Loading Content...

Lightstain Instagram Photos and Videos

lightstain Arel Kalender/ İstanbul @lightstain mentions
Followers: 18,916
Following: 5,671
Total Comments: 0
Total Likes: 0

... Işıkta bile lekesin.
Media Removed
... Işıkta bile lekesin. ... Işıkta bile lekesin.
... Fotoğrafçı bilmeden hep kendini anlatırmış aslında.
Media Removed
... Fotoğrafçı bilmeden hep kendini anlatırmış aslında. ... Fotoğrafçı bilmeden hep kendini anlatırmış aslında.
Her zamankinden daha sessiz bir sabahtı. Yunan karargahı derin uykuda, Türk topçusu, taarruz ...
Media Removed
Her zamankinden daha sessiz bir sabahtı. Yunan karargahı derin uykuda, Türk topçusu, taarruz birlikleri, süvarileri savaş düzeni almış bekliyorlardı. Başkomutan Mustafa Kemal, yanında İsmet ve Fevzi Paşa, atlarına binip, karanlıkta, bir kaç fenerin aydınlattığı patika yoldan ... Her zamankinden daha sessiz bir sabahtı.
Yunan karargahı derin uykuda, Türk topçusu, taarruz birlikleri, süvarileri savaş düzeni almış bekliyorlardı.
Başkomutan Mustafa Kemal, yanında İsmet ve Fevzi Paşa, atlarına binip, karanlıkta, bir kaç fenerin aydınlattığı patika yoldan Afyon Kocatepe'ye yöneldiler.
Şafak sökerken tepeye varmışlardı. Fevzi Paşa Kur'an okuyor, Başkomutan eli şakağında savaş planlarını gözden geçiriyordu.
Ne ağaç, ne kuş sesi, ne toprak kokusu vardı.
Dağlarda tek tek ateşler yanıyordu.
Ve yıldızlar öyle ışıltılı, öyle ferahtılar ki.
Paşalar onun arkasındaydılar.
O, saati sordu.
Paşalar: "Üç" dediler.
Tan ağarmaya başladığında İsmet Paşa bombardımana geçecekti ancak hiç hesapta olmayan bir yoğun sis çökmüştü her yana. Sis inmiş, topçular adeta kör olmuştu. Bu durumda bombardıman yapılması neredeyse imkansızdı.
Canı çok sıkıldı.
Tepedeki karargaha çıktı, yalnız başına kayalıkların arasına girdi. Paşalar endişeli, Başkomutanı izliyorlardı.
Sarışın bir kurda benziyordu.
Ve mavi gözleri çakmak çakmaktı.
Yürüdü uçurumun başına kadar, eğildi durdu.
Bıraksalar ince, uzun bacakları üstünde yaylanarak
Ve karanlıkta akan bir yıldız gibi kayarak
Kocatepe'den Afyon ovasına atlayacaktı.
Havanın aydınlanmaya başladığı saniyelerde sis dağılmaya, düşman mevzileri seçilmeye başlamış, vakit gelmişti.
Döndü İsmet Paşa'ya, hücum emrini verdi. Sabahın beş buçuğunda Türk topları sessizliği bir bıçak gibi yırttı.
Sabah rehavetindeki Yunan siperleri kısa sürede dağıldı, büyük zafer 30 Ağustos Başkomutan Meydan Muharebesiyle kazanıldı.
Kemal'in süvarileri, bilekler kan içinde, dişler kenetli, ayaklar çıplak, 9 Eylül'de İzmir'e girdi.
Yalnızca 14 gün sürmüştü büyük taarruz.
Gazi silah arkadaşlarına "15 gün sonra İzmir'deyiz demiştim, bir günle yanılmışım" dedi.
Ve ekledi koca Mareşal, koca Gazi: "Ama kusur ben de değil, düşmanda"
Read more
Günü geçer, sokağa düşer bayramlıklar.
Media Removed
Günü geçer, sokağa düşer bayramlıklar. Günü geçer, sokağa düşer bayramlıklar.
Kirpiler küsmüş...
Media Removed
Kirpiler küsmüş... Kirpiler küsmüş...
Yaprak düşer, zeytin bekler, incir utanır. Güvercin cevizle birlikte ağlar.
Media Removed
Yaprak düşer, zeytin bekler, incir utanır. Güvercin cevizle birlikte ağlar. Yaprak düşer, zeytin bekler, incir utanır.
Güvercin cevizle birlikte ağlar.
Mor kıvılcımlar geçiyor dağınık yalnızlığımdan, Ve gecenin karanlığında yüzüyor yine zambaklar...
Media Removed
Mor kıvılcımlar geçiyor dağınık yalnızlığımdan, Ve gecenin karanlığında yüzüyor yine zambaklar... Mor kıvılcımlar geçiyor dağınık yalnızlığımdan,
Ve gecenin karanlığında yüzüyor yine zambaklar...
Gençlerin Taksim Atatürk Anıtı önünden başlayan yürüyüş ve antiemperyalist protestoları Gümüşsuyu ...
Media Removed
Gençlerin Taksim Atatürk Anıtı önünden başlayan yürüyüş ve antiemperyalist protestoları Gümüşsuyu üzerinden Dolmabahçe'ye kadar devam eder. Amerikan 6. Filosu bir dönem Birleşik Krallık zırhlılarının demirlediği boğaz sularında, besili Amerikan Deniz Piyadeleri ise Beyoğlu ... Gençlerin Taksim Atatürk Anıtı önünden başlayan yürüyüş ve antiemperyalist protestoları Gümüşsuyu üzerinden Dolmabahçe'ye kadar devam eder. Amerikan 6. Filosu bir dönem Birleşik Krallık zırhlılarının demirlediği boğaz sularında, besili Amerikan Deniz Piyadeleri ise Beyoğlu ziyaretleri öncesi iskelededirler. Canım Deniz'in önderliğindeki üniversiteli gençler, içinde golf sopaları bulunan çantalarını sırtlamış Amerikalı askerleri görürler ve "go home yankee" sloganları atarlar. Şaşkın yankiler pişmiş kelle gibi sırıtıp bizimkilere el sallayınca Deniz ve arkadaşları "emperyalist tohumlarını İzmir'de olduğu gibi denize dökelim" diyerek girişirler deniz piyadelerine.
O gün çocuklarımızın karşısında doğal olarak polisler, bir de Amerikalıları çok seven Milli Türk Talebe Birliği üyesi gençler vardır.
