Islamadinayalansoylediler Instagram Photos and Videos

Loading...


islamadinayalansoylediler Islam Adına Yalan Söylediler @islamadinayalansoylediler mentions
Followers: 909
Following: 2,076
Total Comments: 0
Total Likes: 0

KURAN'A GÖRE KADIN VE ERKEK AYNI ORTAMDA BULUNABİLİR Kuran’da insanlar için tüm toplumların ...
Media Removed
KURAN'A GÖRE KADIN VE ERKEK AYNI ORTAMDA BULUNABİLİR Kuran’da insanlar için tüm toplumların genel kabul göreceği ve toplumsal refah düzeyini yükselten evrensel hükümler vardır. Kuran’a göre dostlarımızın evlerinde hep bir arada ve ayrı ayrı bulunmamızda herhangi bir sakınca görülmemektedir. ... KURAN'A GÖRE KADIN VE ERKEK AYNI ORTAMDA BULUNABİLİR

Kuran’da insanlar için tüm toplumların genel kabul göreceği ve toplumsal refah düzeyini yükselten evrensel hükümler vardır. Kuran’a göre dostlarımızın evlerinde hep bir arada ve ayrı ayrı bulunmamızda herhangi bir sakınca görülmemektedir. Nitekim Rabbimiz Kuran'da; “… DOSTLARINIZIN (evlerin)den yemenizde bir güçlük yoktur. HEP BİR ARADA veya AYRI AYRI yemenizde de bir günah yoktur.” (Nur Suresi,61) " Ey insanlar, gerçekten, Biz sizi BİR ERKEK ve BİR DİŞİDEN yarattık ve BİRBİRİNİZLE TANIŞMANIZ İÇİN sizi HALKLAR ve KABİLELER (şeklinde) kıldık." (Hucurat Suresi,13) “…ERKEK ve KADIN müminler BİRBİRİNİN DOSTUDUR.. ”( Tevbe suresi, 71) diye buyurmaktadır.

Ayetlerden de anlaşıldığı üzere kadın ve erkeğin aynı ortamda bulunmaları yasak değildir. " KURAN'I, İYİCE OKUYUP DÜŞÜNMÜYORLAR MI ? Eğer o, Allah’tan başka birinin katından gelseydi, elbette ki onun içinde birçok ihtilaf bulacaklardı. (Nisa Suresi, 82)

Dolayısıyla, insanlar sosyal yaşam içerisinde evde, okulda, işte, otobüste, kafede, markette ve benzeri birçok yerde KADIN-ERKEK bir arada durabilir, konuşup sohbet edebilirler. Bunda dinen hiçbir sakınca bulunmamaktadır.
Read more
Loading...
GÜLMEK MUHTEŞEM BİR NİMETTİR VE HARAM DEĞİLDİR Kuran’daki din Müslümanlara hüznü yasaklamıştır. ...
Media Removed
GÜLMEK MUHTEŞEM BİR NİMETTİR VE HARAM DEĞİLDİR Kuran’daki din Müslümanlara hüznü yasaklamıştır. Müslüman dünyanın en mutlu insanıdır. Çünkü Allah’a tevekkül etmeyi, sabretmeyi, şükretmeyi bilen, Allah’a teslim olmuş bir varlıktır. Gelecekten endişe duymaz, başına gelen zorlukların ... GÜLMEK MUHTEŞEM BİR NİMETTİR VE HARAM DEĞİLDİR

Kuran’daki din Müslümanlara hüznü yasaklamıştır. Müslüman dünyanın en mutlu insanıdır. Çünkü Allah’a tevekkül etmeyi, sabretmeyi, şükretmeyi bilen, Allah’a teslim olmuş bir varlıktır. Gelecekten endişe duymaz, başına gelen zorlukların hayırla yaratıldığını bilir, her şeyin bir kader üzere gerçekleştiğinin farkındadır ve ölüm onun için bir son değil, Allah’a ve sonsuz hayata kavuşma anıdır. Kuran’da Allah, iman edenlere cennetin müjdesini vermektedir. Bütün bunlar zaten Müslümanların sevinmesi içindir. Allah bizim dünyada da cennet ahlakı göstermemizi ister. Çünkü beğendiği ahlak odur.

