben almışım o gamzeli mesajı ta 1930’lara gitmişim eski İstanbul’un nezih günlerine😊 O gamze olmuş bende Gam- zede 😂😂Acılarla ayrılıklarla yapayalnız geçen bir ömürden Tatyos efendinin acıklı hayatından süzülen, ama bizlerin çilingir sofralarında aşkı hüznü anlamak için bağıra çağıra söylediğimiz o benzersiz esere 😊 Yanlızlığa mahkum bir kalpten sızan acı, özlem ve bu muhteşem şarkının ortaya çıkışından bir ay sonra gelen ölümü hatta cenazesini çoğu tanımadığı 10-15 kişinin kaldırması, işte Tatyos efendinin gam-zede dünyası😌 Peki niye böyle oluyor gamzesine kurban olunacak kadınlar için gam- zede’likler yaşanıyor. Hayatın fast food halinde kırıklıkları, özlemleri yaşanmışlıkları aşkları kavgaları iyisiyle kötüsüyle önümüze seriyor Tatyos efendinin bu muhteşem eseri ❤️elbette “gamzenin çukurunda uyurum kadın” da etkileyici dokunaklı aşk dolu ama ya yaşlanıyorum ya da yas’lanıyorum ki bu akşam ben gam-zede olarak fena halde Tatyos efendi gibi içine dönüp sanki Müzeyyen Senar hanımla birlike bu şarkıyla ağlıyorum #gamzedeyimdevabulmam #gamzeninçukurundauyurumkadın #tatyosefendi #sanatmüziği #uşşakmakamı
Read more
Pazar Öpücüğü Şimdi bir düşünün kim olsun yanınızda ve sizi kim öpsün Ya da siz kimi öpmek istersiniz .. şöyle kocaman veya minicik bir buse ama terimsiz ... hayatımızı meşgul eden insanlardan kaç tanesini öpmek istersiniz ? Bir liste çıkarın .. haydi yazın özel listenizi sadece kendinize ... Pazar Öpücüğü 💋
Şimdi bir düşünün kim olsun yanınızda ve sizi kim öpsün Ya da siz kimi öpmek istersiniz .. şöyle kocaman veya minicik bir buse ama terimsiz ... hayatımızı meşgul eden insanlardan kaç tanesini öpmek istersiniz ? Bir liste çıkarın .. haydi yazın özel listenizi sadece kendinize yazın , gerçekten öpmek istediğiniz insanları yazın ... hayırdır neyi düşünüyorsunuz ? Aa kim acaba dediniz değil mi ? Liste çok olurmuş gibi gelse de aslında sayının ne kadar az olduğunu görüp şaşıranlardan mısınız ? Birini öpme isteği aslında ne kadar da masum bir istek . Ama yaşadıklarımız gördüklerimiz ve Ya kendi kalbimizin fitneleri bu duyguyu yok ediyor . Oysa minicik sıcacık bir öpücük ne çok duygunun düşüncenin yönünü bir anda değiştirebilir . Bir öpücük insana neler hissettirebilir? İlk başta sevildiğini , sonra halen sevildiğini , ayrıca değerli olduğunu, dahası unutulmadığını dahası da insanı pozitif yükler . Ne kadar basit değil mi ? Pat bir öpücük ! Hooop bir öpücük ! Sonra bir öpücük daha ! Vücutta çalışmayan hormon kalmaz ... şimdi tek tek yazmayayım siz hypotalamus dan başlayın düşünmeye ... bir öpücük yahu ! Sihre bak sen ! Hokus pokus aslında aşktan ne kadar da yoksunsunuz ! En son öpücükle uyandırılan , öpücükle uyutulan kadınlarımız analarımız mı ? Son öpücükcü de sanırım babalarımız. Peki ne oldu da aşkın sihirli dokunuşu yok oldu ? Çok basit ! Materyalist iş kolik tutarsız şiirsiz diyalogsuz duygusuz uykusuz susuz bunsuz onsuz olduk. Bunu tercih eden sizsiniz yani ! Sonra hayat niye böyle ! Ee hayatın içine sen ettin kardeşim ! Değer vermeden fedakarlık etmeden güvenilir olmadan önemsemeden empati kurmadan , armut piş ağzıma düş , yok kucağıma düş ! Ohhh yağma yoğurt bedava çünkü ! Aman elini kıpırdatma , yerinden kalkıp bir hamle yapma mazallah yumurtaların soğur. Sonra ben sevgiye aşka inancımı kaybettim . Aha şöyle ağzının üstüne çakacağım terlikle göreceksin aşkı ! Şimdi ki seyreltik aşklara inat , aşkı güçlendirecek sevgiyi artıracak hamlelerden uzak ... ay o yapsın, ay o yazsın , ay o arasın , ay o öpsüncüler.. aklınızı başınıza alın ve yazık etmeyin diye ben hepinizi öpüyorum kocaman . Eee hadi öpücük yarışı başlasın. 💋💋💋💋💋💋💋💋💋💋
Read more
Ne zaman kitap çekilişi yapsam sonuçları açıklamakta gecikiyorum. Çünkü bu, birkaç kişiye kazandığını ...
Media Removed
Ne zaman kitap çekilişi yapsam sonuçları açıklamakta gecikiyorum. Çünkü bu, birkaç kişiye kazandığını açıklamak değil, geri kalan herkese kaybettiğini ilan etmek gibi geliyor. Bir türlü elim gitmiyor, dilim varmıyor sonucu söylemeye. Hızlıca setimizi @yasaminkiyisinda, @duyocelik, ... Ne zaman kitap çekilişi yapsam sonuçları açıklamakta gecikiyorum. Çünkü bu, birkaç kişiye kazandığını açıklamak değil, geri kalan herkese kaybettiğini ilan etmek gibi geliyor. Bir türlü elim gitmiyor, dilim varmıyor sonucu söylemeye. Hızlıca setimizi @yasaminkiyisinda, @duyocelik, @huysuzprensess, @burcuyslyrt @kumru_kuscu’ya göndereceğimi belirtip bu mevzuyu burada kapatayım. Hepiniz çok güzel şeyler yazmışsınız, çok mutlu ettiniz teşekkürler, lütfen darılmayın bana... İmkan olsa da herkesi kitaplandırsak 😌 Bu arada hayatımın büyük bölümünde uzun saçlı olduğum için, kısa saç nasıl taranır, nasıl şekillendirilir hiçbir fikrim yok. Yataktan kalktığım gibi dolaşıyorum bütün gün böyle 😅
Read more
Günlerdir iş harici telefonu elime almadım, arada bazen 1-2 story atsam da enerjimi tamamen kendime ...
Media Removed
Günlerdir iş harici telefonu elime almadım, arada bazen 1-2 story atsam da enerjimi tamamen kendime ayırdım ve o kadar iyi geldi ki! ️ Kısaca anlatmak gerekirse Marmaris’ten Rodos’a geçtik 2 günlüğüne, daha önce de kaldığımız çok sevdiğimiz Mystic Hotel’de, otelin yine çok sevdiğimiz ... Günlerdir iş harici telefonu elime almadım, arada bazen 1-2 story atsam da enerjimi tamamen kendime ayırdım ve o kadar iyi geldi ki! ❤️
Kısaca anlatmak gerekirse Marmaris’ten Rodos’a geçtik 2 günlüğüne, daha önce de kaldığımız çok sevdiğimiz Mystic Hotel’de, otelin yine çok sevdiğimiz sahibi Theo tarafından çok keyifle ağırlandık, bi daha gelsek, yine ona gideriz, böyle tatlı insanlara böyle beklemeden gelişen arkadaşlık ilişkilerine bayılıyorum ❤️
Sonra yeni açılmakta da olan bir müze keşfettik tesadüfen. Bir arsanın sahibi tamamen başka bir mekan yaptırmak için arsayı kazdırırken 2300 yıl öncesine dair yapılar bulmuşlar ve madem öyle müze yapalım burayı demişler. Rodos’u sokak sokak keşfederken mekan karşımıza çıkınca çalışanlar bizi içeri davet edip harika bilgiler verdiler. Yaşlıca bir çalışan çok iyi Türkçe konuşuyordu üstelik. Nerede öğrendiğini sordum Türkçe’yi, “eskiden bizde Türk, sizde de Yunan okulları vardı, sonra kapattılar” dedi, meğer Türk okuluna gitmiş ❤️
Sonra defalarca Rodos’a gitmemize rağmen eski şehir bölgesinden hiç çıkmamıştık, bu sefer araba kiralayıp Lindos’a gittik. Storylerde denk geldiniz mi bilmiyorum ama denizin ortasında kayalarla kapanmış resmen havuz gibi bi yerdi 😍 Sanırım hayatımda ilk defa bir denizde bu kadar uzun yüzdüm. Hatta o kadar aşırı yüzmüşüm ki ertesi gün uyandığımda tüm kaslarım ve kemiklerim ağrı içindeydi 😁 Ve sanırım yine o yorgunluğun tatsız bir hediyesi olarak dün dönüş yolunda rahatsızlanmaya başladım. Bugün baya ateş, hapşırık, burun akıntısı ne ararsan var 🤧 Ama pişman değilim, yine gitsem, yine hasta olacağımı bilsem yine öyle yüzerim...🌊
Lezzetli yemekler, her yerde tatlı ve güler yüzlü çalışanlar, tatlı mekanlar, ilk gece gittiğimiz restoranın saçları örgülü tatlı köpeği, aşırı bronz tenim ve bu sene Rodos’a dair sanırım tek fotoğrafımla biraz amaçsızlık ve biraz telefonsuzluk bana çok iyi geldi 💙
Şimdi yarından itibaren, bu sefer eskisinden de iyi tekrar rutine dönme vakti 🌟 #feelalive #memories #greece #25082018
Read more
Burada çok cümle kurup,bol bol hikaye anlatıyorum. Dün annemle bayram gezmesi yaparken dinlediklerimin ...
Media Removed
Burada çok cümle kurup,bol bol hikaye anlatıyorum. Dün annemle bayram gezmesi yaparken dinlediklerimin enteresanlıklarına mı değineyim,yoksa beni hikayeler buldukça içimden” sonra Zeynep bu yazıları nasıl yazıyor,nereden buluyor bu hikayeleri?” laflarını düşünmeme mi zikredeyim ... Burada çok cümle kurup,bol bol hikaye anlatıyorum. Dün annemle bayram gezmesi yaparken dinlediklerimin enteresanlıklarına mı değineyim,yoksa beni hikayeler buldukça içimden” sonra Zeynep bu yazıları nasıl yazıyor,nereden buluyor bu hikayeleri?” laflarını düşünmeme mi zikredeyim bilemiyorum 😅
Dün acı hikayeler dinledikten sonra bu elin sahibi olan ,takılarını takmış misafirini bekleyen Vesile teyzeyi görünce içim açıldı.
Mavi taşlı küpeler,şahane bir kolye ve böylesi güzel bir yüzükle harika hazırlanmıştı. Ona baktıkça mutlu oldum! 80 küsür yaşında olup,kendine verdiği bu değerden asla ödün vermemesi şahaneydi.. Anneannemin yadigarı,dörtlü ekipten bu teyzemize maşallah demeden geçmeyelim! Arefe günü oturup fasulye yaprağından dolmalarını sarıp, misafirlerine hazırlanmış. Tatlısını da yapmış bana getirirken “yarın gelseydin yoktu bilesin”diye ekledi.
Yaşlıyım demeyip,bol bol geziyor,yemek işinde mahirliği ise ayrı bir yazı konusu,ama buraya yazmama asıl sebep olan şey her yaptığını belirleyen ana nokta;kendine gösterdiği değer!
Böyle olduğu için de herkese de özveriyle olan bir özen gösteriyor. Bu iş ışığın yansıması gibi;kendine değer veren başkalarına da değer gösterir. İnsan,aleme kendini bilmekle ulaşıyor.
Yaşlılık,yaşanmışlık koleksiyoneri gibi birşey. Türlü türlü mevzu biriktirerek bunlarla ömrü istifliyorlar. Kimisi bunun da sağladığı bir özgüvenle aktarma derdine düşüyor,kimisi ise bunun onda sağladığı yorgunluğu-yılgınlığı paylaşarak rahatlamanın peşine düşüyor. Ama özde iki taraf da dinlenilmeyi hakediyor. Bebeklerin elini tutmak gibi onların eline şöyle dokunmak da stres alıyor on numara sakinlik veriyor🤗 Hayatınızdaki büyüklerin benim için de bayramın son dakikalarında ellerini öpün..😉
Read more
Kasım 2016 #tbt si. Babilmekân’da Şermin hanımın imza günü vardı, ayağıma kadar gelmiş, kaçırır ...
Media Removed
Kasım 2016 #tbt si. Babilmekân’da Şermin hanımın imza günü vardı, ayağıma kadar gelmiş, kaçırır mıyım, katıldığım tüm imza günlerinde benimle birlikte sıra bekleyen dostum @tbetuull le yine devasa bir sıra bekleyerek o sandalyeye, Şermin hanımın yanına oturmuştum. Bu fotoğrafımın ... Kasım 2016 #tbt si. Babilmekân’da Şermin hanımın imza günü vardı, ayağıma kadar gelmiş, kaçırır mıyım, katıldığım tüm imza günlerinde benimle birlikte sıra bekleyen dostum @tbetuull le yine devasa bir sıra bekleyerek o sandalyeye, Şermin hanımın yanına oturmuştum. Bu fotoğrafımın altına da aynen şöyle yazmıştım “Ne evliyim, ne de çocuğum var, ama bu kadına resmen ba-yı-lı-yo-ruuuuum 😍 Bir gün nasip olur da anne olursam, onun gibi olmak isterim; nasıl tatlı, nasıl güzel enerjili bir kadın 💛” Ben bu fotoğrafı paylaştıktan sonra birkaç arkadaşım (?!) “O boşandı yalnız, haberin var mı” “Çocuklarıyla ilgilenirken kocasına zaman ayıramadı” tarzında yorumlar yaptılar. Eee yani? Boşandıysa n’olmuş? Onun kendi içinde neler yaşadığını ne biliyoruz? Ne zorlukla boğuştuğunu, nelerden geçtiğini, hayatının nasıl bir seyirde ilerlediğini nereden biliyoruz? Çünkü bekara karı boşamak kolay :) Sonra Şermin hanım, Nedim beyle evlendi. Gözlerinin içinin parladığı fotoğraflarla birlikte aşkına şahit olduk. Allah’ım dedik, bu ne güzel sevmek böyle.. Kadın resmen aşkla yeniden doğdu.. Hani, Fettah Can der ya bir şarkısında; “Yeniden taşınır gibi, yeni bir yere alışır gibi, yeni doğmuş bebek gibi olursun diyorlaaar, sevenler biliyorlar..” 💛🤗 Aşkın en güzel tarifidir, Şermin hanımın gözlerinde işte o yeniden doğuşu gördük.. Sonra kısacık, ama gerçekten kısacık bir zaman geçti ve Nedim bey kalp kriziyle vefat etti. Yattığı yer nur olsun.. Bu sefer de, cânım Şermin’in sabrına, acısını sırtlanışına şahit olduk.. O yazdı, biz ağladık, o yazdı, biz buralarda heder olduk, o yazdı, biz sevdiklerimize daha sıkı sarıldık.. Bu mecrada gerçekten ondan çok fazla şey öğreniyorum, varlığına hep şükrediyorum ve Rabb’im sabrına sabır eylesin diye her gün, her aklıma geldiği an dua ediyorum.. Çünkü o şahane bir kadın.. Çünkü o, dediğim gibi, bir gün anne olursam eğer, bu sıfat bana bahşedilirse, onun gibi olmak istediğim, kendime örnek aldığım kadın.. Seni çok seviyorum @serminyasarofficial 💛
Read more
Sen nasıl hayaller kurarsan kur, yaşam sınırın hayatın sana sunduğu kadar şekillenir. Ben kendimi ...
Media Removed
Sen nasıl hayaller kurarsan kur, yaşam sınırın hayatın sana sunduğu kadar şekillenir. Ben kendimi bildim bileli hep hasta annem... Henüz 40’ındayken geçirdiği kalp rahatsızlığı peşini hiç bırakmadı. Kaç kere gider gibi oldu, kaç kere döndü bilmiyorum bile. İlk ameliyatı sonrası ... Sen nasıl hayaller kurarsan kur, yaşam sınırın hayatın sana sunduğu kadar şekillenir. Ben kendimi bildim bileli hep hasta annem... Henüz 40’ındayken geçirdiği kalp rahatsızlığı peşini hiç bırakmadı. Kaç kere gider gibi oldu, kaç kere döndü bilmiyorum bile.
İlk ameliyatı sonrası incir istemişti, arka bahçedeki ağacımızdan toplamıştım ve ezilmesin diye karton yumurta kolilerinde getirmiştim.
İlk kez tek başıma dolmuşa binmiştim o incirleri getirebilmek için. Şöföre parayı uzatıp Işıklarda ineceğim demiştim. Çok geçmeden şöför durmuştu ve Işıklar burası demişti. Meğer Işıklar diye bir durak olmadığını bunun müsait bir yerde inebilir miyiz demekle hemen hemen aynı şey olduğunu anlamıştım. Neyseki duruma ayıp Siyami Ersek Hastanesi Işıkları demiştim.
Annem incirleri yedikten sonra doktor koridorda yürüt demişti. Yine görev aşkıyla annemi koridorda nefes nefese kalana kadar bir o yana bir bu yana yürütmüştüm. Doktor dediyse o yapılacaktı. Doktor bu kadar abartmış olabileceğimi düşünmemişti tabi. Neyse ablam yetişti de nefes nefese kalan annemi kurtardı.
Aylardır hastanede olan annemin yoğun bakımda yanına girdim şimdi. En son extube edildi demiştim, onun üzerine bir kez daha entube edildi ve şimdi yine extube. (Nefesi makina yardımı ile alıyordu, şimdi makinadan ayrıldı kendi nefesini alabiliyor)
Şimdi de bana yine yıllar sonra hatırlayacağım incir ve yürüyüş meselesi gibi bir şey şöyledi. “Arabayı çek kapının önüne, şurdan sandalyeye oturt beni kaçalım.” Tamam anne dedim yaparız onu da.
Uzun yıllardır ikili hayatlar yaşıyoruz ailemle birlikte. Hiç kolay değil hem hastane hayatı, hem hasta hayatı...Hem onun için hem bizler için... Diyeceğim o ki;
Hayatınızı ertelemeyin 👉🏻 sevmediğin bir işin mi var; bırak gitsin, eşinden mi memnun değilsin; ayrıl gitsin, içinde bir uhde mi kaldı; söyle gitsin!
Ve eğer inancın varsa da hastane koridorlarına bırakmadan ibadetini yap, sonra annemin yan komşusu gibi Allah’ım çektirme, Allah’ım günahlarımı affet, Allah’ım Allah’ım deriz hepimiz. Yapsak da deriz de yapmadığımız da onun korkusu daha fena. 2007 yılında ölüme çelme taktığım zamandan biliyorum. Bu da öyle bir #hastaneodasıanıları olsun. İyi pazarlar❤️
Read more
<span class="emoji emoji1f53a"></span>Bugün günlerden @nilgunbodur <span class="emoji emoji1f3b6"></span><span class="emoji emoji1f3b6"></span><span class="emoji emoji1f3b6"></span><span class="emoji emoji1f3b6"></span> Son dönemlerin yükselen yıldızı. Sosyal medya fenomeni. ...
Media Removed
Bugün günlerden @nilgunbodur Son dönemlerin yükselen yıldızı. Sosyal medya fenomeni. Öyle bir fenomen ki son kitabı, “Sen Gittin Ya, Ben Çok Güzelleştim!” 150 bin sattı. 15 haftadır bir numara. Seven çok seviyor, 750 bin takipçisi ona bayılıyor, nefret edenler de onu Kezbanlıkla, ... 🔺Bugün günlerden @nilgunbodur 🎶🎶🎶🎶 Son dönemlerin yükselen yıldızı. Sosyal medya fenomeni. Öyle bir fenomen ki son kitabı, “Sen Gittin Ya, Ben Çok Güzelleştim!” 150 bin sattı. 15 haftadır bir numara. 👉
🔺Seven çok seviyor, 750 bin takipçisi ona bayılıyor, nefret edenler de onu Kezbanlıkla, vasatlıtla, ortaokul kompozisyonu seviyesinde ve özellikle de çok satmakla suçluyorlar!!!! Çok satıp para kazanmakla, popüler olmakla :)))) 😳😂
🔺Eğlenceli bir ülke burası!! Nilgün Bodur da öyle… Avusturya Lisesi mezunu bir pazarlama uzmanı. 40 yaşında kurumsa hayatı bırakıp, kendisine yeni bir hayat inşa ediyor. Kabul etmek istemeyenler olsa da, sıkı ve yaratıcı işler yapıyor. Yazılarını seslendiriyor ve sosyal medyada paylaşıyor. 👉
🔺16 Eylül’de da Trump Gösteri Merkezi’nde nasıl küllerinden defalarca doğduğunu anlatacak… #kimtutar #seni #bravooo @nilgunbodur #yaşasınkadınlar #yaşasın #üreten #yaratıcı #kadınlar 💪💪💪 #Repost @nilgunbodur with @get_repost
・・・
Tam 18 yıl perakende sektöründe kurumsal iletşim yaptım ve sevgili @armanayse ile markalarım için röportaj yapabilmek için çılgınlar gibi uğraştım. Rahmetli Bernard Lacoste ile 2003 senesinde röportaj yaptığında iş yerinde havamdan geçilmiyordu. Ayşe Arman’ın röportajı mesleğinde zirve demekti. Ofiste elimde zafer meşalesi ile dolaşıyordum sanki. Patronum @mehmeteren_me ‘ye bu ay maaşı feci hakettim der gibi bakıyordum toplantılarda. Havam çok uzun sürdü inanın. İki gün önce Ayşe Arman bana ulaştığında “bugünü hayal bile edemezdim” diye düşündüm. O gün keyfim kaçıktı biraz ve yine hayat bana bir sürpriz yollamıştı. Hayat bana bunu hep yapıyor. Beklemediğim anda yüzümü güldürüyor. Ben ona hiç dokunmuyorum. O benim saçımı okşuyor. İşte böyle dostlar. Ben tam kanayacağım, yaram sarılıyor. Bir de bana “sosyetik kezban” diyenler varmış, cevabım röportajda yazıyor 😉
Read more
Affetmek Özgürleştirir Hayatımıza devam edebilmek için, hepimiz zaman zaman affetmeye ihtiyaç ...
Media Removed
Affetmek Özgürleştirir Hayatımıza devam edebilmek için, hepimiz zaman zaman affetmeye ihtiyaç duyarız. Peki affetmek nedir ? Affetmek, başkalarının yaptığı kötülük ve yanlışlardan dolayı acı çekmeye son vermek demektir. Yapılan yanlışı yok saymak değildir. Yanlışı yapanı ... Affetmek Özgürleştirir
Hayatımıza devam edebilmek için, hepimiz zaman zaman affetmeye ihtiyaç duyarız. Peki affetmek nedir ?
Affetmek, başkalarının yaptığı kötülük ve yanlışlardan dolayı acı çekmeye son vermek demektir.
Yapılan yanlışı yok saymak değildir. Yanlışı yapanı hoşgörmek değildir. Unutmak ya da unutmuş gibi yapmak hiç değildir. Başkasının yanlışı sebebiyle kendimizi cezalandırmaya dur demektir.
Affetmek için öncelikle ortada bir kötülük, bir yanlış olmalı. Yani yapılan iyiliğin affı olmaz değil mi?
İkinci olarak da bize kötülük yapan, bize yanlış yapan, bu ortamı hazırlayan kişi veya kişiler.
Ancak Affetmek kendimiz için gereklidir. Hırsızı affetmiş olup olmamam, hırsızın umurunda mı? Yani biz yanlışı yapan kişi için uğraşmıyoruz, bizim derdimiz çektiğimiz acıyı durdurmak.
Peki neden affetmeliyiz? Bu soruya cevap verebilmek için önce affetmediğimizde neler olduğuna örneklerle bakalım.
İş hayatımda pek çok kez haksızlığa uğradım. Bana verilen sözler tutulmadı. Böyle durumlarda hırs, kin, nefret, öfke gibi duygular beni esir aldı. Affedene kadar…
Yaşadığım kötü bir olayda, benim duygularımı hiç farketmeyen, madur olmama rağmen beni cezalandıran ebeveynlerime çok kızmıştım. Onlara karşı içimde yıllarca kin besledim. Ama aynı zamanda da onlar ailem idi ve ben onları çok seviyordum. İçimdeki bu çelişki yıllarca bana acı verdi. Affedene kadar…
Ve tabii ki arkadaşlarım yalan söyledi, sevgilim aldattı, evime hırsız girdi… kendi hayatımdan örneklerle sayfalarca yazabilirim. Ama hepsinde olan aynı idi. Ben kızdım, ben öfkelendim, ben üzüldüm, hırs ve kin gibi kötü duygular besledim ve sonuçta ben mutsuz oldum, ben acı çektim. Affedene kadar…
Yaşadıklarımdan çıkardığım sonuç; eğer mutsuz olmaktan, acı çekmekten özel bir zevk almıyorsanız, Affetmek gerekli.
Affedin çünkü affetmek özgürleştirir.
Affetmek sizi öfke, hırs, kin, kızgınlık gibi zararlı duygulardan arındırır. Affetmek geçmişi arkada bırakıp, ileriye bakabilmenizi sağlar.
Affetmek sizi sizle yüzleştirir, gelişiminiz için imkan sağlar.
Affetmek acıyı durdurur.
#yaşamsanatı #yaşamkoçudilekyeşil #affetmek #mutluolmasanatı
Read more
*Şems-i Tebrizi *den Sevmek için Yürek, Sürdürmek için Emek gerekir. Cimri zengin; dünyada ...
Media Removed
*Şems-i Tebrizi *den Sevmek için Yürek, Sürdürmek için Emek gerekir. Cimri zengin; dünyada Fakir gibi yaşar, Ahirette ise Zengin gibi hesap verir. Yorgun kafanın; ne düşüncesinde bereket, ne de görüşünde isabet vardır. "Dua, kapı çalmaktır. Sonrasına karışmak, haddi aşmaktır Kusur ... *Şems-i Tebrizi *den