Çocuklarımız asıldılar, bir bir öldürüldüler biliyorsunuz. Ve gel zaman git zaman o gün protestoculara engel olmaya, Amerikalıların denize dökülmemelerine çalışan MTTB'li gençler ülkeyi yönetmeye başladılar.
Karadeniz, Marmara, Ege ve Akdeniz'deki tüm limanları, tüm SEKA'ları, Tekel'i, Esgaz, Bursagaz ve İzgaz'ı, tüm Eti Metalurji Fabrikalarını, İstanbul Hilton'u, Sümer Holdingleri, tüm Tügsaş'ları, Petkim'i, Tüpraş'ı, Ereğli ve İskenderun Demir Çelik'i, Bor Çelik, Çaykur, Türk Telekom, Kıbrıs Türk Hava Yollarını, Oymapınar Barajını, Araç Muayeneyi, Başak Sigorta, Adabank, Avea, Finansbank, Oyakbank, Denizbank ve Şekerbank'ı komple, YapıKredi, Garanti, Beymen, Turkcell ve Enerjisa'nın yarısını, Eczacıbaşı, İzocam, Demir Döküm, POAŞ ve Migros'u, Yarımca Porselen, Divriği ve Hekimhan Demir Madenlerini, Kırıkkale Çelik Çekme Boru ve Borçelik'i, Karayolları, DSİ ve Bayındırlık Sosyal Tesislerini, Kombinaları, Soğuk Hava Tesislerini, Marinaları, Yat Limanlarını, Tuzlaları, Tuz Rafinerilerini, kurdu kuşu, otu böceği, zeytini inciri hep bu MTTB'li kadrolar, iktidar dönemlerinde bir bir sattılar, "sat sat bitmiyor be kardeşim" dediler.
6. Filoyu protesto eden gençleri, 1977 1 Mayıs'ında bayram kutlayanları, Kemal Türkler'i, Muammer Aksoy'u öldüren silah, şimdi pis emperyalist dedikleri koca kıçlı Trump'u protesto etmek için IPhone'a ateş ediyor.
Ne hazin...
Read more
Daha fazla sıkıştırmak. Her şeyi daha da küçültmek niyetleri. İyice...
Media Removed
Daha fazla sıkıştırmak. Her şeyi daha da küçültmek niyetleri. İyice... Daha fazla sıkıştırmak.
Her şeyi daha da küçültmek niyetleri.
İyice...
Kadınlar bayılsalar da pek erkeksi durmuyor. Olsun iyidir romantizm. Dursun.
Media Removed
Kadınlar bayılsalar da pek erkeksi durmuyor. Olsun iyidir romantizm. Dursun. Kadınlar bayılsalar da pek erkeksi durmuyor.
Olsun iyidir romantizm.
Dursun.
...Ruhum gibi ruh ikizim.
Media Removed
...Ruhum gibi ruh ikizim. ...Ruhum gibi ruh ikizim.
Ben dedim diye olur mu bilmem ama, Mutlu haftasonları herkese Happy weekends
Media Removed
Ben dedim diye olur mu bilmem ama, Mutlu haftasonları herkese Happy weekends Ben dedim diye olur mu bilmem ama,
Mutlu haftasonları herkese
Happy weekends
Her şey eksik, hepsi yarım. Ben yoruldum, siz anlatın...
Media Removed
Her şey eksik, hepsi yarım. Ben yoruldum, siz anlatın... Her şey eksik, hepsi yarım. Ben yoruldum, siz anlatın...
Büyük yorgunluk, heyecan ve keyifle, rüzgar gibi geçen iki ayın ardından nasıl da sıkkındı canı. ...
Media Removed
Büyük yorgunluk, heyecan ve keyifle, rüzgar gibi geçen iki ayın ardından nasıl da sıkkındı canı. Sevenlerinin adeta bayıldığı, o cezbedici, hayran üreten, çekim alanı yaratan içten gülüşünden en küçük bir iz yoktu gergin yüzünde. Elinde iki mavi klasör, yüzünde gülücükler, kan ter ... Büyük yorgunluk, heyecan ve keyifle, rüzgar gibi geçen iki ayın ardından nasıl da sıkkındı canı. Sevenlerinin adeta bayıldığı, o cezbedici, hayran üreten, çekim alanı yaratan içten gülüşünden en küçük bir iz yoktu gergin yüzünde.
Elinde iki mavi klasör, yüzünde gülücükler, kan ter içinde, telaşla Yaşar bitiverdi yanıbaşında.
Önce bir bakıştılar sessizce.
İ. Bak hiç tadım tuzum yok, canımı daha fazla sıkacak bir şeyler söyleme lütfen, ne oldu, ne var, bir şey mi oldu, yavaş yavaş anlat. Hadi.
Y. Aman, ne demek, hiç üzer miyim ben seni abi, hem daha ne olabilir ki bunca olandan sonra, tamamdır iş, altıyüze dayandık, hızla ilerliyoruz.
I. Bak gerçekten anlamadım, kafam sepet gibi zaten, bıktım senin şu lafa ortasından girmenden, ne altıyüzü, nedir o altıyüz
Y. İmza abicim, imza, bütün Anadolu ayakta, noterlerde iğne atsan bir delegeye takılıp, yere düşmüyor, arkadaşların oraları buraları hep iğne oldu, o kadar yani.
I. Aaa. Haaa. Siz imza mı topladınız, benim için, bildiğimiz şu seçimli Kurultay yapmak için he, hay Allah, iyi de neden benim haberim yok bütün bu olanlardan.
Y. Sürpriz yapalım dedik sana abicim. Ayrıca sen kaç kere kesinlikle Genel Başkan'ın karşısına aday olarak çıkmam demiştin ya. Ondan şey ettik, biz, bilmem ki şimdi, ne etsek.
I. Haa, evet öyle demiştim, öyle mi demiştim, ayy çok başım döndü şimdi fıldır fıldır, ne yapalım, siz öyle düşünmüşsünüz, öyle yapmışsınız, hiç bana danışmadan, o kadar uğraşmış, hergün benden gizli basın toplantıları düzenlemiş, imza sayılarını vermişsiniz, herkesin sağı solu iğne olmuş, kırmayayım bari sizi, düşüvereyim önünüze, ama dur bir dakika önce şuracıkta iki horon tepiverelim seninle Yaşarcım, tut omuzumdan.
Sevgili gençler, Evlatlarım...