Hüzün ve mutsuzluk ise Kuran’a göre inkar edenlerin vasfıdır.

Öyleyse kazandıklarının cezası olarak az gülsünler, çok ağlasınlar. (Tevbe Suresi, 82)

Dediler ki: “Rabbimiz, mutsuzluğumuz bize karşı üstün geldi, biz sapan bir topluluk imişiz.” (Müminun Suresi, 106)

Görüldüğü gibi Kuran’da mutsuzluk, inkar edenlere yakıştırılmıştır. Ayete göre bu kişiler ahirette sapkınlıkların gerekçesi olarak “mutsuzluğa yenik düştüklerini” söylemektedirler. Dolayısıyla mutsuzluk Allah’ın istediği bir şey değildir. Kuran’da inkarcılara mutsuzluk, iman edenlere ise neşe yakıştırılmıştır.

Yine ayetlerde Allah, mutsuzlukları nedeniyle Kuran’ın öğüdünü almaktan kaçınanları haber verir:

Allah’tan ‘İçi titreyerek korkan’ öğüt alır-düşünür. ‘Mutsuz-bedbaht’ olan ondan kaçınır. (A’la Suresi, 10-11)

Ve Yüce Allah, üzüntüyü tüm Müslümanlara yasaklamıştır:
Gevşemeyin, üzülmeyin; eğer (gerçekten) iman etmişseniz en üstün olan sizlersiniz. (Âl-i İmrân Suresi. 139)

İşte bağnazlar, Allah’ın bu ayetlerini mevzu hadisleri bahane ederek kendilerince hükümsüz kılmaya çalışırlar. Müslümanlara, Allah’ın inkarcılara yakıştırdığı hüznü uygun görürler. Ruhun, bedenin en büyük ihtiyacı olan neşeyi-sevinci yok etmek isterler. Oysa bu Allah’ın istediği bir şey değildir. Allah cenneti bir sevinç yurdu olarak yaratmıştır.
Read more
KURAN'DAKİ TÜM HÜKÜMLER İLK GÜNKÜ GİBİ GEÇERLİDİR HİÇBİR AYETİN HÜKMÜ KALKMAMIŞTIR Bakara ...
Media Removed
KURAN'DAKİ TÜM HÜKÜMLER İLK GÜNKÜ GİBİ GEÇERLİDİR HİÇBİR AYETİN HÜKMÜ KALKMAMIŞTIR Bakara Suresi 106. Ayete Göre Neshedilen Kuran Ayetleri Değil Mesaj yada Mucizelerdir. Bakara 106. Ayette konuyu oluşturan “ayet” kelimesi Kuran’da 84 kez bu ayetteki kullanımı olan tekil şekli ... KURAN'DAKİ TÜM HÜKÜMLER İLK GÜNKÜ GİBİ GEÇERLİDİR

HİÇBİR AYETİN HÜKMÜ KALKMAMIŞTIR

Bakara Suresi 106. Ayete Göre Neshedilen Kuran Ayetleri Değil Mesaj yada Mucizelerdir.

Bakara 106. Ayette konuyu oluşturan “ayet” kelimesi Kuran’da 84 kez bu ayetteki kullanımı olan tekil şekli ile kullanılmıştır. Kuran’da ve arapçadaki kullanımı ile “ayet” kelimesi; “mucize” “delil” “işaret” “sistem” “ hüccet” “belge” ve “mesaj” gibi birçok anlam teşkil eder. Kuran’daki kullanımı da bu şekildedir. Kuran’da eğer Allah, Kuran ayetlerini anlatacak ve kastedecekse “ayet” kelimesinin çoğulu olan “ayat” kelimesini kullanır. Ayat kelimesi hem Kuran ayetlerini hem de delil gibi diğer anlamları kapsar ancak, Kuran’ın hiç bir yerinde tekil kullanımı ile Kuran ayetleri kastedilmez. Eğer Kuran’da tekil olarak ayet kelimesi geçiyorsa bu mutlaka delil, sistem, mucize gibi anlamlardadır. Kuran ayetleri kastedilecekse çoğul kelime olan”ayat” kullanılır, Kuran’ın bütününde bu detay çok mucizevi bir şekilde gözetilmiştir. Bakara 106. Ayette geçen “ayet” kelimesi de tekildir ve asla Kuran ayetleri konu edilmez. Dolayısıyla Kuran’dan “ayetlerin neshedilmesi (yani hükmünün kaldırılması) gibi bir şey söz konusu değildir. "Ayetlerimizi etkisiz bırakmak için çaba harcayanlar; işte onlar da azabın içine getirilmişlerdir." (Sebe Suresi 38)