Sevmek için Yürek,
Sürdürmek için Emek gerekir.
Cimri zengin; dünyada Fakir gibi yaşar, Ahirette ise Zengin gibi hesap verir.
Yorgun kafanın; ne düşüncesinde bereket, ne de görüşünde isabet vardır. "Dua, kapı çalmaktır.
Sonrasına karışmak, haddi aşmaktır

Kusur bulmak için bakma birine...
Bulmak için bakarsan... bulursun!
Kusuru örtmeyi marifet edin;
işte o zaman "Kusursuz" olursun.
İyi insan mutluluk,
Kötü insan tecrübe,
Yanlış insan ders,
Mükemmel insan iz bırakır.
Ne Sadaka,
Ne verdiğin yemekler;
Başa kakarsan eğer,
Boşa çıkar tüm emekler... Güzel bir gülü,
Güzel bir geceyi,
Güzel bir dostu,
Herkes ister.
Önemli olan
Gülü dikeniyle,
Geceyi gizemiyle
Dostu tüm derdiyle
Sevebilmektir... Mevlana der ki: "Bitkinin güzelliği tohumda,
İnsanın güzelliği ise kalbinde gizlidir". Dostun attığı taş,
Baş yarmaz.
Sefada da,
Cefada da dostuyla beraber olur.
Sefalı günlerde arka-daş,
Belalı günlerde ön-daş olur.
Allah'ın verdiği de, vermediği de imtihandır.
Toprak, boyunun ölçüsünü almadan;
Seccadeye boyunun ölçüsünü Ver!
Seslenen Hoca Olabilir,
Ama Çağıran ALLAH c.c." Bir anlık bir sabır,
büyük bir felaketi önler.
Bir anlık bir sabırsızlık
bütün bir hayatı yıkar.
Ağladığımızda güldüren,
yanlış yaptığımızda doğruları gösteren
biri olmalı İnsanın hayatında.
Mutlu olmayı yarına bırakmak,
Karşıya geçmek için nehrin durmasını beklemeye benzer.. Nehir asla durmaz!
Cömertlik çok vermekle değil,
zamanında vermekle ölçülür... Herhangi bir sorunu çözmek istiyorsanız şu üç soruyu kendinize sorun:
Ne yapabilirim?
Ne okuyabilirim?
Kime sorabilirim?

Sesini değil, sözünü yükselt... Zambaklar yağmurlarla büyür,
gök gürültüleriyle değil...! Düşünmeden konuşmak,
nişan almadan ateş etmektir.
Kendinizi geliştirmek için öyle çaba harcayın ki... başkalarını tenkit etmeye zamanınız kalmasın...! Herkes insanlığın kötüye gittiğini kabul eder de, Kimse kendisinin kötüye gittiğini kabul etmez...
Read more
 #Repost @gulben_gazete with @get_repost ・・・ MÜZİĞE HİÇBİR ZAMAN MOLA VERMEDİM @zeynepcasalini ...
Media Removed
#Repost @gulben_gazete with @get_repost ・・・ MÜZİĞE HİÇBİR ZAMAN MOLA VERMEDİM @zeynepcasalini @gulben123 Zeynep Casalini şarkıcılık kariyerine devam ediyor mu?Ediyor. Bir mola var mıydı bilmediğimiz?Mola hiçbir zaman olmadı. Ben hamileyken de Bodrum’da şarkı söyledim. ... #Repost @gulben_gazete with @get_repost
・・・
MÜZİĞE HİÇBİR ZAMAN MOLA VERMEDİM @zeynepcasalini @gulben123 🔷Zeynep Casalini şarkıcılık kariyerine devam ediyor mu?Ediyor.
🔷Bir mola var mıydı bilmediğimiz?Mola hiçbir zaman olmadı. Ben hamileyken de Bodrum’da şarkı söyledim. 3 aylık hamileyken Badem grubuyla düet yaptım. Doğum yaptıktan hemen sonra şarkı söylemeye başladım. Ben sansasyonel biri değilim biliyorsun. Ne şarkılarım öyle ne de ben... O yüzden sistemin içinde kendini cort diye var edemiyorsun. Meraklısı, isteyeni ve seveni takip ediyor. Bundan da çok mutsuz değilim doğrusu.
🔷Mutfağa olan sevginden dolayı mı açtın burayı?Aynen öyle.
🔷Peki veganlıkla ilgili bir misyon yüklenmek istemedin mi? Herhangi birine “Gel vegan ol, bak şöyle iyi böyle iyi” falan diyemem. Çünkü o benim görevim değil. Ben istediğim gibi bir yer açtım. Senin kulağına bile geldi düşün. Gelen, soran ve bilgilenmek isteyen varsa sonuna kadar açığım. Her şeyi anlatırım, gösteririm, pişiririm... Ama misyonerlik başka bir şey. O çok antipatik oluyor. Ben bir video koydum mesela ve altına da dedim ki “Hem çocuklarınızın sağlıklı olmasını istiyorsunuz hem de çok yediriyorsunuz”... Bu kadar ağır değildi ama o zaman tepki duyuyor insanlar. Tepki duymadan tatlı tatlı anlatmak gerek. Merak eden öğrenir. Google diye bir şey var hayatımızda.
🔷Ama doğru bilgi yok. Mesela insan bağırsağı, aslan bağırsağı, etoburun bağırsağı yaz Google’a. Onlarınki kısacık ve kalın. Bizimki upuzun. Burada beyin cerrahı bir komşum var. Harika bir adam. Ben biliyordum zaten ama geçen gün eti sindirme ihtimalimizin olmadığını anlattı. Gerçekten o eti sindirmene ihtimal yok. Sindirdiğin zaman da zaten kötü şeyler sindiriyorsun. Birincisi doğal bir şey yemiyorsun, ikincisi ihtiyacın olan bir şey yemiyorsun. #ZeynepCasalini #vegan #yemek #cafe #restoran #bodrum #müzik #şarkı #şarkıcı #beslenme #sağlık #vegalinibodrum #hayat #haytinicinden #gülbenergen #gulbenergen #röportaj #gazete #hürriyet #hurriyet #kelebek #hürriyetkelebek #çarşamba #instagood #instadaily #instaphoto
Read more
Sevgili @drabdullahcerit hindistancevizi yağı ile ilgili geçenlerde yayınlanan makaleye istinaden ...
Media Removed
Sevgili @drabdullahcerit hindistancevizi yağı ile ilgili geçenlerde yayınlanan makaleye istinaden bilgilendirici bir paylaşım yapmış. Biz de sizinle paylaşmak istedik. Devamınakendi hesabından ulaşabilirsiniz. #tazemutfak @get_repost) ・・・ Şimdi popüler bir haber oldu ... Sevgili @drabdullahcerit hindistancevizi yağı ile ilgili geçenlerde yayınlanan makaleye istinaden bilgilendirici bir paylaşım yapmış. Biz de sizinle paylaşmak istedik. Devamınakendi hesabından ulaşabilirsiniz. #tazemutfak @get_repost)
・・・
Şimdi popüler bir haber oldu elbette yine,

Harvardlı bir profesör şöyle demiş: ‘Dünyanın en kötü yiyeceği Hindistan cevizi yağıdır. Çünkü kötü kolesterol LDL seviyesini yükseltir.’ Bu konuda birkaç paylaşım yapmıştık. Birkaç maddede üzerinden geçelim:

1- LDL kolesterol sanıldığı kadar kötü değildir, esas önemli olan büyüklüğüdür, küçük olanlar okside olmaya daha meyillidir. Çalışmalar Hindistan cevizi yağı gibi doymuş yağ içeren bazı yağların küçük olan LDL partiküllerini büyüttüğünü göstermiştir.

2- LDL kolesterol kötü değildir, hücrelerimizde hem yapısal hem fonksiyonel rol oynar. Hücre zarı yapısına destek sunar, hücre içerisinde birçok maddenin sentezine yardımcı olur. Özellikle tansiyonumuzu düzenleyen, cinsel hayatımızı düzenleyen, yaşamsal aktivitelerimizi düzenleyen birçok hormon LDL kolesterol mitokondrilere girdikten sonra artık kader yazıları hormon olmak üzere yola devam eder. LDL yi tamamını hedef alarak düşürmek bu yüzden iyi değildir.

3- Bu yağın insülin piklerini azaltmaya yönelik etkilerinin yanında HDL kolesterol (iyi) değerini de arttırdığını unutmayalım.

4- Daha önceki paylaşımda kardiyovasküler risk değerlendirmesinde; Trigliserit yüksekliğinin total LDL miktarından önemli olabileceğini belirtmiştik. Diğer önemliler: TG/HDL -Apo B/A1 oranı, LDL alt grupları/partikül sayısı-lipoprotein A vb. Hindistan cevizi uzun vade tüketimde yardımcı olabilir.

5- Hindistan cevizi yağı orta zincirli yağ asitleri içerir, hücrelerin yağ adına en kıymetli yakıtlarından biridir; çalışmalar bu yağların vücut yağ miktarını azaltabildiğini ve trigliseritleri düşürebildiğini göstermiştir.

Bu işin özü yoksa geniş açıdan bakınca söyleyecek bilimsel çok söz olabilir.

Hal böyle olunca şu iki dersi çıkarmak kalıyor geriye…

1- HARVARDLI DA OLSA SORGULAYIN!

2- Hindistan cevizi yağı tek başına hayat kurtarmaz, BÜTÜN’ ÜN PARÇASIDIR. SAĞLIĞINIZA BÜTÜNSEL BİR BAKIŞ AÇISI İLE YAKLAŞIN!
Read more
 #teksesiçin kitabının içindeki hikayelerin detaylı anlatımı blogda sizleri bekliyor, buradaki ...
Media Removed
#teksesiçin kitabının içindeki hikayelerin detaylı anlatımı blogda sizleri bekliyor, buradaki paylaşımı ise alıntılarla yapmak istedim. Sarsıcı ama harika bir kitap, benden söylemesi Ben aslında güçlü bir kadınım. En azından beni bütün tanıyanlar öyle derler. Hiç kendimi ... #teksesiçin kitabının içindeki hikayelerin detaylı anlatımı blogda sizleri bekliyor, buradaki paylaşımı ise alıntılarla yapmak istedim. Sarsıcı ama harika bir kitap, benden söylemesi👌🐼
📚Ben aslında güçlü bir kadınım. En azından beni bütün tanıyanlar öyle derler. Hiç kendimi bırakmam... hiçbir zaman. Ama gel gör ki şimdi bıraktım ve biliyorum ki artık geri dönemem. Sanki bir musluğu açtım, su akıyor ve durdurmam olanaksız.
📚Korkaklığın cezası yaşlılıkta çekiliyor. İnsan ancak o zaman tüm yapabileceği, ama yapmadığı şeyleri düşünmeye başlıyor. Kendi güvenceli ve sıkıntısız yaşamını sürekli bir boşluklar ve yitikler zinciri olarak görüyor.Çok başka şeyler olabilirdi, ama hiçbiri olmadı. Zaman renksiz bir biçimde aktı gitti; o kadar. Şimdi biliyorum ki sevgi güç ister, sevmek gözüpek, yürekli olmalı. Ama küçükken bunları kimse bana söylemedi.
📚İstemeden içine sokulduğum bir öyküyü yaşıyorum diye düşünüp dalından kopmak üzere olan bir yaprak gibi yine titremeye başladım.
📚İnsanın özlediği düşleri olur. Gözün açıkken o kadar derinden, tüm benliğinle arzularsın da uyuyunca o beklediğin düşü göremezsin.
📚Geçen hafta televizyonda Japon ağaçları üzerine bir belgesel izledim. Ne korkunç şey! Ancak Japonlar düşünebilir böyle bir şeyi. Biliyor musun nasıl yetiştiriyorlar o ağaçlar? Aslında ötekilerden hiçbir ayrıcalığı olmayan elma, çam zeytin ağaçları hepsi; aynı ötekiler gibi serpilip büyüyebilirler, ama büyüyemiyorlar, çünkü hep bir karışan var, oradan kesiyorlar, buradan biçiyor, eziyor, basıyor, gelişmelerini engelliyorlar. Bana da tıpkı öyle yaptılar; küçükken her zaman bütün düşüncelerimi küçük, küçücük, aşağılık kalmaya zorladırlar.
📚...beni dünyaya getirdikten sonra her geçen gün, verdiği hayatı damla damla geri almıştı.
www.thesittingpanda.com🐼
Read more
"İnsan insana baka baka ondan bir parça olur braza. Aynı mintana girmiş bir beden gibi. O zaman karşısındakine ...
Media Removed
"İnsan insana baka baka ondan bir parça olur braza. Aynı mintana girmiş bir beden gibi. O zaman karşısındakine kör kalır. Bakar ama göremez, görse de fark etmez onu. Böyle kör olmanın tek dermanı, insandan öteye cümle varlığı bilmektir. Bilecek, görecek, hissedeceksin braza. Hem de an ... "İnsan insana baka baka ondan bir parça olur braza. Aynı mintana girmiş bir beden gibi. O zaman karşısındakine kör kalır. Bakar ama göremez, görse de fark etmez onu. Böyle kör olmanın tek dermanı, insandan öteye cümle varlığı bilmektir. Bilecek, görecek, hissedeceksin braza. Hem de an an, gün gün bir karıncanın ayak sesini duyacaksın. Bir tohumun, bir goncanın içindeki sırlı hayatı göreceksin. İnsan ancak cümle varlığa her an, her gün kulak verdiğinde, gördüğünde, bildiğinde, hissettiğinde insana kör kalmaktan kurtulur. Yaşanacakları da ancak öyle hissedebilir, anlayabilir. Hele bizim gibi, kör bir kuyuya sürülmüşler için bu hepten böyledir braza." Hasan Hayri Ateş
Kör Kuyuda Tufan
Read more
“Büyük Güç Büyük Sorumluluklar Getirir.” Doğru. Ama bu sözün daha iyi bir akış açısı var, ve gerçekten ...
Media Removed
“Büyük Güç Büyük Sorumluluklar Getirir.” Doğru. Ama bu sözün daha iyi bir akış açısı var, ve gerçekten derin bir bakış açısı. Tek yapmanız gereken sözlerin yerini değiştirmek Büyük sorumluluklar büyük güç getirir.” “Her şeyi iyi tarafından görmek” gibi bir şey iyi gibi görünse de, ... “Büyük Güç Büyük Sorumluluklar Getirir.” Doğru. Ama bu sözün daha iyi bir akış açısı var, ve gerçekten derin bir bakış açısı. Tek yapmanız gereken sözlerin yerini değiştirmek

Büyük sorumluluklar büyük güç getirir.” “Her şeyi iyi tarafından görmek” gibi bir şey iyi gibi görünse de, gerçek şu ki hayat bazen berbattır ve yapabileceğiniz en sağlıklı şey de bunu kabul etmektir. Negatif duyguları inkâr etmek daha derin ve daha uzun ömürlü negatif duygulara ve duygusal bozukluğa neden olur. Sürekli pozitif olmak hayatın sorunları için geçerli bir çözüm değil, bir inkâr biçimidir. Doğru değerleri seçerseniz, bu sorunlar size zindelik, kuvvet ve şevk verir. Dedemin zamanına dönersek, kendini çok kötü hissettiğinde şöyle düşünürdü, “Bugün berbat bir günümdeyim. Ama n’apalım hayat böyle, ben samanları havalandırmaya devam etmeliyim.” Ama ya şimdi? Şimdi beş dakikalığına bile kendinizi çok kötü hissetseniz son derece mutlu ve harika hayatları varmış gibi sunan insanların 350 fotoğrafıyla bombardıman ediliyorsunuz, bu durumda hatanın sizde olduğunu hissetmemeniz imkânsız kuşkusuz. Değmeyecek şeyleri kafaya takmamak çok önemlidir. Dünyayı kurtaracak olan şey budur. Dünyanın bazen berbat olduğunu ama bunun da doğal olduğunu kabul ederek yaşamak gerek. Çünkü her zaman böyleydi ve her zaman da böyle olacak. Sosyal medyada her gün milyonlarca kere paylaşılan “Nasıl Mutlu Olunur” tarzı saçmalıklarda yanlış olan ve kimsenin fark etmediği şey şudur: Daha pozitif bir deneyimi arzu etmenin kendisi negatif bir deneyimdir. Ve de tam tersine, insanın negatif deneyimini kabul etmesinin kendisi pozitif bir deneyimdir
Read more
“Büyük Güç Büyük Sorumluluklar Getirir.” Doğru. Ama bu sözün daha iyi bir akış açısı var, ve gerçekten ...
Media Removed
“Büyük Güç Büyük Sorumluluklar Getirir.” Doğru. Ama bu sözün daha iyi bir akış açısı var, ve gerçekten derin bir bakış açısı. Tek yapmanız gereken sözlerin yerini değiştirmek: “Büyük sorumluluklar büyük güç getirir. Her şeyi iyi tarafından görmek” gibi bir şey iyi gibi görünse de, ... “Büyük Güç Büyük Sorumluluklar Getirir.” Doğru. Ama bu sözün daha iyi bir akış açısı var, ve gerçekten derin bir bakış açısı. Tek yapmanız gereken sözlerin yerini değiştirmek: “Büyük sorumluluklar büyük güç getirir.