Read more
... 34 derece İstanbul. Nasıl Adalar'da dörtnala koşturulan atlar.?
Media Removed
... 34 derece İstanbul. Nasıl Adalar'da dörtnala koşturulan atlar.? ... 34 derece İstanbul.
Nasıl Adalar'da dörtnala koşturulan atlar.?
.. Ne kadar kurumuş dallar, nasıl uçup gitmiş bütün kuşlar...
Media Removed
.. Ne kadar kurumuş dallar, nasıl uçup gitmiş bütün kuşlar... .. Ne kadar kurumuş dallar, nasıl uçup gitmiş bütün kuşlar...
Minik kızın Avukatı konuşuyor: "Öncelikle annemiz hüngür hüngür ağlıyor. Adaletin yerini bulmasını ...
Media Removed
Minik kızın Avukatı konuşuyor: "Öncelikle annemiz hüngür hüngür ağlıyor. Adaletin yerini bulmasını istiyor. Çocuğun beyanları var. Adli Tıp raporları var. Mütalaa verildi. Mütalaa'da dendi ki çocuğa istismarda bulunulmuştur. 15 yıl istendi, bugün ise beraat verildi. Çocuklarımızı ... Minik kızın Avukatı konuşuyor:
"Öncelikle annemiz hüngür hüngür ağlıyor. Adaletin yerini bulmasını istiyor. Çocuğun beyanları var. Adli Tıp raporları var. Mütalaa verildi. Mütalaa'da dendi ki çocuğa istismarda bulunulmuştur. 15 yıl istendi, bugün ise beraat verildi. Çocuklarımızı koruyamıyoruz. Çocuklarımızı koruyalım diye çıkıyoruz yollara, gidiyoruz, beraat kararları geliyor. Bir üst mahkemeye gidilecek. Ne gerek var. Ya artık gözyaşlarımızı dindirelim diyorum. Çocuklar güvende olsunlar diyorum. Ama burada, karşı taraftan sevinç çığlıkları, alkışlar duyuyoruz. Çocuklarımıza sahip çıkalım diyoruz, sahip çıkamıyoruz. Anneler ağlamasın, çocuklar ağlamasın diyoruz, ağlıyoruz. Ağlıyoruz. Çocukla görüştüm, bana inanmıyor musunuz, ben çıkayım mahkemede anlatayım diyor. Artık değiştirelim. Artık çocukların seslerini duyalım. Annelerin gözyaşlarını dindirelim. Adli Tıp raporlarını görelim. Çocuklarımıza sahip çıkalım. Şu çocukları ağlatmayalım. Anneleri ağlatmayalım. Allah aşkına duyun sesimizi. Allah aşkına. Allah aşkına. Ne olur"
Hüngür hüngür Avukat. .
Nasıl utanıyorum...
Read more
Fotoğrafın kitabını yeniden yazıyoruz deseler, değiştirseler her şeyi kendilerince. Bundan ...
Media Removed
Fotoğrafın kitabını yeniden yazıyoruz deseler, değiştirseler her şeyi kendilerince. Bundan sonra böyledir kompozisyon kriterleri, fotoğrafın etiği deseler. Hatta alsalar kameralarımızı ellerimizden, karanlıkta kalıversek, çekemesek fotoğraf. Yok hiç bir anlamı. Varsın ... Fotoğrafın kitabını yeniden yazıyoruz deseler, değiştirseler her şeyi kendilerince. Bundan sonra böyledir kompozisyon kriterleri, fotoğrafın etiği deseler. Hatta alsalar kameralarımızı ellerimizden, karanlıkta kalıversek, çekemesek fotoğraf.
Yok hiç bir anlamı.
Varsın kararsın, bulutlansın hava, kaybolsun ışığımız.
Ne gam.
Nasılsa her defasında yeniden doğuyor güneş.
İnsanlık tarihinin ölümsüz ortak mirası, ülkesini seven atalarımızdan gelen çok büyük değerlerimiz var bizim.
Koyarız yitirdiklerimizi tek tek yerli yerine, özenle.
Read more
Bulabilsem, dönebilsem ya kendime. Alıp kendimi yanıma, bir ben bir de kendim, kendi kendime, ...
Media Removed
Bulabilsem, dönebilsem ya kendime. Alıp kendimi yanıma, bir ben bir de kendim, kendi kendime, şöyle kendimle, benimle başbaşa. Yalnızca ikimiz, kendim ve ben. . Bir doktora gitmeliyim... Bulabilsem, dönebilsem ya kendime.
Alıp kendimi yanıma, bir ben bir de kendim, kendi kendime, şöyle kendimle, benimle başbaşa. Yalnızca ikimiz, kendim ve ben.
.
Bir doktora gitmeliyim...
Bülent bey böyle bir muhabbete asla girmezdi. Adam İsveç veya Norveç'in en mutena bölgesinden, ...
Media Removed
Bülent bey böyle bir muhabbete asla girmezdi. Adam İsveç veya Norveç'in en mutena bölgesinden, dünyanın en beyefendi adamı. Deniz bey kurt sürülerinin içinden geçmiş milyon kere, saçı bile bozulmamış. O da söylemezdi. Belki çok gizli bir hesabı varsa, taktik gereği söyler, hiç tongaya ... Bülent bey böyle bir muhabbete asla girmezdi. Adam İsveç veya Norveç'in en mutena bölgesinden, dünyanın en beyefendi adamı. Deniz bey kurt sürülerinin içinden geçmiş milyon kere, saçı bile bozulmamış. O da söylemezdi. Belki çok gizli bir hesabı varsa, taktik gereği söyler, hiç tongaya düşmezdi, Sümüklü'nün gizli kamera şakasını saymazsak.
Muharrem bey ise büyük performans gösterdi, kendisi de inanamadı gördüğü ilgiye, yarattığı sinerjiye, yoruldu, biraz dağıldı. İki ayın sonunda henüz taçlanmamış olsa da büyük zafer olarak algıladı pozisyonunu. O yorgunlukla, belki de yapısı böyle olduğundan, otelin kendisi ve ekibi için kapatılan katında, ayaklarını içinde tuzlu su bulunan leğene daldırdı, iyice gevşedi, İsmail geldi aklına. "Naber baba" diye ilk larj mesajını yolladı. İsmail kendini ana kuzusu gibi gösterir ama hem çakal, hem de görev başında. Üstelik ayakları tuzlu suda değil. "Ne durumdasınız" diye sordu, daha işin başında, hemen manşeti aldı. "Adam kazandı"
Damperli traktörü geri geri kullanabildiğini, samanı balyalayabildiğini, bitmeyen ahır ve hayvancılık maceralarını, annesinin tarhana çorbasını çok sevdiğini, öğretmenlik anılarını, ne gerek varsa, hangi bayram gününde ne yaptığını, evini ne zaman aldığını, milyon konuyu tek tek kendi ağzından öğrendi milletimiz. Annesi, kız kardeşi, abisi çok yakından tanıdığınız kişiler oldu.