Allah’ın ayetlerini etkisiz ve hükümsüz bırakmaya çabalayanlar var. Bakara Suresi 106. Ayette bahsedilen nesih konusu Kuran ayetleri arasında değildir, ayette bahsi geçen konu daha önceden yollanan mesaj (sistem) ya da mucizelerdir. Ancak, bağnaz ve Kuran’a güvenmeyen, Allah’ın ayetlerinin birbirini hükümsüz bıraktığı gibi şeytani bir konuya inanan insanlar var. Bu kişiler kendilerine "Müslüman" diyorlar ama Allah'ın Kitabına güvenmiyorlar.
Oysa Allah; Kitabının eksiksiz, tam, apaçık ve bizzat Kendisi tarafından açıklanmış mükemmel bir kitap olduğunu bildiriyor. Eğer Kuran ayetleri arasında nesih yani hükümlerin yürürlükten kalktığı gibi bir sistem olmuş olsa, Kuran (haşa) çelişkili ve hükümsüz bir kitap olurdu. Halbuki ayetler arasında hükmü kalkan hiç bir ayet yoktur, Kuran’ın bütün ayetleri kıyamete kadar geçerlidir, hem yazılı olarak hem de hüküm olarak bakid
Read more
KURAN'DAKİ TÜM HÜKÜMLER İLK GÜNKÜ GİBİ GEÇERLİDİR HİÇBİR AYETİN HÜKMÜ KALKMAMIŞTIR Bakara ...
Media Removed
KURAN'DAKİ TÜM HÜKÜMLER İLK GÜNKÜ GİBİ GEÇERLİDİR HİÇBİR AYETİN HÜKMÜ KALKMAMIŞTIR Bakara Suresi 106. Ayete Göre Neshedilen Kuran Ayetleri Değil Mesaj yada Mucizelerdir. Bakara 106. Ayette konuyu oluşturan “ayet” kelimesi Kuran’da 84 kez bu ayetteki kullanımı olan tekil şekli ... KURAN'DAKİ TÜM HÜKÜMLER İLK GÜNKÜ GİBİ GEÇERLİDİR

HİÇBİR AYETİN HÜKMÜ KALKMAMIŞTIR

Bakara Suresi 106. Ayete Göre Neshedilen Kuran Ayetleri Değil Mesaj yada Mucizelerdir.

Bakara 106. Ayette konuyu oluşturan “ayet” kelimesi Kuran’da 84 kez bu ayetteki kullanımı olan tekil şekli ile kullanılmıştır. Kuran’da ve arapçadaki kullanımı ile “ayet” kelimesi; “mucize” “delil” “işaret” “sistem” “ hüccet” “belge” ve “mesaj” gibi birçok anlam teşkil eder. Kuran’daki kullanımı da bu şekildedir. Kuran’da eğer Allah, Kuran ayetlerini anlatacak ve kastedecekse “ayet” kelimesinin çoğulu olan “ayat” kelimesini kullanır. Ayat kelimesi hem Kuran ayetlerini hem de delil gibi diğer anlamları kapsar ancak, Kuran’ın hiç bir yerinde tekil kullanımı ile Kuran ayetleri kastedilmez. Eğer Kuran’da tekil olarak ayet kelimesi geçiyorsa bu mutlaka delil, sistem, mucize gibi anlamlardadır. Kuran ayetleri kastedilecekse çoğul kelime olan”ayat” kullanılır, Kuran’ın bütününde bu detay çok mucizevi bir şekilde gözetilmiştir. Bakara 106. Ayette geçen “ayet” kelimesi de tekildir ve asla Kuran ayetleri konu edilmez. Dolayısıyla Kuran’dan “ayetlerin neshedilmesi (yani hükmünün kaldırılması) gibi bir şey söz konusu değildir. "Ayetlerimizi etkisiz bırakmak için çaba harcayanlar; işte onlar da azabın içine getirilmişlerdir." (Sebe Suresi 38)