Her şeyi iyi tarafından görmek” gibi bir şey iyi gibi görünse de, gerçek şu ki hayat bazen berbattır ve yapabileceğiniz en sağlıklı şey de bunu kabul etmektir. Negatif duyguları inkâr etmek daha derin ve daha uzun ömürlü negatif duygulara ve duygusal bozukluğa neden olur. Sürekli pozitif olmak hayatın sorunları için geçerli bir çözüm değil, bir inkâr biçimidir. Doğru değerleri seçerseniz, bu sorunlar size zindelik, kuvvet ve şevk verir

Dedemin zamanına dönersek, kendini çok kötü hissettiğinde şöyle düşünürdü, “Bugün berbat bir günümdeyim. Ama n’apalım hayat böyle, ben samanları havalandırmaya devam etmeliyim.” Ama ya şimdi? Şimdi beş dakikalığına bile kendinizi çok kötü hissetseniz son derece mutlu ve harika hayatları varmış gibi sunan insanların 350 fotoğrafıyla bombardıman ediliyorsunuz, bu durumda hatanın sizde olduğunu hissetmemeniz imkânsız kuşkusuz. Değmeyecek şeyleri kafaya takmamak çok önemlidir. Dünyayı kurtaracak olan şey budur. Dünyanın bazen berbat olduğunu ama bunun da doğal olduğunu kabul ederek yaşamak gerek. Çünkü her zaman böyleydi ve her zaman da böyle olacak. Sosyal medyada her gün milyonlarca kere paylaşılan “Nasıl Mutlu Olunur” tarzı saçmalıklarda yanlış olan ve kimsenin fark etmediği şey şudur: Daha pozitif bir deneyimi arzu etmenin kendisi negatif bir deneyimdir.
Read more
<span class="emoji emoji2601"></span> bazen değişim seni oturup düşünmeye iter, gözlerini açmaya ve etrafında olup bitenleri görmeye. ...
Media Removed
bazen değişim seni oturup düşünmeye iter, gözlerini açmaya ve etrafında olup bitenleri görmeye. planlar değişir. hayat değişir. ve bir yan etki olarak, aşk da değişir. Yağmurla Gelen Mutluluk benim okuduğum en iyi genç yetişkin kitabıydı. Yani o kadar sıcak, naif ve mükemmel ... ☁ bazen değişim seni oturup düşünmeye iter, gözlerini açmaya ve etrafında olup bitenleri görmeye.
planlar değişir.
hayat değişir.
ve bir yan etki olarak, aşk da değişir. ☁

Yağmurla Gelen Mutluluk benim okuduğum en iyi genç yetişkin kitabıydı. Yani o kadar sıcak, naif ve mükemmel bir kurgusu vardı ki anlatamam ya. Her şeyi ile beni derinden etkiledi, karakterleri olsun işlenen hikayesi olsun verdiği mesajlar olsun her şeyi yani her şeyi beni o kadar çok etkiledi ki! Çocukluk arkadaşı olan Colton ve Lilly küçükken yaşanılan bir olay yüzünden ayrı kalıyorlar. Aradan yıllar geçiyor ve tekrar karşılaştıklarında Lilly Colton'un ne kadar özel ve olağanüstü bir insan olduğunu keşfediyor. Yani konu genel olarak böyle gibi, ben spoiler vermeyeceğim (blog da olan yorumumda bolca spoiler verdim ihihi) ama Colton cidden özel bir insan ve onunla olmak da hiç kolay değil. Lilly'nin ona olan sevgisi ve ne olursa olsun hep yanında olması aklıma geldikçe böyle boğazım yanıyor ya. Kalbim patlayacak gibi oluyor, bu kitabın böyle bir etkisi var işte. ÇOK FENA AŞIRI ÇOK GÜZELDİ YA! Okuduğum en en en müthiş kitaplardan biri Yağmurla Gelen Mutluluk. Herkese ama herkese tavsiye ediyorum ve ısrarla okuyun bu kitabı diyorum. OLAĞANÜSTÜ DERECEDE GÜZEL VE ÖZEL BİR KİTAP. 🌱 Puanım; 5/5
@yabanciyayinlari #yağmurlagelenmutluluk #amberljohnson #puddlejumping #yabancıyayınları #bookstagram #book #booklove #kitap #kitapyorumu
Read more
Takipçilerimin %90'ı yabancı olduğu için paylaşımlarımı eskiden olduğu gibi Türkçe İngilizce ...
Media Removed
Takipçilerimin %90'ı yabancı olduğu için paylaşımlarımı eskiden olduğu gibi Türkçe İngilizce karışık yapacağım. Yaklaşık bir buçuk sene gibi ara vermiştim. Bu arada fotoğrafçılık açısından önemli bulduğum yabancılar takibi bırakmışlar. National Geographic 'in 6 büyük fotoğraf ... Takipçilerimin %90'ı yabancı olduğu için paylaşımlarımı eskiden olduğu gibi Türkçe İngilizce karışık yapacağım. Yaklaşık bir buçuk sene gibi ara vermiştim. Bu arada fotoğrafçılık açısından önemli bulduğum yabancılar takibi bırakmışlar. National Geographic 'in 6 büyük fotoğraf editöründen biri Dennis Dimick ve her fotoğrafıma yorum bırakan IG fenomeni fotoğrafçı ve gezgin Sennarelax da takibi bırakmışlar. Canları sağolsun. Hayat böyle bir şey işte. Benden çok daha iyi fotoğraf çekenler varken beni takip etmeleri galiba fotoğraf altı yorumlarm ve samimiyet ile ilgiliydi. Bu arada hobi olarak uğraştığım fotoğrafçılığa nereden baksanız en az 1000 saatimi ayırmışımdır. Yeni bir dil öğrenilir bu kadar zamanda. Profesyonel değilim ama çok da acemi sayılmam diye düşünüyorum. Bu iş deklanşöre rastgele basma işi değil. Yine de bu işin başlangıcında sayılırım. Öyle derinlikleri var ki: Kompozisyon, kadraj, alan derinliği, sadeliğe indirgeme , altın oran. Sanki fotoğraf değil felsefe yapıyorsun her fotoğrafta. Uygun açıyı bulamadığım zaman yüzlerce çeksem bile içime sinmiyor. Neyse bugün de böyle olsun biraz sohbet tarzı bir paylaşım oldu. Herkese iyi akşamlar 👋👋
Read more
Bir yer düşünün!.. Dünyanın dört bir yanından insanlar akacak. Milyonlara ev sahipliği yapacak. Sıcak boğacak, kalabalıklar sıkıştıracak. Bütün bunlara rağmen, orada tek bir kötü söze rastlanmayacak ve tek bir kavga yaşanmayacak. İşte “aşkın siyahının” gücü bu! Üstelik bu, yaşanan, ... Bir yer düşünün!.. Dünyanın dört bir yanından insanlar akacak. Milyonlara ev sahipliği yapacak. Sıcak boğacak, kalabalıklar sıkıştıracak. Bütün bunlara rağmen, orada tek bir kötü söze rastlanmayacak ve tek bir kavga yaşanmayacak.
İşte “aşkın siyahının” gücü bu!
Üstelik bu, yaşanan, kimi zaman tüketilen, kimi zaman da bir itiş-kakışa ve düşmanlığa dönüşen bildiğimiz aşklara hiç benzemiyor. Titretiyor insanı, kendinden geçiriyor, sürekli yanına doğru çekiyor…
Hani, elektriğe fişi sokarsın, cereyan gelir ya... Aynen öyle! Bu aşkın sarsıntısı hücrelere kadar hissediliyor. Belki de dünyada, hatta kainatta böyle etkili bir elektrik akımı yok. Aşkın siyahı, işte böyle bir şey!
Beyaz kefenlere bürünüyorsunuz orada. Üstelik bu kefenler bir son değil; tersine sonsuzluğa giden manevi atmosfere geçişin başlangıcı!
Orada ölümün, ölüm ötesi hayatın bir provası gerçekleştiriliyor! İhramla ölüm yaşanıyor, Arafat’ta diriliş gerçekleşiyor. Bir başka ifade ile hem ölmeden önce ölme bilinci hem de manevi diriliş denilebilir buna!
Herkes, o aşk denizinde bir damla olmanın yarışı içinde!
Bu aşk için gözyaşları, hıçkırıklar birbirine karışıyor. Yalvarışlar, dualar göğe doğru yükseliyor.
Ve dönüyor insanlar…
Evren gibi. Evrendeki en küçük atomdan, en büyük galaksilere varıncaya kadar her şeyin tavaf ettiği, döndüğü gibi!
Read more
Size bugün hayatımın en tuhaf günaydınını söylüyorum. Hep güzel fotoğraflar mükemmel anlarımızı ...
Media Removed
Size bugün hayatımın en tuhaf günaydınını söylüyorum. Hep güzel fotoğraflar mükemmel anlarımızı mı koyacağım buraya? Yooo Fotoğraf Sicilya’nın en sevdiğim şehri Palermo’da geçen yaz çekildi, çekilmeye çalışıldı daha doğrusu. Fotoğrafı kaydırıp, Alico’nun suratına bakar ... Size bugün hayatımın en tuhaf günaydınını söylüyorum.
Hep güzel fotoğraflar mükemmel anlarımızı mı koyacağım buraya?
Yooo👻
Fotoğraf Sicilya’nın en sevdiğim şehri Palermo’da geçen yaz çekildi, çekilmeye çalışıldı daha doğrusu. 😅
Fotoğrafı kaydırıp, Alico’nun suratına bakar mısınız, yanımdan uzaklaşmak için dünyaları verecek.
Palermo’dayız, giymişim elbisemi, takmışım hasır şapkamı, nasıl mutluyum film setindeyiz ve sanki başrol benim öyle bi’ mutlulukla yürüyorum sokaklarda, herkes dönüp bakıyor.
Güzellikten değil yani neden baktıklarını aşağıda anlatırım.🤡
Neyse ben hep havaya bakarak yürürüm, o yüzden de hep düşer, takılırım, yine öyleyim ve tam “Alicoooğğ kathedral şahane, haydi fotoğraf çekelim” derken yere yakın olan, tabanı dümdüz ve en sevdiğim sandaletimlerimle kathedrale dönerken “vıııjjjt”
Ayağım, sandaletim ve tüm geri kalan herşeyimle 💩’a basıyorum.
Ben hayatımda böyle bi’ şey görmedim.
Storyleri bulup koyucam şimdi, hatırlayan var mı ya hahaha😬🤣
Avrupa’nın ortasında insan üstü bi’şeydi.
Bi’ hayvan yapmış olamaz, başka bi’ işler var orada.🤦🏻‍♀️ Eğilemiyorum elbisem batacak.
Vıcık vıcık.
İki restoran kabul etmiyor bizi.
Tuvalet yok, su yok.
Alico at şunları yeni ayakkabı alalım diyor, yok diyorum yarın tabak alacağım ben vermem ayakkabıya Euro muro.
İyi tifo, dizanteri falan olursun akşama, hazırla kendini diyor hahsha😂
Eczaneden dezenfektan falan aldık ama hiiç kar etmedi.
Palermo halkının tüm gelmişi, geçmişi o gün bence ayağımdaydı.
Yürüyoruz nasıl kokuyorum var ya, Alico yazık nasıl temizledi 💩’lu ayağımı ve sandaletimi.
Böyle ikinci fotoğrafta tam da diyor ki “Özlem duramıyorum yapamayacağım ne olur çekmeyelim, koku dayanılmaz😖”
Hahaha çektik de, keko gibi çıktık tabi ve böyle fotoğraflar kaldı geriye.
Ya o koku yıkanmama rağmen size yemin ederim üç gün çıkmadı.
Koku elbise ve endamla salınıyor üç metre arkamdan benimle geliyordu.
Böyle talihsiz şeyler kötü ama geriye de böyle kokulu anılar kalıyor 😅Sizin var mı böyle 🍭 tadında anılarınız hahahaha😀 #alicozlemsicily #alicozlem #sicily #palermo #sicilya #love #couple #travel
Read more
Sosyal medyaya getirilen en çok eleştirilerden biri hep iyi zamanların kareye düşmesi. Halbuki ...
Media Removed
Sosyal medyaya getirilen en çok eleştirilerden biri hep iyi zamanların kareye düşmesi. Halbuki yaşadığımız ömür iyisiyle kötüsüyle akıp gidiyor. Ağlamayı güçsüzlük addedip,hep dik durmalısın diyenler gibi burada da görsel hep iyi olmalı çabasında olanlar var. Halbuki aklı başında ... Sosyal medyaya getirilen en çok eleştirilerden biri hep iyi zamanların kareye düşmesi. Halbuki yaşadığımız ömür iyisiyle kötüsüyle akıp gidiyor. Ağlamayı güçsüzlük addedip,hep dik durmalısın diyenler gibi burada da görsel hep iyi olmalı çabasında olanlar var. Halbuki aklı başında bir kullanıcı için burası ve işleyen hayatı farksız mı? Benim için buraya eklediğim bir kare,hoş bir anı-mutluluğu arkadaşımla paylaştığımdaki mutluluk ile eşdeğer. Hakeza burada birde ekstra olarak,birebir tanımadığımız insanlardan çok samimi ifadeler de almak cabası. Şimdi bunun üzerine daha çok cümle kurulabilir. Ama çok cümle de biryerden sonra sıkıyor; icraat daha gerçek,güzel ve samimi. Hayatımızı olduğu gibi yaşayıp,insana değeri heryerde her alanda verirsek bunun ayrımları olmaz😊
Bu sabah annem sofrayı kurarken sorduğu 1-2 şeyi cevapladım,gerisi gördüğünüz gibi onun emeği. 3 gündür yatıyorum ve yakın zamanda bir takipçinin “nerede mutfakhavlusu kahvaltısı?” gibi merakıyla mutlu olup,unutmadığım için bu sade kareyle selam edeyim dedim. Çünkü ağzım iyileşene kadar zaten benim için şu kareler hep fotoğraf olarak kalacak🙊 3 gündür implant sonucunda ağrı çekip,şiş bir yüzle evin içinde dolanıyorum. Tabi mis gibi ağlıyorum da,şu kahvaltı da 1 saat oturdum ve her nimeti kromozomlarına ayırarak tükettim. Acı biber yiyemeyip,şöyle limonlu salataya ise bakıyorum. Şu taze soğan-sarımsak ile de bakışıyoruz. İşte birazdan olur da ağrı başlar ve ben hafiften insanlığımdan çıkıp”kafayı toptan mı kessek”demeden birkaç kelam edeyim dedim. 😊 Böyle zamanlarda ağrı eşiği yüksek insanlara imreniyorum. Sonra normale dönünce bugüne şükür diyorum. Biliyorum implant kolay bir işlem denilebilir ki yapılırken sıkıntı yoktu. Ama sonrasında ağrı eşiği düşük biri olarak beni bu denli kabusun bekleyeceğini bilmiyordum.
Ağzınızın tadı bozulmasın,yediğiniz nimetler şifa olsun☺️🎈
Read more
Dün bir yaş daha geldi hayatıma, her zamanki gibi kucaklayarak karşıladım onu. Yenisi neler getirecek ...
Media Removed
Dün bir yaş daha geldi hayatıma, her zamanki gibi kucaklayarak karşıladım onu. Yenisi neler getirecek bilmiyorum ama şimdiye kadar gelenlerin tüm hediyelerine teşekkür ettim dün… Bana bir çok güzel insan getirdiler misal, keyifli anlar… Çok sahte insan da elbette… Ama yine de tüm yaşlarım ... Dün bir yaş daha geldi hayatıma, her zamanki gibi kucaklayarak karşıladım onu. Yenisi neler getirecek bilmiyorum ama şimdiye kadar gelenlerin tüm hediyelerine teşekkür ettim dün… Bana bir çok güzel insan getirdiler misal, keyifli anlar… Çok sahte insan da elbette… Ama yine de tüm yaşlarım bir önceki kadar saf ve sevmek isteyerek yaklaştı insanlara. Ağladık bazen ama her yeni gelen yaş gösterdi ki ağlatanlardan çoktu mutluluk verenlerimiz…

Sonra bir sürü başarı getirdi gelirken her bir yaş. Kimi şanıyla şöhretiyle, kimi geliriyle, kimi sessiz sedasız… Bazısı daha da fakirleştirdi, yordu, üzdü, hasta etti… Ama bir baktık ki dün, en götürdüğünü sandığım bile zenginleştirmiş bizi… Öğrettikleriyle, giydirdikleri ile, soyundurdukları ile… Deneyim güçtür diyerek bir güzel sarıldık hepsine…

Aşk getirdiler şükür ki… Belki bazılarının bir ömürde bile yaşayamayacağı ancak birkaç ömre yetecek kadar yoğun, çok ve renkli… Kimi giderken sağlığımı aldı, kimi gözyaşlarımı… Ama yine teşekkür ettim yaşlarıma çünkü her giden beni en güzeline, son durağıma hazırladı. O gelince anlamaya, ona daha sıkı sarılmaya, ne olursa olsun esasın kalpten kalbe olan bağ olduğunu görebilmeme… Değerini gerçekten anlamaya, aile olmanın bilincine hazırladı beni… Her yıl daha da güzelleşti 7 yıl önceki hediye... En önemlisi hala annemi babamı almadı benden hiçbir yaşım. Her yenisi daha da aşkla bağladı onlara beni… Her yaşla daha çok takdir ettim onları, bana kattıklarını…

İşte böyle kucaklaştık dün yeni yaşımla, eski 50’sini de yanıma alarak. Birbirimize sarıldık… Yeni hayaller kurduk eskileri yad ederken…

Aynaya baktık beraberce ve güzel bir kadın gördük. Belki biraz daha kilolu, biraz daha çizgili, arada ağrılar çeken... Yaşlarını yaşadıklarının gururu ile kucaklamayı bilen güçlü bir kadın gördük. Yıllar içinde aklıyla kalbini, geçmişi ile gelecek hayallerini, varla yoğu dengelemeyi öğrenmiş, nasıl olur değil de herşeye rağmen diyerek hayata sarılan güçlü güzel bir kadın.

İyi ki doğdum da sizlerle tanıştım tüm geçmişim ve içinden geçen hepiniz… Yürekten teşekkürlerimle...
Read more
Şu fotoğrafa bir bakın ama bakmanızı istediğim diğer insanlar şu insanlara bi bakın gözlerine ...
Media Removed
Şu fotoğrafa bir bakın ama bakmanızı istediğim diğer insanlar şu insanlara bi bakın gözlerine o şaşkınlığa hayran bakışlara hipnoz olmuş gibi şaşkın bu mümkün mü dermişcesine. Bazılarına göre abartı bazılarına göre heves bazılarına göre boş uğraş motor sürmek gibi bişey bu hastalık ... Şu fotoğrafa bir bakın ama bakmanızı istediğim diğer insanlar şu insanlara bi bakın gözlerine o şaşkınlığa hayran bakışlara hipnoz olmuş gibi şaşkın bu mümkün mü dermişcesine. Bazılarına göre abartı bazılarına göre heves bazılarına göre boş uğraş motor sürmek gibi bişey bu hastalık ama bundan şikayetçi olduğumu söyleyemem 😅 evet hasta ruhlu insanlarız günümüzün en kötü 2-3 saati burda geçiyor ama en azından sağda solda sürtmüyoruz. Bu sporun güzel yanı şu: Gidip sağda solda para vererek istediğiniz vücudu elde edemezsiniz istediğin kadar mevki makamınız paranız olsun fark etmez herkese eşit davranır ister baba parası yiyen züppe ister ekmeğini taştan çıkaran emekçi kardeşlerim herkes eşit ha yanlız yine hayatın kahpeliği işe dahil oluyor herkes her zaman et yiyemiyor ama durumu olup da bi bok yapamayan çok insan var. Hani olur ya böyle kendini çok güvende hissedersin öyle işte bütün salona girdiğinde beraberinde getirdiği ne kadar negatif duygu varsa hepsini dışa vurabiliyorsun hele o kaldırdığın barın ağırlığından başın dönüyor ya sonra yüzünde oluşan bi gülme hatta kahkaha işte bu hiç bir şeye değişilmez bide bide bide spor yapmayan ama sanki bu sporun erbabı gibi konuşan tipler size iki lafım var CANINIZ CEHENNEME. bütün gün tek aktivitesi oturup kıç büyütmek olan kimse gelip bana karışamaz neymiş efendim tozlar zararlı kanser yapıyor böbrek bitiyor kısır yapıyor ulan o beyinde bok mu var araştırsana az. Neyse işte öyle ve bayanlar sizin vücut yapınız erkeklerden farklı devamlı büyüme göstermez spor yapmak sizi erkek gibi göstermez. Beyler öküz gibi olmak kolay değil yılların emeğini ister ömrünü bu spora vermiş insanları görüp aa bu çok abartı ya diyip vazgeçmeyin zaten öyle olamazsınız.
Read more
“Normal insan, dengesiz insandır. Çünkü insan, ateş üstünde duran su dolu bir kazana benzer. Nasıl ...
Media Removed
“Normal insan, dengesiz insandır. Çünkü insan, ateş üstünde duran su dolu bir kazana benzer. Nasıl içindeki su kaynayınca kazanın kapağı atarsa, makinelerin buhar kazanlarına da artık buğu dışarı fışkırsın diye supap yapmışlardır. Buğunun artığı dışarı fışkırır delikten, kazandaki ... “Normal insan, dengesiz insandır. Çünkü insan, ateş üstünde duran su dolu bir kazana benzer. Nasıl içindeki su kaynayınca kazanın kapağı atarsa, makinelerin buhar kazanlarına da artık buğu dışarı fışkırsın diye supap yapmışlardır. Buğunun artığı dışarı fışkırır delikten, kazandaki buğu da gerektiği kadar kalır, yani dengede durur. Yoksa kazan patlar. İnsan da böyle işte... Kızınca, duygulanınca, üzülünce, acılanınca, insan içinden bir şey boşaltacak ki, patlamasın da dengesi yerine gelsin. Eee nasıl içini fışkırtacak? Nasıl kazanın subapı varsa, insanın da bir tahtası eksik olacak ki, buradan dışarıya su koyversin... Bu yüzden işte, dengeli insan bi tahtası eksik insan demektir. O normal denilen, tahtası eksik olamayanlar, günün birinde birden patlayıp bombok olur, bi daha da onarılmazlar.”
.
#aziznesin
#yaşarneyaşarneyaşamaz .
.
Okumuş olmamın üzerinden epey zaman geçmesine rağmen bir türlü paylaşamadığım kitaplar biri de Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz ama ilk adım olarak bunu paylaştıysam yavaş yavaş diğer okunmuşlar da gelir diye umuyorum 😄
Kendisi benim Aziz Nesin’le tanışma kitabım. Kitap 341 sayfa ama anlatımı o kadar akıcı ki olaylar sürükleyici ki insan yermişçesine okuyor kitabı 😍
Klasik Türkiye gerçeğini gün yüzüne çıkartan kitabın başlangıcı bürokratik bir saçmalığa takılan, yaşarken öldü gösterilen bir adamın başından geçenler. Daha sonra “yaşıyorsun, ölüsün, yaşıyorsun, ölüsün” ikilemi arasında gidip gelen bir hayat.
Tam bir Türkiye portresi çizilmiş cümlelerle. Devletin faydasına bir şey varsa yaşıyorsun, şahsi faydan söz konusuysa halktan biriysen yoksun.
Eğer alıp okursanız ve ilk Aziz Nesin kitabınız olacaksa bazı kelimeleri yazım yanlışı gibi görebilirsiniz ama onlar yazım yanlışı değil Aziz Nesin’in kendine has tarzı, bu da aklınızın bir köşesinde bulunsun 😄
Ben büyük bir keyif ve heyecanla okumuştum o yüzden herkese rahatlıkla tavsiye ediyorum hatta alıp okumanız konusunda ısrar ediyorum 😊
Kendinize iyi davranın, hepinizi çok seviyorum canımlar 😘💜
Read more
Nasıl da bir insanın avucuna doğuyor hayat... <span class="emoji emoji1f338"></span> Şu ana bir bakar mısınız<span class="emoji emoji1f64f"></span> Kuzenim Beliz ve Arda’nın ...
Media Removed
Nasıl da bir insanın avucuna doğuyor hayat... Şu ana bir bakar mısınız Kuzenim Beliz ve Arda’nın bebekleri geldi Dünya’ya. Hazal... Ve bu fotoğrafta sadece bir günlük Bu sabah Hazal’a bazı notlar yazdım, aslında Hazal’a mı kendime mi bilmiyorum! Şimdi hayatın bir avuç... ... Nasıl da bir insanın avucuna doğuyor hayat... 🌸
Şu ana bir bakar mısınız🙏
Kuzenim Beliz ve Arda’nın bebekleri geldi Dünya’ya.
Hazal...
Ve bu fotoğrafta sadece bir günlük😊
💕
Bu sabah Hazal’a bazı notlar yazdım, aslında Hazal’a mı kendime mi bilmiyorum!
🌟
Şimdi hayatın bir avuç... ama büyüyeceksin Hazal.
Uzunca bir süre hiç büyümeyeceğim sanacaksın...ama merak etme, tahmin ettiğinden de hızlı büyüyor insan...