Kaç kişi gördü Bülent ve Deniz beyin annesini? Hatta en halk adamı, yaşamının yarısı seçim otobüsü üzerinden yarı beline kadar sarkarak geçmiş, polemik üstadı Çoban Sülü'nün annesini bir mitingde göreniniz oldu mu?
Vatandaşın bayıldığı komplo fantezilerine asla inanmıyorum.
O "size hiç yalan söylemeyeceğim" derken, avukat arkadaşlar "cübbelerimiz araçlarımızın bagajında" videoları yapıp yayınladılar sosyal medyada. En önemlisi yalan söylememiş olsa da henüz doğruları duymadık hiç birimiz.
Tüm muhalif liderlerin araziye uyduğu koşullarda, onun da kayıplara karışması tepeden tırnağa cesarete hiç uygun olmadı.
Böyle anlaşmamıştık.
Lider tanımlaması yapılanlar bozdu anlaşmayı.
Seçim gecesi onların beceriksiz, basiretsiz, sünepe halleriyle, açıklamalarıyla yaşadık seçim denen illüzyonu.
Çok yazık...
Read more
...Beyhude
Media Removed
...Beyhude ...Beyhude
1979 yılı Senato seçimleri yapılıyor. Ara seçim. Sanırım 6-7 senatör seçilecek. İhtilal öncesi. ...
Media Removed
1979 yılı Senato seçimleri yapılıyor. Ara seçim. Sanırım 6-7 senatör seçilecek. İhtilal öncesi. Türkiye kadın hareketinin öncüsü, İlerici Kadınlar Derneği Genel Başkanı rahmetli Beria Önger bağımsız aday. Henüz 19 yaşında bir Akademi öğrencisi olarak Beria hanımın müşahitliği. ... 1979 yılı Senato seçimleri yapılıyor. Ara seçim. Sanırım 6-7 senatör seçilecek. İhtilal öncesi. Türkiye kadın hareketinin öncüsü, İlerici Kadınlar Derneği Genel Başkanı rahmetli Beria Önger bağımsız aday. Henüz 19 yaşında bir Akademi öğrencisi olarak Beria hanımın müşahitliği. Benim ilk görevim.
39 yıl sonra, dün sabah 05,30'da, bu kez bir İlkokulda görevliyim. Sandık görevlisi veya müşahit olmak için görev alanların yaklaşık yüzde sekseni çeşitli yaşlarda kadınlar ve genç kızlar. Toplam 22 sandığımız için görülmemiş, çok iyi bir sayımız var, herkes çok heyecanlı. Sabahın köründen gece yarılarına kadar büyük kararlılık ve dikkatle çalışıyor herkes. Gençler ilk kez böyle bir yurttaşlık görevi yaptıklarından çok heyecanlılar, oyları koruma refleksiyle konuşurken dudakları titriyor. Kadroları yetersiz diğer iki partinin de eksiklerini tamamlayıp akşama sorunsuz ulaşıyoruz. Akşam üzeri yeni dalga geliyor. Yine gencecik çocuklar, yetmişinde bir çift görev istiyorlar. Ne büyük bir endişeyse, çoğu normal olarak kendi oy kullandığı sandıkta müşahitlik arzusunda. Ki kendi oyunu koruyacak garibim. Kalan müşahit kartlarını dağıtıyor, herkesi yerlerine yerleştiriyorum, kart kalmıyor, insanlar gelmeye devam ediyor. Hepsi sandıklarda. Müşahit olamasa da herkes sandıklarda.
Okul üç kat. Üç katı 585 kez çıkıp, 585 kez inmekten, üç katın koridorlarını sürekli ve düzenli turlamaktan nasıl derin sızlıyor adelelerim anlatamam. Bir de her gözgöze geldiğimde arkadaşlarımın gözlerinde gördüğüm o ifadeyi.
Sorunsuz bitirdik. Kutladı herkes birbirini güvenle, keyifle. Yollandı sonuçlar İlçe Seçim'e.
Gecenin olmadık bir yerinde, kucaklarında seçim torbaları, akşam serinliğinde, korna ve silah sesleri altında, İstanbul ve yurdun sokaklarında, sokak ortalarında bırakıverdiler çocukları.
Yazlık komşusuyla tavla oynamış gibi. Ciddiyetsiz "adam kazandı" SMSleriyle.
Öyle anlaşmamıştık oysa.
Kartonmuş liderler demek ki.
Kırk yıl olmuş.
1979'da başladığım yerdeyim tam olarak.
Geç benim ömrümü, yazık oldu güzelim çocuklara.
Çok yazık oldu, sokak ortalarında...
Read more
Ya 2000 ya da 2001 yılıydı sanırım. O ara memlekette tek parti dönemi var, İstanbul'da su bile yok. ...
Media Removed
Ya 2000 ya da 2001 yılıydı sanırım. O ara memlekette tek parti dönemi var, İstanbul'da su bile yok. Sudan geçtik daha ev icat edilmemiş. Gerçi duyuyoruz Frenk memleketlerinde bizim yaşadığımız mağaraların üst üste konmuş halleri varmış, ev dedikleri. Ama o dönem radyo olmadığı gibi televizyon ... Ya 2000 ya da 2001 yılıydı sanırım. O ara memlekette tek parti dönemi var, İstanbul'da su bile yok. Sudan geçtik daha ev icat edilmemiş. Gerçi duyuyoruz Frenk memleketlerinde bizim yaşadığımız mağaraların üst üste konmuş halleri varmış, ev dedikleri. Ama o dönem radyo olmadığı gibi televizyon da yok ki görelim ev denen şey nedir.