Allah’ın ayetlerini etkisiz ve hükümsüz bırakmaya çabalayanlar var. Bakara Suresi 106. Ayette bahsedilen nesih konusu Kuran ayetleri arasında değildir, ayette bahsi geçen konu daha önceden yollanan mesaj (sistem) ya da mucizelerdir. Ancak, bağnaz ve Kuran’a güvenmeyen, Allah’ın ayetlerinin birbirini hükümsüz bıraktığı gibi şeytani bir konuya inanan insanlar var. Bu kişiler kendilerine "Müslüman" diyorlar ama Allah'ın Kitabına güvenmiyorlar.
Oysa Allah; Kitabının eksiksiz, tam, apaçık ve bizzat Kendisi tarafından açıklanmış mükemmel bir kitap olduğunu bildiriyor. Eğer Kuran ayetleri arasında nesih yani hükümlerin yürürlükten kalktığı gibi bir sistem olmuş olsa, Kuran (haşa) çelişkili ve hükümsüz bir kitap olurdu. Halbuki ayetler arasında hükmü kalkan hiç bir ayet yoktur, Kuran’ın bütün ayetleri kıyamete kadar geçerlidir, hem yazılı olarak hem de hüküm olarak bakid
Read more
KURAN'A GÖRE DÖVME YAPTIRMAK HARAM DEĞİLDİR Allah tüm haram ve yasakları Kuran ile bildirmiştir. ...
Media Removed
KURAN'A GÖRE DÖVME YAPTIRMAK HARAM DEĞİLDİR Allah tüm haram ve yasakları Kuran ile bildirmiştir. Kuran‘da haramlar muğlak bırakılmamıştır. İddia edilenin aksine dövme yapmanın haram olduğuna dair Kuran'da hiç bir hüküm yoktur. Müminler için SAKINILMASI GEREKEN HER KONU apaçık ... KURAN'A GÖRE DÖVME YAPTIRMAK HARAM DEĞİLDİR

Allah tüm haram ve yasakları Kuran ile bildirmiştir. Kuran‘da haramlar muğlak bırakılmamıştır. İddia edilenin aksine dövme yapmanın haram olduğuna dair Kuran'da hiç bir hüküm yoktur.
Müminler için SAKINILMASI GEREKEN HER KONU apaçık Kuran’da EKSİKSİZ olarak bildirilmiştir.
Allah, Enbiya Suresi,10. ayette; “Andolsun, size -BÜTÜN DURUMLARINIZI KAPSAYAN- zikrinizin içinde bulunduğu bir Kitap indirdik. Yine de akıllanmayacak mısınız?” (Enbiya Suresi, 10) diye buyurmaktadır

ALLAH, RAHMETİ SEBEBİYLE HARAMLARI SINIRLI TUTMUŞTUR. Geleneksel-mezhepçi yaklaşımı benimseyenler ise Allah’ın rahmetinin bir sonucu olan bu uygulamayı anlamamış, (Haşa) dinimiz eksikmiş gibi ilaveler yapmışlardır.

Dillerinizin yalan yere nitelendirmesi dolayısıyla şuna helal, buna haram demeyin. Çünkü Allah'a karşı yalan uydurmuş olursunuz. Şüphesiz Allah'a karşı yalan uyduranlar kurtuluşa ermezler (Nahl Suresi,116)

Kuran’da açıklanmayan her şey Allah’ın affettikleri kapsamındadır.
Dolayısıyla bizler haramları bir kısım tefsircilerin kendi zannı galibleriyle yaptıkları çıkarımlardan, ayetlere ekledikleri parantez içi yorumlardan veya mevzu hadislerden değil, doğrudan ayetin kendisinden öğreniriz.

Allah hükmünde hiç kimseyi ortak kılmaz, tek hüküm Sahibi olan Allah'tır.

Kuran’da bildirilmeyen bir hüküm için haram demek Müslüman’a yakışmaz. Dövme konusu da Allah’ın haram kılmadığı bir konudur. İddia edildiği gibi Peygamberimiz tarafından yasaklanmamıştır. Önemli olan temiz ve güvenli bir uygulama yapılmasıdır.