Önce 15 olmak için can atacaksın, sonra 18!
Hep merak edeceksin 5 sene sonra ne olacak diye..ben sana söyleyeyim hepsini:

Bir süre emekleyeceksin...ama merak etme sonra koşacaksın.
Çünkü koşana kadar çabalamayı bırakmayacaksın, düşecek kalkacak, her sabah kalkıp uğraşacak, başarana kadar pes etmeyeceksin.
Büyüyünce zamanla pes etmeler başlıyor, sen sakın pes etme Hazal! Hep böyle çabala, istediğini elde edene kadar !!

İstediğin olmayınca ağlayacaksın, en olmadık şeylere güleceksin. Tepkin ne olursa olsun o an vereceksin, o an ne yaşıyorsan bütün benliğini ona vereceksin.
Büyükler ağlamaya çekinir bazen, hatta gülmeye bile...
Sen çekinme Hazal. Hep böyle yaşa bütün duygularını doya doya.

Sonra o küçük parmaklarını her yere sokacak, her şeyi tadacak, yiyecek, dokunacak, merak edeceksin.
Öyle kıymetli bir duygu ki merak, büyükler bunu zamanla bırakır; sen hiç bırakma ! Hep bir çocuk gibi merak et!

Küçükken hiçbir şeyden korkmayacaksın; ağaçların tepelerine çıkacak, yokuş aşağı koşacak, kendini yükseklerden sulara atacaksın; büyükler zamanla bir şeylerden korkmaya başlar, sen hiç korkma Hazal!
Unutma hayat cesurları sever!

Çocukken anlamak için hep tepelere bakacaksın, ağaçların, binaların, dağların tepelerine.
Büyüyünce insan önüne, hatta ayaklarına bakarak yürümeye başlıyor. Sen hep yukarılara bakmaya devam et

Küçükken, gençken insan sırılsıklam aşık olur, aşk acısı çeker, darmadağın olur... Büyüyünce duyguların içine düşünceler girince;büyü bozuluyor. Sen hep böyle safça yaşa duygularını. Hep aşık ol doya doya, hesapsız kitapsız. Hatta aşk acısını da çek doya doya.

Yeter ki içindeki çocuğu hep yaşat !
Yeter ki kalbin güzel olsun!
Çünkü kalbin güzel olursa sözün de güzel olur, yolun da güzel olur, sonun da güzel olur🙏
Hoşgeldin Hazal 👶
Read more
Orhan Veli’nin, “Bakakalırım giden geminin ardından; atamam kendimi denize, dünya güzel; serde ...
Media Removed
Orhan Veli’nin, “Bakakalırım giden geminin ardından; atamam kendimi denize, dünya güzel; serde erkeklik var, ağlayamam..” dediği duygu yoğunluğundayım şuan. Sendromsuz son pazartesiyi yaşıyorum. Kadınım da aynı zamanda, ağlayabilirim rahat rahat “Bu öğretmenler de hep yatıyor ... Orhan Veli’nin, “Bakakalırım giden geminin ardından; atamam kendimi denize, dünya güzel; serde erkeklik var, ağlayamam..” dediği duygu yoğunluğundayım şuan. Sendromsuz son pazartesiyi yaşıyorum. Kadınım da aynı zamanda, ağlayabilirim rahat rahat 😄😄 “Bu öğretmenler de hep yatıyor yeeaaaa” dedikleri iki aylık tatilimizi yedik bitirdik. Gönlümce tatil yapabildiğimi pek söyleyemem ama çalışmıyor olmak bile yetiyor tabii insana. Ben böyle söyleyince kızıyor bana insanlar, “Gözün doysun be, sen de baya gezdin canım” falan diyorlar ama benim normalim bu değil arkadaşlar 🤣🤣 Ben her yaz en az 4-5 yeni yer görürdüm, hey gidi hey.. Ama neyse; artık bir ehliyetim vaaar 😍❤️ Bunu düşünüp mutlu oluyorum 🙏🏻 Hem; öğretmen olduğum için önümde haftasonlarım, sömestr tatilim falan var, artık oralarda kısa çaplı tatiller yaparız kış bastırana kadar. Sömestr geldiğinde de Doğu Ekspresi’yle Kars’a gideriz belki 😍😍😍 Yazın bitişine, günün erken sonlanmasına, güneşin çekilmesine evet üzülüyorum ama bir yandan da cânım Eylül geliyor diye çok seviniyorum, çünkü Eylül çok güzeldir.. Hele İstanbul’da daha güzeldir.. Eylül’e dair güzellemeyi, sonbahar planlarımı sizinle ayrıca paylaşırım nasip olursa:) O zamannn; gelsin hayat bildiği gibi 💛 “Yaz biter, iyi gelir sözcükler..” #murathanmungan 🙏🏻
Read more
Beria... <span class="emoji emoji1f499"></span> Bana sımsıkı sarıldı. Belimdeki elin bir tanesini sırtıma sardı ve diğeri belime. ...
Media Removed
Beria... Bana sımsıkı sarıldı. Belimdeki elin bir tanesini sırtıma sardı ve diğeri belime. Öyle sıkı sarıldı ki sanki beni içine içine katmak ister gibiydi. Sanki derisinden içeriye sokmak ister gibi... Yüreğinin derinlerine gömmek ister gibi... Yüzünü saçlarımın arasına gömerek ... Beria... 💙
Bana sımsıkı sarıldı. Belimdeki elin bir tanesini sırtıma sardı ve diğeri belime. Öyle sıkı sarıldı ki sanki beni içine içine katmak ister gibiydi. Sanki derisinden içeriye sokmak ister gibi... Yüreğinin derinlerine gömmek ister gibi...
Yüzünü saçlarımın arasına gömerek derin bir nefes aldı ya, kalbim duracak zannettim. "Yapma," dedim. "Yapma... Beni sevdiğine inandırma. İnandırma ki arkanı dönüp gittiğinde nefes almaya devam edeyim. İnandırma ki hayallerimin arasında boğulmamayım. İnandırma ki yüreğimde anbean büyüyen aşkın taşmasın. Taşıp tüm hayatımı çıkmaza sokmasın. Zaten her bir yanım sen olmuş. Her bir düşüncem sen olmuş. Ben sen olmuşum. Daha fazla kıyma bana..."
"Özlediğim için geldim." diye fısıldadığında ellerime geçirebildim ve beline sımsıkı sarıldım. Öyle sıkı sarıldım ki şaşkınlığını hissettim. Sorguladığını hissettim. Düşündüğünü hissettim.
💙
MELEK BÜYÜSÜ | DİLARA BÜYÜK
💙
📸: @mor_kitapruhu 😘

#melekbuyusu #dilarabuyuk #bookphoto #muptelayayinlari
Read more
Çünkü sen, nerede olmadık adam var onu seversin. Anlıyor musun? Sen nerede senin canını acıtacak, ...
Media Removed
Çünkü sen, nerede olmadık adam var onu seversin. Anlıyor musun? Sen nerede senin canını acıtacak, kendine bağlayacak, kendisini hayatının merkezi yaptıracak, ondan başka bir şeyi düşündürmeyecek adamlar, ordasın. Hiç ağlama boşuna. Hiç ağlama diyorum. Kaldır kafanı, bak bir aynaya. ... Çünkü sen, nerede olmadık adam var onu seversin. Anlıyor musun? Sen nerede senin canını acıtacak, kendine bağlayacak, kendisini hayatının merkezi yaptıracak, ondan başka bir şeyi düşündürmeyecek adamlar, ordasın. Hiç ağlama boşuna. Hiç ağlama diyorum. Kaldır kafanı, bak bir aynaya. Kaldırsana. Acıma kendine, bak bir. Ne kadardır gülmediğinin farkında mısın? Bu yüzün neden hep asık? En güzel zamanlarını böyle mi geçireceksin. Yapma Allah aşkına, değer mi? O seni üzüyorsa zaten sevmemiştir. Sevseydi, dayanamazdı. Sana diyorum. Canın yanıyor evet, hissediyorum. Görüyorum. Ama yapma. Anlıyor musun? Yeter. Güçlüsün sen. Ağzını büküp, kafanı sağa sola sallama öyle, gayet güçlüsün. Onsuz yapabileceğini ikimiz de biliyoruz. Neden yapamayacaksın ki? Söyle bana. O kim ki? Kim o? Kaç aydır hayatında, kaç senedir birliktesin? Cevap veremezsin. Daha önce de aynısı oldu. “Onsuz yapamam” dediğin kim var şimdi yanında? Hiç. Aklına bile gelmiyorlar. Bu da aynısı. Bu da öyle. Uğraştın işte yeter. Umrunda olsaydın, biraz olsun umursasaydı seni o da uğraşırdı. Kendini kahretme boşuna. O böyle biri, değiştiremezsin. Onu böyle kabul ettin. “Dayanamıyorum” diye mırıldanma. Ben anlıyorum tamam da, o anlamıyor. Anlasaydı zaten böyle olmazdı. Yazık gözlerine. Sen ne olduğunu bile bile başladın. Sen yaptın kendine. Sil şu göz yaşlarını nolur. “O benim herşeyim” demekten vazgeç. O senin için son, ama sen onun için öyle misin? Öyle miymişsin, sordun mu hiç? O da senin gibi hayaller kuruyor mu? O da geleceğinde seni yanında istiyor mu? O, seninle her sabah kahvaltı yapmak istiyor mu? Yediği, içtiği, gördüğü her şeyde aklında mısın? O da seni herkese anlatıyor mu? O da, ismini duyduğunda amaçsızca gülümsüyor mu? O da senin gibi kör kütük seviyor mu? Evet desene. Söyle hadi. Söylersen susacağım da, diyemiyorsun. Kaybetmekten korkuyorsun. İlk defa korkuyorsun. Çok korkuyorsun. Ona bir şey olsun, size bir şey olsun istemiyorsun. Ağlama nolur, benim içim yanıyor. Onu nasıl sevdiğini biliyorum, herkes biliyor. Ama bazen seversin, ötesi olmaz. Sen söylemiştin bunu.🍷
"01.15"🌙
Read more
Elde var <span class="emoji emoji1f4d5"></span><span class="emoji emoji1f44d"></span>Büyük Güç Büyük Sorumluluklar Getirir.” Doğru. Ama bu sözün daha iyi bir akış açısı var, ...
Media Removed
Elde var Büyük Güç Büyük Sorumluluklar Getirir.” Doğru. Ama bu sözün daha iyi bir akış açısı var, ve gerçekten derin bir bakış açısı. Tek yapmanız gereken sözlerin yerini değiştirmek: “Büyük sorumluluklar büyük güç getirir.” “Her şeyi iyi tarafından görmek” gibi bir şey iyi gibi görünse ... Elde var 📕👍Büyük Güç Büyük Sorumluluklar Getirir.” Doğru. Ama bu sözün daha iyi bir akış açısı var, ve gerçekten derin bir bakış açısı. Tek yapmanız gereken sözlerin yerini değiştirmek: “Büyük sorumluluklar büyük güç getirir.” “Her şeyi iyi tarafından görmek” gibi bir şey iyi gibi görünse de, gerçek şu ki hayat bazen berbattır ve yapabileceğiniz en sağlıklı şey de bunu kabul etmektir

Negatif duyguları inkâr etmek daha derin ve daha uzun ömürlü negatif duygulara ve duygusal bozukluğa neden olur. Sürekli pozitif olmak hayatın sorunları için geçerli bir çözüm değil, bir inkâr biçimidir. Doğru değerleri seçerseniz, bu sorunlar size zindelik, kuvvet ve şevk verir. Dedemin zamanına dönersek, kendini çok kötü hissettiğinde şöyle düşünürdü, “Bugün berbat bir günümdeyim. Ama n’apalım hayat böyle, ben samanları havalandırmaya devam etmeliyim.” Ama ya şimdi?

Şimdi beş dakikalığına bile kendinizi çok kötü hissetseniz son derece mutlu ve harika hayatları varmış gibi sunan insanların 350 fotoğrafıyla bombardıman ediliyorsunuz, bu durumda hatanın sizde olduğunu hissetmemeniz imkânsız kuşkusuz. Değmeyecek şeyleri kafaya takmamak çok önemlidir. Dünyayı kurtaracak olan şey budur. Dünyanın bazen berbat olduğunu ama bunun da doğal olduğunu kabul ederek yaşamak gerek. Çünkü her zaman böyleydi ve her zaman da böyle olacak. Sosyal medyada her gün milyonlarca kere paylaşılan “Nasıl Mutlu Olunur” tarzı saçmalıklarda yanlış olan ve kimsenin fark etmediği şey şudur: Daha pozitif bir deneyimi arzu etmenin kendisi negatif bir deneyimdir. Ve de tam tersine, insanın negatif deneyimini kabul etmesinin kendisi pozitif bir deneyimdir. Pokerde elinde korkunç kağıtlar olan biri çok güzel eli olan birini yenebilir. Elbette eli güzel olanın kazanma ihtimali daha büyüktür, ama sonunda kazanan her oyuncunun oyun süresinde yaptığı seçimlerle belirlenir. Hayatı da aynı şekilde görüyorum. Hepimize dağıtılmış bir el var. Bazılarının eli daha iyi.
Read more
<span class="emoji emoji1f4da"></span>Ustalık Gerektiren Kafaya Takmama Sanatı / Mark Manson / Butik Yayınları,...Yeni, 2018...18 ...
Media Removed
Ustalık Gerektiren Kafaya Takmama Sanatı / Mark Manson / Butik Yayınları,...Yeni, 2018...18 TL.... “Büyük Güç Büyük Sorumluluklar Getirir.” Doğru. Ama bu sözün daha iyi bir akış açısı var, ve gerçekten derin bir bakış açısı. Tek yapmanız gereken sözlerin yerini değiştirmek: “Büyük ... 📚Ustalık Gerektiren Kafaya Takmama Sanatı / Mark Manson / Butik Yayınları,...Yeni, 2018...18 TL....📚 “Büyük Güç Büyük Sorumluluklar Getirir.” Doğru. Ama bu sözün daha iyi bir akış açısı var, ve gerçekten derin bir bakış açısı. Tek yapmanız gereken sözlerin yerini değiştirmek: “Büyük sorumluluklar büyük güç getirir.” “Her şeyi iyi tarafından görmek” gibi bir şey iyi gibi görünse de, gerçek şu ki hayat bazen berbattır ve yapabileceğiniz en sağlıklı şey de bunu kabul etmektir. Negatif duyguları inkâr etmek daha derin ve daha uzun ömürlü negatif duygulara ve duygusal bozukluğa neden olur. Sürekli pozitif olmak hayatın sorunları için geçerli bir çözüm değil, bir inkâr biçimidir. Doğru değerleri seçerseniz, bu sorunlar size zindelik, kuvvet ve şevk verir. Dedemin zamanına dönersek, kendini çok kötü hissettiğinde şöyle düşünürdü, “Bugün berbat bir günümdeyim. Ama n’apalım hayat böyle, ben samanları havalandırmaya devam etmeliyim.” Ama ya şimdi? Şimdi beş dakikalığına bile kendinizi çok kötü hissetseniz son derece mutlu ve harika hayatları varmış gibi sunan insanların 350 fotoğrafıyla bombardıman ediliyorsunuz, bu durumda hatanın sizde olduğunu hissetmemeniz imkânsız kuşkusuz. Değmeyecek şeyleri kafaya takmamak çok önemlidir. Dünyayı kurtaracak olan şey budur. Dünyanın bazen berbat olduğunu ama bunun da doğal olduğunu kabul ederek yaşamak gerek. Çünkü her zaman böyleydi ve her zaman da böyle olacak.