Bir akşam, sanırım 2001 başları, akşam işten dönüyorum, çok yorgunum. Bütün gün Haliç sırtlarında geyik, dinazor falan avlamışım, bütün oklarım bitmiş, mızrağım kırılmış, atım firar etmiş, her yerim yara bere, bizim mağaradan içeri girdim ki eşim Vilma daha yemeği yapmamış. Mağarada yaşıyoruz, ocak, fırın, fırınlı ocak ne gezer. Ateşi yakamamış kızcağız. Hemen o yorgunlukla iki kuru değnek bulup, birbirine sürterek yaktım ateşi, biraz çalı çırpı falan koyduk ateşin üstüne beşamel soslu dinazor kavurmayı.
O ara uyandı oğlan. Okula gitmek istemiyormuş. Neymiş sınıflar yetmiş kişilikmiş, akıllı tahta, tablet bilgisayar yokmuş falan. Yıl 2001, yeni çıkmışız tek parti döneminden, bizimki okula Marmaray üzerinden hızlı trenle gitmek istiyor.
O akşam karar verdim otomobil almaya. Yeni gelmiş daha. Bizim köpeklerin çektiği kızakların motorlusu yani. At arabamı sattım, aldım bir tane. O ara işler çok iyi. Parayı koyacak yer bulamıyoruz. Allahtan büyük reis 2002'de İş Bankası ve Asya Finans'ı kurdu da, paraları oraya yatırıyoruz. Veznede Sümüklü Hoca. Banka bize faiz yerine katılım payı veriyor, banka da biz de hükümet de bozuntuya vermiyor, deli gibi hep beraber yiyoruz faizleri. Her gün bir fırın, bir buzdolabı alıyoruz, Tatar böreği, Çokoprens yiyoruz. Çoluk çocuk Şehir bahçelerinde yatıp, yuvarlanıyoruz, Kıraathanelerde sürekli üzümlü kek yiyip çay ve şerbet içiyoruz.
Bir süre sonra ben çok sıkıldım artık.
Çok geldi Uzun.
Şey, yani çok uzun sürdü Uzun.
İnce'den İnce'ye kaçayım ben artık.
Vakit değiştirme vakti.
Vakit Türkiye vakti...
Read more
Askerdi. Ankara'nın küçük bir köyünde dünyaya gelmiş, o dönemin en pratik, en garantili seçimi ...
Media Removed
Askerdi. Ankara'nın küçük bir köyünde dünyaya gelmiş, o dönemin en pratik, en garantili seçimi olduğu için, yapısına pek uygun olmasa da resmi üniformayı seçip, ömrünü ülkenin pek çok farklı bölgesinde geçirmeye karar vermişti. İki kız bir erkek evlat sahibi oldu, tüm yaşamını onlar ... Askerdi. Ankara'nın küçük bir köyünde dünyaya gelmiş, o dönemin en pratik, en garantili seçimi olduğu için, yapısına pek uygun olmasa da resmi üniformayı seçip, ömrünü ülkenin pek çok farklı bölgesinde geçirmeye karar vermişti.
İki kız bir erkek evlat sahibi oldu, tüm yaşamını onlar için düzenledi.
Üç çocuğu da sıkça babalarının asker olup olmadığı konusunda kuşkular duyardı. Hiç asker gibi değildi. Ne kendilerine, ne annelerine ne de diğer insanlara karşı sesini yükselttiği, sertleştiği görülmüş şey değildi.
İnançları güçlüydü. "Kemal'in Askerleri oruç tutmaz, Ordu'da din yasaktır" fantezilerinin tersine, düzenli oruç tutar, mümkün olduğunca teravih namazını aksatmaz, çok güzel keman çalardı. Demokrattı. O kadar ki, teravih namazına giderken bir tanecik oğluna "hadi sen de gel" demek yerine, "gelmek ister misin" diye sorardı.
Kimin Türk kimin Kürt ya da Ermeni, kimin Alevi kimin Sünni olduğunun bilinmediği, hatta merak dahi edilmediği o dönemlerde üç evladını da aydınlık eşiyle birlikte çağdaş bireyler olarak yetiştirdi. Neredeyse tüm babalar gibi ilk kez baba olduğu andan itibaren tüm yaşamını çocukları için düzenledi, unuttu kendisini, her soluğunu ailesi için alıp verdi.
Şimdi kızlarımızın kadınlarımızın gündüz vakti bile rahatça yürüyemedikleri sokaklarımızda çifter çifter camilerimiz, binlerce İmam Hatip Lisemiz, çok dindar ve kindar bir neslimiz, dini bütün, alnı secdeden ayrılmayan devlet büyüklerimiz, doğal olarak kendi insanlarını bombalayan Sümüklü hocalarımız, "hamile kadınlar sokağa çıkmasın" diyen sapık ulemalarımız ve dini bütün halkımız, önünü alamadığımız, hesabını yapamadığımız hırsızlıklarımız, suistimallerimiz, hukuksuzluklarımız, cemaat yurtlarında istismar edilen minicik oğlan çocuklarımız, tarikatlar elinde diri diri yakılan kızlarımız, Özge Canlarımız var.
Üç evladını da çağdaş bireyler olarak yetiştiren o eski asker Alzeimer şimdi. Hiç bir şeyi hatırlamıyor. Hala yaşadığını sandığı biricik eşini bile. Tanımıyor üç çocuğunu da. Gülümsüyor yalnızca herkese.
Eminim biliyor cennette yerinin hazır olduğunu. Eşinin yıllardır onu beklediğini.
Gidince yanına, "geldin mi İbrahim" diyeceğini...
Read more
... Önce zifiri karanlık. Sonra inceden inceye aydınlanacak memleket.
Media Removed
... Önce zifiri karanlık. Sonra inceden inceye aydınlanacak memleket. ... Önce zifiri karanlık.
Sonra inceden inceye aydınlanacak memleket.
.. Bahtı siyah
Media Removed
.. Bahtı siyah .. Bahtı siyah
Fotoğrafik seviyen her ne olursa olsun "ben, bana özel olmasını, eğitim programının kendi durumuma, zaman planlamama göre yapılmasını ister, grup çalışmalarını sevsem de kalabalık içinde ortalama bir sistem uygulandığı için bana özel bir eğitim, özel bir akış tercih ederim" diyorsan ... Fotoğrafik seviyen her ne olursa olsun "ben, bana özel olmasını, eğitim programının kendi durumuma, zaman planlamama göre yapılmasını ister, grup çalışmalarını sevsem de kalabalık içinde ortalama bir sistem uygulandığı için bana özel bir eğitim, özel bir akış tercih ederim" diyorsan yalnızca sana özel bir çalışma planlar ve uygularız. Her şey geniş ölçüde senin dilediğin gibi olur. Senin istediğin anda başlarız çalışmaya.