SONUÇ OLARAK DÖVME YAPTIRMAK KURAN’A GÖRE HARAM DEĞİLDİR.
Read more
DİNİ YAŞAMAK İÇİN KURAN YETERLİDİR İslam’da olmayanla, İslam’ı eleştirenlerin yapmış oldukları ...
Media Removed
DİNİ YAŞAMAK İÇİN KURAN YETERLİDİR İslam’da olmayanla, İslam’ı eleştirenlerin yapmış oldukları en büyük hata; İslam dışı kaynaklara ve geleneksel uygulamalara İslam diye sahip çıkmalarıdır. Peki, İslam’da olmayanla, İslam eleştirilir mi? Bu soruya en doğru cevabın verilmesi ... DİNİ YAŞAMAK İÇİN KURAN YETERLİDİR

İslam’da olmayanla, İslam’ı eleştirenlerin yapmış oldukları en büyük hata; İslam dışı kaynaklara ve geleneksel uygulamalara İslam diye sahip çıkmalarıdır. Peki, İslam’da olmayanla, İslam eleştirilir mi? Bu soruya en doğru cevabın verilmesi için en doğru sorunun sorulması lazım; doğru soru sorulduğunda hem yüzlerce temel sorunun cevabı olacak hem de dini anlamadaki yöntemimizi belirlemede bizlere yardımcı olacaktır.

Bütün bu anlam kargaşasına neden olan tek konu, “Dinin kaynağı nedir?” sorusunun sorulmamasıdır.Bakın, “Dinin kaynağı nedir?” sorusuna; Kur’an ayetleri incelendiğinde; net bir cevap verildiğini ve dinin tek geçerli kaynağının Kur’an olduğunun her fırsatta vurgulandığını çok rahatlıkla görürüz.

Din adına tek hüküm sahibinin yalnız Allah olduğu [Kehf,26], Allah’ın dininin Kur’an’ın indirilmesinin tamamlanmasıyla tamamlandığı [Enam,115], Allah’ın sözünden başka söz arayanların kınandığı [(Saffat, 154-157)- (Kalem -36,37)] , Peygamberimizin görevinin Allah’ın ayetlerini tebliğ etmek olduğu [(Maide-92)-( Maide-99)-( Rad-40),( Nahl-35), (Nahl-82)( Ankebut-18)-(Şura-48)] , Kur’an’ın detaylandırılmış ve apaçık bir kitap olduğu [(Nahl-89),( Enam-38), (Yasin-69)], hesap günü herkesin kitaptan sorumlu tutulacağı[Zuhruf,44] gibi ifadeler birçok ayette yer alır.
Kuran’ı kapalı/anlaşılmaz bir kitapmış gibi göstermek, tanıtmak çok yanlıştır. KURAN DIŞINDA HİÇBİR KİTABIN DİNİMİZİ DÜZENLEME YETKİSİ YOKTUR. Dünyada ki Müslümanların büyük bir çoğunluğunun hadislere, geçmiş alimlere uymuş olması, çoğunluğun bu yanlış tutumu gerçeğe dair bir delil değildir. Dünya’ya baktığımızda da, Hz. İsa'nın (Haşa!) Allah’ın oğlu olduğunu iddia eden büyük bir güruh da var. Atalar, geçmiş alimler, dedeler, babalarda aynı “çoğunluk” gibi gerçeği bildirmede, doğru yolu göstermede yetkili bir otorite değildirler. Bu çoğunluk, atalarının yanılmaz olduğunu düşünen, Allah’ın haram kılmadığı şeyleri, emretmediği şeyleri O’na izafe etmeye çalışan, Allah’ın dinini tahrif etmeye çalışan, dini zorlaştırıp insanları İslam’dan soğutmak isteyenlerdir.