Sosyal medyada her gün milyonlarca kere paylaşılan “Nasıl Mutlu Olunur” tarzı saçmalıklarda yanlış olan ve kimsenin fark etmediği şey şudur: Daha pozitif bir deneyimi arzu etmenin kendisi negatif bir deneyimdir. Ve de tam tersine, insanın negatif deneyimini kabul etmesinin kendisi pozitif bir deneyimdir. Pokerde elinde korkunç kağıtlar olan biri çok güzel eli olan birini yenebilir. Elbette eli güzel olanın kazanma ihtimali daha büyüktür, ama sonunda kazanan her oyuncunun oyun süresinde yaptığı seçimlerle belirlenir. Hayatı da aynı şekilde görüyorum. Hepimize dağıtılmış bir el var. Bazılarının eli daha iyi.
#kitap #kitapkurdu #kitaplık #kütüphane #kitapçı #kitaptavsiyesi #kitapkokusu #edebiyat
#tarih #siyaset #sanat #resim #felsefe #fotograf #kitapcafe #aşk #roman
Read more
Mecnun:Küçükken bende biriktirirdim bunların içini böyle toplayıp toplayıp sonra kolanın içine ...
Media Removed
Mecnun:Küçükken bende biriktirirdim bunların içini böyle toplayıp toplayıp sonra kolanın içine atardım.Kolanın içinde şişerdi böyle böyle içmeye çalışırdım kolayı kola bitmiş böle çekirdekler nal gibi çekirdek olurdu.Çayın içinede atardım Sedef:Ben fındık atıyodum Mecnun:Fındık ... Mecnun:Küçükken bende biriktirirdim bunların içini böyle toplayıp toplayıp sonra kolanın içine atardım.Kolanın içinde şişerdi böyle böyle içmeye çalışırdım kolayı kola bitmiş böle çekirdekler nal gibi çekirdek olurdu.Çayın içinede atardım
Sedef:Ben fındık atıyodum
Mecnun:Fındık mı atıyodun?
Sedef:Hıı
Mecnun:Bende yıl başında atıyordum.Eve hep karışık kuruyemiş gelirdi.Onları böyle kolanın içine atardım.Onlarda şişerdi böyle.Böyle fıstık yediğimi biliyorum. birde şeyi unutmuyorum gece uykum kaçardı.Annem uyanırım uyanırım diye şey yapardı sabah erken kalktığım için böyle uyuturdu hemen beni yatağın içine sokardı.Niyeyse gece uyumak istemezdim.
Sedef:Neden?
Mecnun:Ya hiç bir çocuk istemez gece istemezdim böyle uyuyormuş gibi yapardım.Ondan sonra battaniyeyi üstüme çekerdim.Böyle battaniyenin altında yatardım.Beklerdim sonra babamın gelmesini.Babamın arabasının sesini tanırdım ben.Babamın egzozu böyle patlak gibi olurdu sesi böyle pırt pırt yapardı.O sesi duyduğum an aşağı koşardım ama böle battaniye üstümde kalırdı.Böle hayalet gibi aşağılarda koşa koşa giderdim. :)
Sedef:Ne sarılmak için ona?
Mecnun:Yok be ne sarılması babam hep elinde böyle dolu gelirdi eve poşeyler olurdu elinde merak ederdim acaba bugün ne getirdi diye.Bisküviler getirirdi ,gofletler getirirdi falan.Sonra bir gün böyle o zaman yeni çıkmıştı.Dilim kek getirmişti böyle aklım oynadı.Bu nedir dedim böyle kek poşetin içinde onu bi yedim böle hayatımda öyle bişey yememişim yani onu o kadar güzeldi ki hala hatırlarım ama o ilk tadını bulamam.Şey derdi babamm benim bi gün boş geldiğimde beni eve almıcaksınız dimi derdi ama hep eli dolu geldi eve
Sedef:Yiyip yiyip uyuyodun
Mecnun:Hee yiyip yiyiyip uyuyodum.Ağzımda şekerlerle uyurdum böyle sabah kalkardım böyle ağzım yapışmış burnumda nefes alamıyomuşum şişmişim böyle nefessizlikten burnum akardı hep şekerden
Sedef:Ya bende hep sakız çiğnerken uyuyodum.saçımın dip kısmına yapışmış annem kesmişti.Nası ağlamıştım.Erkek çocuğu gibi oldum
Mecnun:Gerizekalı mıymışın?
Sedef:Hıı Öyleymişim.Annem ya annem böle hep masal anlatıyomuş bana önce ama sonra dinlemezsem kabus görüyodum hep masalları güzel bitiyo ya küçük karabalık.. #leylailemecnun
Read more
Bafetimbi Gomis yaptığı paylaşımda ''Bugün iki duyguyu beraber yaşıyorum. Yeni bir kulüp, yeni ...
Media Removed
Bafetimbi Gomis yaptığı paylaşımda ''Bugün iki duyguyu beraber yaşıyorum. Yeni bir kulüp, yeni bir ülke keşfedeceğim için mutluyum ama bir taraftan da ikinci ülkemden ayrılmanın üzüntüsünü yaşıyorum. Galatasaray bana gerçek futbol tutkusunu öğretti. Beni önemli hissettirdi ve ... Bafetimbi Gomis yaptığı paylaşımda ''Bugün iki duyguyu beraber yaşıyorum. Yeni bir kulüp, yeni bir ülke keşfedeceğim için mutluyum ama bir taraftan da ikinci ülkemden ayrılmanın üzüntüsünü yaşıyorum. Galatasaray bana gerçek futbol tutkusunu öğretti. Beni önemli hissettirdi ve ilk şampiyonluğumu yaşattı. Futbol büyük ve güzel bir şey. Burada yaşadığım aşkı bir daha yaşayamayacağımı biliyorum. Bana en zor anlarda bile hep destep olan, kulübüne aşık bu inanılmaz taraftarları asla unutmayacağım. Takım arkadaşlarım olmadan hiçbir şey başaramazdık. Tüm takım arkadaşlarıma, teknik ekip çalışanlarına bana olan desteklerinden dolayı teşekkür ediyorum. Bir büyük teşekkür de bana bir şampiyon gibi olmayı öğreten Fatih Terim'e. Benim yaşımda bunları öğrenebileceğimi düşünmezdim ama o bana aksini ispat etti. Türk halkına teşekkür ediyorum. Dünyanın en güzel ülkelerinden birine sahipsiniz. Gurur duyun, güçlü olun, bir olun. Galatasaray ailemin bilmesini isterim ki, insanın ailesini bırakması hiçbir zaman kolay değildir ama bazen hayat böyle. Daha önce düşünmediğimiz ama yapmamız gereken seçimler vardır. Bu kulüp için çok daha fazlasını vermek isterdim ama hayat başka bir şey istedi bizden... Sizleri asla unutmayacağım. Bu sadece bir bölümün sonu, hikayenin değil. Her zaman benim kalbimde olacaksınız. Sizi seviyorum'' ifadelerine yer verdi. #Gomis
Read more
Geçenlerde kendime rastladım. Acıklı bir karşılaşmaydı. Ayaküstü konuşmak istedi. ‘Günlerdir ...
Media Removed
Geçenlerde kendime rastladım. Acıklı bir karşılaşmaydı. Ayaküstü konuşmak istedi. ‘Günlerdir seni bekliyorum’, dedim, ‘ulu orta konuşmam.’ Bilsen nasıl başkalarıydım yokluğunda. 'Hayat böyle işte' dedi bana🤦🏼‍♀️ ‘Hayat böyle işte' üzerime yan gelmiş yatıyor. Ve tenime yapışık ... Geçenlerde kendime rastladım. Acıklı bir karşılaşmaydı. Ayaküstü konuşmak istedi. ‘Günlerdir seni bekliyorum’, dedim, ‘ulu orta konuşmam.’ Bilsen nasıl başkalarıydım yokluğunda. 'Hayat böyle işte' dedi bana🤦🏼‍♀️
‘Hayat böyle işte' üzerime yan gelmiş yatıyor. Ve tenime yapışık ve ıslak ve çürümüş patates kokuyor🥔 Kırk tas su döküyorum kafamdan aşağı. Kırk tas kaynar su. Kırklansam da sıyıramıyorum yakamı. Önce ayaklarımdan başlıyor kendini hissettirmeye. Midemde kötü bir şey olacak hissi. Kalbim ve beynim arasında salınıyor. Saç diplerimden asılıyor. Zihnimle karışıp çamurlanıyor içimde🤯 Beni sindirmezsen gitmem diyor. Lanet olası! Kaç gecedir bir uyusam diyorum, bir uyusam kaç gecedir.
"İnsanları sürprizlerle delirttiği gibi yine sürprizlerle öldüren hayat" demiş yazar. Aklım deliklerle dolu. Bana en büyük sürpriz kendimim🙃
Read more
günaydıınnnnn<span class="emoji emoji2764"></span>️<span class="emoji emoji1f64f"></span>🏼hadi başladık mı? bir kısım bu hafta bir kısım haftaya okula biz anneler kocamannn ...
Media Removed
günaydıınnnnn🏼hadi başladık mı? bir kısım bu hafta bir kısım haftaya okula biz anneler kocamannn bir nefes almaya artık işe güce spora düzenli diyete konu komşuyla dedikoduya ev partilerine hafta sonu orman yürüyüşlerine pazar kahvaltılarına küçük yada büyük var yada yok az yada ... günaydıınnnnn❤️🙏🏼hadi başladık mı? bir kısım bu hafta bir kısım haftaya okula biz anneler kocamannn bir nefes almaya artık işe güce spora düzenli diyete konu komşuyla dedikoduya ev partilerine hafta sonu orman yürüyüşlerine pazar kahvaltılarına küçük yada büyük var yada yok az yada çok evlerimizde düzenimize❤️🙏🏼 hayat böyle işte yazın kışı özler insan kışın yazı ne mutluki dörtmevsim yaşadığımız bir coğrafyadayız başta ülkemizin sonra ailemizin sonra gelenek görenek ananelerimiz ve toplum düzenimizin kıymetini bilelim❤️🙏🏼hayat öyle güzelki tabii biz yaşamak istersek pastada güzel kuru ekmekte kiminle nerede yediğine bağlı ..❤️🙏🏼kalkın bugünde sabah oldu kurun düzeninizi yapın hazırlıklarınızı yaşayın hayatınızı varıyla yokuyla olduğu gibi missss gibi ... hadi bakalım gün başlasın her mevsimin ayrı bir güzelliği var çekin içinize ve şükredinnnn❤️🙏🏼🙏🏼🙏🏼🙏🏼😘 #günaydın #eylül #günaydın #sonbahar #günaydın #yeni #gün #yeni #umut #yeni #başlangıçlar #huzurla #aşkla #sevgiyle #keyifle #başlasın #yeni #hafta #içimde #büyük #umut #var #❤️ #🙏🏼 #😘 #
Read more
2018 biterken... Yüzlerce yüzlerce fotoğraf ve video çekmişim sil sil bitmiyor. Hafızam doldu. Telefonum ...
Media Removed
2018 biterken... Yüzlerce yüzlerce fotoğraf ve video çekmişim sil sil bitmiyor. Hafızam doldu. Telefonum kilitlendi. Zor terkediyorum onları. Dünyanın dört bir yanında kahkahalarım çınlamış, karnımı tuta tuta iki büklüm olmuşum gülmekten.Videolarda buldum, ne zorlandım ... 2018 biterken...
Yüzlerce yüzlerce fotoğraf ve video çekmişim sil sil bitmiyor. Hafızam doldu.
Telefonum kilitlendi. Zor terkediyorum onları.

Dünyanın dört bir yanında kahkahalarım çınlamış, karnımı tuta tuta iki büklüm olmuşum gülmekten.Videolarda buldum, ne zorlandım silerken. Hepsini silmedim tabii ki😀

Sarmaş dolaş olmuşum, fotoğraflarda belli gözlerimle gülüyorum. Kapıp, koklayıp, elimle yuvarlayıp, top yapıp içime sokmak istemişim bazı yürekleri. Öyle, öyle çok sevmişim.Katlana katlana büyüyor sevgim.
Kalbim patlayacak gibi seviyorum.

Berlin, Helsinki, Jakarta, Bali, Hindistan, Paris,Toskana yine Hindistan, Sicilya, Puglia, Bologna, Siena, Milano, İspanya, Vietnam, Kamboçya, Lübnan, Girit, Atina, St Petersburg, Almanya, Strasbourg, yine Hindistan, Kolombiya, Panama, yine Paris öyle gidiyor.Özetle dünya- parmak kombinasyonu olmuş hani 2018😅

Çok çalışmışım. Gece gündüz çalışmışım.Çok hayal kurmuş ve hayallerimi ekip arkadaşlarımla, yol arkadaşlarımla birlikte gerçeğe dönüştürmeyi başarmışım.
Berlin’de Filarmoni Orkestrasını, St Petersburg’ta Kuğu Gölü Bale’sini, Roma’da Serra Yılmaz’ın @serrafine başrolde oynadığı tiyatro oyununu, Lajatico’da Bocelli’yi, Paris’te Fazıl Say konserini, Bifo’yu , hayal ortaklarımla birlikte ayakta alkışlamışım.
Senenin son gününe girerken kendimi alkışlıyorum.
Ne çok iş başarmışım.Bir yıla sığdırmışım.

Çok direnmiş, çok kırılmışım. Sözlerim bir kulaktan girmiş, diğerinden çıkmış, ben hep anlaşılmayı beklemişim. Belli olanı görmemezlikten gelmişim.Değerimi anlamaya fazlaca değer vermişim.Çok ağlamışım. Zor sildim. Kapasitesi dolmuştu gözyaşlarımın. Zor sildim.

Çok dans ettim bu sene.Felaket videolar var Cartagena’dan.Şantajlık😅Panama’da Embera yerlilerine halay çekmeyi öğrettim hatta. Ötesi mi var!

Müziksiz bile dans ettim Sevilla’da.Kırmızı şalımı savurdum İspanya Meydanı’nda. “DELİRMİŞ GALİBA” diye yan gözle bakanlar oldu elbet.Aldırmadım.Duygularım hep galip geldi mantığıma. Hayatı böyle yaşadım, yaşayacağım da.

2018 biterken
Kalbim sevgiyle atıyor bum bum.
Yanımda olanlara, izleyenlere, hissedenlere, dile getirenlere, gözyaşımı silenlere, benimle dans edenlere binlerce, yüzbinlerce şükürlerim var🙏DAİMA
Read more
İnsanlar neden böyle ki ? Yani hep karşıdan bişeyler beklerler. Belki bende kötüyüm bu aralar iyi ...
Media Removed
İnsanlar neden böyle ki ? Yani hep karşıdan bişeyler beklerler. Belki bende kötüyüm bu aralar iyi değilim hiç bunu düşünmezler ? Enkazın altında kaldım ezildim kırıldım parçalandım. Yapmıycağım şeyler yaptım. İhtiyacım olduğu anda neden yanımda değiller. Hemde en çok ihtiyacı olan ... İnsanlar neden böyle ki ? Yani hep karşıdan bişeyler beklerler. Belki bende kötüyüm bu aralar iyi değilim hiç bunu düşünmezler ? Enkazın altında kaldım ezildim kırıldım parçalandım. Yapmıycağım şeyler yaptım. İhtiyacım olduğu anda neden yanımda değiller. Hemde en çok ihtiyacı olan ben iken bırakıp giderler ki ? Anlatamıyorum derdimi en sevdiğim insana bile. Yani napabilirim daha diyorum ben bunu dedikçe daha da dibe batıyorum. Çok değer verdiğin insan var el uzatayım diyosun ama öyle bir halde ki seni bile düşman bellemiş durumda. Ha her zaman ki gibi araya sıkıntılarını söylemeden de edemiyor. Biliyor çünkü hep sen vardın yanında abi kardeş yada her neyse ama korkuyor yani öyle bunalmış. İyi değil biliyosun gözünün önünde ölse bişey yapamıyosun. İnsanlar gibi gamsız olmak isterdim açıkçası saatlerce karşında ağlasa telaşlanmak istemedim ama karakter denen o illet şey ve kalbi izin vermiyor. Birşey olsa ilk senin canın yanıyor ama söyleyemiyosun. Değer verdiğin insanlara zarar gelicek diye korkuyosun ama onlar ilk fırsatta seni aşağı atıyor. Olay bizde tamamen şöyle yani hani bir çocuk görürsün sigara içerken annene babana söylerim içme dersin niyetin aslında doğru yolu bulsun istersin ama o sana karşı korkar ama o korku onu büyük bir felaketten kurtarır ya ve bunu yıllar sonra anlar işte hayat böyle boktan bi yer yıllar sonra verilen kıymet bir halta yaramıyor...
Read more
Uzun zamandır yazmadığımı farkettim. İnsan bi duyguyu böyle çok hisli yaşamayınca yazamıyor ...
Media Removed
Uzun zamandır yazmadığımı farkettim. İnsan bi duyguyu böyle çok hisli yaşamayınca yazamıyor sanırım. Ya da en azından ben öyleyimdir, bilemiyorum. İnsan ölümlü. Fâni. Geliyor ve geçiyoruz. Bırakıp gideceğiz. Asla bizim olmayacak, elimizde kalmayacak şeyler için ölümüne ... Uzun zamandır yazmadığımı farkettim.
İnsan bi duyguyu böyle çok hisli yaşamayınca yazamıyor sanırım.
Ya da en azından ben öyleyimdir, bilemiyorum.
İnsan ölümlü.
Fâni.
Geliyor ve geçiyoruz.
Bırakıp gideceğiz.
Asla bizim olmayacak, elimizde kalmayacak şeyler için ölümüne mücadele etmemiz ne garip.
Bu zamana kadar bi mezun olsak tamam derken, şu an içimizde dozerler var sanki. Ne hayallerle mezun olmuştuk, ne hayallerle yıkılıyor şimdi.
Hayat böyle işte.
Gökyüzü-Yeryüzü.
Toprak-Bulut.
Uçmak-Yere basmak gibi iki zıt kavram olsaydı da ikisi de güzel olsaydı keşke.
Hayal kurmak uçmak gibi.
Öylesine derin, öylesine büyük.
Hayallerin yıkılması yere sağlam basamamak gibi.
Öylesine narin, öylesine kırılgan. 🥀
"İnsan plan yapar, Allah karar verir. Buna ‘kader’ diyoruz."
işte aynen böyle.
Ama her zaman aynı sonuca bağlanıyor son:
"Ne hayatlar, ne zorluklar var. Halimize bin şükür."
Ee o zaman çokça duâ. 🌿
Gökyüzüne en çok ihtiyacım olduğu zaman olsun,
Ajandalara eklensin. 🍃
Read more
Biz böyle herşeyden güzeliz.... Evliliğimizin 1.yılı,zaman çok çabuk geçiyor. İlk günkü gibi mutluluk ilk günkü gibi aşk içindeyim... her geçen günüm de iyiliklerim oldu. Mükemmel bir adamla evliyim! çok şanslıyım. Bir ömür sana ewt dediğim gün! 3 yıllık birliktelik 1yıl evlilik, ... Biz böyle herşeyden güzeliz....
Evliliğimizin 1.yılı,zaman çok çabuk geçiyor. İlk günkü gibi mutluluk ilk günkü gibi aşk içindeyim... her geçen günüm de iyiliklerim oldu. Mükemmel bir adamla evliyim! 💕 çok şanslıyım. Bir ömür sana ewt dediğim gün! 3 yıllık birliktelik 1yıl evlilik, hayatım boyunca hiç bıkmadım hiç sıkılmadım hep aşk ile baktık birbirimize nasıl seviyorum anlatamam🙈 aşkım, bitanem herşeyimmm iyikim 1.yılımız kutlu olsun seni çok seviyorum. Darısı 40 yıllarımıza yaşlılığımıza. Bir kere tuttuk bu eli hiç bırakmam 💋💕 hayatımda senin kadar muhteşem bi insan tanımadım mutluluğumsun 💕 @omr2624 bizim en anlamlı müziğimiz 🌹 #crsmbakesfette
Read more
Hani hepimiz vur patlasın - çal oynasın pespembe mutluluktan çatlıyoruz, 90-60-120 Kim Kardashian ...
Media Removed
Hani hepimiz vur patlasın - çal oynasın pespembe mutluluktan çatlıyoruz, 90-60-120 Kim Kardashian hayatı yaşıyoruz ya, sanal evlerimizin aynasında... Halbuki ne kara fırtınalar kopuyor rengarenk kilim rahatlığı ve ferahlığında hop diye serdiğimiz iki instagram fotoğrafı arasında... ☄️☄️☄️☄️ Sakın ... Hani hepimiz vur patlasın - çal oynasın pespembe mutluluktan çatlıyoruz, 90-60-120 Kim Kardashian hayatı yaşıyoruz ya, sanal evlerimizin aynasında...
Halbuki ne kara fırtınalar kopuyor rengarenk kilim rahatlığı ve ferahlığında hop diye serdiğimiz iki instagram fotoğrafı arasında...
☄️☄️☄️☄️
Sakın kıskanma orada gördüğün sırt çantalı, dünya vatandaşı, doğuştan makyajlı Barbie bebekleri ve üçgen vücutlu, kaslı, hovarda kelebekleri; inan onların da var şırıl şırıl burunlarından akan, insani ve sivilceli dertleri...
👫👫👫👫👫
Mesela açıp baksan instagram'daki benim bile çizgi film hafifliğindeki hayatıma "oh" dersin, "Maşallah han'fendi sürekli pofur pofur pamuk şeker bulutlar arasında gezmekte, günbatımlarının yolunu gözlemekte."
🌥🌥🌥🌥🌥
Bilsen 3-5 fotoğraf arasında en az 1 kez kalbim ölmekte. Ya da en iyi ihtimal hayatın alarm zilleri çalıp zır zır ötmekte.
Kaç kez çocuğunu doktorlara götürdün, hastalanıp yatak döşek yattın, sevdiklerin için yoğun bakım kapısında bekledin, sararıp solanları uğurlamak üzere mezarlıklara gittin, sıkıntılardan sıkıntılar beğendin, avucunda kaç defa gümbür gümbür yüreğini hissettin?
Sırf bu sene.
E hayat böyle.
❄️❄️❄️❄️❄️
Hiç birine yer yok, profilinde. Zamanın ruhu tam da bu işte. Defolup gitsin sıkıntılar, sen hep, herşeyin keyfini çıkar ya da çıkarıyormuş gibi yap diye.
Üstelik bu sadece senin fani gündemin. Çevirirsen yalayıp parmağını tek tek, şahsi gazetendeki "mahallem", "şehrim", "memleketim" ve "dünyam" sayfalarını, koskoca bir karadelik kaplar bütün hayatını. 🍇🍇🍇🍇🍇
@hurriyetcomtr yazımın devamı profilimdeki linkte🎈
Read more
Bu Hayat Sizin... Kimsenin Sizi Üzmesine Müsaade Etmeyin. 1) Saf olmayın...Tabiki değişmek ...
Media Removed
Bu Hayat Sizin... Kimsenin Sizi Üzmesine Müsaade Etmeyin. 1) Saf olmayın...Tabiki değişmek kolay değil ama herkesle öyle iki dakikada canciğer kuzu sarması olmaya da gerek yok...Sonra cigerinizi söküp, canınıza okuyorlar...Herkesi kendiniz sanmaktan vazgecin, birakin zamana ... Bu Hayat Sizin...
Kimsenin Sizi Üzmesine Müsaade Etmeyin.