Yok eğer kişiye özel, birebir olması yerine, mütevazi bir bütçeyle, bir grup çalışması içinde fotoğraf eğitimi almaksa düşündüğün, onu da yapabiliriz. Bir kaç ay sonra BASAD/ Bakırköy Sanatçılar Derneği bünyesinde fotoğraf eğitimlerine başlayacağız. Duyuruların ardından kaydını yaptırır, katılırsın bize, hep birlikte çalışırız. "Çok korkunç, sınırlı bir bütçem var, fotoğraf makinemin pilini şarj ettiğim elektriğin faturasını bile çok zor ödüyorum" dersen, yine yaz sezonu bitiminde kimi üniversite öğrencilerinin oluşturdukları Fotoğraf Kulüplerinde çalışacağız. Kontenjanımızın uygun olması durumunda davet ederiz seni, öğrenci arkadaşlarımızla birlikte öğrenirsin fotoğrafı.
Ne yazık ki bütçem yok veya bütçe sorun değil ama İstanbul dışındayım, hatta İstanbul'dayım ama her şeyi oturduğum yerden öğrenmeyi severim diyorsan sana @fotografkritigi'ni önereceğim o halde. Yüzyüze ve birlikte uygulanan fotoğraf eğitimi kadar olmasa da pek çok eksiğini İnstagram üzerinden giderebilirsin.
Bak ne çok seçenek sundum sana, kendi kendine, eğitim almadan olmaz, olsa da kibarlık gereği layklar alırsın, gerçekte ise fotoğraflarını yalnızca sen beğenirsin diye.
İnan ki yapabileceklerim bu kadar.
Fotoğraf yağmur gibidir. Adildir. Eşitlikçidir. Işık herkesi eşit aydınlatır, doğru yerde bulundukları sürece.
Bütün iş doğru yeri bilmek ve orada ışığı öğrenmektir.
Fotoğraf öğrenilebilir bir disiplindir.
Emin ol herkes iyi fotoğraf çekebilir.
Ben iyi bir Fotoğraf Eğitmeniyim.
Ve sen de öğrenebilirsin...
Read more
Hiç bir terslik yok...
Media Removed
Hiç bir terslik yok... Hiç bir terslik yok...
Gönlüm gibi köprüme de çökmüş kara bulutlar...
Media Removed
Gönlüm gibi köprüme de çökmüş kara bulutlar... Gönlüm gibi köprüme de çökmüş kara bulutlar...
Gazi'nin adını ağzına almamak için "Samsun'a bir heyet gitti" diyen Meclis Başkanı veya tarihçi ...
Media Removed
Gazi'nin adını ağzına almamak için "Samsun'a bir heyet gitti" diyen Meclis Başkanı veya tarihçi denmesine karşın Boğaz'da denize doğru imar tecavüzü yapılmış balık lokantasını işleten Fesli Deli Kadir'in dediği gibi değildir durum. Sarışın Kurt ve yurtsever arkadaşlarını, Anadolu'ya, ... Gazi'nin adını ağzına almamak için "Samsun'a bir heyet gitti" diyen Meclis Başkanı veya tarihçi denmesine karşın Boğaz'da denize doğru imar tecavüzü yapılmış balık lokantasını işleten Fesli Deli Kadir'in dediği gibi değildir durum.
Sarışın Kurt ve yurtsever arkadaşlarını, Anadolu'ya, kurtuluş ateşini yakmaya yönlendiren güç Vahdettin değil, yüreklerini yakan vatan sevdasıdır.
Kaldı ki Vahdettin bey, bir yandan kendisi gibi, saray ve Birleşik Krallık için çalışmayacaklarını anladığı Gazi ve arkadaşları hakkında idam fermanları hazırlatırken, diğer yandan da hazinenin son altınlarını bohçalamış ve Boğaz'da demirli bir İngiliz zırhlısının ambarında saklanarak, yöneticilerine "efendim" diye hitap ettiği İngiltere'ye sıvışmıştır.
Bu memlekette her şeyi yapabilirsiniz kuşkusuz.
Ama bizim ve çocuklarımızın yüreklerindeki Mustafa Kemal Atatürk sevgisini asla yok edemeyeceksiniz.
Kendinizi çok kötü, bizim de her durumda çok iyi hissetmemize neden olan yegane şey budur...
Read more
Su da sen...
Media Removed
Su da sen... Su da sen...
Günlerdir körfezde demirli gemilerde bulunan efsun askerlerinin İzmir'e çıkacağı kesindi artık. ...
Media Removed
Günlerdir körfezde demirli gemilerde bulunan efsun askerlerinin İzmir'e çıkacağı kesindi artık. İstanbul'da teslim bayrağını çekmiş, hazinenin son altınlarını bohçalamış olan Vahdettin, bir yandan hangi İngiliz zırhlısıyla memleketten tüyeceğini planlarken öte yandan İzmir ... Günlerdir körfezde demirli gemilerde bulunan efsun askerlerinin İzmir'e çıkacağı kesindi artık. İstanbul'da teslim bayrağını çekmiş, hazinenin son altınlarını bohçalamış olan Vahdettin, bir yandan hangi İngiliz zırhlısıyla memleketten tüyeceğini planlarken öte yandan İzmir ve Anadolu insanına, işgal kuvvetlerine karşı anlayış ve nezaket içinde yardımcı olmalarını buyuruyordu.
Bugünkü İzmir Atatürk Lisesi'de toplandı İzmir'in yurtsever ileri gelenleri. Protesto mitingi, bildiri hazırlığı ve direniş kararları alındı.
Bundan 99 yıl önce, 15 Mayıs sabahı, siyah püsküllü takkeleri, pamuk fanilaları, siyah ponponlu kırmızı ayakkabıları, siyah püsküllü çorapları, jartiyerleri ve yünlü etekleri ile İngiliz'in piyonu efsun askerleri İzmir'e ayak bastı. İzmir Metropoliti Hrisostomos yıkıla yıkıla yattı, öpüp yaladı efsun albayının kırmızı pabuçlarını. Bu arada siyah takım elbisesi, kravatı ile aniden ortaya çıkan gencecik Hasan Tahsin, efsun alayının ponponlu sancaktarını tek kurşunla yere indirdi. Önce gülücükler dondu, sonra Hasan Tahsin ve Askerlik Şube Başkanı Albay Süleyman Fethi'ye saldırdı işgalciler.