Tüm bu süregelen kişisel/kitlesel yanlışların doğru cevabını sadece Kuran’da bulabiliriz. Kuran’da olm
Read more
Loading...
ÖLEN BİRİNİN ARDINDAN OKUNAN KURAN’IN O KİŞİYE HİÇBİR FAYDASI YOKTUR KURAN ÖLÜLER İÇİN DEĞİL ...
Media Removed
ÖLEN BİRİNİN ARDINDAN OKUNAN KURAN’IN O KİŞİYE HİÇBİR FAYDASI YOKTUR KURAN ÖLÜLER İÇİN DEĞİL YAŞAYAN İNSANLAR İÇİNDİR Kuran’ın, geçen zaman içinde Müslümanların hayatının merkezinden uzaklaştığını ve evlerde duvara asılarak el sürülmeyen bir kitap haline geldiğini görmekteyiz. ... ÖLEN BİRİNİN ARDINDAN OKUNAN KURAN’IN O KİŞİYE HİÇBİR FAYDASI YOKTUR

KURAN ÖLÜLER İÇİN DEĞİL YAŞAYAN İNSANLAR İÇİNDİR

Kuran’ın, geçen zaman içinde Müslümanların hayatının merkezinden uzaklaştığını ve evlerde duvara asılarak el sürülmeyen bir kitap haline geldiğini görmekteyiz. Allah, Furkan Suresi’nin 30. Ayetinde peygamberimizin dilinden bu konuya dikkat çekmiştir.
Ve elçi dedi ki: "Rabbim gerçekten benim kavmim, bu Kur'an'ı terkedilmiş (bir kitap) olarak bıraktılar." Günümüzde Müslümanların, Kuran’ı, sadece kabir ziyaretlerinde ve taziye günlerinde okudukları bir gelenek meydana gelmiştir. Oysa Kuran, belirli günlerde okunması için indirilmiş bir kitap değildir. Ölülerin arkasından okunması için gönderilmiş bir kitap da değildir. “ (Kuran,) Diri olanları uyarıp korkutmak ve kafirlerin üzerine sözün hak olması için (indirilmiştir). (Yasin Suresi,70)” Rabbimiz Kuran’ı, onu anlayıp hayatımıza tatbik etmemiz için bizlere göndermiştir. Hayatımız Kuran’a göre olmalı ve bizler Kuran‘ı hayatın her alanında rehber edinmeliyiz. “Bu, kendisinde şüphe olmayan, muttakiler için YOL GÖSTERİCİ OLAN BİR KİTAP’TIR”. (Bakara Suresi,2). Bir kitabın yol gösterici olabilmesi için içinde ne anlatıldığının bilinmesi ve akılda tutulması gerekir. Kuran’ı sık sık okumak insanın aklını açar ve kişiye şifa verir.

Evlerinizde okunmakta olan Allah’ın ayetlerini ve hikmetini hatırlayın. (Ahzab Suresi,34)

Unutmayalım ki, bizleri Allah`a ulaştıracak kitap, Kuran’dır. Onun için Kuran’a sıkı sıkıya sarılmak çok önemlidir. Akıllı insan Kuran’ı çok iyi anlar ve hayatına çok güzel geçirir. Kuran’ı hayata geçirmek bir sanattır, güzelliktir ve müminin görevidir.
Read more
DİYANET HURAFELERİ DEĞİL KURAN'DAKİ DİNİ ANLATSIN Halkı dini konularda en doğru kaynaklarla ...
Media Removed
DİYANET HURAFELERİ DEĞİL KURAN'DAKİ DİNİ ANLATSIN Halkı dini konularda en doğru kaynaklarla bilgilendirmekle yükümlü kamu kuruluşu olan Diyanet İşleri Başkanlığı, hiçbir bilimsel delili olmayan evrim iddiasını ve Kuran’da olmayan İslam dışı fetvaları yayınlayarak kendisinden ... DİYANET HURAFELERİ DEĞİL KURAN'DAKİ DİNİ ANLATSIN

Halkı dini konularda en doğru kaynaklarla bilgilendirmekle yükümlü kamu kuruluşu olan Diyanet İşleri Başkanlığı, hiçbir bilimsel delili olmayan evrim iddiasını ve Kuran’da olmayan İslam dışı fetvaları yayınlayarak kendisinden beklenmeyecek görüntü ve konuşmalara aracılık etmektedir.
Kuran’a göre evrimle yaratılış kesinlikle söz konusu değildir. Evrime delil olarak gösterilebilecek hiçbir fosil kaydı da yoktur.
Günümüzde kayıtlarda var olan yaklaşık 600 milyon fosil örneği ise yaratılışın evrimle olmadığına tanıklık etmektedir.