1) Saf olmayın...Tabiki değişmek kolay değil ama herkesle öyle iki dakikada canciğer kuzu sarması olmaya da gerek yok...Sonra cigerinizi söküp, canınıza okuyorlar...Herkesi kendiniz sanmaktan vazgecin, birakin zamana yayılsın bazı şeyler, acele etmeyin... 2) Külahı başa, ayakkabıyı ayağa giydirin...Yani herkese hakettigi gibi davranin...Hatta size bir sır vereyim mi tepenize çıkaracak kadar da kimseye değer vermeyin...Her şeyin fazlası zarar, sonra yerlerini beğenip, tepenizden hiç inmek istemiyorlar... 3) Minnetsiz, bencil, teşekkür etmeyi, özür dilemeyi bilmeyen, nankör insanları ayıklayın hayatınızdan... Yapamıyorsanız aranıza yüksek duvarlar örün iyice, atlayamasın bir daha "İYİ NİYET" bahçenize... 4) Yaşınızın kac olduğu, kaçtan gün alacağınızın bir önemi yok...Bu zamana kadar hep başkalarını memnun etmek icin yaşadınız da noldu...Koskoca bir hic ve diz boyu nankörlük kaldı avuçlarınızda... Üzülmeyin zararin neresinden dönerseniz kardır, hadi bu yıl sizin yılınız olsun...Kendinize daha çok vakit ayırın...Daha cok kitap okuyun, daha cok gezin, dostlarınızla daha sık görüşün...Bir kursa yazılın, sizi mutlu edecek yeni bir seyler öğrenin... 5) Ve en önemlisi de kendinize odaklanin...Kalbiniz ne diyor, bedeniniz ne durumda...Seviyorsanız söyleyin, kiloluysanız zayıflayın...Cocuklarınız varsa daha cok sarılın daha cok öpün...Nefes alışlarınızı yavaşlatın ve dinleyin, kim ne demis, ne demek istemiş, niye aramamis, böyle seyleri takılıp kendinize de baskalarina da hayati zehir etmeyin... Farkindaliginizı artırın ve hayati hakettiğiniz gibi yaşayın. Nermin Aydin
Sinop Dergisi
Genel Yayın Yönetmeni
Read more
ANLAŞ(AMA)MAK AMA’LARI BOŞVERİN Hep aynıdır bahane…anlaşamadık ve bitti.Çevremdeki insanlara ...
Media Removed
ANLAŞ(AMA)MAK AMA’LARI BOŞVERİN Hep aynıdır bahane…anlaşamadık ve bitti.Çevremdeki insanlara kesin bilgi yayalım diye başlayan sözlerle anlatmaktan yoruldum artık. Sizce en doğru iletişim şekli anlaşmak mıdır?Ya da şöyle sormalıyım iki insan anlaşıyorsa bu mükemmel bir ... ANLAŞ(AMA)MAK
AMA’LARI BOŞVERİN
Hep aynıdır bahane…anlaşamadık ve bitti.Çevremdeki insanlara kesin bilgi yayalım diye başlayan sözlerle anlatmaktan yoruldum artık.
Sizce en doğru iletişim şekli anlaşmak mıdır?Ya da şöyle sormalıyım iki insan anlaşıyorsa bu mükemmel bir durum mudur? Cevap benden gelsin o zaman : HAYIR.
Sevdiğiniz insala tanışana kadar senelerce onunla hiçbir bağı olmayan ailenle,arkadaşlarınla ve bambaşka sorunlarla yada güzelliklerle mücadele ederek geçirdiğin bir hayatın oluyor.Onunla çoğu zaman apayrı dertlerin oluyo…O belki bu güne kadar el bebek gül bebek bir eli yağda bir eli balda büyümüş sense hep zorluklarl mücadele etmişsindir. Ya da o aldatılmanın çok normal olduğu bir hayattan gelirken sen bunun affedilemez bir hata olduğunu doğru kabul ederek yetişmişsindir.Belki de onun ailesi senelerce sol görüşlü insanlarla mücadele ederken senin ailen sağ görüşlü insanlarla kabul edilemez bir savaşa girmiştir.Bilemezsin.Çünkü aynı hayatın bambaşka yerlerinde büyümüş ve yolunuz belki okulda belki bi kafede belki sokakta yürürken kesişmiştir.Sizi anlayamadığınız bir güç ona inatla itmiştir.Aşktır işte bu kendinize engel olsanız bile gelirde en olmadık zamanda en olmadık yerde ayaklarını yere vura vura ben geliyorum der.Ne durdurmak ne de kendinize engel olmak elinizde değildir.Ve siz senelerce bu sevginiz için mücadele ederken bi anda anlaşamadık bitti diye ayrılıyorsunuz.Senelerce neden mücadele ettiniz dediklerinde de çok seviyorduk cevabını verip seve seve ayrıldık diyorsunuz.
DURUN!ARKANIZI DÖNÜN VE BARIŞIN
Birbirinden senelerce habersiz yaşamış iki insanın anlaşamaması değil ANLAŞMASI BİR MUCİZE!Birbiriniz için ne değişin ne de birbirinize kızın. Sadece birbirinizi olduğunuz gibi kabul edin.Siz onu zaten böyle olduğunu bile bile sevdiniz.Eminim ki siz onu değiştirebilirim sanmıştınız ama olmadı değil mi? Olmaz.Çünkü insan özüyle birdir.Özünden pekte fazla dönemez.
Read more
Aşk nedir bilen Yamana bakın hele siz! Murat orada sevdiği insana bir şey oldu diye üzülürken yanında ...
Media Removed
Aşk nedir bilen Yamana bakın hele siz! Murat orada sevdiği insana bir şey oldu diye üzülürken yanında olmak isterken acımasızca üstüne gidip herşey senin yüzünden diyebiliyor ya kalbinin ne kadar kötü olduğunu bir kez daha gösteriyor bize. Evet Murat bunu saklamakla hata yaptı ama oda ... Aşk nedir bilen Yamana bakın hele siz! Murat orada sevdiği insana bir şey oldu diye üzülürken yanında olmak isterken acımasızca üstüne gidip herşey senin yüzünden diyebiliyor ya kalbinin ne kadar kötü olduğunu bir kez daha gösteriyor bize. Evet Murat bunu saklamakla hata yaptı ama oda böyle olsun istemezdi. Zaten üzgün yaptıkları için yeterince pişman canı yanıyo ve sen yarasını daha da deşiyorsun. Sözde aşktan anlıyorsun ya abisin ya hani sen büyüklük gösterebilirdin de nerede sende o olgunluk vur kır parçala tek anladığın bu. İnsanların acılarına saygın bile yok Yaman senin sen nasıl abi olacaksın? Ki senin abiliğinide çok iyi biliyoruz.Melisin üzerine kapılar kapatmalar, evden çıkmasına engel olmalar,sürekli bağırıp çağırmalar kıza hayatı zehir ettin şimdi sıra Güzele geldi heralde. Murat belkide doğru bir şey yapmıştır senin gibi kalbi kötü olan birinden korumuştur Güzeli.Hayır birde Murat haftalarca uğraştı güzeli bulmak için Yamanda resmen adamın emeğine kondu her zaman ki gibi işte yaman hayatını başkalarının hayatlarından kalanlarla geçiren bir adam hani CÜNEYT BAZILARINI ŞAŞIRTMIŞ ya yaman onu bile yapamıyor yine VE YENİDEN ŞAŞIRTMADI YAMAN TURAN☺ Feride de kocasının hal ve hareketlerine alıştı öyle boyun eğip duruyor artık yazık dizinin geldiği hale bakın.. Zorlama hikayeler devamlı şiddet gösteren karakterler.. Böyle mi yükselecek reyting hiç zannetmiyoruz🙂 Ana karakterleri bile dizide azcık görebiliyoken hele hiç yani kocaman bir hiç hemde! #beniaffet #beniaffetdizi #beniaffetdizisi #samhini #startv #fercün #seymur #feridecüneyt #feridecüneytgüneş #tolgaakman #gokberkyildirim #seymakorkmaz
Read more
. ♾ “Sonra içime ve hatta dışıma kapandım. Küsmek gibi bir şey. Bir çeşit gölge fesleğeni. Bir çeşit olmayan hayat. Zaten hiçbir şeyi kararında bırakamamak ve ortasını bulamamak gibi bir sorunum var benim. Epeyce göçebe yaşadım, sadece iki valizim oldu. Bir yığın insan tanıdım. ... .

“Sonra içime ve hatta dışıma kapandım.
Küsmek gibi bir şey.
Bir çeşit gölge fesleğeni.
Bir çeşit olmayan hayat.
Zaten hiçbir şeyi kararında bırakamamak ve ortasını bulamamak gibi bir sorunum var benim.
Epeyce göçebe yaşadım, sadece iki valizim oldu.
Bir yığın insan tanıdım. "Ama hep yalnızdım.”
Düşünceler hızlıca yapışıverdi yine yakama,
Yakamı silkelemek, beni bu ağır yükten kurtarıvermek istedim... İnsan gariptir ki her daim böyle yaşayıp gideceğini sanar.
O Hiç yaşlanmayacak, hiç çirkinleşmeyecek, hiç düşmeyecek ve hiç ölmeyecektir…
İnsan hep ister,
hep karşılık bekler
En iyi hayat onun olmalı, en iyi binek en iyi mesken ve dâhi iyi olan her ne varsa hepsi onun olmalıdır.
Bu onun doymak bilmeyen nefsinin,
Kanâat nedir bir türlü öğrenemeyen benliğinin ürünüdür.
İnsan hep bekler,
Bir adım,
Bir ses,
Bir hareket,

Bilemiyorum ne zamana kadar devam edecek bu ahvâllerimiz.
Ne zaman hiçbir karşılık beklemeden iyilik yapabileceğiz.
Ne zaman hiç tanımadığımız birine gülümseyecek, anne babalarımız yanımızdayken kıymetlerini bilecek ve
Ne zaman anlayacağız birbirimizi…
Ne zaman?
Ne zaman ?
Hangi ikindisinde ömrün ?

Bakınız yüzyıllar, dönemler, asırlar kavgalarla mezhep ve din çatışmalarıyla geçti…
Elimizde avcumuzda bir şey kalmadı, bir insanlık yoksunluğu içindeyiz, ateş düştüğü yeri yakardı evet, lakin şimdi hepimizin evlerine ateşler düştü…
Dünyayı böyle kurtaramayacağımızı halâ anlamadık mı ?
Ne zaman dil, din ve ırk ayrımı yapmaktan vazgeçip dünyayı birde böyle kurtarmayı deneyeceğiz…
Karşılıksız bir şeyler yapmalı değil miyiz?
İnsanlığı çokça sevmeli ve her an bir şeyler üretememenin burukluğu olmalı değil mi yüreklerimizde..
Düştü diye bırakmamalıyız dostlarımızı, herkes vurdu diye birde biz vurmamalıyız.
Kötü şeyler yaşanmış olsa da güzel günlerin hatırına sabretmeliyiz..
Bir anlık gafletle aynı yastığa baş koyduğumuz insana ihanet etmemeli, aynı sofradan yemek yediklerimizden yüz çevirmemeliyiz.

Sözlerimi bitirirken önce kendimin, sonra sizlerin insanlığına sesleniyorum..
Ey İnsan evlâdı !
Ne demiş Namık kemal.. “yüksel ki yerin bu yer değildir, dünyaya gelmek hüner değildir...”
Read more
Geçenlerde bi yazar: “BENCE AŞK HARAMDIR!”diyordu. ‘Bence’ diyordu..🧐🤔Arkasından tevafuktur ...
Media Removed
Geçenlerde bi yazar: “BENCE AŞK HARAMDIR!”diyordu. ‘Bence’ diyordu..🧐🤔Arkasından tevafuktur şuna rast geldim; “Hiçbir delile dayanmadan ‘Şu helâldir, bu haramdır’ diye yalan söyleyerek Allah’a iftira etmeyin. Çünkü iftira ederek Allah adına yalan uyduranlar asla iflâh olmazlar.” ... Geçenlerde bi yazar: “BENCE AŞK HARAMDIR!”diyordu. ‘Bence’ diyordu..🧐🤔Arkasından tevafuktur şuna rast geldim; “Hiçbir delile dayanmadan ‘Şu helâldir, bu haramdır’ diye yalan söyleyerek Allah’a iftira etmeyin. Çünkü iftira ederek Allah adına yalan uyduranlar asla iflâh olmazlar.” (Nahl 16/116) konuyu birlikte çözümleyelim..🌹
Haram yazmayan şeye haram demek HİÇBİRİMİZE düşmez ama tuhaftır bu mübalağayı iştahlı şekilde irdelemek istedim. İsraf nasıl haramsa bkz. “yiyiniz içiniz israf etmeyiniz” ideal sevme&sevilmenin üzerindeki abartı duyguların duygu israfı olduğu, aşkın yeme ihtiyacını fazla kaçıranlardaki obeziteye dönüşen bir hastalık gibi olduğunu anlatmaya çalışmış yazar.. yanlış bir üslup kullandığı için konu itici duruma düşmüş mevzu amacından sapmış eleştiri yağmuruna dönmüş falan ama baya baya içine çekti beni sonra bi an dengeyi savunan, ‘aşırılıktan kaçın, diyen bir ölçü dini olan islam için bu talihsiz açıklama doğru kelimelerle anlatılırsa akla yatmayacak gibi değil dedim hani.Çünkü Peyami Safa da şey der aşk için”engellenmiş arzular”👏🏼👌🏼Velhasıl bu aşk konusu ve yazarın iddası kafamı bi kaç gün kurcaladı,açtım tabi kur’anı.. şöyle ki; ikedan aldığın şeylerin bile klavuzu var. Senin yok mu? senin de var birleştir aç bak mekanizman nasıl çalışıyo dedim..malum o tak-çıkarları klavuzsuz kurmaya kalkarsan kolunu bacağına kafasını kulağına takıyosun. söküyosun takıyosun vs..bir sürü zahmet zaman efor kaybı..kendin kurmaya kalk resmen hayattan soğuyosun ama klavuz öyle değil,açıp bakıyorsun hop 5dkda kurdun bitti gitti.Klavuzu akledemedin mi? E daha önce bi deneyimlene sor o da olur..(bkz hadisler) diyeceğim şu ki kuranda ve kütübüsittede gidin hastalık boyutunda ölür gibi birbirinizi sevin biribirinize zorluk çıkarın diye bişey yok! Risaleleri de kurcaladım; “Haramda huzur ararsan huzur sana haram olur”var.Yine kur’anda Yusuf’un Züleyhadan çok güzel bir kadın olmasına rağmen kaçışı var “kördüğüm gibi”güzel sevgiler var ama hiç bir yerinde aşık olun,ayılın bayılın,delirin,dövünün yok👻O zaman hayatımızda bu hastalığın gereği de yok dedim😎(1gün aşık olursam hasta olmuşumdur alırım bi dal geçmiş olsun)an itibariyle misler gibi çıkardım kafadan.İyi böyle..🤓
Read more
Günaydın! Haftanız güzel geçsin! Korku filmlerinin sonunda sağ kalan karakterleri üzerilerinde ...
Media Removed
Günaydın! Haftanız güzel geçsin! Korku filmlerinin sonunda sağ kalan karakterleri üzerilerinde battaniye ve ellerinde bir fincan sıcak çayla görüyoruz ya hep. Palu Ailesi’ni eli kelepçeli görünce tam da böyle hissettim kendimi. Çok yazıldı çizildi yorumlandı herkes kendi bakış ... Günaydın! Haftanız güzel geçsin!

Korku filmlerinin sonunda sağ kalan karakterleri üzerilerinde battaniye ve ellerinde bir fincan sıcak çayla görüyoruz ya hep. Palu Ailesi’ni eli kelepçeli görünce tam da böyle hissettim kendimi. Çok yazıldı çizildi yorumlandı herkes kendi bakış açısına göre bu aileyi bu hale getiren sebeplerden söz ediyor. Bence en büyük sebep büyü, cin, nazar gibi doğa üstü güçlere olan inanışları. Genetik olarak zeka seviyesi düşük bir aile, kabul ama tek sebep bu değil çünkü bu olaylarla bulaşmadan önce zekaları normal bir hayat yaşamalarına yetiyormuş. -Maalesef ülke ortalamamızın altında bir seviye de değil o ayrı konu-

Lütfen bana “bu doğa üstü dediğin olaylar Kuranı Kerim’de geçiyor” demeyin. Kuran’da kelime olarak geçiyor ama “insanlar birbirine büyü yapabilir” demiyor. “BUNLARDAN ALLAH’A SIĞNIN! Yani UZAK DURUN!” diyor. Neden uzak durulması gerektiğini de çok çok acıklı ve canice bir hikaye ile gördük.
Allah dünyayı kendi içinde mükemmel bir denge ile yarattı ve insanlığın hizmetine sundu. İnsanlar barış içinde yaşasınlar diye 604 sayfalık bir kitap indirdi ve hayatını örnek almamız için de peygamberler gönderdi. 604 sayfalık bir kitaptan ve kendisini insanlığın iyiliğine adamış 63 yıllık bir hayattan anladığımız “ama büyü ayette geçiyor, ama peygamberimize de büyü yapıldı…” Mı?? Palu ailesi gündemime girmeden önce Udemy’de “Neouroscience for partens” diye bir online kursa kaydolmuştum. İronik bir şekilde önce Müge anı izleyip sonra derslerimi çalışıyordum :) Adamlar oturup Allah’ın insanlığa bahşettiği beynini ve düşünce yapısını araştırıyor yetmiyor anne babaların çocuklarının “beyin gelişimi” için ne yapması gerekir diye kurs açıyor. Diğer tarafta bizim ülkemizde annelerin tek yaptığı gebeliklerinden itibaren çocuklarını nazardan korumak. “Ayy eltim gilin komşusu düşük yapmış onun yanında bebeğimi emzirdim nasıl da dik dik bakıyordu sonra sütüm bi kesilsin mi?”
Read more
Duyanlar duymayanlara söylesin; bugün benim Can Sebebimin doğum günü <span class="emoji emoji1f382"></span><span class="emoji emoji1f388"></span>.. Kendine özgülük tabirinin ...
Media Removed
Duyanlar duymayanlara söylesin; bugün benim Can Sebebimin doğum günü .. Kendine özgülük tabirinin hakkını veren ne Özge bir insansın sen .. Dili keskin derler ama kalbi o keskinlikten kendisini hep korumuş, öylesi temiz, öylesi çocuksu kalmış ki söylediklerinden sonra dakikalarca ... Duyanlar duymayanlara söylesin; bugün benim Can Sebebimin doğum günü 🎂🎈.. Kendine özgülük tabirinin hakkını veren ne Özge bir insansın sen .. Dili keskin derler ama kalbi o keskinlikten kendisini hep korumuş, öylesi temiz, öylesi çocuksu kalmış ki söylediklerinden sonra dakikalarca yüzüne bakması dokunduğu hayata karşı hissettiği vicdandır belki de .. Çok bilir bir kere ama sen bilmezsin küstahlığıyla değil, çok savrulmanın verdiği güçle bilir .. Sonra hep haklı çıkar her mücadeleden .. Baba olmanın süper gücüyle hisseder her olayı .. Hiçbir zaman arkadan konuşmaz, tüm davaları yüzyüze olmasından çıkar zaten .. Yüzü olmayana da yüzyüzedir her zaman ... Gamsız derler onun için ama bilinsin ki bir Fırat türküsüne saatlerce ağlayabilir .. Doğunun edebi, saygısı, kalabalıklığı, titri vardır onda .. İnsanı, yalnızca insan olduğu için kabul etme olgunluğu, ayrıştırmadan, ötekileştirmeden selamını paylaşmanın bolluğu vardır .. Komiktir sonra ama dur seni güldüreyim diye değil, ruhu komiktir .. Fikri komiktir, muziptir çoğu zaman .. Onu anlamak, onu yaşamak bir başarıdır mesela .. Hayat gibidir tam anlamıyla .. Tam oldu derken, başka bir huyuyla bezer seni .. Öğrenmez gibi dururken, seninle beraber büyür oysa ki .. Yalnızlığı sever gibi görünse de korkar yalnız kalmaktan aslında .. Tipik bir baba olmadı hiçbir zaman: "Seni ömrüm boyunca kollayacağım." gibi güven verici sözler söylemedi mesela ama ömrü boyunca eli omzumda güvenin kendisi oldu bana .. Sorsanız çok şikayetçidir benden :) oysa ki kendi hayatımda bile bırakmaz beni .. Gözünün ucu, kalbinin tamamıyla izler bizi .. Bilmezden gelir çoğu zaman bildiği şeyleri .. İlk defa duyuyormuş gibi yapmayı çok iyi bilir .. Bu had değil de nedir ?
Uzun uzun yazılır, gülerek anlatılır, şaşkınlıkla yaşanılır bir insandır kendisi .. İyi ki doğmuş, iyi ki var olmuş, iyi ki var etmiş .. Daha nice sağlık dolu yıllara .. İyi niyetle, minnetle, sevgiyle, bizimle .. Seni çok seviyoruz ❤
Read more
Çok şey öğrendim geçen üç yıl boyunca Alt katında uyumayı bir ranzanın Üst katında çocukluğum... Kağıttan ...
Media Removed
Çok şey öğrendim geçen üç yıl boyunca Alt katında uyumayı bir ranzanın Üst katında çocukluğum... Kağıttan gemiler yaptım kalbimden Ki hiçbiri karşıya ulaşmazdı. Aşk diyorsunuz, limanı olanın aşkı olmaz ki bayım! Allah’la samimi oldum geçen üç yıl boyunca Havı dökülmüş yerlerine ... Çok şey öğrendim geçen üç yıl boyunca
Alt katında uyumayı bir ranzanın
Üst katında çocukluğum...
Kağıttan gemiler yaptım kalbimden
Ki hiçbiri karşıya ulaşmazdı.
Aşk diyorsunuz,
limanı olanın aşkı olmaz ki bayım! Allah’la samimi oldum geçen üç yıl boyunca
Havı dökülmüş yerlerine yüzümün
Büyük bir aşk yamadım
Hayır
Yüzüme nur inmedi, yüzüm nura indi bayım
Gözyaşlarım bitse tesbih tanelerim vardı
Tesbih tanelerim bitse göz yaşlarım...
Saydım, insanın doksan dokuz tane yalnızlığı vardı.
Aşk diyorsunuz ya
Ben istemenin allahını bilirim bayımÇok şey öğrendim geçen üç yıl boyunca
Balkona yorgun çamaşırlar asmayı
Ki uçlarından çile damlardı.
Güneşte nane kurutmayı
Ben acılarımın başını
evcimen telaşlarla okşadım bayım.
Bir pardösüm bile oldu içinde kaybolduğum.
İnsan kaybolmayı ister mi?
Ben işte istedim bayım.
Uzaklara gittim
Uzaklar sana gelmez, sen uzaklara gidersin
Uzaklar seni ister, bak uzaklar da aşktan anlar bayımSüt içtim acım hafiflesin diye
Çikolata yedim bir köşeye çekilip
Zehrimi alsın diye
Sizin hiç bilmediğiniz, bilmeyeceğiniz
İlahiler öğrendim.
Siz zehir nedir bilmezsiniz
Zehir aşkı bilir oysa bayım! Ben işte miraç gecelerinde
Bir peygamberin kanatlarında teselli aradım,
Birlikte yere inebileceğim bir dost aradım,
Uyuyan ve acılı yüzünde kardeşimin
Bir şiir aradım.
Geçen üç yıl boyunca
Yüzü dövmeli kadınların yüzünde yüzümü aradım.
Ülkem olmayan ülkemi
Kayboluşumu aradım.
Bulmak o kadar kolay olmasa gerek diye düşünmüştüm.
Bir ters bir yüz kazaklar ördüm
Haroşa bir hayat bırakmak için.
Bırakmak o kadar kolay olmasa gerek diye düşünmüştüm.Kimi gün öylesine yalnızdım
Derdimi annemin fotoğrafına anlattım.
Annem
Ki beyaz bir kadındır
Ölüsünü şiirle yıkadım.
Bir gölgeyi sevmek ne demektir bilmezsiniz siz bayım
Öldüğü gece terliklerindeki izleri okşadım.
Çok şey öğrendim geçen üç yıl boyunca
Acının ortasında acısız olmayı,
Kalbim ucu kararmış bir tahta kaşık gibiydi bayım.
Kendimin ucunu kenar mahallelere taşıdım.
Aşk diyorsunuz ya,
İşte orda durun bayım
Islak unutulmuş bir taş bezi gibi kalakaldım
Kendimin ucunda
Öyle ıslak,
Öyle kötü kokan,
Yırtık ve perişan.Siz aşkı ne bilirsiniz bayım
Aşkı aşk bilir yalnız!