Bir gün sonra, 16 Mayıs'ta Samsun'a yola çıkan Paşa, yaklaşık üç yılın ardından süvarileriyle girdi canım İzmir'e. 30 Ağustos 1922'de ponponlu Yunan Yüzbaşı Kanellopulos günlüğüne "Kemal'in topçuları susmuyor, süvarileri dalga dalga geliyorlar" diye yazarken, İstanbul'daki ağababaları İngiliz Charpy de "bu hızla İzmir'e girer kuvvacılar" diyor, zangır zangır titriyordu.
Kemal'in savaş yorgunu, çelimsiz süvarilerinin önünde Albay Fahrettin Altay, 250 bin kişilik besili Yunan ordusunu göz açıp kapayıncaya dek darmadağın ediyor, ansızın bir yerlerden çıkıveren süvarileri karşılarında gören ponponlu ve ponponsuz Yunan askerleri silahlarını atıp, jartiyerlerini çıkararak soluğu körfezin serin sularında alıyor, hem İzmir'in hem ülkenin tüm dağlarında çiçekler açıyordu.
Gazi İzmir'in, Gazi İzmir Atatürk Lisesi'nin güzel öğrencilerinin, İzmir Marşı söylemelerine engel olmak istemiş, kiminle dans ettiğinin farkında olmayan düdük Müdür.
Bağırmışlar İzmir Marşını söyleyen çocuklarımız hep bir ağızdan:
"Mustafa Kemal'in Askerleriyiz"
Aslan çocuklar.
Kemal'in çocukları...
Read more
... Sıkılmasın gençler.
Media Removed
... Sıkılmasın gençler. ... Sıkılmasın gençler.
.. Birincisi Dolar'ın 4.40 olduğunu söyleyen münafıklar var. Bence inanmayın. Bu yalnızca bir ...
Media Removed
.. Birincisi Dolar'ın 4.40 olduğunu söyleyen münafıklar var. Bence inanmayın. Bu yalnızca bir algı. İkincisi, dün gece meclisteki görüşmeler sırasında Meclis Başkan Vekili, kürsüde canhıraş konuşan Özgür Özel'e "lütfen konuşmanızı tamamlayın" deyince Afacan Özgür "bak siz de ... .. Birincisi Dolar'ın 4.40 olduğunu söyleyen münafıklar var. Bence inanmayın. Bu yalnızca bir algı.
İkincisi, dün gece meclisteki görüşmeler sırasında Meclis Başkan Vekili, kürsüde canhıraş konuşan Özgür Özel'e "lütfen konuşmanızı tamamlayın" deyince Afacan Özgür "bak siz de tamam dediniz, T A M A M o zaman" dedi iyi mi?
Gelse şu 24 Haziran.
Sıyırmak üzereyiz hepimiz...
Read more
@ahmetgorsev ve @sureyyaseneldir hani zırt pırt kendi fotoğraflarını paylaşıyorlar, ben de ...
Media Removed
@ahmetgorsev ve @sureyyaseneldir hani zırt pırt kendi fotoğraflarını paylaşıyorlar, ben de laf ediyorum ya. Sağda solda "biz çekici olduğumuz için kendi fotoğraflarımızı paylaşabiliyoruz, paylaşamayanlar çekici değil ki" diyorlarmış. Halt etmişler. Sol köşedeki ben... @ahmetgorsev ve @sureyyaseneldir hani zırt pırt kendi fotoğraflarını paylaşıyorlar, ben de laf ediyorum ya.
Sağda solda "biz çekici olduğumuz için kendi fotoğraflarımızı paylaşabiliyoruz, paylaşamayanlar çekici değil ki" diyorlarmış.
Halt etmişler.
Sol köşedeki ben...
Fransa'da 2002'de ilk turda %22 alan Chirac ikinci turda nasıl %82 ile, 2017'de ilk turda %24 alan ...
Media Removed
Fransa'da 2002'de ilk turda %22 alan Chirac ikinci turda nasıl %82 ile, 2017'de ilk turda %24 alan Macron ikinci turda nasıl %65 ile Cumhurbaşkanı olduysa, 2018'de Muharrem İnce'de Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı olacak. Yalnızca İzmir'in dağlarında değil, tüm dağlarımızda yine ... Fransa'da 2002'de ilk turda %22 alan Chirac ikinci turda nasıl %82 ile, 2017'de ilk turda %24 alan Macron ikinci turda nasıl %65 ile Cumhurbaşkanı olduysa, 2018'de Muharrem İnce'de Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı olacak.
Yalnızca İzmir'in dağlarında değil, tüm dağlarımızda yine çiçekler açmaya başlayacak, daha aydınlık fotoğraflar çekeceğiz hepimiz...
Read more
Şöyle anlatmış kendisini: "Eserleri dünyanın ve Türkiye'nin çeşitli müzelerinde bulunmayan, ...
Media Removed
Şöyle anlatmış kendisini: "Eserleri dünyanın ve Türkiye'nin çeşitli müzelerinde bulunmayan, günümüz Türk resim sanatıyla ilgili sergilerde, ansiklopedi ve kitaplarda adı pek geçmeyen, sakal bırakmayan, pipo içmeyen, karma sergilere katılmayan, başka sanatçıları yargılamamak ... Şöyle anlatmış kendisini:
"Eserleri dünyanın ve Türkiye'nin çeşitli müzelerinde bulunmayan, günümüz Türk resim sanatıyla ilgili sergilerde, ansiklopedi ve kitaplarda adı pek geçmeyen, sakal bırakmayan, pipo içmeyen, karma sergilere katılmayan, başka sanatçıları yargılamamak için yarışma jürilerinde ve bilirkişi heyetlerinde yer almayan, sülalesiyle böbürlenmek ya da hapishane anılarını yazmak gibi merakları olmayan, sergi katologlarının yazımını ecnebilere yaptırmayan, resimlerinin önemsenmesi için uçuk fiyatlar konması gerektiğine inanmayan, pazarlık yapanlara resim satmayan, suluboya kullanmayan, yağlıboyasını kendi yapmaktan, Macintosh kullanmak ve akşam içkisinden vazgeçmeyen, resmini izm'li akımlar içinde adlandırmayan, avangardizm'e ve folklorizm'e sempati duymayan, yurtdışında yaşamayan, İstanbul Asmalımescit'te, Bodrum Demir'de oturan, Robert Kolej mezunu, solak ressam"
"Ben resim eğitimimi İtalya'da alıp, hemen yurda döndüm ve İşçi Partisi'ne katıldım. Türkiye'de resim yapmak İtalya'da veya Fransa'da resim yapmaktan çok farklıdır. Bizde tuval üzerine resim geleneği olmadığından, ülkemiz insanlarının estetik algısı epeyce farklıdır. Ben bir 68 kuşağı mensubu olarak bu nedenlerle işçi sendikalarına, sendikalı, sendikasız işçilere, emek dünyasına yöneldim. Çizgimi emekçilerle birlikte oluşturdum"
1976 yılı Nisan ayının son günlerinde Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu DİSK'ten 1 Mayıs etkinlik ve kutlamalarında kullanılmak üzere istediler bu afişi benden. O gece sabaha doğru, yarım saatte yaptım. Sanırım dünyanın en çok basılan, en bilindik afişi oldu afişim. Dünya Sendikalar Birliği'nin afiş yarışmasına katıldım. Birlikte, çok güçlü sosyalist ülke sendikaları olduğu için hiç umudum yoktu ama birinci oldu DİSK'in afişi"