Ayrıca özellikle son zamanlarda şahit olduğumuz konulardan biri de Diyanetin, Kuran’da kesinlikle yasak olduğu bildirilmesine rağmen, homoseksüelliği dolaylı yollardan Rumilik gibi Kuran dışı kaynakları fetva olarak kullanarak desteklemesidir..Görüldüğü üzere burada değindiğimiz sadece birkaç örnek bile tüylerimizi ürpertmektedir. Bu fikirlerin Kuran’da hiçbir dayanağı yoktur.
Kuran’da asla çocuk evliliğine izin verilmemektedir. Rabbimiz, kadınlar hakkında fetvayı sadece Kendisinin vereceğini yine bize Kuran’da bildirmiştir. Yaratılış evrimle olmamıştır ve homoseksüellik Kuran’a göre haramdır. Allah, delilsiz konuşulmasını, asılsız iddia ileri sürülmesini yasaklamıştır.
Allah sonsuz akıl ve merhamet sahibidir. Bu tarz akıl ve vicdan dışı söz ve uygulamalar ancak ve ancak hurafe kaynaklarının birer öğretisidir.

Kuran’da Allah’ın yasakladığı her hüküm rahmettir Kuran dışı yasaklanan hükümler ise vahşettir. İslam dini Kuran’dan öğrenilir ve din adına hükmü Kuran verir DİYANET değil.
Read more
Loading...
KURAN'A GÖRE YENİLMESİ HARAM OLAN SADECE 4 YİYECEK VARDIR, TEMİZ OLAN HER NİMET HELALDİR Allah ...
Media Removed
KURAN'A GÖRE YENİLMESİ HARAM OLAN SADECE 4 YİYECEK VARDIR, TEMİZ OLAN HER NİMET HELALDİR Allah Kuran’da Müslümanların kadın olsun erkek olsun, israf etmeyecek şekilde helal olan herşeyden yiyip içmelerini buyurmuştur. Kuran'da haram yiyecekler muğlak olmayacak şekilde net ifadelerle ... KURAN'A GÖRE YENİLMESİ HARAM OLAN SADECE 4 YİYECEK VARDIR, TEMİZ OLAN HER NİMET HELALDİR
Allah Kuran’da Müslümanların kadın olsun erkek olsun, israf etmeyecek şekilde helal olan herşeyden yiyip içmelerini buyurmuştur. Kuran'da haram yiyecekler muğlak olmayacak şekilde net ifadelerle bildirilmiştir. Şimdi Kuran’ın, haram yiyecekler konusunda çizmiş olduğu sınırı hep birlikte görelim; " Öyleyse Allah'ın sizi rızıklandırdığı şeylerden helal (ve) temiz olanlarını yiyin; eğer O'na kulluk ediyorsanız Allah'ın nimetine şükredin.O, size ancak ÖLÜYÜ, KANI, DOMUZ ETİNİ ve ALLAH'TAN BAŞKASI ADINA KESİLMİŞ OLANI (HAYVANI) haram kıldı. Fakat kim mecbur kalırsa, saldırmamak ve sınırı aşmamak üzere (yiyebilir). Çünkü gerçekten Allah, bağışlayandır, esirgeyendir.
Dillerinizin yalan yere nitelendirmesi dolayısıyla şuna helal, buna haram demeyin. Çünkü Allah'a karşı yalan uydurmuş olursunuz. Şüphesiz ALLAH'A KARŞI YALAN UYDURUNLAR KURTULUŞA ERMEZLER." (Nahl suresi,114-116)
Size (haklarında yasaklar) okunanlar dışındaki hayvanlar helal kılındı…(Hac Suresi,30) Deniz avı ve onu yemek size ve (yeryüzünde) dolaşanlara bir yarar olarak helal kılındı... (Mâide Suresi,96)
Görüldüğü üzere, Allah, Kuran'da yanlızca dört haram yiyecek bildiriyor. Bu konuda muğlak bir durum söz konusu değildir. Bunların haricinde haram belirlemek Allah'ın hükmüne ortak olmaya çalışmaktır ve batıldır. Allah Katında geçerliliği yoktur ve daha da önemlisi Allah Adına yalan söylemektir.
Read more
KURAN KADINI ÖZGÜRLEŞTİRMİŞ VE HAYATIN MERKEZİNE YERLEŞTİRMİŞTİR Kuran’da kadın sorumluluk ...
Media Removed
KURAN KADINI ÖZGÜRLEŞTİRMİŞ VE HAYATIN MERKEZİNE YERLEŞTİRMİŞTİR Kuran’da kadın sorumluluk olarak erkek ile eşit tutulmuştur. Kuran’da hitap; mümin kadınlar ve mümin erkekler şeklindedir. Kuran’a göre kadının görevi evde oturup kendi dinini ve dünyayı bilmeden yaşamak ve evin ... KURAN KADINI ÖZGÜRLEŞTİRMİŞ VE HAYATIN MERKEZİNE YERLEŞTİRMİŞTİR