#didemmadak
#çiçeklişiirler
Read more
Merhabalar hepinize. <span class="emoji emoji1f497"></span> Umarım her şey yolunda gidiyor ve hayat tüm güzellikleri önünüze seriyordur... Bu ...
Media Removed
Merhabalar hepinize. Umarım her şey yolunda gidiyor ve hayat tüm güzellikleri önünüze seriyordur... Bu gün de böyle olsun diyerek bu güzel şiir ve papatya poğaçalarım eşliğinde selam vermek istedim siz değerli takipçilerime. Havalar nasıl olursa olsun sizin havanız güzel ve herşey ... Merhabalar hepinize. 💗
Umarım her şey yolunda gidiyor ve hayat tüm güzellikleri önünüze seriyordur...
Bu gün de böyle olsun diyerek bu güzel şiir ve papatya poğaçalarım eşliğinde selam vermek istedim siz değerli takipçilerime.
Havalar nasıl olursa olsun sizin havanız güzel ve herşey gönlünüzce olsun...
Sağlık, huzur ,bereket,hoş muhabbet ve iyi insanlar hep bizimle olsun kötüler ise bizlerden ırak, Allah'a yakın olsun. 💗
Yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var: Yaşadın mı, yoğunluğuna yaşayacaksın bir şeyi
Sevgilin bitkin kalmalı öpülmekten
Sen bitkin düşmelisin koklamaktan bir çiçeği
İnsan saatlerce bakabilir gökyüzüne
Denize saatlerce bakabilir, bir kuşa, bir çocuğa
Yaşamak yeryüzünde, onunla karışmaktır
Kopmaz kökler salmaktır oraya
Kucakladın mı sımsıkı kucaklayacaksın arkadaşını
Kavgaya tüm kaslarınla, gövdenle, tutkunla gireceksin
Ve uzandın mı bir kez sımsıcak kumlara
Bir kum tanesi gibi, bir yaprak gibi, bir taş gibi dinleneceksin İnsan bütün güzel müzikleri dinlemeli alabildiğine
Hem de tüm benliği seslerle, ezgilerle dolarcasına
İnsan balıklama dalmalı içine hayatın
Bir kayadan zümrüt bir denize dalarcasına
Uzak ülkeler çekmeli seni, tanımadığın insanlar
Bütün kitapları okumak, bütün hayatları tanımak arzusuyla yanmalısın
Değişmemelisin hiç bir şeyle bir bardak su içmenin mutluluğunu
Fakat ne kadar sevinç varsa yaşamak özlemiyle dolmalısın
Ve kederi de yaşamalısın, namusluca, bütün benliğinle
Çünkü acılar da, sevinçler gibi olgunlaştırır insanı
Kanın karışmalı hayatın büyük dolaşımına
Dolaşmalı damarlarında hayatın sonsuz taze kanı,
Yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var: Yaşadın mı büyük yaşayacaksın, ırmaklara, göğe, bütün evrene karışırcasına
Çünkü ömür dediğimiz şey, hayata sunulmuş bir armağandır
Ve hayat, sunulmuş bir armağandır insana...💕
Ataol Behramoğlu

#hautescuisines #foodaddict #instabest #poğaça #şahanelezzetler #instabest #kesfet #instdaily #nefisyemektarifleri
Read more
Beni bu eylül öldürecek Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel. Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler ...
Media Removed
Beni bu eylül öldürecek Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel. Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü. Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici. Öğlen güneşleri; üzüm ... Beni bu eylül öldürecek
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.
Akşam rüzgarları; tene dokunan bir kamçı kadar şehvetlidir.
Ben her yıl ölümü ve aşkı bu ayda beklerim.....Ve eylülün çıplak ayakalrına bir yazı bırakırım.
Eylül sabahları; kılıçlar kadar keskin ışıltılarıyla
tenimi kanatarak uyandırır beni.
Ben eylüle akarım.
Bir hüzün gibi akarım ben eylüle kanayan bir aşk gibi,
siyah şallara bürünmüş,genç bir ölüm gibi akarım.
Sevişerek,ağlayarak ve ölerek akarım ben eylüle.
Her yıl,hep aynı vakitte,geniş bir ırmak gibi
bütün hayatı berrak sularında yıkayarak gelir,
beni ve herşeyi koynuna alarak,
bir meçhule hüznüyle emzirerek götürür hep.
Kadınları ve hüznü eylülde severim...Keman konçertolarını,
akşam saatlerinde bir bir ışık yangını ile kıpkızıl tüten
yalnız ağaçları,ürkek tebessümleri ve edepsiz kahkahakarı severim.
Lacivert bir deniz benim ellerimde oynaşır.
Sahiller,yaşlı bir kadın gibi kendine terkedilir
Şarkılar,incecik bürümcükten acılar vaad eder her dinleyene
Bitenin başlayana dokunduğu yerdir eylül...Onun için yanık yanık tütsü kokar,
Onun için değdiği yeri kanatır.
Eylülde aşk,eylülde acı,eylülde yalnızlık zordur,
eylülde herşey zordur,ben eylülü onun için severim.
Eylül ışıklarında çırılçıplak ruhlar yıkanır
Herkes herşeye kapısını aralar 'bir aşk oluverir aşinalık'.
Ölüm kıvırcık saçlarını hayatın göğsüne dokundurur.
Aşkı ve ölümü ben hep bu ayda beklerim.
Nasıl da mahsun ve nasıl da tehditkardır.
Ben eylülde bütün aşklardan ve kadınlardan korkarım...Ben her yıl eylülün çıplak ayaklarına bir yazı adarım.
Ve ben eylüle akarım
Bir hüzün gibi akarım ben eylüle,
kanayan bir aşk gibi akarım,
Siyah şallara bürünmüş bir genç ölüm gibi akarım... #ahmetaltan
Read more
Canımızın en içi, varlığıyla hep hayatımızın en çok anlamlı hareketlerini yapmış, kim bilir kaçımızın ...
Media Removed
Canımızın en içi, varlığıyla hep hayatımızın en çok anlamlı hareketlerini yapmış, kim bilir kaçımızın hayatına neler neler katmış, kendi hayatına hangi sıfatları sığdırmışsındır. Boşuna süper babane demiyorlardı sana nereye gitsen.. Ben seni anladığımı düşünmeye tenezzül bile ... Canımızın en içi, varlığıyla hep hayatımızın en çok anlamlı hareketlerini yapmış, kim bilir kaçımızın hayatına neler neler katmış, kendi hayatına hangi sıfatları sığdırmışsındır. Boşuna süper babane demiyorlardı sana nereye gitsen.. Ben seni anladığımı düşünmeye tenezzül bile edemem, tam anlamıyla eski toprak bir kadın, öyle de bir hayat yaşamışsın, benim ara ara kelimelere döküldüğünde bile tam anlamıyla idrak edemediğim yollardan geçmişsin. Neler olursa olsun her daim özgürlüğünde inatçı, gururlu, kuralcı, disiplinli ama şefkatli, prensiplerine sadık, dağ gibi, gölgesinde dinlenmelik kocaman bir ağaç gibi bir kadınsın benim için her daim. Yemekleriyle, reçelleriyle, turşularıyla dillere destan! Çocukluğumuzun mimarı, bizi herşeyden herkesten sakınan, öğütleri, hikayeleri, bazen mükafat ve bazen cezalarıyla yetiştiren ve ama her daim sevgi veren en değerli varlığımızsın. Öyle mutluyum ki senin için, bırak kendi torunlarını bu yaşlarımıza kadar getirmeyi, bizim yol haritamız, pusulamız, ve hem de yoldaşımız olmakla kalmayıp, torunlarının çocuklarını da gördün, sevdin ve büyüttün yetebildiğince. Ve öyle mutluyum ki benim için ve birlikte büyüdüğüm canım ablamlar için ki sen yanımızda, başımızda, arkamızdaydın. Bazen inanmakta güçlük çeksem bile sanki gelip gidiyorsun arada diye düşünüyorum bitanem, bu sabah senle yemek masasında sohbette iken uyandım yine. Hep gel bize. Biz aynen böyle hep dizinin dibindeyiz, ve de yolundayız. Hep gez sen en sevdiğin, hep istediğin gibi. Uyuduğunda da nur içinde, huzurla uyu, biz meleklerin izindeyiz ve iyiyiz merak etme. Seni çok ama çok seviyoruz.
Read more
Bizler oyunculuğun pırıltılı tarafını görüyor olsak da madalyonun diğer yüzünde birçok meslekte ...
Media Removed
Bizler oyunculuğun pırıltılı tarafını görüyor olsak da madalyonun diğer yüzünde birçok meslekte olmayan zorlu bir yol var: Kendinle yüzleşmek... Usta oyuncu Ayşe Tunaboylu, oyunculukta da tüm farkındalık çalışmalarında olduğu gibi insanın kendini tanıdıkça şifaladığını söylüyor. “Ruhsar”, ... Bizler oyunculuğun pırıltılı tarafını görüyor olsak da madalyonun diğer yüzünde birçok meslekte olmayan zorlu bir yol var: Kendinle yüzleşmek... Usta oyuncu Ayşe Tunaboylu, oyunculukta da tüm farkındalık çalışmalarında olduğu gibi insanın kendini tanıdıkça şifaladığını söylüyor.
“Ruhsar”, “Yılan Hikayesi”, “Aliye”, “Bana Baba Dedi”, “Gülizar” gibi dizilerde ve “Yüreğine Sor”, “Benim Adım Feridun”, “Hayat Ağacı” gibi filmlerde bambaşka rollerde izledik onu. Ancak pek çok oyuncu gibi onun da kalbinde tiyatro yatıyor. Tüm oyuncular için bu böyle midir bilinmez ama Ayşe Tunaboylu her bir rolünde kendine bir adım daha yaklaşıyor.
Çoğu zaman ekranda izlediğimiz kişilerin çok daha kolay hatta masalsı yaşamları olduğu izlenimine kapılıyoruz. Ancak onlar da tıpkı bizler gibi pek çok zorluğun üstesinden gelerek, deneyimleyerek, öğrenerek, büyüyerek yaşamlarına devam ediyor. Keyifli bir rastlantı sonucu tanıştığım Tunaboylu ile hayattan oyunculuğa, kişisel gelişimden “ne olacak bu dizilerin haline”ye kadar rangarenk bir sohbet gerçekleştirdik. İçtenlikle paylaştığı deneyim ve kazanımları bana aslında hepimizin bir parça oyuncu olduğunu bir kez daha hatırlattı. Hayatımızın farklı bölümlerinde takındığımız maskeler, girdiğimiz rollerle kimi zaman atalarımızı, kimi zaman toplumdan gördüklerimizi, kimi zaman da belki çok çok öncelerden taşıdığımız miraslarımızı sergiliyoruz. Belki de yaşadığımız tüm zorluklardan kurtulmanın yolu, üzerimize giydiğimiz kostüm ve edindiğimiz yüzlerden arınıp salt, sade kalabilmek. “Oyunculuk, kendinle yüzleştirir” diyor Ayşe Tunaboylu. Belki de yaşamın tüm gayesi bu. @damla_st ‘nın röportajı Pozitif’te... #pozitif #pozitifdergisi #kisiselgelisim #farkindalik #aysetunaboylu #oyunculuk #tiyatro #sahne
Read more
"Beni aşk konusunda, yani uğrunda ölmeye değecek, insanı bitirip tüketen aşk konusunda gizliden ...
Media Removed
"Beni aşk konusunda, yani uğrunda ölmeye değecek, insanı bitirip tüketen aşk konusunda gizliden gizliye düşünmeye yönelten deniz oldu. Evet, kesinlikle deniz..." Tek bir harfi büyük yazarak bütün cümleyi, bütün anlamı değiştirebilirsiniz. Tek bir kelimeyi aklınızdan çıkararak ... "Beni aşk konusunda, yani uğrunda ölmeye değecek, insanı bitirip tüketen aşk konusunda gizliden gizliye düşünmeye yönelten deniz oldu. Evet, kesinlikle deniz..."
Tek bir harfi büyük yazarak bütün cümleyi, bütün anlamı değiştirebilirsiniz. Tek bir kelimeyi aklınızdan çıkararak da hayatınızı değiştirebilirsiniz.
Bir denizcinin, sevdiği kadın için (ki bu edattan nefret ediyorum) en büyük tutkusu olan denizden vazgeçmesini, eşinin 13 yaşındaki oğluna kendini baba olarak kabullendirme sürecini, bu sürecin çocuğun hayatında yarattığı izleri ve değişimleri anlatan Denizi Yitiren Denizci için şöyle buyurmuş canımın içi Yourcenar: "İnce, bıçak ağzı gibi dondurucu bir kusursuzlukta." Öyle heybetli laflar edemem ama dondurucu olduğu konusunda hemfikirim. Acıma duygusu besleyemediğim bir karakter oldu 13 yaşındaki Noboru. Çocuklukta sevildiğimiz gibi bir daha asla sevilmeyecek olmamızı yetişkinlikte değil ergenlikte fark etti ve bunun öfkesiyle muhatabı hariç herkesten çıkardı hırsını. Küçücük bir kediden bile... Bazen görüyorum, karaktere kızıp kitabı beğenmediğini söyleyenler oluyor. Ya da vahşet içerdiği için kitabı kötüleyen... Bende öyle işlemiyor o. Karaktere bilenecek kadar içine girdiğim her kitabı iyi buluyorum. Bir de henüz hiçbir kitapta ana haberlerde rastladığım derecede korkunç ve insanı insanlıktan soğutan bir vaka okumadım. Mesela, yavru bir kediye zevk için işkence yapıldığı bir bölüm var. Normal şartlarda bunu hayal bile edememem gerek değil mi? Oysa o küçücük kediye yapılanları okurken aklımdan kapkara ve dünyalar güzeli bakışlarıyla unutmamı mümkün kılmayan bir köpek geçti. Bunu okurken sizin de aklınıza aynı kare geldi ve o dondurucu kötülüğü vasat bir suça çevirdi hemen zihnimiz. Şimdi bu kitap mı kötü yoksa bu kötülüğü içinde barındırabilen biz insanlar mı kötüyüz? Bazı sorular insanı huzursuz ediyor. Bazı cevaplar ise daha çok...
Baba eksikliği, insanın tutkularından yoksun kaldığında nasıl sıradan ve mutsuz bir hayata sahip olduğu, tıpkı benim bir harfi büyük yazarak anlamı değiştirmem gibi küçücük bir değişimin çocuklarda nasıl büyük izler bırakabildiği... Hepsini kımıltılı bir huzursuzlukla okumayı kabul ediyorsanız, hiç vakit kaybetmeyin.✨
Read more
Köyün birinde bir yaşlı adam varmış. Çok fakirmiş ama Kral bile onu kıskanırmış. Öyle dillere destan ...
Media Removed
Köyün birinde bir yaşlı adam varmış. Çok fakirmiş ama Kral bile onu kıskanırmış. Öyle dillere destan bir beyaz atı varmış ki, Kral bu at için ihtiyara büyük bir servet teklif etmiş ama adam satmaya yanaşmamış. “Bu at, sadece bir at değil benim için; bir dost. İnsan dostunu satar mı?” demiş. ... Köyün birinde bir yaşlı adam varmış. Çok fakirmiş ama Kral bile onu kıskanırmış. Öyle dillere destan bir beyaz atı varmış ki, Kral bu at için ihtiyara büyük bir servet teklif etmiş ama adam satmaya yanaşmamış. “Bu at, sadece bir at değil benim için; bir dost. İnsan dostunu satar mı?” demiş. Bir sabah kalkmışlar ki, at yok. Köylü ihtiyarın başına toplanmış: “Seni ihtiyar bunak, bu atı sana bırakmayacakları, çalacakları belliydi. Krala satsaydın, ömrünün sonuna kadar beyler gibi yaşardın. Şimdi ne paran var, ne de atın” demişler.İhtiyar: “Karar vermek için acele etmeyin” demiş. “Sadece at kayıp” deyin, “Çünkü gerçek bu. Ondan ötesi sizin yorumunuz ve verdiğiniz karar. Atımın kaybolması, bir talihsizlik mi, yoksa bir şans mı? Bunu henüz bilmiyoruz. Çünkü bu olay henüz bir başlangıç. Arkasının nasıl geleceğini kimse bilemez.”Köylüler ihtiyara kahkahalarla gülmüşler. Aradan 15 gün geçmiş ve at bir gece ansızın dönmüş. Meğer çalınmamış, dağlara gitmiş. Dönerken de, vadideki 12 özgür atı peşine takıp getirmiş. Bunu gören köylüler toplanıp ihtiyara gidip özür dilemişler. “Sen haklı çıktın. Atının kaybolması bir talihsizlik değil adeta bir devlet kuşu oldu senin için, şimdi bir at sürün var” demişler.”Karar vermek için yine acele ediyorsunuz” demiş ihtiyar. “Sadece atın geri döndüğünü söyleyin. Bilinen gerçek sadece bu. Ondan ötesinin ne getireceğini henüz bilmiyoruz.”Köylüler bu defa açıkça ihtiyarla dalga geçmemişler ancak içlerinden “Bu ihtiyar sahiden saf” diye geçirmişler. Bir hafta geçmeden, vahşi atları terbiye etmeye çalışan ihtiyarın tek oğlu attan düşmüş ve ayağını kırmış. Evin geçimini sağlayan oğul şimdi uzun zaman yatakta kalacakmış. Köylüler gene gelmişler ihtiyara. “Bir kez daha haklı çıktın” demişler. “Bu atlar yüzünden tek oğlun, bacağını uzun süre kullanamayacak. Oysa sana bakacak başkası da yok. Şimdi eskisinden daha fakir, daha zavallı olacaksın” demişler. İhtiyar “Yine erken karar veriyorsunuz” diye cevap vermiş.“O kadar acele etmeyin. Oğlum bacağını kırdı. Gerçek bu. Ötesi sizin verdiğiniz karar. Ama acaba ne kadar doğru. Hayat böyle küçük parçalar halinde gelir ve ondan sonra neler olacağını asla bilemezsiniz”.Birkaç hafta sonra düşmanlar hanedan**
Read more
Aslında bu yılın bir konsepti vardı bir elimde 3, diğer elimde 0 uçan balonları sallayarak video ...
Media Removed
Aslında bu yılın bir konsepti vardı bir elimde 3, diğer elimde 0 uçan balonları sallayarak video çekecektim lakin olmadı, şarkı bile hazırdı sürpriz bozulmasın belki sonra çekerim diye şarkıyı tabi ki de söylemeyeceğim çok beklersiniz. Az önce 29. Yaşımla vedalaştık başladığımız gibi ... Aslında bu yılın bir konsepti vardı bir elimde 3, diğer elimde 0 uçan balonları sallayarak video çekecektim lakin olmadı, şarkı bile hazırdı sürpriz bozulmasın belki sonra çekerim diye şarkıyı tabi ki de söylemeyeceğim çok beklersiniz. Az önce 29. Yaşımla vedalaştık başladığımız gibi bitirdik ilişkimizi, gece yarısı cırcır böceklerinin öttüğü hafif esen sahil kenarında bir çardakta son sohbetimizi yaptık, ellerimizde Bomontilerimizle “çok eğlendim, ilk gün yaptığımız konuşmada eğleneceğimizi biliyordum ama bu kadar eğleneceğimiz aklıma gelmezdi” dedi ve ekledi “başlarda çok eğlendiğimiz için sonlarda biraz ağırdan aldım 30’a hazırladım seni o yüzden sonsuz vedaları soktum hayatına, inzivaya çekilmene vesile olacak oyunlar yaptım, affet” dedi. “Herkes gibi 30 sana şunu getirir, senden şunu götürür demeyeceğim, sen zaten neyin ne olduğunu biliyorsun, tekamülüne gönlün nasıl istiyorsa öyle devam et Naksu’cuğum yaşadıkların her zaman yanına kar kalacak, eğer bir şey söylerse sen 30’a o kadar kulak asma” dedi son yudumunu aldı şişeyi masaya bıraktı ve gitti, arkasından el bile sallayamadım öylece bakakaldım. Şimdi 30’la oturuyoruz, önce masada derin bir sessizlik vardı ilk oturduğunda başımızla birbirimize selam verdik uzunca bir süre bekledik konuyu ilk kim açacak diye ya da o hiç bir zaman konuya girmeyecekti de ben bekledim. 20’li yaşlardan daha yeni ayrılamamanın vermiş olduğu delilikle bodoslama girdim konuya, “benim hayallerim var” dedim “biliyorum” dedi net bir ses tonu ile, “aklım hep bir karış havada öyle ağır olamam ben, bekleme sakın” dedim, “beklemiyorum” dedi aynı tonda, “Burnumun diki...” diye cümleye başlayacaktım ki “biliyorum her şeyden haberim var, hala çocukça hayallerinin peşinden koşuyorsun, özgürlüğün kısıtlandığı anda içinden bir canavar çıkıyor, ‘ben gidiyorum’ diye çekip gidiyorsun, salaklığa asla tahammül edemiyorsun gibi nice durumdan haberim var sen merak etme” diye araya girdi. Yine sustuk o ufuka bakıyor ben elimdeki şişeye bakıyordum ki yine tutamadım çenemi “eee ne yapacağız?” dedim. Kafasını kaldırdı, gülümsedi…Öyle korkulacak bir gülümseme değildi içten hani böyle bazen yeni biriyle tanışırsın sanki hep onunla tanışmayı beklersin (⬇)
Read more
“Neden hayat böyle trajik, bir uçurumun üzerindeki daracık bir kaldırım gibi?” İclal Balcı Akça
Media Removed
“Neden hayat böyle trajik, bir uçurumun üzerindeki daracık bir kaldırım gibi?” İclal Balcı Akça “Neden hayat böyle trajik,
bir uçurumun üzerindeki daracık bir kaldırım gibi?” İclal Balcı Akça
Hayat böyle davrandıkça sert, bir iki ağlıyor, yoruluyor, bitkin düşüyorsun. Sonra düşünüyorsun ...
Media Removed
Hayat böyle davrandıkça sert, bir iki ağlıyor, yoruluyor, bitkin düşüyorsun. Sonra düşünüyorsun sert bir komutan gibi hamlelerini hesaplıyorsun. Üzerindeki tozları silkip tekrardan başlıyorsun. Hayat böyle davrandıkça sert, bir iki ağlıyor, yoruluyor, bitkin düşüyorsun. Sonra düşünüyorsun sert bir komutan gibi hamlelerini hesaplıyorsun. Üzerindeki tozları silkip tekrardan başlıyorsun.
Kahveler benden <span class="emoji emoji2615"></span>️ Günaydıııııııın <span class="emoji emoji1f496"></span> Hani soruyorsunuz ya hiç üzülmez misiniz diye bu kahve sohbetinde ...
Media Removed
Kahveler benden ️ Günaydıııııııın Hani soruyorsunuz ya hiç üzülmez misiniz diye bu kahve sohbetinde cevap vereyim🏻‍♀️ Offf ben yapı olarak zaten duygusalım, çok kafaya takar, çok üzülürüm dönem dönem. Herkes gibi... Burada paylaşılamayacak çook çok şey var... Hepimizin yürüdüğü ... Kahveler benden ☕️ Günaydıııııııın 💖
Hani soruyorsunuz ya hiç üzülmez misiniz diye bu kahve sohbetinde cevap vereyim💁🏻‍♀️ Offf ben yapı olarak zaten duygusalım, çok kafaya takar, çok üzülürüm dönem dönem. Herkes gibi... Burada paylaşılamayacak çook çok şey var... Hepimizin yürüdüğü yol gerçekten zor. Hiç kimse hayat bana lay lay lom demiyor!
Aniden karşımıza çıkan istemediğimiz olaylara, “ooo sizi hiç beklemiyorduk, bir siz eksiktiniz ama ne yapalım hoşgeldiniz” diyebiliyor muyuz? Valla hoşgeldiniz demek bazen çook çok çok zor oluyor. Hoşgeldiniz yerine “neden ben!”, “Allahım ben ne yaptım da bunlar başıma geldi” diye isyan etmek bazen daha kolay geliyor.
Ben şuna inanıyorum. Hayatta karşıma bir zorluk, bir engel çıkıyorsa o anda düşünmemi, öğrenmemi gerektiren bir durum var. Zorluk yoksa başarı olmuyor, zorluk yoksa gelişim oluyor. Tabi önce durumu sindirip, kabullenme sürecinde isyaaaaaaan😫
Önce isyan, sonra kabul, ardından çaba ve başarı, sonra huzur vem mutluluk ve tekrar hooop başa isyan…Hayat böyle bir döngü sanırım…
Read more
Bir makina kullanıyorum. Göz lensine özel bir floresan ışık gönderiyor. Işığın kırılmasıyla ...
Media Removed
Bir makina kullanıyorum. Göz lensine özel bir floresan ışık gönderiyor. Işığın kırılmasıyla ilgili bir hesaplama ile AGE -ileri glikoziler çöp ürünler ölçüyor. Bu da bize yaş grubuna göre yaşlanma hızı hakkında fikir veriyor. Üstteki hastamız hızlı yaşlanıyor çıktı. Kilosu ... Bir makina kullanıyorum.
Göz lensine özel bir floresan ışık gönderiyor.
Işığın kırılmasıyla ilgili bir hesaplama ile AGE -ileri glikoziler çöp ürünler ölçüyor.
Bu da bize yaş grubuna göre yaşlanma hızı hakkında fikir veriyor.
Üstteki hastamız hızlı yaşlanıyor çıktı.
Kilosu yok, sigara yok, hastalığı yok. ..
sebep; burun içi ful polip dolu nefes alamıyor. ..
Makinadan anladığım,
En kötü çıkanlar;
sigara içen-
apneli-
burnu tıkalı gibi
vücuduna az oksijen girenler.
En iyi çıkanlar,
İyi beslenmenin üstüne “spor” ekleyenler.
Benimki de iyi , iğneler, cuuslar, vitaminler sağolsun.
Ancak spor olsa tam bomba.
Neyse .. işte böyle bişeler.
Riçirt da baba olmuş yeniden.
Güllaç riçırt. Hayatımızın aşkıydı.
Read more
Evdeki kıyafetler çoğaldıkça bana afakanlar basıyor😕😕 Sadeleşmeye çalışanlar anlayacaklar ...
Media Removed
Evdeki kıyafetler çoğaldıkça bana afakanlar basıyor😕😕 Sadeleşmeye çalışanlar anlayacaklar beni. Ne kirlisi, ne ütüsü bir türlü bitmiyor. 🏻.. Bu fotoğraf geçtiğimiz yıllarda İpeğin dolabı.. Bu yılki dolabını da çekeceğim sizin için ilk fırsatta. Şuan toplamda 3 elbisesi var İpeğin ... Evdeki kıyafetler çoğaldıkça bana afakanlar basıyor😕😕 Sadeleşmeye çalışanlar anlayacaklar beni. Ne kirlisi, ne ütüsü bir türlü bitmiyor. 👇🏻..
Bu fotoğraf geçtiğimiz yıllarda İpeğin dolabı.. Bu yılki dolabını da çekeceğim sizin için ilk fırsatta. Şuan toplamda 3 elbisesi var İpeğin ve halimizden ikimiz de çok memnunuz☺️🙏🏻. Biri her türlü düğün, kına vs için 😂 çok severek giydiği pullu bir elbise, diğer ikisi günlük elbiseler.. Bitti gitti. Missler gibi☺️🙏🏻 Elbise aramak için zamanımız da, paramız da, yıkaması ütüsü için enerjimiz de bize kalıyor. Doya doya giyebiliyor hepsini ve seyahatlerimizde bavulumuz artık daha hafif 👌🏻☺️Sırf bunun için bile değer! Hayat böyle inanın çok daha güzel. #sadelikgüzelliktir #azçoktur #lessismore
Read more
 #Repost @bikitapokudum with @get_repost ・・・ #ölenedekberaberiz #okudumbitti _____________________________ #alıntı Fotoğraflara ...
Media Removed
#Repost @bikitapokudum with @get_repost ・・・ #ölenedekberaberiz #okudumbitti _____________________________ #alıntı Fotoğraflara bakmak kolay değildi. Bu kadınların arasındaki şaşırtıcı benzerlikleri görmemekte bir o kadar zordu. Hepsi yirmilerindeydi. Hepsi güzel ... #Repost @bikitapokudum with @get_repost
・・・
#ölenedekberaberiz
#okudumbitti
_____________________________
#alıntı
Fotoğraflara bakmak kolay değildi.
Bu kadınların arasındaki şaşırtıcı benzerlikleri görmemekte bir o kadar zordu. Hepsi yirmilerindeydi. Hepsi güzel komşu kızı edasındaki hoş kızlardı. Hepsi sarışındı.
Ve hepsi hafiften bana benziyordu.
Tıpkı benim, Damat'ın on yıl önceki kurbanlarına benzemem gibi.
#kitapyorumu
Dex maratonunun ilk kitabı olarak seçtiğim Ölene dek beraberiz kitabının yorumuyla geldim.
Yazarın kitaplarının methini fazlasıyla duymuş ve merak etmiştim ama bu kadar cok seveceğimi tahmin etmiyordum.
Çok ama çok güzeldi 😍
Her şey o kadar kararında anlatılmış ki, eleştiri olarak keşke şu da şöyle olsaydı diyeceğim bir tarafı olmadı.
Gelelim kitabın konusuna;
Bir seri katil, takma adı Damat.
Kaçırdığı kızlara türlü işkenceler ederek ve öldürüyor ve cesetlerini belirli bir yere bırakıyor.
Sasha'da bu talihsiz kızlardan biri ama onu diğer kızlardan ayıran özelliği Damat'ın elinden sağ kurtulabilen tek kadın olması.
Bu olaydan sonra uzun bir tedavi süreci geçiren Sasha, kasabasından ayrılıyor ve kitabımız Sasha'nın on yıl sonra yaşadığı yere geri dönmesiyle başlıyor.
Annesinin işlettiği otele dönerek eski hayatını yeniden kurmayı planlayan Sasha için işler hiçte kolay olmuyor.
Ardı ardına talihsiz olaylar yaşamaya başlayan Sasha, asıl şoku yeni bir kadın cinayeti ile yaşıyor.
Ard arda yaşanan ölümler Sasha'nın geçmiste unutmak istediği kabusları yeniden gün yüzüne çıkarırken tek desteği yıllar önce ardında bıraktığı tek aşkı Cole'dur.