1 Mayıs İşçi Bayramı kutlu olsun.
Yaşasın tüm emekçiler.
Yaşasın Türkiye İşçi Sınıfı.
Yaşasın DİSK
Yaşasın Orhan Taylan
#orhantaylan
@orhan.taylan.1941
Read more
Emmanuel Macron Lise'de Edebiyat Öğretmenine aşık olup evlenmiş, politik deneyimi dışarıdan ...
Media Removed
Emmanuel Macron Lise'de Edebiyat Öğretmenine aşık olup evlenmiş, politik deneyimi dışarıdan Bakan olmayla sınırlı, hayta, vasat bir arkadaştı. Burnu düşse eğilip almayacak kadar snop Fransız halkı 2017'de faşist Jean Le Pen'in faşist kızı Marine Le Pen Cumhurbaşkanı olmasın diye, ... Emmanuel Macron Lise'de Edebiyat Öğretmenine aşık olup evlenmiş, politik deneyimi dışarıdan Bakan olmayla sınırlı, hayta, vasat bir arkadaştı. Burnu düşse eğilip almayacak kadar snop Fransız halkı 2017'de faşist Jean Le Pen'in faşist kızı Marine Le Pen Cumhurbaşkanı olmasın diye, aşk çocuğu Macron'u Cumhurbaşkanı yaptı. İlk turda Macron %24, Le Pen %22 oy alırken faşizm korkusuyla herkes Macroncu olunca bizim çapkın ikinci turda %65'i yakaladı, işi bağladı.
Geriye dönelim. 2002 seçimleri daha ilginç. O yıl birinci turda, şansını üçüncü kez deneyen sıkı muhafazakar Chirac %20, faşist Marine Le Pen'in faşist babası Jean Le Pen ise %17 ile ikinci tura kalmış, Fransa faşizm korkusuyla şoka girmişti. Herkes biliyordu ki, faşizm sürpriz yapıp, Almanya'da olduğu gibi sandıktan çıkıp, "cee" yapabiliyordu. Tümü çok güçlü sendikalar, koca koca Sosyalist ve Komünist Partiler, Yeşiller, Radikal Sol Parti, İşçi Partisi, İşçi Mücadele Partisi, Başkaldıran Fransa Partisi, Cumhuriyetçiler Partisi, Liberaller, Troçkistler kısacası a'dan z'ye herkes Le Pen karşısında birleşti ve Paris Belediye Başkanlığı döneminde iki elemanı hatırlarını kıramayıp işe aldığı için adı Hırsız'a çıkmış olan Chirac ikinci turda oyunu %20'den %82'ye çıkarıp Cumhurbaşkanı oldu.
Faşist Le Pen gelirse, sistem yarı başkanlık, yani tek adam rejiminden faşizme evrilecek ve en büyük seçim vaadi yeni mapushaneler açmak olan bu faşist kadın hepimizi kıtır kıtır kesecek korkusu ile çok doğru yapmış cool Fransız halkı.
Sloganları çok ilginç: Votez escroc, pas facho. "Faşist'e değil, hırsıza oy ver"
Bravo Fransızlara.
Şükür ki biz de hırsızlık da, faşizm tehlikesi de yok.
Biz gerine gerine, şımara şımara, ben ona vermem, buna vermem, bana ne, bana ne diye diye, istediğimiz biçimde oy kullanabilir, hatta "faşizm geliyorsa bana mı geliyor cicim" diyerek, değil sandık müşahidi falan olmak, oy bile kullanmayabiliriz.
Aynı "bana ne şekerim, satılan Şeker Fabrikaları bana babamdan mı kaldı" dediğimiz gibi...
Read more
... Ne kadar da az kaldı. Omzuna konan ellerin bir çoğunun yerinde yeller esiyor şimdi. Tüm yapması ...
Media Removed
... Ne kadar da az kaldı. Omzuna konan ellerin bir çoğunun yerinde yeller esiyor şimdi. Tüm yapması gerekenleri, en azından gücünün yettiklerini, koşulların izin verdiklerini, sevgi ve iyi niyetle, coşkuyla, gereği gibi yaptığını düşünüyordu oysa. Öyle değilmiş, boşmuş pek çoğu ... ... Ne kadar da az kaldı.
Omzuna konan ellerin bir çoğunun yerinde yeller esiyor şimdi. Tüm yapması gerekenleri, en azından gücünün yettiklerini, koşulların izin verdiklerini, sevgi ve iyi niyetle, coşkuyla, gereği gibi yaptığını düşünüyordu oysa.
Öyle değilmiş, boşmuş pek çoğu ve bir Süpermen olması gerekiyormuş.
Yazık.
Read more
Türk Müziği'nin en iyi sesi, en güzel, en tatlı solisti. Kraliçe Elif Güreşçi @elifguresci
Media Removed
Türk Müziği'nin en iyi sesi, en güzel, en tatlı solisti. Kraliçe Elif Güreşçi @elifguresci Türk Müziği'nin en iyi sesi, en güzel, en tatlı solisti.
Kraliçe Elif Güreşçi
@elifguresci
Değmiyor gölgen gölgeme...
Media Removed
Değmiyor gölgen gölgeme... Değmiyor gölgen gölgeme...
Değmesin gölgen gölgeme
Media Removed
Değmesin gölgen gölgeme Değmesin gölgen gölgeme