Kuran’da kadın sorumluluk olarak erkek ile eşit tutulmuştur. Kuran’da hitap; mümin kadınlar ve mümin erkekler şeklindedir. Kuran’a göre kadının görevi evde oturup kendi dinini ve dünyayı bilmeden yaşamak ve evin içinde erkeğinin kölesi olmak değil, Allah rızası için ilmi mücadelenin gereğini yapmak, Kuran ahlakını yaymak için çaba göstermektir. Kuran’daki kadının tanımı bağnazların dünyasındakinden tamamen farklıdır.

Peygamberimiz, Allah’ın Kuran’da bildirdiği gibi kadınların toplum içerisinde korunup kollanmaları, ayrıca hak ettikleri saygı ve sevgiyi görmeleri için toplumsal alanda alınması gereken tedbirleri, Kuran ayetleri ve bizzat kendi uygulamaları ile tüm insanlara bildirmiştir. Peygamberimizin Kuran ayetlerini hayata geçirerek uyguladığı tüm davranışlar, kadınların lehinedir ve kadınların zarara uğramalarını, ezilip yıpratılmalarını önleme amacı taşımaktadır.

Ayrıca Kuran'da kadına, kendi ayakları üzerinde duran, güçlü, akıllı, vicdanına tam güvenilen, zeki bir varlık olarak bakılmaktadır. “Ey iman edenler, “Raina-Bizi güt, bize bak” demeyin. “Unzurna-Bizi gözet” deyin ...” (Bakara Suresi, 104) ayetinde sadece iman eden erkeklere değil iman eden kadınlara da bir hitap vardır. Ayette kadınlara da “bizi güt, bize bak” dememeleri öğütlenmektedir.
Demek ki Kuran’da kadına; güdülen, akıl zayıflığı olduğu için erkekler tarafından bakılan ve yönlendirilmesi gereken bir varlık olarak değil tam aksine kendi ayakları üzerinde duran, güçlü, akıllı, vicdanına tam güvenilen, zeki bir varlık olarak bakılmaktadır.
Read more
CEHENNEMDEN ÇIKIŞ YOKTUR CEHENNEM SONSUZDUR Allah elbette sonsuz merhamet sahibidir; ama ...
Media Removed
CEHENNEMDEN ÇIKIŞ YOKTUR CEHENNEM SONSUZDUR Allah elbette sonsuz merhamet sahibidir; ama Allah'ı sadece Rahim ve Gaffar (bağışlaması çok olan) isimleri ile düşünmek O'nu gereği gibi takdir edememek olur. Çünkü Allah aynı zamanda Kahhar (kahredici)dır, Muntakim (intikam sahibi)dir. ... CEHENNEMDEN ÇIKIŞ YOKTUR
CEHENNEM SONSUZDUR

Allah elbette sonsuz merhamet sahibidir; ama Allah'ı sadece Rahim ve Gaffar (bağışlaması çok olan) isimleri ile düşünmek O'nu gereği gibi takdir edememek olur. Çünkü Allah aynı zamanda Kahhar (kahredici)dır, Muntakim (intikam sahibi)dir. Cehennem ise O'nun, inkarcıları ve Kuran'ı yeterli görmeyerek ekleme yapanları cezalandırmak için bu sıfatlarıyla tecelli edeceği bir mekandır. Yani insanlar unutmaya çalışsalar da cehennem vardır. Ve tüm inkarcıları, Allah'ın yolundan başka yol arayanları içinde barındıracaktır.
Read more
Loading...
Loading...
Loading...

Loading...