Bir yandan katil kim sorusuna cevap ararken bir yandan gerildim bunun yanında da Cole ve Sasha'yı okurken aşklarına hayran oldum.
Bir kitapta hem polisiye hem de aşk ancak bu kadar güzel anlatilabilirdi.
Çok ama çok sevdim.💖
Kesinlikle tavsiyemdir.
🌟🌟🌟🌟🌟
@dexpub
#dexmaratonu nun bir sonraki kitabinda görüşmek dileğiyle.🙋
.
.
.
Mutlu akşamlar diliyorum kitap dostlarım 💐
Seviliyorsunuz 💕
.
.
.
#dexpub #dexyayinlari #dexmaratonu #ölenedekberaberiz #kitapyorumu #kitaptavsiyesi # #bikitapokudum #booking #bookstagram #book
Read more
🕰 Tam otuz yıl saatim işlemiş ben durmuşum, Gökyüzünden habersiz uçurtma uçurmuşum. Diyorlar ...
Media Removed
🕰 Tam otuz yıl saatim işlemiş ben durmuşum, Gökyüzünden habersiz uçurtma uçurmuşum. Diyorlar Bana, kalsın şiirde sözde yerde, Sen araştır, göklere çıkan merdiven nerde. Anladım işi; San’at ALLAH’ı aramakmış, Marifet bu, gerisi yalnız çelik çomakmış. Zehirle pişmiş aşı yemeye ... 🕰
Tam otuz yıl saatim işlemiş ben durmuşum,
Gökyüzünden habersiz uçurtma uçurmuşum.
Diyorlar Bana, kalsın şiirde sözde yerde,
Sen araştır, göklere çıkan merdiven nerde.
Anladım işi; San’at ALLAH’ı aramakmış,
Marifet bu, gerisi yalnız çelik çomakmış.
Zehirle pişmiş aşı yemeye kimler gelir?
Dilsizce, yalnız ALLAH (C.C.) demeye kimler gelir?
Seni aramam için beni uzağa attın,
Alemi benim, beni Kendin için yarattın.
Tel tel iplik iplikte dikseler ağzımı,
Tek ses duysalar; ALLAH (C.C.) yoklayanlar nabzımı.
Tutuşturanlar, lûgat kitabını elime,
Bilsin; ALLAH’tan (C.C.) başka bilmiyorum kelime.
Rabbim, Rabbim, bu işin bildim neymiş türkçesi,
Senin aşkın ateştir, ateşin gül bahçesi.
Göz kaptırdığım renkten, kulak verdiğim sesten,
Affet Senden habersiz aldığım her nefesten.
O ALLAH’ın (C.C.) emriyle kâinat Efendisi (SAV),
Varlığın tacı, varlık nurunun ta kendisi.
Müjdecim, kurtarıcım, Efendim, Peygamberim,
Sana uymayan ölçü hayat olsa teperim.
Gözüm, aklım, fikrim var deme, hepsini öldür,
Sana göl gibi gelen, O göl diyorsa göldür.
Eklense de başıma dünyada kaç baş varsa,
Başım onlarım hepsi içinsecdeye varsa.
O yüz, her hattı tevhid kaleminden bir satır,
O yüz ki göz değince ALLAH’ı (C.C.) hatırlatır.
Sual: Ey veli, insan nasıl olmalı söyle,
Cevap: son anda nasıl olacaksa, hep öyle.
Biri aşk, biri nefret, bizim kanadımız çift,
Ateş saçmalı ki Nûr, erisin kapkara zift.
Büyük Randevu, bilsem nerede saat kaçta,
Tabutumun tahtası bilsem hangi ağaçta.
Hasis sarraf, kendine bir başka kese diktir,
Artık boş odalarda ölümü bekliyorum.
Bu dünyada renk, nakış, lezzet, ne varsa küsüm,
Gözümde son marifet, Azrail’e (A.S.) tebessüm.
Ölüm ölene bayram, bayrama sevinmek var,
Oh ne güzel bayramda tahta ata binmek var.
O demde ki perdeler kalkar, perdeler iner,
Azrail’e (A.S.) “hoş geldin” diyebilmekte hüner.
Öleceğiz, müjdeler olsun, müjdeler olsun,
Ölümüde öldüren Rabb’e secdeler olsun.
Ölüm güzel şey, budur perde ardından haber,
Hiç güzel olmasaydı, ölür müydü Peygamber (SAV) ?
(Necip Fazıl Kısakürek)
.
#necipfazılkısakürek #nfk #şiir #osmanlıca #saat #sümbül #çiçek #meşk #ahşap #flowers #flower #flower_daily #ottoman #osmanlıcasaat #wooden #wood #mimahşap #photography #igdaily #iger
Read more
 #Repost @sonkahvebukucu (@get_repost) ・・・ #kitapyorumu Bir sabah uyandığınızda hayatınızın ...
Media Removed
#Repost @sonkahvebukucu (@get_repost) ・・・ #kitapyorumu Bir sabah uyandığınızda hayatınızın aşkının ismi göğsünüzde yazsa ve bu hayatınızda olan kişi olmasa ne yapardınız? İnsanlar hayatlarının aşkını bulmak için onları ararlardı. Tabii bu altı yıl önceydi! Bir sabah insanlar ... #Repost @sonkahvebukucu (@get_repost)
・・・
#kitapyorumu Bir sabah uyandığınızda hayatınızın aşkının ismi göğsünüzde yazsa ve bu hayatınızda olan kişi olmasa ne yapardınız?

İnsanlar hayatlarının aşkını bulmak için onları ararlardı. Tabii bu altı yıl önceydi! Bir sabah insanlar uyandığında artık hayatlarını sonsuza kadar geçirecekleri kişilerinin isimlerinin göğüslerinde yazdıklarını fark ettiler. Kimse bunun nasıl olduğunu anlamadılar. Artık aşklar eskisi gibi zor ve güzel değildi.

Sokak sokak gezerek yukarıda sorduğumuz soru işte bu kitaba ait. Açıkçası kitabı okuyana kadar aklıma böyle bir şey yapmak gelmedi ama kitabı okurken bu soru aklıma öylesine yerleştiki acaba sorusunun cevabını bulmadan duramadım çünkü kitabın kurgusu sizi bu soruyu sokak sokak sordurtacak kadar kusursuzdu. Yazar gerçekte de yarattığı bu soruyu size empoze ettirecek kadar iyi bir işçilik çıkarmış. Kurgusu, karakter betimlemesi, kitabın dili gerçek anlamda bir bütün olarak sizi kendine çekiyor ve size sadece kahkaha atmak kalıyor. Umarım yazarın ikinci kitabı çok hızlı gelir çünkü yazara uzun süreli bir veda etmek istemiyorum!
Read more
 #ahmetumit in #beyoğlurapsodisi nefis eserinden hemen sonra #aşkköpekliktir adlı eserini okudum. ...
Media Removed
#ahmetumit in #beyoğlurapsodisi nefis eserinden hemen sonra #aşkköpekliktir adlı eserini okudum. Hangisi daha güzeldir? diye sorarsanız; inan ikisi de enfesti. Ahmet ümitin sevdiğim en güzel huyu karakterleri iyi yansıtması, karrkter öyle bir kişi ki, hayatınızdaki iyi tanıdığınız ... #ahmetumit in #beyoğlurapsodisi nefis eserinden hemen sonra #aşkköpekliktir adlı eserini okudum. Hangisi daha güzeldir? diye sorarsanız; inan ikisi de enfesti. Ahmet ümitin sevdiğim en güzel huyu karakterleri iyi yansıtması, karrkter öyle bir kişi ki, hayatınızdaki iyi tanıdığınız güzel huylu biri olabiliyor... Hemen tanıyorsunuz o kişiyi... Beyoğlu Rapsodisi eserindeki Kenan, Nihat gibi..... Aşk köpekliktir adlı eserindeki Ayşe, Stefan, Rafo gibi... Hatta Vakas Dede gibi.... Ve şimdi hakkında hiç bilgi sahibi olmadığım Bab-ı Esrar adlı eserine başlıyorum.. Unutmayın Ahmet ümitin yabancı müziğe olan düşkünlüğünü yakalayabilirsiniz eserlerinin tümünde. Müziklerin hepsi birbirinden güzeldir. Konusu ne olursa olsun.. Ahmet ümit okurunu tatsız bırakmaz diye düşündüğümden şimdiden güzel ve akıcı bir kitap okuyacağım hissi var bende. Siz değerli arkadaşlarıma da öneriyorum kitap okumayı.. #mehmetserifaliozer
Read more
Öykü ve şiir çocuk edebiyatında henüz doğruca yorumlanabilen türler değil. Şiir deyince illa ...
Media Removed
Öykü ve şiir çocuk edebiyatında henüz doğruca yorumlanabilen türler değil. Şiir deyince illa bağırarak okunması gereken kahramanlık temalılardan haricini, öykü deyince de pedagojik açıdan en büyük tartışmalara sebebiyet veren Ömer Seyfettin'den ötesini düşünemiyoruz. Ders kitapları ... Öykü ve şiir çocuk edebiyatında henüz doğruca yorumlanabilen türler değil. Şiir deyince illa bağırarak okunması gereken kahramanlık temalılardan haricini, öykü deyince de pedagojik açıdan en büyük tartışmalara sebebiyet veren Ömer Seyfettin'den ötesini düşünemiyoruz. Ders kitapları da ne yazık ki bu kalıpları aşamıyor, kıramıyor. Öğretmenlerimiz ve ebeveynler de yeni nesil öykü ve şiirden habersiz. Hâl böyle olunca da çocuklara edebiyatı sevdirmek hayal olarak kalıyor. Mevzuya Okur'un son sayısında ayrıntılı işlediğimiz için daha fazla değinmeyeceğim.
.
Tudem çocuk edebiyatına güncel, orijinal bir bakış açısı kazandırdığından benim için önemli. Bu kitap için de fazla konuşmadan sizi tanıtım bülteniyle baş başa bırakayım.
.
"Öyküleri Varlık, Sarnıç, Kitapçı gibi dergilerde yayımlanan Elif Yonat Toğay, Bir Şeyler Yapmam Gerek kitabında kıvrak kalemi ve eşsiz mizah anlayışıyla sıradan durumları sıra dışı hikâyelere dönüştürüyor. Yazar, anne ve babasının sorunlarını tek başına çözemeyeceğini anladığı için kardeş isteyen bir çocuğun ya da kulaktan kulağa yayılan haberlerle sevgili öğretmenlerinin başına gelmedik bırakmayan bir okul dolusu öğrencinin hayatın içinden, komik öykülerine imza atıyor. Okurlarını başrolde hayallerin ve büyüme sürecinin olduğu bir dünyaya davet eden bu eğlenceli kitap, öykülerinin şaşırtıcı sonlarıyla ters köşe yaptırıyor.
Hayal kurmak, dikkatli olmak, sorunlara çözüm bulmak, büyümek, hatta âşık olmak için mutlaka 'Bir Şeyler Yapmak Gerek' diyen bu eğlenceli kitap, çocukların gündelik yaşamda karşılaştıkları olayları ve verdikleri tepkileri mizahın ve kelimelerin gücüyle kısa öykülerde buluşturuyor."
Read more
Loading...
Load More
Loading...